Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
6807
 

Tanpınar' dan: Saatleri ayarlama enstitüsü ve huzur

Tanpınar' dan: Saatleri ayarlama enstitüsü ve huzur
 

Ahmet Hamdi Tanpınar.
1901 istanbul doğumlu.
Edebiyat Fakültesi mezunu.
Öğretmenlik ve milletvekillik yaptı.
1962 de öldü. 

Türk Edebiyatı'nın iki önemli eserini yazmıştır: "Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur." 

Saatleri Ayarlama Enstitüsü; köklerini arama ve sahip çıkmanın romanıdır.
"Bir umuttur zaman... Bir müphemdir zaman... İlerledikçe gerileyen... Hep yeniden başlayan... Etmezseniz saatlerinizi ayar... Sizin de hayatınız kayar..."
Bocalayış içindeki ruhların, çözümü arayışı vardır. Hem batı, hem doğu. Kah yakın, kah uzak. Bize ait olduğu gibi ; bizden değil yabancı. 

"Benim çocukluğumun bellibaşlı imtiyazı hürriyetti. Bu kelimeyi bugün sadece siyasi manâsında kullanıyoruz. Ne yazık! Onu politikaya mahsus bir şey addedenler korkarım ki, hiçbir zaman manâsını anlamayacaklardır. Politikadaki hürriyet, bir yığın hürriyetsizliğin anahtarı veya ardına kadar açık duran kapısıdır. Meğer ki dünyanın en kıt nimeti olsun; ve tek insan onunla şöyle iyice karnını doyurmak istedi mi etrafındakiler mutlak surette aç kalsınlar. Ben bu kadar kendi zıddı ile beraber gelen ve zıtlarının altında kaybolan nesne görmedim. Kısa ömrümde yedi sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Evet, bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde, yedi sekiz defa geldi; ve o geldi diye biz sevincimizden, davul, zurna, sokaklara fırladık." (Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nden) 

Roman içinde; saat bir mekandır. İnsan yürür bu mekanın içinde zamana karşı koymaya çalışarak. Zaman, mekan ve insan. İçiçe geçmiş bir bütündür. Kendini arayan insan zaman içinde, ayarını kendisi yapacağı hayatları yaşar. Bulur mu bilinmez?! 

Huzur: Bir huzursuzluğun romanıdır. Tanpınar " Huzur" adını neden koydunuz sorusuna, şu şekilde cevap vermiştir:
''Çünkü huzursuz bir dünyada yaşıyoruz. Çünkü insan kendisi ile barışık değil. Değerler karşısında ve insan karşısında yeniden düşünmeye mecburuz. Çünkü her şeyden şüphedeyiz ve nihayet arkamızda eskisi gibi o kadar kuvvetle bir güç hissetmiyoruz. Hülasa huzursuzuz, onun için..." 

Huzur 1949 da basıldı. Hem bir aşk hem de Tanpınar'ın İstanbul'a olan derin sevgisinin romanıdır. Estetik anlayışını, kültür birikimini ve geçmiş kültürlere yaslanan yaşam felsefesini yansıttığı bu kitapta: Mümtaz ile Nuran'ın aşkı çerçevesinde Doğu ile Batı, eski ile yeni, geçmişin değerleriyle var olan değerleri, aşk ile toplumsal sorumluluk arasındaki çatışmayı ve bu çatışmanın doğurduğu bireysel bunalımları irdeler. 

"Güçlük var. Fakat imkansız değil. Biz şimdi bir aksülamel devrinde yaşıyoruz. Kendimizi sevmiyoruz. Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede’yi Wagner olmadığı için, Yunus’u Varlaine, Baki’yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz... Coğrafya, kültür, her şey bizden bir yeni terkip bekliyor; biz misyonlarımızın farkında değiliz.Başka milletlerin tecrübesini yaşamaya çalışıyoruz" (Huzur'dan) 

Okunması gereken iki kitap.
Düne ait . Bugünü anlatan. Geleceğe rehber.
"Ne içindeyim zamanın. Ne de büsbütün dışında " demiş üstat.
Derin bir sükut içinde anarken O'nu.
Bocalayışımız hala devam ediyor; zamanın hem içinde, hem de dışında olarak ! 

24-Ocak Ahmet Hamdi Tanpınar' ın ölüm yıldönümü. Saygıyla anıyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Ayda, şu anda kızkardeşimin yılbaşı hediyesi olan Huzur'u yarıladım. Yazınız o yüzden ilgimi çekti. Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler...

Mehlika Şeyda 
 23.01.2007 23:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5986
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster