Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
810
 

Tanrı yok

Tanrı yok
 

Ellerim her zamankinden daha çok üşüyor.

Aslında sağ yanımda buzları eritecek bir bank var, çok önceden bir berenin kuytusunda ellerini tuttuğum...

İnsanların işgalinde şimdi, bense seyirci konumunda iç çekişleriyle fiziki uzaklıklarda...

Fakat gözüm hep bacağının bacağıma ilk değdiği, o bankta...

Bakıyorum da ellerini ovuşturup, nefesiyle ısıtmaya çalışıyor kız olan. Erkekte ellerini bacakları arasına koymuş denizi izliyor.

Elini tutsa aslında kızın, tutuşmazlar mı hemen şimdi?

Ben hiç üşümemiştim hatırlıyorum.

Üstelik takvimde mevsim kıştı.

Şimdi ise parmak uçlarım kalemi hissetmiyor, ezbere yazıyorum sensizliğin soğukluğunu...

Doğruyu söyleyeceğim, şuan seni yüreğimin özlemesine rağmen en çok ellerimin ihtiyacı var.

Hem sensizlik, hem de soğuk, bu kadarı fazla diye isyanın eşiğine geliyorum da bir an..

Kasımın ortasında yaz gelemeyeceğine göre sen gelsen bana, ellerim terlese avuçlarında...

Çok şey istiyorum biliyorum.

Sol elim rüzgarla boğuşan sayfayı tutma uğraşında, sağ elim satırlar arası kural tanımaz bir titreklikle yazı yazıyor derken telefonum çalıyor.

Kalemi bırakıp telefona uzanıyorum mesaj...

İşte o an yaz geliyor...

''Üşütme'' yazıyor ekranda yalnızca.

Ölmem bile sen ''Çok yaşa'' desen diyorum içimden...

Ve hissedişime kırgın bir cümle daha ekleniyor.

''Bir sana kuldum sanki ve Tanrı'yı bu zamana kadar kim görmüştü ki...''

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Özlem.. Arkasındaki yaşanmışlığı anlamak için cümle içinde kullanılmasına bile gerek kalmıyor çoğu zaman. Bir gidişin arkasına gizlenen o hissiz acıların dile gelişi olarak dökülüyor harflerimiz parmak uçlarımızdan. Ruhumuzun soğuğu bedenimize ayazları yaşatır ya hani en çok o anlarda üşür ellerimiz. Bir sahipsizlik kaplar dört bir yanı. Gözlerimizin önünden geçen anılara tutunup anlık ısınmalarımıza şahit oluruz zaman zaman. İçimizden gelen ılık bir nefesi avuçlarımızın arasında tutmaya çalışmanın çaresizliği düşer gözlerimizden. İnceden bir sitem dolanır dilimize, hüzünbaz şarkılara eşlik ederiz farkında olmadan. İçimizin maviliği okyanuslarından gelir, biliriz. Belki de bu yüzden üşüdüğümüzde en tanıdık gelen yer maviye en yakın olan o banktır. Martı kanatlarına prangaladığımız yürek atışlarını göndeririz o kıyıdan. Özler insan, Tanrı'nın işimidir bilinmez ama o kanat seslerini duymasını dileriz. Çok hoştu..

Umit Yaka 
 13.11.2009 20:39
 

Ben de titriyorum uzun zamandır, yazarken ellerim titriyor en çok benimde, sımsıcak günleri özlüyor insan, kara kışın ortasında... Güneşin sıcaklığı hak getire, sevdiğinin sıcaklığını özlüyor insan... kara kışın ortasında...

Arif Onur 
 28.11.2008 22:32
Cevap :
Uzun zamandır okuduğum en güzel yorumlardan birisi.Teşekkür ederim...Öyle buruk bir özlem ki bu,tarif edemiyorum.Hani özel hayatın gizliliğiymiş,mahremiyetmiş,geçeceğim hepsini bir bulsam şu yangını anlatabilecek kelimeleri..Kıvılcımlarıylada olsa kelimelere dökülmek güzel..Sevgiler  29.11.2008 11:23
 

rica

seni özledim 
 25.11.2008 9:17
 

anlamsız buldum

seni özledim 
 24.11.2008 16:25
Cevap :
Ama benim için oldukça anlamlı bir yorumda bulunmuşsunuz.Teşekkürler  24.11.2008 17:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 11846
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

26 yaşındayım. İzmir'de nefes al(r)ıyorum. Yaşarken yazamadığım için, yazarken yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster