Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
385
 

Tam da o gün

Tam da o gün
 

Ve sırada güzel bir imtihan bizleri beklemektedir. Ezelden Allah'ın alnımıza yazdığı tam da o gün; kaderin kazaya, ellerin semaya ulaştığı gün ilahi bir hediye gelmiştir bize artık. Tesadüfe inanmayanlar bilir; Allah o gün olmasını istemiştir bu tevafukun, sınanmış sabrımız ile değerini bilelim diye verdiği emanetin. Ve bu dörtlük çıkar önce yürekten, sonra kalemden:

 

Bir rüya verir sinyalleri,

Bir dua gerçekleştirir hayalleri,

Sabrın sonu selamete dururum selamı;

Hoşgelişlere ederim bütün kelamı.

 

Önce kurdeleyi çözeriz, sonra kutuyu açarız. Bakarız, yüce Yaradan bize neyi layık görmüş diye. Biliriz, artık o bize emanettir. Güzel günler onunla birlikte geçecektir ve daha güzel günler de birlikte görülecektir. 

Zaman gerekir güzel günlere. Çünkü bir tanışma, alışma süreci vardır elbet herşeye, herkese. Bu süreçte alınmalar, yanılmalar, kırılmalar olsa da bunlar bir gönül almayla son bulacaktır nihayetinde. Güzel bakarız sevgi tohumlarını ektiğimiz yüreğe. Hem zaten, emanete sahip çıkmak  değil midir bizim görevimiz?

Tarih bir sonraki takvim yapraklarına kendini bıraktığında, bu hikaye okuması keyif verici bir bağlılık yaratmıştır yavaş yavaş. Herşeyiyle dolmaya başlamıştır sayfalar artık. Bu şiirin ikinci dörtlüğü çıkar şimdi de:

 

Yazması kolay değil bundan öncesini,

Yapması huzur verir şimdinin bestesini.

Şükretmek doksan dokuz biçimde,

Nurlu yüzü tam da içimde.

 

Onun bize yazılmasında vardır bir hikmet. Farklılıkları, ayrımları, zıtlıkları sorgulamadan akreple yelkovanın birbirini kovalamasıyla geçer zaman. Gelen bereketiyle gelir, öğreneceğimiz şeylerle gelir. Heybesi boş değildir bize verilenin.

Çiçekten anlamayanlar hikmeti de anlayamaz,  verilen daha tomurcuk haldeyken. Kanaati yanlış getirir böyle çiçek olmaz diye. Allah belki de kendisine güzel kokacak, gözüne hoş gözükecek, evine hakikatın rengi olacak bir çiçek vermiştir nasip olarak. Yanılır insanoğlu o zaman. Üzülür farkına vardığında ebedi çiçeğin o olduğunun. Çiçekten anlayanlarda ise tatlı bir sabır baş gösterir. Yetiştirenler iyi bilir, çiçek hemen yetişmez, emek ister bir yandan.

Yazılan sayfalar tarih tarih üstüste konulduğunda , bir bakarız ki roman halini almıştır. Okunacak ne kadar da çok hikaye vardır bu kitapta artık. Şiirin son dörtlüğü tamamlar bu hikayeyi:

 

İki kişinin aynı anda atan kalbidir aşk,

Bu masala mutlu sonla noktadır meşk.

Onunla gelir ömre bereket, bilinmez.

Onunla yazıldıysa ebediyet, silinmez.

 

Nasip, özel bir ödüldür biz kullara. Herşey imtihandır. Allah verdiği hediye ile de kulunu imtihan eder. Bakar bize, ölçer bizi. İyi bakanlara mükafatını fazlasıyla verir. Bakamayanların da elinden geri alır emanetini, o sınav sorusu da geride kalmış olur.

Allah birbirini bulanlara daha da fazla huzur, bereket, muhabbet, sevgi ve nice güzel duygular versin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 630
Kayıt tarihi
: 08.10.14
 
 

YTÜ, Kimya Yüksek Mühendisi... Kağıtlar yetmiyor yazmaya... "Daha bitmedi! ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster