Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '11

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
732
 

Taraf Gazetesi'nin Düştüğü Çukur

Taraf Gazetesi'nin Düştüğü Çukur
 

Yayın hayatına başladığından beri düzenli olarak takip etmeye çalıştığım gazetelerden birisidir Taraf Gazetesi. Bünyesinde ağırlıklı olarak sol-sosyalist cepheden gelen isimleri barındırması ve yapmış olduğu haberleriyle ilgimi çeken yanları vardır Taraf Gazetesi’nin. Gerek yapmış olduğu haberler, gerekse de yazar kadrosu bir hayli ilgi çekici…

Taraf Gazetesi’ni çoğu zaman cesur da bulmaktayım.

Hele hele vesayet altında yönetilen bir ülke olduğumuzu düşünürsek, var olan vesayete karşı sıkı bir mücadeleye girişmek çok da kolay olmasa gerek. Ülkemizdeki vesayetçi yapıya karşı girişmiş olduğu mücadele de Taraf Gazetesi’nin tavrını her zaman desteklemiş birisiyim. Üstü örtülmek istenen bir çok provokasyon eylemine karşı duruşunu da her zaman doğru bulmuşumdur. “Eğitim zaiyatı” denilerek verilen disiplin cezası nedeniyle ölen dört askerin başına gelen felaketin arkasına düşen Taraf Gazetesiydi ve Taraf Gazetesi bu olayın ortaya çıkmasında başrolü üstlendi. Oysa biliyoruz ki merkez medya bu gibi olayların üstünü örtmekte eline su dökülemeyecek maharetlere sahiptir.

Dolayısıyla Taraf Gazetesi’ne ilişkin şunu rahatlıkla söylemek mümkün… “Taraf Gazetesi yayın hayatına başladığından beri ortaya koyduğu performansla merkez medyayı da kendisine getirmeye çalıştı.” Oysa Taraf Gazetesi’nin tirajı belli… Cürümü ortada olan bir gazete kimi zaman yapmış olduğu haberlerle ülkenin gündemini belirler hale geldi. Gerçek bu…

Ne var ki…

Taraf Gazetesi geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu bir haberle baltayı öyle bir taşa vurdu ki, vuruş o vuruş, bir anda gözümden düşmeye başladı.

Bir gazetenin her hangi bir siyasal partiyi desteklemesini hiç de anormal bulmuyorum. Zira her gazetenin bir çizgisi vardır ve bu çizgi siyaset arenasındaki partilerin çizgisiyle örtüşebilir. Siyasal çizgi bir yana, aynı zaman da bir gazetenin doğru habercilik yapması da esastır. Kaldı ki ülke medyamızın bu hususlardaki sicili ortada… Bu ülkenin merkez medyasının devletle kolkola verip kimi gerçekleri nasıl çarpıttıklarını bildiğimizden mütevellit az çok Taraf Gazetesi’nin bu durumu tersine çevireceğini düşünürken, aksine Taraf Gazetesi bir anda kendisini merkez medyanın düşmüş olduğu çukurun içerisine atıverdi.

Taraf Gazetesi baltayı nasıl taşa vurmuştu?

Taraf Gazetesi’nin baltayı taşa vurduğu hadise YGS skandalıydı.

Malumunuz, YGS sınavında şifreleme ortaya çıktığında Taraf Gazetesi son derece net ve kendinden emin bir manşet atmış ve “Şifreleme yok” diyerek mevcut iktidar partisi AKP’ye ve ÖSYM ile ÖSYM Başkanı Ali Demir’e kati ve geri dönülmesi imkân dahilinde olmayan bir destek vermişti. Taraf Gazetesi Başyazarı Ahmet Altan o günkü yazısında desteğini şu şekilde açıklamıştı, “Biraz mert olun, mert”. Belki cümle tam böyle değil ama özü itibariyle Ahmet Altan “Şifreleme var” diyen çevrelere ateş püskürmüş ve bu çevreleri AKP’nin düşmanı olarak ilan etmişti. Aradan çok geçmedi ve YGS sınavında şifre olduğu ayan beyan ortaya çıkınca Taraf Gazetesi’nin nasıl çark ettiğini görmek durumunda kaldım. Yüz seksen derece dönüş yaptı Taraf Gazetesi.

YGS mevzuu halen gündemin birinci maddesi ve biliyoruz ki normal bir ülkede böyle bir skandal yaşansa, daha o dakika siyasal iktidar istifa eder. Ama ülkemiz anormal bir ülke olduğundan böyle şeyler hayal ötesidir.

Peki Taraf Gazetesi ne yaptı skandal sonrasında?

Objektif bir gazete, dürüst ve samimi bir gazete, mevcut iktidar partisinden hesap sormak durumunda değil midir? Taraf Gazetesi zerre olsun böyle bir şey yapmadı ve böyle bir şey yapmadığı için kendisine yapılan “Taraf Gazetesi ikiyüzlü bir gazetedir” iddiasını doğruladı.

Bu gün sabah gazete manşetlerine bakıyordum ve yine Taraf Gazetesi’nin manşeti gözüme ilişti. Manşet aynen şu şekildeydi..

“Karavana Kemal”

Taraf Gazetesi kendi attığı karavanayı bırakmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun YGS sınavındaki mail hadisesine gönderme yapıyor. Mal bulmuş mağribi misali… Ama Taraf Gazetesi’ne hatırlatmakta fayda var ki bu denli iktidar yalakalığı fazla kabak tadı verir hale büründü. Zira o iktidarın kimi vekillerinin yediği haltları on ikiden vuran da Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Şaban Dişli, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Melih Gökçek hadiselerini unutmayalım. Belgeli, tescilli, doğruluğu her yanı ve yönüyle ortaya çıkarılmış iddialardı ve bu isimlerden iki tanesinin nasıl istifa ettiğini bilmekteyiz. Melih Gökçek Bey’in televizyon ekranlarından ne hallere düştüğünü hatırlıyoruz.

Taraf Gazetesi için benim söyleyeceğim tek bir kelime var “Ayıp”…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Taraf tutuğu her haliyle belli...nemalanıyorlar...

Mesut Selek 
 13.05.2011 0:33
Cevap :
Aynen öyle Mesut Hocam. Taraf tuttuğu her halinden belli...  16.05.2011 9:44
 

bence her gün 2 adet taraf alan, bu gasteyi demokrasinin simgesi gören demokrat arkadaşlarımız düşünsünler. zaten günde 10 adet taraf da alsalar bu arkadaşları düştükleri çukurdan kurtaramazlar:) bu derin taraftar tayfası iktidar yalakalığı yapacaklarına 1 milyon yediyüz bin gencin yerinde kendilerini koysalardı eminim hükümete dümdüz giderlerdi. selamlar.

Başak ALTIN 
 12.05.2011 13:13
Cevap :
Taraf Gazetesinde bir sorun olduğu kesin Başak. Sağlıksız bir yola girdiler. Bir gazete bu denli bariz bir şekilde tarafını belirlemez. Ne var ki yazar kadrosuna olan inancımı halen korumaktayım. İdari yapının çizgisinden kaynaklı bir durum hükümete yamanmaları.  16.05.2011 9:43
 

Sevgili Nihat Hocam....bir gazeteden beklentimizin çok fazla olduğu kanaatinde değilim... objektif olmasını, doğruyu arama çabasında olmasını bekliyoruz. Bir hükümet doğru birşey yaptığında onu doğrulamak, desteklemek ne yanlış birşeydir ne de yalakalıktır. Bu nedenle bugüne kadar Taraf'ı senin gibi ben de destekledim. Ama hükümetin bariz hatalarında onun arkasında durmanın adı başka birşeydir ve bu konuda Taraf en az senin kadar beni de hayal kırıklığına uğratmakta. Taraf'da ilginç birşey var. Yazar kadrosu ile gazetenin genel yayın idaresi ekibi arasında bir kopukluk var. Yazarlar arasında AKP'yi ciddi ciddi eleştiren, hatta son dönemki eğilimlerini tehlikeli bulan isimler var ve onlar beni hala gazeteyi zaman zaman okumama neden olan şeyler. Ama manşetleri, haberleri belirleyen merkezi idarede bir sorun var. Bugün atılan manşet cidden acaip derecede yalakalık kokuyor. Kılıçdaroğlu'nun iddaisı yalanlanmış değil, ortada bir e-posta var. Çakma olup olmadığı tartışılıyor sadece...

Bibliyofil 
 12.05.2011 11:52
Cevap :
Merhaba Sinan Hocam… Taraf Gazetesinin genel yayın idaresiyle, yazarlar arasında hissedilir düzeyde bir farklılık olduğu kesin. Atılan manşetler ve köşe yazarlarının yazılarına baktığımızda bu sorunu rahatlıkla görmek mümkün. Taraf Gazetesinin yönetimi daha çıkmaya başladığı günden beri kendilerine yapılan eleştirileri haklı çıkarırcasına bir karaktere belirgin bir şekilde dönüştü. Milliyetçiliğe son derece net bir şekilde tavır almış olan Taraf Gazetesi, AKP’nin son dönemlerde ısrarla MHP tabanını etkilemeye çalışan tavırlarını daha net bir şekilde eleştirmekten kaçınıyor ve ısrarla Kılıçdaroğlu’na saldırıyor. Taraf Gazetesinin şu son dönemlerdeki hali bana hiç samimi gelmiyor. Neden bu denli ilkesizlik bunu da anlamış değilim.  16.05.2011 9:40
 

Değerli Yıldız Nihat, İnsan düşünen ve çoğunlukla duygularına göre düşünce üreten bir varlıktır. Gazeteler önceleri okuyucularına bilgi vermektedir. Ancak, Fransız ihtilalinin arefesinden bu yana okuyucunun (çoğunun) okuduklarından etkilendiğini görülerek, "Harmanı yel deliyi el döndürür!" anlayışınına uygun icraat yapılmaktadır. Özellikle tekelleşmiş medya, okuyucunun gözüne bakarak haberleri çarpıtmakta ve açık ifadesi ile yönlendirici, yanlış bilgi vermektedir. Savcının konu ile ilgili açıklamasına göre, olayda şifre var (amaçlanan belki de toplu kopya çekimine mani olmak.) ancak, ortada ne kopya, ne de birilerinin çıkar sağlaması vardır. Ve geçen sene tam puan alanların sayısı bu yıldan daha fazladır. Özetle, ilk günden koparılan (önyargılı-bilinçli) yaygara kasıtlıdır. Sonuç bunu teyit etmektedir. Ve Taraf'ın teşhisi doğrudur. Doğru olan nedir? bu işte birilerine çıkar sağlanmamasıdır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 12.05.2011 11:15
Cevap :
Ne var ki Mehmet Bey sorun o şifreden nemalanan birilerinin olması değil aksine madem öyle neden şifre yok diyerek bir inkâr yolu seçildiğidir. Neresinden bakarsak bakalım işin içerisinde bir bit yeniği olduğu kesin. Şifre olduğu açıklansaydı daha ilk günden sanırım sorun bu noktalara gelmezdi. Taraf Gazetesi bu olayı “Şifre yoktur” şeklinde gördü. “Şifre var ama bu şifreden faydalana yok” deseydi sanırım daha doğru bir tavır içerisinde olurdu. Ama bir defa iktidara ille de yamanmak ve iktidar taraflarında saf tutmak var ya… Sanırım Taraf Gazetesini yanlışa götüren neden tam da burası. Selamlar Sevgiler  16.05.2011 9:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster