Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
222
 

Tarih konuşacak – Ne farkınız var -

Tarih konuşacak – Ne farkınız var -
 

2010 referandumun göstermelik maddesiydi…

7 Nisan 2011’de soruşturmaya başladılar…

4 Nisan 2012’de yargılama başladı…

Yetmez ama evetçiler umutluydu…

12 Eylül yahut diğer adıyla 80 darbesinin yaşayan mimarlarının yargılanması, ceza almaları… 

Yıl 2000…

O zamanlar Adana savcısı olan Sacit Kayasu, Kenan Evren ve dönemin yöneticilerinin suç işlediği gerekçesiyle iddianame hazırladı. Çok değil olaydan 2 gün sonra 30 Mart 2000 tarihinde HSYK tarafından kınama cezası aldı.

20 Nisan 2000’de ( bundan sonra gelecek tarihlere dikkat ediniz) görevinden uzaklaştırıldı. Sonra Adana Cumhuriyet Başsavcılığı kınamaya istinaden “görevi kötüye kullanmak" ve "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif “ suçlamasıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi de, 11 Aralık 2002 hapisten, para cezasına çevirerek mahkûm etti…

Daha sonra HSYK 27 Şubat 2003 Kayasu’yu meslekten ihraç etti. Artık sav’cı bir av’ukat dahi olamıyordu…

Yılmadı olayın peşini bırakmayan Kayasu AİHM’e başvurdu. 13 Kasım 2008’de “ifade özgürlüğünü kısıtladığı” gerekçesiyle AHİM, Türkiye’yi tazminata mahkûm etti. 

13 Aralık 1980 de…

Âleme ibret olsun diye yaşı küçük olduğu halde büyütülerek asılan, darbenin simge isimlerinden Erdal Eren şu an yaşasaydı acaba şu yukarıdaki tabloyu nasıl yorumlardı… 

Bırakın Türkiye’nin imajını kendilerini korumak, AİHM verdiği kararların zorlarına gitmeleri neticesinde 2010 referandumunda Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yolunu açtılar. Ancak gene o referandumla HSYK’nın yapısıyla oynadılar… 

Siyasetin bir oyunudur bu…

Oya-lama adımları…

Rant yoksa oy kaybıysa start verildiği noktadan itibaren olaylar yol bulmacasına benzer… Ara ki bulasın çıkışı…

Gri cevaplar, bürokratik bir dille harmanlanıveriyor… Geniş zamanlı cümlelerle pembe hayaller kurduruluyordu.

Hani ne oldu mahkûm edebildiniz mi 12 Eylül darbecilerini…  

Olmamış bir şeyin peşinde birçok masum insanları Ergenekon çatısı altında toplayanlar birden nasıl da o grilikten kurtuluveriyorlardı. Darbeye teşebbüs savlarıyla gazetecileri, bilim adamlarını ve emekli askerleri müebbette mahkûm ediveriyorlardı. O zaman renkleri, duruşları kapkara oluyor kendilerini ise ak pak gösteriyorlardı.

Darbenin askerisi, sivili olmaz diyen o Ak kardeşler akıl almaz bir diktayla halen daha sadece demokratik eylem haklarını kullanan gençlerin üzerlerine polisi salıyorlar. 

Ve bugün gezi olaylarında;

Ahmet Atakan 22,

Ali İsmail Korkmaz 19,

Mehmet Ayvalıtaş 20,

Abdullah Cömert 22,

Ethem Sarısülük 27 yaşında yaşama direnerek gözlerini sonsuzluğa kapamışlarken, gayri resmi yollarla idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren’in ipini çekenlerden ne farkınız var.

Hadi diyelim şu anki koşullarla adalet susuyor ama tarih hep konuşacak… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Esma'nın ölen babasından gelen mektubu okuduğunda göz yaşlarını tutamayanlar kendi gençleri ölürken yapmacıktan demeçlerle, sonucu belli soruşturmalarla geçiştiriyorlar. Ülkemizde bu güne kadar iktidar olanların hiç biri mezhepsel bir politika gütmemilerdi bunlar hariç. Allah'ı (CC) bir kenara koydular, "iyi kul-kötü kul" ayrımını kendileri yapıyorlar. Benim öğrendiğim Müslümanlıkta böyle bir kayırmacılık yoktur. Bugün bu ülkede bir nifak varsa, bir ayrımcılık yapılıyorsa sebebi kimdir acaba? %50 oy alanlar bu oyların içersinde inançsızların, sarhoşların, kumar oynayanların, berduşun, zibidinin, eşcinselin, travestinin, cahilin, okur-yazarın, sanatçının, zanaatkarın, işçinin, memurun, akılının, dindarın, bağnazın, kadının, erkeğin, gencin, yaşlının oylarının olmadığını mı düşünüyorlar? Peygamberimiz (SAV) vefat ettiğinde arkasında bir hırkası vardı. Kendilerini dindar gören yöneticilerin ölümünden sonra arkalarında miras kavgası yaşandığını ne çabuk unuttu bu ülke insanı?

nazmi acar 
 18.09.2013 13:14
Cevap :
değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.  20.09.2013 22:37
 

Ölen öldüğü ile giden gittiği ile yananlar yandıkları ile canlar canı ile anağalar yüreği ile kahrı ile kalıyor geride şatafat içerisinde hiçbirşeyi umursamayan 7 sülalesini sağlama almışlar kalıyor ve tarih yazıyor bunu ve bizler unutmayacağız ...unutturmayacağız da diyeyim ama artık yeter değişmeli...Onlar Esmaya ağlar ben İsmaillere ağlıyorum umurlarında değil ki...neyse sustum selamlarımla.

Tülay EKER 
 14.09.2013 14:52
Cevap :
değerli ve içten yorumunuz için çok teşekkür ederim..  14.09.2013 23:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 255
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 311
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

İzmir doğumluyum. Uzun düşünceler, kısa şiirler hayatımın büyük bir bölümünü kaplar. Öyle gökkuşa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster