Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
894
 

Tarih ve tarihçiler diyor ki; “Vahdettin hain değildir.“ (3)

Tarih ve tarihçiler diyor ki; “Vahdettin hain değildir.“ (3)
 

“Mustafa Kemal Türk paşasıdır. Benim paşamdır. Hiçbir Türk askerine hakaret edilmesine izin vermem.


Reşat Ekrem Koçu tarafından yazılan ve Doğan kitap tarafından yayınlanan “Osmanlı Padişahları” İsimli eserin, 584. sahifesindeki 4. paragraf şu şekilde başlamaktadır; “Sultan VI. Mehmed Vahideddin hakkında “vatan haini" derler...

Değerli Tarihçi ve öğretmenimiz, Emekliliğine kadar Kuleli Askeri lisesinde öğretmenlik yapmıştır. İzninizle önce yazar ve tarihçimiz hakkında kısa bir bilgi verelim.

Yazar, 1905 Yılında İstanbul’da doğdu. 1921’de Bursa Lisesinden, 1931’de İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden mezun oldu. İstanbul’da yayınlanan Tarih, Malumat, Cerid-i Havadis gazetelerinde çalışmış ve
1925 Yılında da ‘Cumhuriyet’ gazetesinin memleket haberleri servisinin başına getirilmiştir.

Emekliliğine kadar Kuleli Askeri Lisesi, Pertevniyal ve Vefa liselerinde Tarih öğretmenliği yapan yazar, 6 Temmuz 1975 Yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

Koçu’nun Türk Tarih yazınındaki yeri çok önemlidir. “Tarihi sevdiren adam” olarak anılan hocası Ahmed Refik Altınay’ın yolundan gitmiş ve o yolu genişletmiştir.

* * *

C) KAYNAK; Reşat Ekrem Koçu, “Osmanlı Padişahları” Yıl 2003, 6. Baskı sahife. 584, 4. Paragraf

“Sultan VI. Mehmet Vahideddin için “vatan haini” derler, ben küçük bir ilave yapacağım,

“Vatanına ihanetle idama mahkum olup yaşının çok ilerlemiş olması, Fransa’ya eski hizmetlerinin hatırlanması ve Fransa’yı sevdiğinden şüphe edilmemesi dolayısıyla ölüm cezası müebbet kalebentliğe çevrilen Mareşal Petain gibi” diyeceğim.

Mazileri çok temiz olan ve memleketleri felaket girdabına düştükten sonra iş başına geçen, ağır mesuliyetler yüklenen, yenik milletini daha fazla çiğnetmemek için nefret edilen galip düşmanlara dostane el uzatmak durumunda kalan o kara bahtlı insanlar milletlerin tarihlerinde sigorta lambalarına benzerler, kendilerinin yanması büyük tesislerin kurtulmasını temin eder.

Sultan VI. Mehmet Vahideddin’in tuttuğu yol, başta Topkapı Sarayı hazinesi ile müzelerimizdeki ve milli kütüphanelerimizdeki kıymetlerine paha biçilmez, en küçük bir parçası yerine konulamaz hazinelerimizin kahhar düşmanlar tarafından yağmasını önledi.

………

17 Kasım sabahı, İstanbul’daki İngiliz İşgal kuvvetleri Komutanlığı tarafından THR Ajansı vasıtasıyla cihan basınına şu resmi tebliğ verildi;

“Zatı şahanenin vaziyeti hazıra dolayısıyla Hürriyet ve hayatının tehlikede olmasından korkarak bütün Müslümanların halifesi sıfatıyla İngiltere’nin himayesini ve İstanbul’dan derhal müfarekat istediği resmen bildiriliyor. Zatı şahanenin arzusu bu sabah yerine getirilmiştir.”

* * *

Denildi ya, yorum yapmayacağız.

Sadece muteber (tarafsız) kaynaklardan ve tarafların ağzından, sadece belgeleri açıklamaya devam edeceğiz.

Bir büyük merak konusu da “Atatürk’ü Samsun’a Vahideddin mi gönderdi?” Gelecek yazımızda belgeler yayınlandığında, okuyan herkes kendi kanaatlerini oluşturacaklardır.


Resim:www.gaziantep.net'ten alıntıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Vahdettin'in İstanbul'u terk ederken, imkanı olduğu halde beraberinde kişisel eşyalarının dışında bir şeyler götürmediğini ve bu konuda dürüst davrandığını biliyorum. Siyasi konudaki tutumuna gelince, sanırım o tarfını da başka açıdan değerlendirmek gerekecek. Atatürk'ün Sansun'a çıkışı ile ilgili olarak belki ben de bir şeyler söyleyebilirim. Selamlar.

cdenizkent 
 17.10.2008 11:51
Cevap :
Saygıdeğer cdenizkent, gençlerimize karşı olan görevlerimizin başında, onlara okumayı, tarihi, tarihini ve vefalı olmayı sevdirmemiz ve bu konuda örnek olmamamız gelmektedir. Tarih, milletlerin beslendikleri ağaç kökleri gibidir. Köksüz ağaç kuruyacağı gibi tarihini bilmeyen ve sevmeyen milletlerin ileri gitmesi görüleceği üzere çok sıkıntılı olmaktadır. Bizler, bu ülkeye dün hizmet edenlere bugün nasıl vefa duygusu göstermiyorsak, bugünde iktidardaki siyasi parti (kim olursa) yöneticilerine göstermiyoruz. Çoğumuz hiç zorlanmadan, diğerimizi, "Satılmış, hain, işbirlikçi, yobaz vb" ile suçlamakta, diğer taraftan, O insanların vergileri, ürettikleri ile geçindiğimizi ve onların koruması altında huzur içesinde olduğumuzu aklımıza dahi getirmemekteyiz. Allah Korusun bir savaş halinde, bir anda nasıl, diğerine, inancına, örtüsüne, rakısına, giyimine bakmadan onu kardeşi gibi görerek sarılacağı aklına getirememektedir. Değerli katkılarınız için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  17.10.2008 12:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1117
Toplam yorum
: 2714
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1735
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster