Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
440
 

Tanrı'nın sevgisi

Tanrı'nın sevgisi
 

Anne, kimi zaman siper eder kendini yavrusunun önünde, kimi zaman yavrusu ninni olur annesinin dilinde.

Sevgi Dağ'da, dağ gibi yüreği ile bir çift göz olmuş Aleyna'nın yüzünde. Öz çocuklarını sağa sola atan annelerin olduğu, insan denen garip hayvan türündeki yaratıkların hızla çoğaldığı toplumumuzda, dünyamıza sevgi olarak doğmuş bu altın kalpli kadın kendisine madalya verilmesi gerekirken, gözleri yaşlı ağlatılıyor.

Dünyamız artık sevgileri, çocukları ve tüm güzellikleri yok ederek ağlatıyor. Doğa ağlıyor. Bir tarafta feryat figan bağırıyoruz insanlık öldümü diye; konferanslar veriyor okumuş adamlar boy boy televizyonlarda. Örnekler aranıyor gelecek nesillere sunulmak için. Bir tarafta, en güzel örneği sunacağımıza altın varaklı çerçevede; elimizdeki en canlı örneği ağlatıyoruz. Göremeyenler için haftalar, günler ve yarışmalar icad ediyoruz. Öbür taraftan diyoruz ki "Sakın haa kimseye kol kanat germeyesiniz. Bakın sizi mahkeme mahkeme süründürürler."

Bir diğer tarafta ise şehrin en orta yerinde, elinde mendillerle arabaların arasında mendil satmaya çalışan ve zorla cam sildirilen çocuklar. Devletimizin polis arabalarının önünde, ellerindeki tiner kutularını burunlarına sokarak otobüs duraklarında sağdan soldan zorla para isteyen küçük tinerciler. Polisin götürdüğünü devamlı serbest bırakan savcılar, hakimler. Sahipsizliğin şehri olmuş büyük şehirlerde kaderlerine terkedilen çocuklar ve yaşamın diğer sakin sokaklarında işletilmeye çalışılan hassas adalet çarkı.

Sonra kızarız yolda yatan adamın yardımına kimse koşmadı diye. Ya da gördüğü halde şahitlik etmedi diye. Sonra hep beraber bağırırız "nerde bu insanlık" diye.

İnsanlık ağlıyor sevgi annenin ve Aleyna'nın yüreğinde.

İnsanlık ayakta kalabilmek için hukuk savaşı veriyor mahkemelerde. İnsanlık, ayrıntılar sokağında dayak yiyiyor. İnsanlık ve iyilik el yakıyor.

Depremde bile gelen yardımları geri çevirmedik mi kapılardan sırf bürokrasi yüzünden. Yağmalanmadımı yardımlar gidene kadar felaket yerine.

Şimdi ise göstermelik "Çocuklar Korunmalı" dersinden sınava giriyoruz hep beraber. Ayırmayın Aleyna'yı gören gözlerinden. İkinci bir darbede siz vurmayın ne olur. Günahtır! Bu ülkenin uzmanları, psikologları hergün ekranlardasınız.

Adalete yardım edin. Süründürmeyin bu insanları sağda solda. Çıkın ortaya ve kavuşturun görmeyen bu yavruyu sevgisine ve annesine.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgi hanım okadar duyarlı bir insan ki; benim asla yapamıyacagım bir işe soyunmuş o yavruya anne oluyor, göz oluyor, el oluyor dil oluyor.. ALKIŞLANMASI YARDIM EDİLMESİ GEREKİRKEN ÖNÜNE ENGELLER KONUYOR,. Umarım çilesi biter Aleyna'ya her daim annelik yapabilir.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 15.05.2007 15:27
Cevap :
Evet Serap Hanım, çoğumuzun yapamayacağı bir fedakarlık Sevgi Hanımın davranışı. Teşekkür ederim bu güzel yorumunuza.  16.05.2007 13:13
 

Annelere yakılmış bir ağıt misali ve ezgisi ağıt yüklü bir türkü gibi.Bu duygulu yazınızdan dolayı kutlarım sizi...

İbrahim kaya 
 15.05.2007 3:00
Cevap :
Duygu dolu sözlerinize çok teşekkür ederim İbrahim Bey. Sayfalarınızla bugün tanıştım. Hayran kaldım. Ne güzel anlatmışsınız ulaşamadığımız yerlerdeki temiz sevgileri. Milliyet Blog dünyası o kadar büyükki okuyamadığımız ne yazılar var kimbilir. Sevgilerimle  15.05.2007 16:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 114
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 1364
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sosyal antropoloji bölümü mezunuyum. Güzel sanatların her dalı ilgimi çekmiştir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster