Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
615
 

Takva

Takva
 

Başbakan “Kefenimizi giydik de geldik” diye yazıklanıyor meydanlarda, açılışlarda, mitinglerde . Ağlıyor, ağlatıyor. Yürek bu, dayanmıyor, dayanamıyor….

Başbakan rest çekiyor, Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanacak kişiye. “Kodum mu oturturum” misali. Ama nedendir bilinmez. Siyasal erk sahiplerini her izleyişimde "Takva" filmi aklıma geliyor.

Filmde, Muharrem,cemaate ait yerlerin kiralarını toplarken kendisine yapılan fazladan ödemeler dikkatini çekiyor, merakını uyandırıyor. Bunlar ne için fazla para veriyor diye sorduğunda ise aldığı cevap şu oluyor: “Onların içinden geliyor, öyle veriyor”. “Peki, günah değil mi” diye sorduğunda ise “Olur mu canım Allah’tan gelen, Allah’ın hediyesi, almamızı istediği şey günah olur mu hiç” diye cevap alıyor.

Bu filmdeki, rüşvete, yolsuzluğa yönelik kandırmacalar hiç aklımdan çıkmıyor.

Yargı, herkese işlemeli. Herkes için eşit olmalı.

Ancak, AKP hükümetinin çeşitli zaman ve zeminlerde ortaya çıkan, göz ardı edilen, edilmekte olan yüz kızartıcı suçlardan oluşan dosyalarının kabarıklığı insanı ister istemez düşünceye sevketmekte.

Herhalde hükümet yolsuzluklara, naylon faturalara, zimmete para geçirmelere, kul hakkı yemeye Takva filminde şeyhin müritlerinin baktığı gözle bakmakta.

Ağlamak, ağlatmak kolay. Madem ki her yerde eşitlik, demokrasi, özgürlükten bahsetmektesiniz. Buyurun kaldırın dokunulmazlıklarınızı. Yoksa sizde Takva filmindekine benzer şekilde “Hayır, bu dokunulmazlıklar Allah tarafından bize bahşedildi” diye biraz uçuk bir düşünceye mi sahipsiniz.

Ama, belki yoğunluktan dolayı unutmuşsunuzdur. Hatırlatmakta yarar var. “Kul’dan büyük Allah var” derler. Sözüm ona kefen giyip meydana inen sizler ne düşünmektesiniz bu konu hakkında…

Neyse,

Size iyi ağlamalar, ağlatmalar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu hükümetin ne yapmak istediği tam olarak belirlenemiştir.Anladığım kadarıyla ortada iyi yönetilmesi gereken bir ekonomik kriz var iken ve vatandaş bankalar tarafından sosyal bir kıyıma maruz kalırken, bunların bu tip işlerin peşine düşmesi aklıma ancak yangın esnasında, milletin gözü bir şey görmezken , kendi işlerini görmek amacını gütmek olduğudur.Bülent Arınç Türkiye çağ üzerine çağ atlamaktadır demektedir. Tabi bu durumda Türkiye mi çağ atlıyor yoksa çağ mı Türkiye'ye tartışmak gerekir.

Melih Togay 
 08.08.2010 0:26
Cevap :
Gündem değiştirmeyi, dikkatleri asıl görülmesi gereken noktadan başka noktaya kaydırmayı, başkalarına iftira atmayı ve daha nicelerini yapıp bu arada ortalık yangın yeri halinde, toz duman olup göz gözü görmezken kendi işlerini yapıyorlar. Ne de olsa yaptıkları hiçbir şey hayranlıkla karşılanacak, ayakta alkışlanacak türden değil. Kendilerinden başka hiçbir şey düşünmeyenler tarafından yönetilmekteyiz. Kanaatimce Türkiye geriye doğru götürülmek isteniyor. Bunun adı da çağ atlamak oluyor. Selamlarımla  22.08.2010 12:26
 

ışın hanım demokrasının D si bile yok.Ordu ABD nın felsefesıne göre dizayn ediliyor. Her sağ parti Menderesi sömürmeden edemıyor,hiç bir sağ partı Menderes olmamıştır.Tek bir yolsuzluk dozyası yoktur. Dokulmazlılar,bağımsız yargı,siyasi partiler ve seçim sistemı değişimi yok,varsa yoksa sivil dikta nerede demokrası bu halk bunu yutarmı dersınız

Akif Ziya 
 07.08.2010 16:00
Cevap :
Haklısınız. Ayrıca belirttiğiniz konularda olumlu değişiklikler yapılması onların işine gelir mi hiç? Dokunulmazlıkların kalkmaması, barajın düşürülmemesi ve daha niceleri için ellerinden gelen her şeyi yapmaktalar. Halk bunu yutmaz, yutmayacak da… Selamlarımla  22.08.2010 12:26
 

yaptığınız gözleme katılıyorum. görmemekte inat edenler acaba iş işten geçince ne yapacaklar? kaleminize sağlık

purplin 
 07.08.2010 15:42
Cevap :
Değişik nedenlerden dolayı inatla olanı biteni görmek istemeyen, görmezden gelenler mevcut. İş işten geçtikten sonra anlamalarının en büyük zararı kendilerine dokunacak. Onun farkında değiller. İlk başta en çok yalakalar, el ovuşturanlar, dönekler ve dalkavukların canı yanar. Aynı şekilde ilk önce onlar gözden çıkarılıp feda edilir. Dileğim bunu unutmamaları, hep hatırlamaları. Selamlarımla  22.08.2010 12:27
 

Tespitiniz tam yerine oturmuş. Elinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 07.08.2010 15:33
Cevap :
Teşekkür ederim Selamlarımla  22.08.2010 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1317
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster