Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
565
 

Tanrı ile sohbet!

Tanrı ile sohbet!
 

Benim yaşlarımda birkaç kadın ve erkek, aralarında daha genç olanlar da var. Kanepelere oturmuş sıramızın bize gelmesini bekliyoruz. Aynı zamanda vakit geçirmek adına birbirimizle fısıldar şekilde konuşuyoruz.

Nerelisiniz? Çoluk çocuk var mı? Niçin buraya geldiniz? gibi sıradan sorularla birbirimizi eğliyoruz. Bir yandan da ismimizin okunup içeri alınmayı bekliyoruz.

İlginçti. Yaşadığımız yerlerdeki bankalarda olduğu gibi bir yere basıp sıra nosu almak varken burada ne zaman çağrılacağını bilmemenin tedirginliği içinde ve kim önce gidecek kaygısıyla oturuyorduk

Karşıdaki bankta doğulu şivesiyle bir kadın yanındaki kadına fısıldayarak ‘’Ben bunu hak etmedim. Sadece sevmiştim. Ailemin bu denli acımasız olacağını bilmezdim’’ diyor. Hemen onun yanında oturan bir erkek sırıtarak yanındakine diyor ki; ‘’oh olsun iyi ki yaptım. Namusumu temizledim. Alnından mıhladım ama adam da beni halletti.’’ Bir çocuk, mahallesindeki bir düğünde başına gelen bir maganda silahındaki kurşunu anlatıyordu üzgün bir şekilde yanındaki yaşlı teyzeye, kaderine razı bir mahzunluk yüzüne yansıyordu.

Banklarda bekleyen kalabalık grubun içindeki her biri diğerine yaşadığı olayları anlatarak sıranın kendisine gelmesini bekliyordu. Bir iki kişi bana da yaşadıklarını anlatmaya başladı.

Sarışın güzel bir bayandı. Dedi ki ‘’Hayatım boyunca en korktuğum şey, bir gece başıma geldi. Tecavüze uğradım. O kadarla kalsa iyi, bakın beni ne hale getirdiler.’’ Çok üzüldüğümü söyleyip söylememek arasında kararsız kaldım ve başımı sallamakla yetindim. Diğer yanımda oturan kadın beni dürttü ve hemen söze girdi. ‘’ Beyefendi bu kadar da olmaz ki, kimse kurallara uymuyor, görüyorsunuz şu trafik kazalarının sonuçlarını’’ diyerek kendi durumunu açıklamaya çalıştı.

Üzerime bir ağırlık çökmüştü. Neredeyse uyumak üzereydim ki, gür bir ses adımı söyleyince irkilerek ayağa kalktım. İçeriye doğru yönelirken arkamda bıraktığım kadın ve erkekler gözleriyle beni çaresizce süzüyorlardı. Bakışlarını yakaladığım için utanarak, başlarını öne eğdiler.

Tanrı ile sohbet zamanı gelmişti. O gür sesiyle tanrı ilk sorusunu sordu. ‘’Sizin oralarda durum nasıl bakalım’’ Ben yalan söyleyecek değilim elbette o gür sese. Dedim ki ‘’ bizim dünyada kan, vahşet, açlık, sefalet, susuzluk, sevgisizlik aldı başını gidiyor. Siz daha iyi bilirsiniz ki, insanlar bir acayip olmaya başladı. Mazoşistlik ve sadistlik yarışır halde. Ben daha fazla konuşmak istemiyorum.’’ Gür ses kahkaha atarak ‘’ bırak diledikleri kadar bunları yaşasınlar, deneyimlesinler. Bir gün nasıl olsa beni karşılarında bulacaklar. Ben o zaman onlara bu yaptıklarının benim yasalara uyup uymadığını soracağım. Elbet doğru cevap veremeyecekler, bizi affet diyecekler. Bütün bunları biliyorum. Nice kitaplar yolladım onlara. Nice danışmanları onların hizmetine sundum. Şimdi söyle bakayım. Sen bu yaşamında neler yaptın.’’

Tanrı ile sohbetimiz iyi başlamıştı. Ben biraz daha rahatlayarak, o gür sese biraz daha güvenli bir ses tonuyla şunları söyledim.

‘’Tanrım. Ben bildiğin gibi daima bana verilmiş bu yaşam sürecini bir armağan olarak kabul ederek, hangi şartta olursa olsun paylaşımcı, katılımcı, içinde aşk ve zevklerin bol olduğu ve evrensel yasalara uygun bir yaşam sürdüm. Senin doğandan esinlendim. Resim yaptım. Senin aşkından esinlendim. Aşk yaşadım. Senin denizlerini keşfettim. Karavanımla dünyayı gezdim. Onları blog arkadaşlarıma yazarak mutlu oldum. Senin yaşam sahnende oyuncu oldum. Yaşamı ıskalamadan dokunarak yaşadım. Dünyanın her yerinde parmak izim var tanrım. Böyle yaşlandım. Eh kavuşmamız bu günmüş. Artık biz bize sohbete devam ederiz.’’

Gür ses olanca sevgisiyle beni kucakladı. ‘’Doğru söylüyorsun. Biliyorum bunları. Gel yanıma hadi. Şu aşağıdakileri seyrederek eğlenelim. ‘’

Bu bir rüya yazısı ise gerçek hangisi? Bu yazı gerçekse yaşanan rüyalar nasıl bir şey!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve rüya ile gerçeği de ayırmanız dileği ile saygılarımla.

ay.şe 
 09.07.2007 23:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 548
Toplam mesaj
: 94
Ort. okunma sayısı
: 1036
Kayıt tarihi
: 05.01.07
 
 

1951 İstanbul doğumluyum. Bireysel ve Kurumsal Gelişim Danışmanlığı, Moda Tasarımı ve Marka Danışman..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster