Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1343
 

Tapuda isim düzeltme komedisi

Tapuda isim düzeltme komedisi
 

Tapu dairelerine işinizin düşüp de bitirdikten sonra çıkabilmek büyük bir hüner ister. Bence iki dönümlük bir arazinizin tapusunu sorunsuz alabilirseniz bir kurbanlık iş demektir. Rahat bir nefes alırsınız ve bir daha da tapuya uğramak istemezsiniz.

Biliyorsunuz 1970'li yıllarda tapulamadan bilirkişi heyetleri gezerek arazilerin kime ait olduğunu tespit ederdi. Bu tespitlerde ya memurların cehaletinden, ya da yanlarında gezen köylülerin yanlış bilgilendirmelerinden veya kasıttan tapu kayıtlarında yüzlerce yanlış yapılmıştır.

Bunlardan biri de benim başıma geldi. Ata dededen beri bakmakta olduğumuz iki parça yanyana arazide babamın baba adının İbrahim iken İBO yazıldığını duyduk. O yıllarda "Nasıl olsa mal bizim, nüfusta da dedemin adı zaten İbrahim, sonra zaten İbrahime İbo dendiğini dünya alem bilmiyor mu ? Gün olur düzeltiriz." dedik. Babam rahmetli sağken ben kendim bu parçalardan birine zeytin, fıstık fidanları diktim, büyüttüm ve zamanı gelince de aşıladım. yaşım ellinin üzerinde ve bu ağaçlar zaten şimdi ürün veriyor. 

Babam rahmetli olunca, Annem bize öncülük ederek yedi kardeş bu araziyi kendi aramızda kurayla paylaştık. Üç kardeşim hemen kendi hisselerini en küçük kızkardeşim muhtaç diye ona az bir parayla sattı. Tabi bu satış resmi bir satış değildi. Sonra bir kardeşim de hissesini bana sattı. Bu malda farklı paylarla üç kardeş kaldık.

Uzun yıllar il dışında görev yaptığımdan ve nasıl olsa tapusunu bir gün alırız diyerek bu günlere geldik. Geçenlerde haritadan parsel numaralarını ve komşularımızın tapu fotokopisini bulunca, tapuya  giderek intikal yaptırmak istedim. Bana bir kayıt vererek belediyeden, tapudan gerekli evrakları ve ilişik kesme yazılarını istediler. Götürdüm, tapu kaydını açtıklarında senin dede adın İBO, oysa nüfus kaydında İbrahim, bu şekilde intikal yapamayız. Bunu mahkemeye ver, düzelt gel." dediler. Müdür Beye çıktım, öyle ettim, böyle ettim , durum değişmedi.

Ben de inat edip 'Yapılan yanlış yapıldığı yerde düzeltilmeli, bu hata benim değil, Adliye  ilçemden çok uzakta ." diye oturup Bimer'e dileğimi yazdım. Yazarken de şikayet değil bunun bir dilek olduğunu belirttim.

Bereket versin gelen cevap olumluydu ve ilgilenilmesi isteniyordu. Tapudan gelen bir mesajla gittiğimde, elime bir muhtarlık ilmuhaberi verilerek "Bunu muhtara ve azalara imzalat, muhtar imzalarsa iki de arazi komşunu getir." dediler.

İşin kötü yanı matbu ilmuhaberin altında neredeyse muhtarın idam fermanı yazılı. Altta "Bütün hukuki ve cezai sorumluluk tarafımıza ait olmak üzere bu arazi adı geçen kişi ve onun mirasçılarının zilyetindedir."  yazıyordu.

Muhtarı yarım gün bekledikten sonra adam kağıdı eline aldı başladı paniklemeye." Kardeşim, ben sizin dede adınızı nereden bileyim, yaşım genç, arazinin temelden size ait olduğunu nasıl bileyim? Dur, ben bir nüfusa sorayım, baba adınızla aynı ve onun da baba adı İBO olan başka bir var mı onu yoklayayım. Yarın gelin görüşelim." dedi.

Aksine babamla aynı adlı onun da baba adı İBO olan başka biri çıkmaz mı ? Haydi ne yaparsın? Muhtar tutuşarak tapuya gidip "Beyim bunlar başka birinin malına sahip çıkıyorlar, aman ben buna imza atamam." demiş mi ? Memur da nüfus kayıtlarındaki durumdan şüphelenince hemen bana bir mesaj gönderir. Mesajda " Taşınmazlar size aitse, evraklarınızı alarak ilgili mahkemeye dava açmanız gerekmektedir." der. Belki tapu memuru da kendi açısından haklı ama burada yine de kanuni eksikler var. Baba adı babamla aynı, dede adı da İBO olan biri yüz yıldır  gelip arazimize girmemiş de bundan sonra dede adından dolayı mülkümüze sahip mi çıkacak !  Böyle bir saçmalık olabilir mi ?

Anlayacağınız geldik mi tekrar üç dört ay önce başladığımız yere ? Biz acele ediyoruz ki satan kardeşler tapuda da birbirimize resmen devredelim de ölümlü dünya kimsenin hakkı kimsede kalmasın. Ya kardeşlerden biri vefat ederse, Haydi işin içine torunlardan beri girecek. Gel de o zaman işin içinden çık !

Tapuda basitçe çözülebilecek, gerekirse kadastro memurları ile yerinde tespit yapılarak ve bağ komşularından iki şahit dinlenip tesçil yapılacak işlem mahkemeye kaldı.

Yani dört ayda tapuda bir  İBO'yu İbrahim yapamadık. Ya dedemin adı Mehmet soyadı da Özdemir olsa ne yapacaktık ? Bence en küçük ilçede bile beş on tane Mehmet Özdemir çıkar.

Umarım işin içinde olan ve sorunları bizzat yaşayan bilinçli kişiler konuya el atar doğru yönetmelikler çıkar da böyle lüzumsuz zaman ve ekonomik kayıplar yaşanmaz.  

Ve umarım başvuracağım mahkeme bu basit isim düzeltme işlemini aylarca süründürmez de yüzlerce  yıllık ata malımıza sahip çıkabiliriz. 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar. Bloğunuzu okudum. Maalesef yasadaki boşlukları doldurmak yine mağdurlara kalıyor. Kanun koyucu hatanın yapıldığı yeri işaret ederek telafisinin de işaret edilen yer tarafından yapılması gerektiğini açıkça göstermesi gerekir. Ama ne yazık ki hata birinci basamakta yapılmışsa telafisi üst basamaklarca gideriliyor. Olan kime oluyor mağdura oluyor. İnşAllah sorun fazla sürüncemeye kalmadan çözülürse öpüp başınıza koyun. Yani bu şekildeki çözüm şekline bile razı olmak zorundasınız Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 10.06.2014 6:13
Cevap :
Doğrudur, tahsilli kişiler bile bu işin altından zor kalkarken fakir fukara nasıl adliye kapılarında sürünsün, düşünen olmalı. Bugün itibariyle Sulh Hukuk'a açtığım dava adli tatil nedeniyle Eylüle kaldı. İnşallah kısa sürede sonuçlanır. Yorumunuza teşekkürler.  10.06.2014 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 120
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1624
Kayıt tarihi
: 02.07.12
 
 

68 kuşağındakileri iyi bilirim. Çalışmam ziraat üzerine. İnsanların ana dilleri ile konuşmalarını..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster