Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '06

 
Kategori
Dans
Okunma Sayısı
4230
 

TANGO, insanların onunla ne yaptığından sorumlu değildir…

TANGO, insanların onunla ne yaptığından sorumlu değildir…
 

Tangonun maço bir dans olduğu söylemiyle sıkça karşılaşırız. Tango dansı, erkeğin hakim ve egemen, kadının da yönetilen olduğu, maço bir dans olarak düşünülür çoğu kez. Bu dansın cinsiyet egemenliğinin olup olmadığını ya da ne olup ne olmadığını tartışmadan önce, maçoluk tanımını doğru yere koymakta ve kullanıldığı zamanın değerleri ve kültürüyle birlikte düşünmekte fayda var.

“Macho”, İspanyolca’da “erkek” sözcüğünü ifade eder ancak başka diller/kültürler tarafından, 'istenilmeyen' bir erkeklik türüne gönderme yapmak için benimsenmiştir. Çoğu kez, karşıtlık yoluyla, 'adam gibi adam olma'nın pekiştirilmesine katkıda bulunmak için kullanılır ve “Maçoluk” da; ‘barbar, uygarlaşmamış erkeklik gücü’yle eş anlamlı kullanılan bir sözcük. Erkeklik kültü.(1)

Bu geniş tanımdan hareketle ve tangonun orijini, içinde doğduğu alt kültür ve birkaç asır öncesinden söz ediyor olmak bağlamında, tangoyu maçolukla ilişkilendirmek için bir çok nedene sahibiz.

Örneğin Tango liriklerini okuyan herhangi biri, tangonun tamamıyla erkek egemenliğinde olduğu ve içerdiği kadın profilinin, ya erkekler arasındaki çekişmelerin nesnesi yada erkeğin düşüncelerinin tetikleyicisi olmaktan öteye gitmediği izlenimini kolaylıkla edinebilir. Bıçkın tango sözlerinin kadını; kent ışıklarının yoldan çıkarttığı, çöküşe direnecek kadar akıllı ve güçlü olmayan, zavallı kandırılmış bir genç kızdan başkası değildir.. Neredeyse tüm tango sözleri erkekler tarafından yazılmıştır. Tangolar ister erkekler tarafından söylensin isterse kadınlar, erkek duruşunu benimsemiştir. Tangonun dansının en önemli görsel figürleri de; küstah, bıçkın, kavgacı bir kabadayı olan “compadrito” ile, hafifmeşrep çağrışımlı “milonguita” karakterleridir.

Bir tango şairi olan Evaristo Carriego, o dönemde tangoyu şöyle tanımlar :

“Tango; Genelevlerden kaldırımlara taşarmışçasına düşkünlük ve tantanayla dans edilen ve tıpkı kağıt oyunları gibi erkeklere mahsus bir keyif..” (2)

Tango - “maçoluk” ilişkilendirmesi yapılabilecek daha birçok örnek sayılabilir, ancak; bu profilin, nerdeyse iki asır öncenin resmi olduğunu, o zamanın değerlerini ve ön yargılarını yansıttığını ve maçoluğun bir nitelik değil, bir pratik ve tarihin bir ürünü olduğunu gözden kaçırmadan..

İki asır sonrasında, bugüne geldiğimizde, “Maçoluğun”, “erkek-egemen bir yaklaşım” şeklinde, kısa, öz ve genel bir tanımla ifade bulduğunu görüyoruz.

Tangonun “lead-follow” yapısından hareketle; erkeğin yönettiği kadının yönetildiği bir dans, erkeğin aktif, kadının pasif olduğu bir dans ve bu bağlamda maço bir dans olduğu yönünde düşünenleri, bir psikanalist ve tango dansçısı olan Lidia Ferrari’nin(3) şu bakış açısına davet etmek istiyorum:

Tango dans edebilmek için, partnerlerin bir birinin tamamlayıcısı olmaları, zihin-beden-el birliği gerekir, hatta yürek birliği de… Aksi takdirde tango yapmaları mümkün değil. Ya da yaptıkları dans tango olmaz. Peki, tango doğaçlama bir dans olduğuna göre; önceden kurgulanmış koreografilerin, ezberlenmiş adımların, setlerin yokluğunda, bu birliktelik nasıl sağlanacak? Yanıt şu ki; iki kişinin nasıl hareket edeceği, hangi fonksiyonları üstleneceği hakkında, aralarında bir çeşit temel anlaşma olmalı. Bunu sağlamanın bir şekli; iki kişiden birinin yolu ve yönü göstermesi, sinyal vermesi yani “lead” etmesi, diğerinin de dikkatle dinleyip izlemesi yani “follow” etmesi. Ya ezbere dayanan hareketler silsilesi ya da bu!. Bundan başkaca bir yol olabileceğini düşünmüyorum.

Öyleyse Tango, dans edecek iki kişi arasında, erkeğin “lead” edeceği a n l a ş m a s ı ile başlıyor. İşte şimdi soruyorum; Neden bu anlaşmanın kadın tarafının, ikinci dereceye koyulmuş, ikinci plana atılmış, boyun eğmiş, itaat etmiş ya da pasifleşmiş olduğu düşünülsün? Evet dansı yöneten ve yönlendiren erkek fakat bu “leading”, kadın üzerinde hiyerarşi sahibi olmak ya da egemenlik kurmak ve hükmetmek fiilleri ile eş anlamlı değil!..

Tango, insanların onunla ne yaptığından sorumlu değildir…

Kaynakça :
(1) M.E.Savigliano , Tango Tutku’nun Ekonomi Politiği
(2) J.L.Borges, Evaristo Carriego: A Book About Old-time Buenos Aires
(3) http://www.buenosairestango.com - The Place of Woman in Tango by Lidia Ferrari

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sızın tangoyla ılgılı yazılarınızı buyuk zevkle okuyordum ve tangoya merak sardım dıyebılrız acıkcası yenı yazılarını zevkle beklıorum

ece koc 
 19.07.2006 15:14
Cevap :
Ece hanım merhaba, size bu kadar geç geri dönmemin nedenini, "Paradigma değiştirmek mi, oda ne?" başlıklı blogumdan okuyabilirsiniz. Büyük uğraşlar sonucunda söz konusu sorun çözüldü. Artık yanıtlarımı ve yorumlarımı gönderebiliyorum. Gecikmiş teşekkürlerimin kabulünü rica ediyorum sizden. Tango'ya ilginiz umarım devam ediyordur. Tango ile ilgili herhangi bir sorunuz (dans dersleri kimden alınır, nerelerde ve ne zaman var, vb) olursa lütfen bana mesaj atmaktan çekinmeyin. Memnuniyetle yardımcı olurum. Sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.  20.02.2007 15:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 195
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2206
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

"Artık makine ile değil, insanla iletişim kurma" kararımın ardından IT sektöründeki kariyerimi nokta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster