Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '14

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
858
 

Tanrı'nın Eli Yüreğimize Değdiğinde

Tanrı'nın Eli Yüreğimize Değdiğinde
 

Bir yerde okumuştum, “Tesadüfler, Tanrı’nın elinin hayatımıza değdiği anlardır” diyordu. Tanrı, karşı karşıya getirmek istediği insanları karşılaştırıyordu bir şekilde. Bazen farklı coğrafyalarda yaşayan kişilerin binlerce, ya da milyonlarca kişi içinde birbirini bulması, bu düşüncenin doğruluğunu kanıtlıyor gibi…

Normalde karşılaştıklarında birbirlerine değmeden geçecek olan iki insanın, bir tesadüfle bir araya geldiğinde yaşadıkları, sanki daha önce hazırlanmış, yazılmış onları bekleyen bir yazgıya benzer. Onlara düşense sadece bunu yaşamak olur; nasıl gerekiyorsa, neyi gerektiriyorsa öyle. Her şey bir tiyatro sahnesinde yaşanıyormuş gibidir. Eldeki metinde ne yazıyorsa o oynanır.

Bir de tesadüflerle hepimizin hayatına değip geçen insanlar vardır.

Bazen yumuşacık bir dokunuşla sessiz sedasız hiçbir iz bırakmadan gelip geçerler. Anımsadığımızda gülümseriz. Dudaklarımızın kıvrımlarında bir süre konuk olurlar. Değdikleri yeri acıtmamış, yakmamış, yaraya dönüştürmemiş; hayatımıza bir renk, bir anlam katarak yollarına devam edip gitmişlerdir.

Bazen de daha karşıdan gördüğümüzde eğer değmesine izin verirsek canımızı yakacağına inandığımız insanlar çıkar karşımıza. Kaçamayız! Bir şekilde değeriz birbirimize. Bundan sonrasında artık yapacak bir şey yoktur. Dokunmakla yetinmeyip içimize, en derinlerimize, en kuytu, en mahrem duygularımıza kadar inip bizi tümüyle ele geçirirler.

Kurtulamayız...

Aslında kurtulmak isteyip istemediğimizi de bilemeyiz.

Böyle iyiyizdir sanki…

Hem canımız yanar, hem de bu yanışla mutlu oluruz… Hani, “Vazgeçmek mümkündü, ama vazgeçmek ne mümkün!”  denir ya, o durumdayızdır. Ne o sizi bırakır, ne siz ondan vazgeçebilirsiniz… Tesadüf, bu noktada yazgıya dönüşmüştür. Ve biz, bize düşeni yaparız. Yaşarız, sadece yaşarız...

Tanrı’nın elinin hayatımıza değdiği yer yüreğimizdir, biliriz.

Ve Tanrı’nın asla hata yapmayacağını da!

O halde, yanlış bir zamanda ve yanlış bir yerde duran bizler olmalıyız…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tanrı hata yapmıyor da sanıyorum denge kuruyor Melek hanım, Herkes benzeriyle karşılaşabiliyor olsa diğerleri ne olacak? dilerim herkesin "yumuşacık bir dokunuşla sessiz sedasız hiç bir iz bırakmadan,Değdikleri yeri acıtmamış, yakmamış, yaraya dönüştürmemiş; sadece hayatınıza bir renk bir anlam katarak yollarına devam edip gitmiş" olanları olabilsin sadece mümkün se kalabilen tabi, sevgiyle emeğinize sağlık

Cemile Torun 
 07.11.2014 22:03
Cevap :
Denge kuruyor olması doğru bir tesbit Cemile Hanım. Ama O bu dengeyi kurarken biz insanlar dengesiz davranabiliyoruz bazen... İsteyerek ya da istemeden birbirimizin canını yakabiliyoruz. Katkınız ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Sevgiyle...  08.11.2014 12:09
 

Biz erkekler de aslında duygudan nasibimizi almışızdır, duygudan ve hatta en derininden ve hatta yanımızdaki hanımın işitmesini engelleriz ağzımızı dişimizle kapayarak! Ve isteriz ki kadın keşfetsin bizim de duygularımız olduğunu ve keşke, kadın keşfeder-ki umarız öyle olsun ve olmaz da! en zor olanı belki karşılıklı aşk yaşamaktır; yani öylesine şahane türden! Ve umudumuz vardır aslına bakarsanız ama umutsuz olmuşuzdur yaşadıklarımızdan dolayı! Ve nafile çabadır her iki tarafın, bir kocaman bütünleşik mutluluk için! Ve keşke deriz, tanrı her ikimize de aynı anda dokunsa! Ellerinize sağlık, harika bir dokunuş hayatımıza dair... Teşekkürler

ERIC VAN BUYTEN 
 06.11.2014 22:11
Cevap :
Bence duygular kadınlarda ve erkeklerde eşit yoğunluktadır.Sadece kadınlar duygularını daha çok belli eder ve saklayamazlar. Onun için de aynı şeyi erkeklerden beklerler.Siz, karşınızdaki anlasın diye beklerken; o, sizin dile getirmenizi bekler. Aslında anlamıştır anlamasına ama yine de o sözcükleri duymak ister... Evet, en zordur aşkın karşılıklı olanı. Ama elbette imkansız değil. Yaşadıklarımızdan dolayı umutsuz olmak, kendimize haksızlık yapmak olur. Siz de bilirsiniz ki umut her zaman vardır. Blog tadında bir yorumdu okuduğum. Çok teşekkürler.   07.11.2014 18:11
 

VESİLESİZ hiç bir şey olmaz. AMA, bazen yanlış kişiler olabilir bu yerde... ADADAN SELAMLAR

Göksel47 
 06.11.2014 18:39
Cevap :
Bazen doğru zamanda yanlış kişilerle kesişiyor yolumuz, bazen yanlış zamanda doğru kişiyle... Bu da tanrının bir ironisi olsa gerek... İstanbul'dan selam ve sevgiler.  06.11.2014 23:20
 

Ben senin hüzün kokan kelimelerini sevdim tıpkı kendi hüznümde yüzer hani ben bana ben yanımı anlat derim ya ben senin ben yanımı anlatmanı sevdim. Okudukça kendi kendime bu kadar mı olur dedim sanki yüreğimden geçenler kaleminden damlıyordu. Ve ben de yazdıklarına harfiyen katılıyorum karşımıza çıkanların vesileleri var. Dediğin(miz) gibi sadece yaşarız...sevgim yüreğine sevgim yüreğinin demine..

Tülay EKER 
 06.11.2014 9:13
Cevap :
Bazı yazarları ne yazdığından çok, bizi yazdıkları için sevmez miyiz zaten? Bize özgü duyguların yabancı bir kalemden çıkması bizi o kişiye ister istemez bağlar.Hepimizin gönül bağı kurduğu yazarlar vardır.Ben henüz yazar olamasam da umarım aramızdaki bağ zaman içinde daha da kuvvetlenir sevgili Tly Ekr. Hüzne gelince,Yaşamı ve yaşadıklarını sorgulayan herkes için hüzün kaçınılmazdır, ama biz kadınlar bunu daha yoğun yaşarız.Bu bağlamda hüznü yazmak için elbette onu yaşamak ve biriktirmek gerek... Sanırım benim kotam artık doldu. Yazdıklarımla boşalsın, bitsin, yenilerine yer açılsın istiyorum.Sevgiyle kalın...  06.11.2014 20:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 228
Toplam yorum
: 1822
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2010
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster