Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

08 Ekim '18

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
42
 

Tansiyonum Tetikte

Tansiyonum Tetikte
 

Hasta yaşlanmak var, bir de sağlıklı yaş almak var.


İnsanlar Kanserden Korkuyorlar
Hipertansiyondan Korkmuyorlar.
Oysa Tansiyon Daha Tehlikelidir.
 
Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor, ama tansiyon aniden öldürebiliyor. Öldürmediğini de süründürüyor.
 
Yaşadıklarımdan biliyorum, çevremdekileri bilgilendiriyorum.
"Sağlıklı olmak bedava, hasta olmak çok pahalı. Sağlığınıza sonradan değil, kaybetmeden önce çok dikkat edin" diye nasihatler ediyorum.
 
En büyük zenginlik sağlık, bunu sağlığını kaybedince çok iyi anlıyor insan. 
Yüce Mevlâm bedavadan sağlık bahşetmiş, bedenimizi hor kullanarak sağlığımızı yitiriyoruz. Sonrasında bedelini maddi manevi ağır ödüyoruz.
 
Hipertansiyonum peydah olalı tuza hasretim. Sabah kahvaltılarında tuzlu olduğu için zeytin yiyemiyorum. Yine tuzlu oluşundan peynir çeşitlerini ağzıma süremiyorum. Nefsimin sesine uyup bir parça alsam, 'hop' tansiyonum fırlıyor.
Böreklere, çöreklere özlem doluyum. Sarımsaklı, bol yoğurtlu, üzeri soslu biber, patlıcan kızartmalarına hasretim. Hamur işi tatlılara, bol köpüklü ayrana bile hasretim. Mantıya hasretim, çiğ böreğe, gözlemeye hasretim. Turşu eşliğinde sevdiğim sucuklu kuru fasulyeye, pilava hasretim. Daha dolu yiyemediklerim var. Pek çok lezzete göz atmakla yetiniyorum.
 
Tansiyonla birlikte kalp rahatsızlığım da olduğundan, en sevdiğim hamur işi çeşitleri kalbimi yorar oldu. Bana özel yapılan tuzsuz makarnayı bile yiyemiyorum. Az tuzlu ekmek kaçamağı ediyorum bazen, domatesi katık ederek; enseme ağrı dikliveriyor. Tansiyonun yükseldiği habercisi. (Tuzsuz hiç bir şeyin tadı yok, ama tuzdan da bana artık sağlık yok.)
 
Bazen misafirliğe gittiğim ev sahibi zorla ısrar ediyor: "Bu su böreğini senin için yaptım. Biraz ye ne olursun, hatırım için. Senin için çok emek verdim." 
Kıramıyorum melül bakan gözleri, hatır için, hastanelik oluyorum.  Tansiyon 19-20'lere fırlıyor.
 
Ölümün kıyısına gidip geliyorsunuz o anlarda. Acilde doktorlar müdahale etmese bu durumda felç olmanız yüksek ihtimal. 
Bakacak kimseniz yoksa, vay halinize, ölene dek sürünür insan. 
 
Kolay mı, kıpırdamadan hep yatmak, başkalarının eline bakmak, hatta konuşamamak, dört duvar arasında yatağa bağımlı olmak. Özel ihtiyaçlarını bile kendin görememek, için için ağlatır insanı. 
Bu durumdaki bazı hastalar çekmektense, ölmeyi istiyor. Lakin vade dolmadan ölünmüyor. 
Yatan hastaya bakanlar bazen bıkarlar. Çünkü insanın eti, insana ağır gelir. Kaldıramaz uzun süre; o yüzden derler: "Yatana da zor, bakana da" diye. 
Hastalığı da, hastaya bakmanın zorluğunu da çeken bilir. İnanın öyle bir durumda dünyanın en güzel yerinde, şen şakrak insanlarla birlikte olsanız bile, mutlu olamaz, huzur bulamaz insan. 
Huzur sağlıkta.
 
Büyük bir hastalık geçirmeyenler, hayatta her şeyin boş olduğunu, dünyanın yalan olduğunu anlayamazlar. 
 
Evet, büyük hastalıklar, idrâk arttırır. Onun için belki bazı arifler "derdim derman imiş bana" demişlerdir.
 
Cihan padişahımız Kanuni Sultan Süleyman: “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi.” diyerek sağlığın önemine dikkat çekmiş. 
 
Hasta yaşlanmak var, bir de sağlıklı yaş almak var. İkincisi tercih sebebimiz tabi. Ne yazık ki bunu hasta olmadan anlayamıyoruz.
 
Ayfer AYTAÇ - ayferaytac.com
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 515
Toplam yorum
: 250
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster