Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '18

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
85
 

Talisca, The Balon d'Ur

Talisca, The Balon d'Ur
 

Futbol iyi oyuncularla oynanır. İyi oyuncularınızla organize bir takım oluşturabiliyorsanız, maç esnasında bu organizasyonun aksayan yönlerini doğru hamlelerle işler hale getirebiliyorsanız başarı da kendiliğinden gelecektir. Dün akşam futbolun bu doğrularını eksiksiz yerine getiren “taraftarsız Başakşehir”, saha içerisinde ve kenarında uyuyan Beşiktaş’a karşı haklı bir galibiyet alarak şampiyonluğun en büyük favorisi olduğunu bir kez daha gösterdi.

Emre gibi –kendisinden hiç hazzetmesem de- futbol tarihimizin en iyi orta saha oyuncusunun yokluğunda bile oyunun kontrolü tamamen Başakşehir’ deydi. Savunma hattının göbeğindeki en etkili oyuncuları Epureanu’ nun yokluğunu bile kullanamadık. Göbekte oynayan ve ciddi pozisyon hataları yapan iki oyuncuyu zorlayamadık bile. Beraberliğin bile yeterli olacağı maçta hiçbir varlık gösteremedik.

Şimdi maddeler halinde dün akşamki mağlubiyetin sebeplerini sıralayalım:   

Beşiktaş’ ın büyük ivme kazanmasına ve bir cazibe merkezi haline gelmesine sebep kuşkusuz Fikret Orman yönetimidir. Ancak bu kadar doğru hamlelerinin yanında ne yazık ki kadro mühendisliği anlamında sınıfta kalmıştır. Kadromuz yeterlidir evhamına kapılıp, takımın en önemli ihtiyacı mevkileri olan 10 numara, golcü ve sol kanat-forvet transferini gerçekleştirmeyerek şampiyonluğu adeta rakiplerine hediye etmiştir.

Cenk ve Negredo’ nun yanına sprinter bir sol kanat-forvet almamız gerekirken bir de Cenk’ in  satılıp yerinin doldurulamaması adeta şampiyon olmak istemiyorum demektir.

Ligin en iyi ve derin kadrosu Başakşehir’de.  Elia, Visca, İrfan Can ve Adebayor’lu hücum hattının bizde olmasını çok isterdim. Herhalde uzak ara şampiyon olurduk. Bunun yanında Başakşehirli oyuncuların Beşiktaş maçlarındaki ekstra motivasyonunu görmezden gelemeyiz. Keşke rakiplerimizle oynadıkları maçlarda da bu kadar iyi motive olabilseler. İyi motive olduklarında ligin en iyi pas ve baskı yapan takımı Başakşehir’ e karşı en az onlar kadar koşmalı ve mücadele etmeliydik ama buna ne gücümüz ne de kalitemiz yetmedi. Başakşehire’ e karşı 8 kişiyle oynarsanız galip gelmeniz mucizelere kalacaktır.

Talisca, Babel, Lens, Love ve Oğuzhan’ ın Avrupa şampiyonluğu hedefindeki Beşiktaş’ ın oyuncusu olamayacaklarını bir kez daha gördük. Gazozspor, Tenekespor ve Leblebispor gibi takımlara gol atmak ölçü değildir.

Zorluk seviyesi yüksek maçlarda tek başına maç kazandırabilecek oyuncular bulunmalıdır. Sahada yürüyen, 5 metre ötesine pas atamayan oyuncularla vakit kaybedilmemelidir.

Şenol Güneş’ in Talisca ve Babel saplantısını anlayamıyorum. 90 dakika sahada yürüyen  ve rakibe çalışan bu oyunculara tahammül etmesi inanılacak gibi değil. Hıncal Uluç’ a katılmamak mümkün değil.

Tolgay, Atiba, Medel, Adriano gibi canla başla oynayan oyuncuları eleştirmek insafsızlık olur. Her maç sahada sıfır katkıyla oynayan ve takımı eksik bırakan oyuncuların yerine oynamak zor iş. Bir de sahada yürüyen oyuncuların hatalarını kapatmanızı bekleyen ve saha kenarından garip hareketlerle size bağırıp çağıran bir teknik direktöre sabretmek de cabası.

Sezon sonunda Talisca, Babel, Lens, Negredo, Quaresma, Love, Oğuzhan kesinlikle satılmalıdır, asla sözleşme uzatılmamalıdır. Onlardan gelecek paralarla hücum hattı ve kanatlar yenilenmelidir.

Milyonlarca oyuncu içerisinde Love, Mitroviç, Miloseviç, Franco, Larin gibi oyuncuları bulan scout ekibinin görevine son verilmelidir.

Larin neden oynamaz? Geçenlerde basına yansıyan bir demeçte, Larin 2 sene sonrasının değişmez forveti olacak deniyordu. Nasıl yani? Şaka gibi. Madem o potansiyel oyuncuda mevcut bu yoklukta neden 1 dakika bile oynatılmaz?

 

Ve son söz Talisca’ ya

Brezilya Milli Takımı dendiğinde akla Romario, Bebeto, Gerçek Ronaldo, Ronaldinho, Rivaldo, Cafu, R. Carlos, Dunga, Neymar, Coutinho gibi oyuncular gelir. Yani Brezilya milli oyuncusu tek başına maç kazandırır, oynar, oynatır. Biz böyle biliriz. Peki Talisca böyle mi? Hayatımda gördüğüm en kötü Brezilyalı diyebilirim. 5 metre ötesine pas atamayan, zorluk seviyesi yüksek hiçbir maçta göremediğimiz, mevkisi bile belli olmayan, kullandığı her frikiği harcayan, koşmayan, hiçbir katma değeri olmayan Brezilyalı olur mu?

Dünya’ da milli takımlarla ilgili en çok menajer sahtekarlığı yapılan ülke Brezilya’dır. Talisca olayı da kanaatimce tamamen bu mecradadır. Talisca’ ya hiçbir aklı başında Avrupa kulübü 30 milyon Euro vermez. Ederi en fazla “Brezilyalı olmasına hürmeten” 10-12 milyondur. Benficalı menajerlerin balonudur, kendisine ne vakit ne de para harcanmamalıdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 123
Kayıt tarihi
: 07.04.16
 
 

Şair, araştırmacı-yazar. 1980 İstanbul doğumlu. İ.Ü İşletme Fakültesi, Anadolu Üniversitesi Spor Yö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster