Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
456
 

Taraf olmak, olmak, olmak..................

Taraf olmak, olmak, olmak..................
 

Bu da onun tarafı


Hepimiz neden hayatın her anında ve alanında taraf oluruz, oldururuz; hiç düşündünüz mü? Doğa şartlarının bir gereği mi yoksa? Yada yok yok aile şartlarının gereği? Bu hiç değilse eğer ekonomik durumla ilgili öyle mi? Siyasete ne dersiniz? .....................sessizlik...................sessizlik................................

Böyle günde neden böyle bir yazı mı? Taraf olmayı iyice abartıp, işin içinden çıkılamaz bir hale soktuğumuz için. Çünkü taraf olmak sabit fikirli olmak değildir, Taraf olmak körü körüne liderine veya inandıklarına inanmak değildir, taraf olmak karşı tarafın hiç bir şey olmadığı, hiç bir şeyden anlamadığı ve sadece bulunduğu tarafın bildiği bir şey hiçççç değildir.

Ben de bu yazıyı yazarken oldukça tarafsız davranmaya çalışacağım. Ama yine de taraflı olursam burada taraf olmuşsunuz diyebilirsiniz.

Yaşım 36. Ne alaka mı? Biz büyürken annemle babam bizi hep tarafsız olarak büyütmeye çalıştılar ve başardılar da. Kendi içlerinde bir yerin tarafı olmalarına rağmen. (Akıl ermeye başlayınca anlamaya başlıyorsunuz) Onlar bir taraf oldukları halde neden bizi kutuplardan ayırdılar? Belki ana-baba ve koruma içgüdüsüyle. Eeee taraf olan insanların anne-babalarında koruma iç güdüsü yokmuydu? ........Vardı. O zaman benim anne babam çok mu abartıyorlardı? Hayır, Çünkü 17 yaşımda iken daha daha yüzümde tüy yokken, bıyıklar yeni yeni terlemeye başlamışken cebime koyabildikleri para ile beni üniversite imtihanlarında kazandığım 2 yıllık muhasebe eğitimim için 1991 yılında Antalya Meslek Yüksekokuluna gönderdiler. Eeee ne var bunda? Ne mi var? Annemle babam hayatlarında Antalya'yı hiç görmediler, bilmediler. Çünkü hiç gelmediler. Git sen oku dediler. Peki neden yalnız? Erkek olduğum için mi? %50 diyebiliriz. Bana çok mu güveniyorlar dı? %50 de buna diyebiliriz. Aynı şartlarda benden 3 yaş küçük kız kardeşimi gönderirmiydiler? HAYIR. Neden? Çünkü o bir kız. Gitti %50 kalan %50 ne olucak peki? Ona da çok güveniyorlar. Şartlar %100 elverişli olduğunda mı vurdum duymazlık, %50 de mi ben pek anlıyamadım. Onlar Erkek tarafında mı oldular? Kız tarafında mı? Ya da GÜVEN=TARAF diyebilirmiyiz? Çok saçma.

20'li yaşlar da çalıştığım büronun patronu derdi, GÜVEN KONTROLE MANİ DEĞİLDİR. Doğrumu, çok doğru. Tamam o zaman benim Antalya maceramı koyduk cebimize. TARAF 1 Çünkü orada taraf olunmuştu.

Örneklerimizi bu ve bunun gibi hayatımızın her anında yaşadığımız olayların ince detaylarından çıkartabiliriz. Mesele doğruyu ve doğru tarafı bulmak diyeceğim ama hemen hoop serkan diyeceksiziniz, TARAF OLDUN. Hayır olmadım demek mi güzel, Evet oldum demek mi? Onu da siz söyleyin.

Aslında yazıyı akşam ki Habertürk Kanalında yayınlanan Yiğit Bulut ve Basın Kulubü programının (21 MAYIS 2010-CHP KURULTAYI İLE İLGİLİ) ne kadar taraflı bir yayıncılık gerçekleştirdiğini ama bunun kendisinin görmediğini ve görmesinin de mümkün olmadığını belirtir bir şekilde yazıcaktım ama düşününce YİĞİT BULUT'un bir borsacı olduğu ve bu hükümet zamanında olduğunu söylediği ve inandığı tarihin en yükseliş ve en inişlerin, döviz piyasasının ona göre mükemmel olduğunun ve hiç bir hükümetin yapamadığını bu hükümetin yaptığını her fırsatta söylemesi AMA ASIL OLANIN DÜNYA PİYASALARI İLE PARALEL OLARAK GİDEN TÜRKİYE GERÇEĞİ'nin olduğunu ismi gibi YİĞİT'çe söyliyemeyip TARAF olmaya devam ettiğini görünce TARAF OLMAK ile ilgili yazı yazmaya karar verdim.

Aslında herkes şahsi düşünceme göre benim Antalya gerçeğinden ayrı olarak genel anlamda %50'si ekonomik sebeplerden, Kalan %50 ise Korkulardan dolayı taraf olmaktadır. Korku da apayrı bir konu ama TARAF OLMAK ile KORKMAK arasında bağ olduğunu düşünüyorum. Neden mi? Çocuğunun başına bir şey gelmesinden korkan ebeveynler içgüdüsel olarak koruma, kollama ve gerektiğinde saldırma TARAF'ında olurlar. Geleceğinden (ister ekonomik, ister siyasal, ister rejim, ister dini) korkanlar o korkularını yenmek için hemen geleceklerinin onlarla iyi olacaklarını düşündükleri kurum, kuruluş, parti vb. toplulukların bir TARAF'ında olurlar. Eeee bu durum KORKU VE TARAF olmanın dışında biraz da psikolojik olmuyor mu o zaman? Bence oluyor, Nasıl mı?

İnsanlar sonuçta değilim diyen bile herkes ama herkes duygusaldır. Bulunduğu ve hissettiği anı yaşar ve kararlarını ona göre verir. Ben mantıkla hareket ediyorum diyen bile farkına varsa da aslında ruhunu kandırırcasına duygularıyla verdiği kararı bile TARAF olduğu mantıkla verdiğini zanneder ve buna kendini inandırır ama asıl olan duygularıdır.

Sonuç ta hepimiz bir şeylerin TARAF'ındayız. İyi-Kötü, Güzel-Çirkin, Mantıklı-Duygusal, Gerçek-Siyasi diye çoğaltabildiğimiz her şey de TARAF olsak ta EN ÖNEMLİ si;

İNSAN OLMANIN VERDİĞİ ERDEMLE TARAF OLDUĞUMUZ ŞEYLERİ SORGULAMAKTIR.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 441
Kayıt tarihi
: 23.04.10
 
 

1974 Bursa doğumluyum. İlk-orta-lise eğitimimi Bursa'da yaptıktan sonra, yüksekokul eğitimimi (Mu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster