Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
68
 

Tanrı’nın Yalakaları

            Yalaka yani dalkavuk, TDK sözlüğünde geçtiği gibi, “Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse”, anlamından yola çıkarak, büyük bir çoğunluğu Tanrı’nın yalakası olarak değerlendirmeye başladım.

             İşimiz olsun diye makam ve mevki sahibindekilere ya da maaşımıza zam yapsın diye patronunuza türlü yalakalıklar yapmıyor mu çoğumuz. Mesela patrondan zam isteyen çalışan ya da babasından olağandışı bir para isteyen evlat, ne bileyim, örnekler çoğaltılabilir. Dualarımız sırasında da önce Tanrı'ya övgü ile başlamıyor muyuz, onu diyorum işte. Sadece bir şey isterken O'nun yüceliğini övmek, bana biraz tuhaf geliyor açıkçası. Sanki övmezsek vermeyecekmiş gibi…

            Ya cennetten bir köşe kapabilmek için iyilik yapıyor oluşumuza ne demeli? İyilik, iyilik için yapılmalı, karşılığında herhangi bir menfaat gözetilmemeli değil mi? Varsa bir takdiri, Allah onu verecektir kuluna zaten.

             Cicim ayları nedir? En kendimiz olmadığımız, sevdiğimizi karşılıklı olarak kandırdığımız zamandır bu aylar. Kısa sürer genelde ve sonuçta özümüze döneriz. En bakımlı, en kibar, en anlayışlı, en cömert ve en sevgili olmamız bu aya rastlar.

              Peki, bunun konuyla ne alakası var derseniz, hemen bağlıyorum şimdi konuya. Tanrı’ya karşı da sürekli cicim aylarında yaşıyor gibi davranıyoruz. Bizi daha çok sevsin diye alenen bir kandırmaca içindeyiz. Oysa O, bizi bizden iyi biliyor değil midir ki, bırakalım da yaltaklanmayı samimiyete önem verelim artık.

Matilla, Berrakça, jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, samimiyetsizliği cicim ayları veya Tanrıya yalakalık olarak da tanımlamak mümkündür. Ama bence her şeyi gerçek anlamında nitelendirmek gerekir ki en büyük illetimiz olarak gördüğüm samimiyetsizlik sorunun deşifre edelim. Ben maalesef Türk halkının çok samimiyetsiz olduğunu düşünüyorum. Gerçek yüzümüzü güzel lâflarla maskeliyoruz. Çok yazık. Hele şu her şeyi "Yaradandan ötürü sevmek" meselesi yok mu, illet oluyorum vallaha. Çok yerinde bir blog, elinize sağlık, sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 10.07.2020 18:57
Cevap :
Haklısınız, en büyük sorunu güzel tespit etmişsiniz. Aslında bu konuda söylenecek daha pek çok şey var. Sevgiyle kalın.  14.07.2020 11:01
 

Elinize,yüreğinize sağlık " İŞTE GERÇEK".

Berrakça 
 09.07.2020 11:37
Cevap :
Teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.  10.07.2020 23:12
 

Burcu Hanım, günaydın. Konu güzel ama Tanrı misali ile açıklamanız hoş olmamış! Hepimizin sahibi O'dur, O'na ne kadar yalvarsak, dua etsek azdır. Bu yalakalık sayılmamalı. Yazdıklarımız evrende kelebek etkisi yapmaktadır. Bunu size bildirmek istedim. Mutlu günleriniz olsun.

Dr Atanur Yıldız 
 09.07.2020 8:05
Cevap :
İyi akşamlar Atanur Bey. Elbette ki fikrinize saygı duyuyorum. Şüphesiz tek sahibimiz O. Benim burada asıl değindiğim, samimiyetsizce yapılan dualar... Sevgiyle kalın.  10.07.2020 23:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 63
Kayıt tarihi
: 19.04.18
 
 

1980 Adana doğumluyum. 13 yaşında friedreich ataksisi hastası olduğum ortaya çıktı. İlköğrenimi A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster