Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
799
 

Tanrıkent

Tanrıkent
 

Elime televizyon kumandasını alıp da o kanal senin bu kanal benim dolaşan zap delisi insanlardan değilim. Geçtiğimiz pazarlardan birinde hiç sevmediğim şu kanal kanal dolaşıp, seyir tadında bir şeyler ararken bir filme çarptı gözüm, kumandayı elimden bırakıp o kanalda sabitlenmeme tek sebep, filimin henüz başlıyor olmasındandı, televizyonda ilk kez yayınlanıyor olmasındandı, daha önce izlememiş olduğum bir film olmasındandı zaten sinemada izlediğim ve onun üzerine en az 5 kez de televizyonda yer almayan bir film olmasındandı.

Öylesine izlemeye başladım ve iyi ki de o filme denk gelip, öylesine bir kararla o filmi izlemişim.

Öncelikle flmin aldığı ödülleri sıralamak istiyorum size ki, izleyenler şanslarının, izlemeyenler de br şekilde bu filmi edinip izlemelerinin değecek bir olgu olduğunu anlasılar.

2002 AFI Fest İzleyici Ödülü 2002 Havana Büyük Mercan; FİPRESCİ Ödülü; En İyi Erkek Oyuncu (Tüm Erkek Oyuncular); En İyi Görüntü; En İyi Kurgu 2002 Marakeş En İyi Yönetmen 2003 Bafta En İyi Kurgu .

Yönetmen: Kátia Lund, Fernando Meirelles;Senaryo: Fernando Meirelles, Paulo Lins; Oyuncular :Matheus Nachtergaele, Seu Jorge, Alexandre Rodrigues, Leandro Firmino da Hora, Philippe Haagensen; Filmin Türü: Suç, Drama; Orijinal Adı: Cidade de Deus; Yapımcı Firma yok; Yapım Yılı: 2002; Yapım Ülkesi: Brezilya/ABD/Fransa

Bugüne kadar tanıdığımız, futbolu ve Rio de Jenerio Festivaller’inden ibaret, cennet mekan bir Brezilya'nın tam aksi bir Brezilya ile yüz yüze geliyorunuz filmin ilk karesinden itibaren. Brezilya'nın orman kanunuyla yönetilen varoşlarında geçen bir hikaye.Konu, silahı ve gücü elinde tutanın hükmünün geçtiği, şiddetin her gün farklı biçimlerde tecrübe edildiği, kişilerin diğer kişiler tarafından değil de bir suç kültürü tarafından vahşice yok edildiği bir ortamda geçiyor.

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan ve adına "getto"dedikleri organize suçun cirit ayyuka çıktığı, polisin bile girmeye korktuğu açlığın, sefaletin yoksulluğun, acımasızlığın cirit attığı mahallelerde geçiyor film. İki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yol.

Rocket suç dünyasında geçecek bir hayatın gerektirdiği zihniyetten ve fizikten yoksundur. Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası olmadığından, gözü ise fotoğrafçı gözü olduğundan ellerini fotoğraf makinasıymş gibi kullanarak hayali fotoğrflar çeker durur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır. Tanrının bile giremediği mahallenin gerçeğini bütün dünyaya göstermeyi başarır.

Tanrıkent, Brezilya’nın görünmeyen yüzüdür. Görmesini bilene, açlığın ve sömürünün kucağına itilmiş tüm halkların çocuklarının, yoksulluğun pençesinde nasıl bir suç şebekesine dönüştüğünü anlatır. Tanrıkent, kimsenin yaşam güvencesinin olmadığı bir yer. Tanrıkent’te öldürülmek için, bir çeteye üye olmak gerekmez. Tanrıkent, kör kurşunun gelip sizi bulduğu yerdir. Adıyla tezat, ilahi adaletin asla işlemediği, toplumsal dönüşümünü sadece yeni şefler ve yeni çetelerin sirkülasyonuyla sağlayan yerdir Tanrıkent. Tanrıkent’te öldürülmek için, bir kaçan tavuğu yakalayamamak yeter. Ya da sadece tavuk olmak.

Hiçbir oyuncusunun ünlü ve profesyonel olmadığı, tüm erkek oyuncularının en iyi erkek oyuncu ödülünü aldığı bu filmin muhakkak ve muhakkak izlenmesini şiddetle tavsiye edrim. Özellikle final sahnesinin. Final sahnesini tam olarak idrak edebilmek içinse filmin bütününün. Belki kendimize de ders çıkarabileceğimiz bir şeyler bulabiliriz bu filmde kimbilir!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben filimi izledim, gerçekten çok güzel, hemde çok mesaj veren, herkezin seyredip içinden birşeyler alacağı kesin. Finalde ise zayıflara orda yer yok,düşmeye gör, anında çark yututuyor seni, küçük çocuklara yaptıklarını,daha sonra onlar cezasını veriyor.Kısaca izlenmesi gerekli bir filim. sevgi ve selamlarımla

Mehmet EREN 
 05.07.2007 19:31
Cevap :
Filmi izleyen şanslılardan olmanıza sevindim selamlar bizden efendim.  05.07.2007 21:45
 

İki yıl kadar önce seyretmiştim sanırım.. Gerçekten çok etkileyici bir film, siz de bir o kadar güzel anlatmışsınız. Elinize sağlık..

Özzlem 
 29.06.2007 16:25
Cevap :
Anlatmları güzelleştiren anlatılan şeyin niteliğ oluyor.Yorumunuz için teşekkürler.  30.06.2007 0:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1819
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster