Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
521
 

Tanrıya Mektup

Tanrıya Mektup
 

Solmuş yüzüm, ilaç kokuyor nefesim.


Adım Reyhan. Dağlar kızı değil, yoğun bakım kızı Reyhan. Güzeldim ben de bir zamanlar. Gülerdi yüzüm, ben de severdim, en pahalı parfümleri sürerdim. Şimdi soldu yüzüm, ilaç kokuyor nefesim. Bağladılar ellerimi ayaklarımı, çırpınıp duruyorum.

60. gün, yine buradayım. İğneler girip çıkıyor vücuduma, çırılçıplak yatıyorum. Ölmek istedim, beceremedim. Kurtarmışlar beni. Oysa ben bu dünyada kalmak istememiştim. Hayır, kalacaksın, kalmalısın dediler, ellerim ayaklarım bağlı, yoğun bakım odasında, en köşedeki yatağımda, çırpınıp duruyorum hâlâ…

Beynimde bilmem hangi dalga salınıyor, alfa mı, beta mı? Uyuyorum devamlı. Gözyuvarlarım hareketli, acı çekiyorum, kıvranıyorum. Anlamsız sesler çıkıyor ağzımdan. Bağıramıyorum, çözün beni diyeceğim, konuşamıyorum… sadece çırpınıyorum. İçimde derin bir acı var, anlamıyorlar.

Gelen gidenim, arayan soranım yok. Yoğun bakım kızı Reyhan’ım ben. Grafilerim inip çıkıyor, bağlandığım makineler bipleyip duruyor. Tutun diyorlar yaşama, tutun! İsteyip istemediğimi sormadan. Oysa ben istememiştim kalmayı, bana göre değil demiştim bu dünya. Ama, yok hayır, beceremedim, gidemedim.

Şimdi köşedeki yatağımda, kimsesiz, beyaz çarşaflara sarılı, aciz bir bedenim sadece. Nerde benim güzel elbiselerim? Görenler acıyan gözlerle bakıp geçiyor. Grafilerim bir inip bir çıkıyor… Az önce şefkatli bir yüz eğildi bana doğru. Güzel sözler söyledi yumuşak sesiyle. ‘’ Haydi Reyhan, gayret ! ‘’ dedi. Bana sıcak elleriyle dokunsun istedim, söyleyemedim. Açılan göğsümü örtüp gitti sadece.

Nerdesin anne? Beni neden bıraktın? Öksüz kaldım buralarda. Başka yüzler değil, senin yüzün olmalıydı bana doğru eğilen. Senin sesini duymalıydım. Her yanım çırılçıplak, gel ört üstümü. Üşüyorum, nerdesin? Sar bir kere beni, göğsüne bastır. Ben hayatı terk etmek istedim, beceremedim ama sen beni ne de kolay terk ettin. Ne çok haklıymışım gitmek istemekte… yoksun işte. Hani sevenlerim nerde?

Bulutların üstünden bakıyorum şimdi sizlere. Sahte gözyaşlarınız gökkuşağı oluşturmuyor işte. Oysa benim acılarım kırılıp kırılıp hiç keşfedilmemiş renklere ayrılıyor o gözyaşlarının içinden geçerken. Bir yukarı bakıyorum, bir aşağı. Grafilerim hâlâ inip çıkıyor. Reyhan sana gelmek için çırpınıyor.

Tanrım, gelemedim, bekle beni. Tam yaklaşmışken döndürdüler yolumdan. Bekle beni, mutlaka geleceğim. Sana gelen yol bu kadar mı uzun? 60 gündür gelemiyorum.

Hoşça kal hayat, Yeniden gözlerimi açıp bakmayacağım belki sana bir daha. Şu an beynimde sadece şimdiye dek gördüğüm ve yaşadıklarımdan izler ve renkler var. Ve hâlâ nefes alan bir beden. Bırakın artık yakamı, çıkarın kabloları… bırakın gideyim…

Gecenin derin sessizliğinde uzaklardan göz kırpan ve yaşam vaat eden şehrin ışıkları, bir de bipleyen makinalarla baş başa ve bozbulanık bir sel gibiyim. Bu ışıklara aldandım bir zamanlar. Yaşamak istedim, onu da beceremedim, ölmeyi beceremediğim gibi.

Tanrım, bu mektup sana. Oku ve cevap ver bana. Aç kapımı, karşıla beni. Ardımdan ‘’ Vah zavallı! ‘’ deyip unutup giderler. Ben nasıl unutacağım yaşadıklarımı? İçimdeki derin sızı dinsin artık. Ver ilacımı. İnmeden bu bulutlardan gelivereyim yanına artık. Tekrar düşürme beni aşağı. Bir aydınlık var ötelerde. Çıkmak istiyorum karanlığımdan.

Ben Reyhan, yoğun bakım kızı Reyhan. Solmuş yüzüm, ilaç kokuyor nefesim. Dışarıda akıp gidiyor yaşam, bugün bayram. Benimse aklımda tek şey sana olan özlemim.

İmza: Reyhan

Adres: ( İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Gözlem Birimi- A 607 / 3. Dahiliye Bölümü )

Tarih: 19 Mayıs 2010 Çarşamba

Yazan: Müşerref ÖZDAŞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olağan üstü gzel olmuş.Tebrikler.

Fevzi Gültuna (Cavıldak) 
 24.05.2010 16:23
 

Yazınızı okuyunca duygulanmamak elde değil. İnşallah Allah acil şifalar verir. Yalnız bir hususu es geçmemelisin. Tanrı diye bir şey yoktur. Sadece Allah vardır. O her zaman yanındadır. “Ben” dediğin o hasta bedenin, sen değilsin. O basit bir cesetten başka bir şey değil. Sen bir kimliksin Bir ruhun, bir şuurun var. İşte o ruhun, kişiliğin ölümsüzdür. Ölüm sadece bir başka boyuta geçiştir. Ne olur sadece Allah'a inan onu düşün, ondan iste. Merak etme o sana şah damarından daha yakın. Şu fani dünyadaki süren ne zaman dolarsa dolsun önemli değil. Sen ebedi hayatını mahvetme. Belki Allah bunu hissetmen için bu kadar dert verdi. Kulun bittim dediği yerde o devreye girer inan. Size sevgilerimi ve Allahtan acil şifalar vermesini diliyorum. Allah sabır ve hidayet ihsan eder inşallah. Selam ve saygılar.

akar 
 24.05.2010 10:37
 

Eksikliğini de vermesin. Zor.

Ahmet Balcı 
 24.05.2010 2:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 653
Kayıt tarihi
: 13.09.09
 
 

10.06.1961 Kütahya-Simav doğumlu. Tüm eğitim hayatı İzmir'de geçti. 1982 E.Ü.Fen Fakültesi Biyolo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster