Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3741
 

Tamer Karadağlı, "dönek" Halil Ergün'e neden destek verdi!

Tamer Karadağlı, "dönek" Halil Ergün'e neden destek verdi!
 

Sinema sanatçısı Halil Ergün, bir televizyon programında AK Parti'ye oy verdiğini söyleyince, beklenen oluyor ve Halil Ergün, laikçi sanat çevresi tarıfından "aforoz" ediliyor.

Laikçi 'papaz'ların aforoz şekli, "din"inden dönen kişiyi "dönek" ilan etmeleridir malum. Halil Ergün, en yakın çevresinden anormal tepkiler alıyor, kırk yıllık dostları sanatçıya sırt dönüp nanik yapıyorlar.

BUGÜN  gazetesine verdiği röportajda bu vahim durumu şöyle dile getirmiş Halil Ergün:

" Katıldığım o programın sonuna doğru film yönetmeni arkadaşımız Kutlu Ataman, “Ben AK Parti’ye oy verdim” deyince ben de düşündüm. O öyle söyleyince, “Ben de AK Parti’ye oyumu verdim” lafını söylemem gerektiğini düşündüm birden. “Ben de verdim” demeseydim, kendimi affetmezdim. Kendimi namuslu hissetmezdim. Kendimi korkak ve namert hissedebilirdim bunu söylememekle. Birden muhasebe yaptım ve söyledim."

Sanatçı bunu söylemiş söylemeye de başına gelecekleri de hissetmiş anlaşılan...Söylerken sanki bir "suçu" itiraf ediyormuş psikolojisi içerisinde...Sanatçının bu tedirginliğinde ne kadar haklı olduğu da haber duyulur duyulmaz anlaşılıyor zaten.

Mahalleli veryarsın ediyor Halil Ergün'e: "vay sen misin AKP'ye oy veren" cinsinden "döneklik" suçlamaları başlıyor. Tabii, her AK Partiye oy verenin bir menfaat beklentisi olduğu hezeyanlarını da ilave ederek...

Bu arada sinema ve televizyon sanatçısı Tamer Karadağlı da; "Ben de AK Partiye oy vermiş olabilirim, ne olacak" diyerek Halil Ergün'ü savunmuş...Dikkat ederseniz Tamer Karadağlı da "verdim" diyemiyor; vermiş olabilirim, diyor. İşte, bu ülkedeki mahalle baskısının  en açık ve en acı örneği...

Bu tür "döneklik" yaftasının daha önce Sezen Aksu gibi sanatçılara da asıldığını ve hatta Sezen Aksu'nun memleketi olan İzmirdeki, ismini taşıyan sokaktan isminin silinmek istendiğni biliyoruz.

Daha önce de yazdığım gibi, AK Partinin her seçimde daha çok oy alarak iktidarını sürdürmesi, bu ülkedeki "azınlık olsak da devlet bizimdir" inancındaki laikçi-solcu-Kemalistleri şoke etti. Hala o travmanın etkisinden kurtulamadılar.

Giderek daha fazla "tüzel"leşiyorlar. Giderek daha fazla gettolaşıyorlar. Çünkü, "başkaları cehennemdir" inancını taşıyorlar içten içten...O başkalarının da AKP'liler olduğuna hiç şüphe yok.

Yakında, kapılarında "AKP'liler Giremez" yazan siteler, apartmanlar görürseniz şaşmayın. Bu patolojik hal aklı mantığı rafa kaldırmış durumda.

Durumu Halil Ergün şöyle özetlemiş:

" Her şeye karşı olmak, muhalefet olmak demek her adımı reddetmek anlamına gelmez. Bunu artık öğrenmeliyiz çünkü yaşamayı ertelememek lazım. Ortak dille, ortak elle ortak emekle bir şey yapılması gerekir, Anayasa meselesi gibi. İşte paşaları yargılıyorsun ama onların kurduğu faşizan bir anayasanın gölgesinde oluşturulmuş seçim ve partiler yasasıyla muhalefet ediyorsunuz, milletvekili oluyorsunuz. Ne menem bir ilişkidir bu? Bu ne lahana turşusu? Bir yurttaş olarak bunu açıkça söylüyorum."

Halil Ergün söylüyor ama kim dinliyor. 80 Yıllk psiko-sosyal yükleminin vahim sonucudur bu yaşananlar.

Tamer Karadağlı bir de Kemal Kılıçdaroğlu beye bir çağrıda bulunmuş ve ülkenin Başbakanına saygılı hitap et, demiş...Sen, istemesen de o ülkenin seçilmiş Başbakanıdır, diyerek Kemal Bey'in Sayın Başbakan diye hitap etmesini istiyor.

Oysa, Kemal Bey, ağzını iyice bozarak, nerdeyse küfre varan ifadelerle muhalefetini "sertleştiriyor"...Aksini yapsa bu defa da gettolaşan kesim "bu ne yumaşaklık" diye kızıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu ne yapsın! Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal...O da tam karşışındaki Başbakana tükürmeye çalışıyor.

Ama, Başbakan yönünden rüzgar çok daha sert esiyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu ülkede bir kısım insanları karşımıza alarak hiç bir şey elde edemeyiz.Uyaracağız,yanlışını söyleyeceğiz ama birlikte yan yana yürüyeceğiz.

Kerim Korkut 
 08.12.2012 14:36
Cevap :
Biz bir takım adamlarla değil, bir zihniyetle uğraşıyoruz Korkut bey..Selamlar  08.12.2012 16:50
 

Size hak vermemek imkansız. Çünkü bizden olsunlar da nasıl olurlarsa olsunlar denkleminde sürekli etkisiz eleman ticareti yapan bir fikrin savunucusunuz. Halil Ergün’ün dününü bilen söylemlerini bilen her kez şimdi neden rüzgara karşı işemek yerine yelkenlerini o rüzgara hangi menfaat planları yaparak döndüğüne bağlı. Sizler bizden olsun da ister kaypak olsun ister kaymak olsun obeziteliğinde kabul görebilirsiniz mideniz bunu yabancılamayabilir ama en azından ben bu tür fikri hür olmayan fikri menfaate göre rakkaseler gibi kıvırtkan ögelerle süslü olanları kabul edemem. Bak AK partinin yaptığı bazı hizmetleri bende takdirle izliyorum ama iş Bölünmezlik, Sosyal Adalet, Rüşvete karşı dik durma ve en önemlisi terör konularında sınıfta kaldığını en azından benim karnemde biliyorum. Bu parti iyi belediyecilik yapıyor ama ülke yönetmek yolların kenarlarına park bahçe çimen dikmekle olmuyor.Halil Ergün Ak’lı olsa karalı olsa benim için sorun değil. Sorun her dönemin adamı olma dansözlüğü. Her halde siz de bu müziksiz kıvırtan insanları hoş görmezsiniz. Kimbilir belki dansöz izlemek sizi heycanlandırıyor sertleşme sorununa iyi geliyordur ha? Saygılar selamlar

Cumhur Milletoğlu 
 05.12.2012 9:26
Cevap :
Başbakanın tabiriyle kusura bakmazsanız, tam da Halil Ergün'ün sözünü ettiği cinsten birisisiniz...Hakikati söylemek, karşı olduğu siyasi görüşün bile doğrularını itiraf edebilmek ve onlara oy verebilmek bir erdemdir ve Türkiye gibi bir ülkede büyük bir erdemdir. Dahası gerçek yiğitlik budur. Bir İngiliz düşünürü şöyle der: Ancak aptallar fikir değiştirmez...Bizim ülkede maaalesef bu aptallık bir marifetmiş gibi algılanır. Siz de maaşallah AK Partinin "bazı" uygulamalarını takdir ediyormuşsunuz..Ne mutlu AK Partiye!!! Bu bazıdan bir tane bile söyleyememişsiniz... On yıldır söylenen ezberi tekrar etmişsiniz...Anlaşılan sertleşme sorunlarına dair tartışmalarımız zorunuza gitmiş...Bence Halil Ergün, hiç tahrik edecek dansöze benzemiyor, siz o tahrik edici mankenlik kıvırmalarını başka yerlerde arayın...Çok yakınınızda bulacaksınız, emin olun...Selamlar  05.12.2012 16:07
 

Nooo'lmus yani doneklik moda bi kerem! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 05.12.2012 2:54
Cevap :
Kıvırmak daha moda...Yılan gibi bel kıvıranların ülkesi burası...Oralar nasıl!!  05.12.2012 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4205
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 787
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster