Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

güne_bakan(Nazenin yavrusu)

http://blog.milliyet.com.tr/gunebakanlar

27 Ekim '06

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
643
 

Tanıştırma

Tanıştırma
 

Bugün sizlerle canım arabamı tanıştırayım artık. Durmadan öykülerini anlatıyorum fakat asıl kahramanı size tanıştırmadım hâlâ değil mi? Başrol oyuncusunun kim olduğunu söylemeden film anlatmaya benzedi benim bu yaptığım canım.

Efendim, benim 97 model muhteşem bir Toyoto Corolla station vagonum var. Kendisi bana yukardaki resim gibi görünsede gerçeği artık biraz tozlandı tabi. Ama o kadar konforlu o kadar rahat ve kullanımı öylesine enfes bir arabadır ki bir türlü ne modeli değiştirebiliyorum, nede yenilemeye yüreğim razı oluyor.

Bilmem sizlerin arabanızla diyologlarınız var mıdır? Öyle deliymişim gibi bakmayın lütfen, ben arabamla sürekli konuşurum.Hele ilk arabam pert olduğunda inanın sanki canlı bir varlığım ölmüş gibi üzüldüm ben. Mal canın yongası derler ya vallahi ondan değil, ilk arabam, ilk sevgilim, ilk çocuğum gibi üzüldüm. İkinci arabamı pert ettiğimde okadar üzülmedim ne yalan söyleyeyim. Ben biraz mütevazi bir insanım kırmızı bir eskort bana çok havalı geliyordu.sonradan öğrendim bir istatistik raporuna göre meğer trafik polisleri en çok kırmızı arabalara ceza yazarmış.Gerçekten doğru galiba o arabaya okadar kısa sürede bi dünya ceza ödemiştim ki...

Sonrasında şimdiki canım arabamı aldım. En derin aşkım kendileri olurlar. Mükemmel bir dosttur, arkasından söylemiş gibi olmayayım ama yalanım yoktur, kullanmasına izin verdiğim bütün arkadaşlarım aynı duygularımı paylaşmıştır. Hatta size bir tatil yolculuğumu anlatayım da sizde "Hadi canım o kadarda olmaz, abartmayın" deyin yine bana.

Geçen yıllarda bir dostun Çandarlıdaki yazlığına tatile gittim.Tabi "gittim" yanlış oldu, "Gittik". Kızkardeşim, kızkardeşimin kedisi, halam, halamın kızı ve bir arkadaşım, bu kadar insanın eşyaları (5 bavul ve çantalar). Bu arada evi ilk biz kullanacağımız için, yatak yorgan yastık, 2 adet piknik tüpü, masa ( vallahi abartmıyorum ), tencereler, tabaklar, temizlik malzemeleri ve bendeniz...

Olayın vehametini biraz daha anlatabilmek adına İstanbul- Dikili sanıyorum yaklaşık 450 km civarı bir yol,onca insan, onca eşya birde yok kedi ihtiyacı yok bizim ihtiyacımız, dur kalklar, yokuşlar ,inişler, düşünün zavallı canım arabamın çilesini... Garibimin gıkı çıkmadan tıngır mıngır gittik o 450 km yolu, harika bir deniz, harika bir kumsal , nefis bir tatil yaptık ve 450 km yol tekrar aynı eşyalar, aynı insanlar geri döndük... Varın siz hayal edin şimdi bizi:)

E ben o arabayı sevmeyeyim de neyapayım ki :)

Sevgiyle...

Günebakan...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aynı duyguları yaşadığım için sizi çok iyi anlıyorum Sevgili Günebekan. Hatta ben de bu duygularımı ve arabamla nasıl konuştuğumu bir blog'umda anlatmıştım. Benim bu sevgime de yakınımda çok kişi anlam veremiyordu. Gerçi daha pert acısı yaşamadım ama mecburi hurda oldu. Sevgiler

Deniz 
 27.10.2006 12:48
Cevap :
Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş ya bence de herkes konuşuyordur arabası ile yaf yoksam yalnız başına suspus çekilirmi şu istanbulun trafik çilesi değil mi ama :) sevgiyle..  27.10.2006 14:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 977
Kayıt tarihi
: 05.10.06
 
 

Ata toprağı Karadeniz'den, terbiye ve eğitimi Trakya'dan, günebakan ve İstanbul sevdalısı eski bir m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster