Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
375
 

Tam sayfa ilan modası

Bilirsiniz işte, her şeyin bir modası vardır. Kırmızı çanta, kırmızı ayakkabı modası, sarı saç, kızıl saç modası, mini etek modası gibi…

Normal bir gelire sahip vatandaşın modayı günü gününe izlemesi, uygulaması mümkün olmaz çoğu zaman. Magazin programlarında, dizilerde görürüz en çok neyin moda olduğunu.

Bazen biz farkına varmadan geçer gider, tutunamayıp ilgi görmeyenleri de vardır.

Ben genç kızlık yıllarımda giysilerde sarı yeşil modayı anımsarım. Sarı bluz, yeşil pantolon veya sarı elbisede yeşil kemer ile bir uyum sağlanırdı. Bir de İspanyol paça pantolon modası vardı. Hevesle uymaya çalışırdık. Yatılı okuduğumuzdan kısıtlı öğrenci bütçemizle, çoğu kez birbirimizden ödünç aldığımız giysilerle moda tutkumuzu bir ölçü uygulamaya, modaya uymaya çalışırdık.

Şimdilerde başka bir moda daha var galiba! Son günlerde dikkatimi çeken bu modaya ben bir ad verdim: “Tam sayfa ilan modası.”

Vatandaşın gazete okurken gözüne gözüne sokarcasına, belki görmez diye düşünülerek verilmiş gibi duran tam sayfa ilanlar bunlar. Mobilya, giysi, bilgisayar, otomobil, sağlık sektörü ve banka reklâmları bu ilanlar. Gazetenin ( adını vermek istemiyorum) bir ekinde dört tam sayfa, bir diğer ekinde iki tam sayfa değişik bankaların reklâmlarını bugün de okudum. Oysa bu kadar kocaman ilanlara hiç gerek yok. Çeyrek sayfa olsa biz okuyacaksak onu da okuruz. Üstelik aynı reklâmı televizyonda da izliyoruz.

Bütün bir sayfa boşa gidiyor. Kâğıt israfı var, tasarruf denen bir şey var… Gazete sahipleri nasıl olsa paralarını alıyorlar. Ancak parayı veren bankaların ya da adını saydığım sektörlerin dikkat etmeleri gerekmez mi? Örneğin; özel hastaneler bu harcamayı yaptıkları hizmete yansıtsa daha iyi olmaz mı? Ya da ne bileyim daha kaliteli üretilse mobilyalar, giysiler ve daha özenli…

Bankaların bizden kredi kartı kullanım ücreti altında rızamız olmadan otuz, otuz beş lira gibi (en son benden kırk beş lira alındı.) rakamlarla yaptıkları kesintileri sorumsuzca bu şekilde harcamalarına gönlüm razı değil. Bu parayı aldıklarına göre daha yararlı olacak işlere kullansalar, örneğin üretim için harcansa, eğitim için harcansa diyecek söz bulamam. Reklâm için bu kadar abartının anlamsız olduğunu düşündüğüm için buraya yazmak gereğini duydum. Başkaları başka türlü düşünebilir tabi ki! Bankalar da sonuçta ticari kurumlardır. Rekabet onlar için de önemlidir. Ancak aşırıya kaçmamak da önemli olmalı, ne dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekten iyi dikkat çekmişsiniz. Görgüsüzlükten başka bunun adı ne olabilir. Ölüyü sevindirecekler galiba. Arkamdan ne ilan verildi deme şansı varsa tabi. Tabiki sosyal ve sınıfsal statü merakı ya da züppeliği. Ama olan dünyaya oluyor. Dünyanın insan eliyle batmasının küçük bir örneği bu.

Erdal Aydın 
 27.04.2008 22:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 562
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

1957 doğumluyum. Emekli öğretmenim. Edebiyat ve müzik kişisel ilgi alanım, eğitim ise mesleki ilgi a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster