Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

26 Ağustos '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1405
 

Tarih Öncesi Taşlar

Tarih Öncesi Taşlar
 


İnsanlar eskiden beri, toprağı kazdıkları zaman baltalara, bıçaklara, ok uçlarına benzeyen garip şekilli birtakım taşlar bulurlardı... Bu konuda azıcık kafa yormaları gerektiği hâlde bilginler, "bunlar doğanın eseridir" demekle yetiniyorlar ya da halkın görüşüne katılarak, "bunlar şimşek taşıdır" diyorlardı. Çünkü köylülere göre bu taşları şimşek parçalamış, bu duruma getirmişti.


Atalarımızın bu konuya ilgisiz kalmaları, bu garip şekillerin bir rastlantıya bağlı olamayacağını tahmin edememeleri, bizim için anlaşılması zor bir tutum olmaktadır. Bu zekâ tembelliğinin tek bir açıklaması olabilir... Bize çevremizde gördüğümüz her şeyin sebebini araştıran "bilimsel düşünüş" eski insanlarda yoktu!.. Buna rağmen yine de içlerinden bazıları, bu taşların çok eskiden yaşamış insanlar tarafından yontulduğunu ileri sürmüşlerdi. Lâkin onların bu görüşlerini izleyen olmamış, hattâ zamanla unutulmuşlardı bile.


Tarih öncesi çağın keşfi, 1830 yılında, küçük bir Fransız kasabası olan Abbeville'de başladı... Başkent Paris ile ilişki kurmanın hayli zor olduğu o devirde taşrada, çevrede okumuş kimselerin toplanıp tartıştıkları cemiyetler, dernekler çok vardı. İşte bunlardan biri olan Abbeville İlerleme Derneği toplantılarında, Somme Nehri kıyılarında bir kanal kazan tarağın çıkardığı taşlar hakkında çok konuşuluyordu. Bu taşları inceleyen Camille Picard adındaki genç bir doktorun bu hususta bazı düşünceleri ve ilginç görüşleri vardı. İşte tarih öncesi devir, ilk defa, 1934 yılında, küçük bir taşra derneğinin yayınladığı "bildiriler" aracılığıyla kendi ilkelerini kabul ettirmiş oldu.


Birinci nokta... Bu taşlar insan eliyle yapılmış ve şekillendirilmiştir.


İkinci nokta... Bu taşlar iki ayrı uygarlığın varlığını ortaya koyuyorlardı. Bunlardan birinde insanlar taşları sadece yontmuşlar, ondan çok sonraları ortaya çıktığı belli olan diğerinde ise, taşları güzelce cilâlamışlardı ama henüz madenler kullanılmıyordu.


Üçüncü nokta... Somme kıyılarında bulunan taşlar, tropikal bölgelerde yaşayan fil, su aygırı, gergedan ve daha birçok başka hayvanın kemiklerine karışmış bir vaziyetteydi. Demek ki o çağlarda Fransa'nın iklimi çok daha sıcaktı.


Dördüncü nokta... İklimin böyle tamamıyle değişmesi, ancak binlerce sene sürecek, çok uzun bir zamanda gerçekleşebilirdi. Öyleyse insanoğlu, hayli eskilere dayanan bir tarih boyunca yavaş yavaş gelişerek, şimdiki uygarlık düzeyine erişti.


En önemli düşünceler, küçük bir taşra kentinin sınırlı çevresinde doğdu ve sadece doktor Picard'ın dostları tarafından kabul edildi. Bu dostların arasında eğer derneğin başkanı ve kentin gümrük müdürü Jacques Boucher de Perthes bulunmasaydı, bu fikirler yayılma imkânı bulamayacaktı. Bu görüşleri hem benimseyen, hem de hayran kalan Perthes, bu çarpıcı fikirleri Paris'teki ilgili çevrelere tanıtma işini üzerine aldı.


Doktor Picard 35 yaşında yaşama veda ettiğinden, Boucher de Perthes, dostunun fikirlerini kabul ettirmek için 80 yaşına kadar tam anlamıyla savaş açtı. Ancak bu görüşleri ne Paris Müzesi'ne, ne de Bilim Akademisi'ne kabul ettirebildi. Amiens yakınlarındaki Saint-Achual kasabasının kum ocaklarında, o kentin doktoru başka taşlar ve hayvan kemikleri bulduğu zaman dahi bu görüşler taraftar bulamadı.


Lâkin bugün bütün dünyada, tarih öncesi devre ait gereçler bulunduğu zaman, bunları tanımlamak için "Abbevilyen" ve "Aşölyen" gereçler terimleri kullanılır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Artık pek gereç bulunacağını sanmam, ancak derin kazılarda çıkar, yüzeye yakın olanlar bulundu bitti. Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 31.08.2008 18:26
Cevap :
Evet, ne varsa derinlerde kaldı bence de... Sevgiler...  01.09.2008 0:42
 

Gene çok ilginçti. Elinize sağlık. Tarihi tam anlayamadım. 1830 mu, 1930 mu? Selamlar...

vakayinüvis 
 26.08.2008 2:10
Cevap :
İşin aslı şu... 1830'da olay başlıyor fakat kimseye dert anlatılamıyor... Uzun yıllar sonra genç nesil aynı bulguları inceleyip yayınlayarak bildiriyor... Tarihlerin ikiside doğru yâni... Örneklersek, bir ürün düşünün ki yapılmış ama pazarlanamamış, bu nedenle de hiç satılmamış... Aynı ürün uzun yıllar sonra gençler tarafından yeniden çıkarılmış, tanıtımı ve pazarlaması iyi yapılmış, tabii ki iyi satış yapmış :-)) Size sonsuz sevgiler ve teşekkürler... Niçin mi?.. Son zamanlarda aldığım en anlamlı yorum için... Mükemmel bir soruydu ve bloğu dikkatle okuduğunuzun belgesiydi :-)) Bu vesileyle bir kez daha teşekkürler ediyorum, eksik olmayınız, sevgiler, saygılar...  27.08.2008 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3206
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster