Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '15

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
285
 

Tarihe ayna tutmak

Tarihe ayna tutmak
 

Okul merdivenlerinde talebeler


Bir mektep. Merdivenlerinde de muallimler ile gülen gözleri ve beyaz yakalarıyla yukarıdan aşağıya sıralanmış talebeler...

Bir ülke düşünün ki, değişmesi gereken şeyler hiç değişmezken, bazı şeyler de sürekli değişsin ancak, o değişen şeyler de ülkeyi 'nedense' hep ama hep daha kötüye götürsün.

Biliyorum, çok karamsar, kötümser bir giriş oldu fakat, bazen gerçekten de tam yukarıda ifade etmeye çalıştığım gibi olduğunu düşünüyorum, bu ülkede yaşananların.

Fotoğrafa bakanlar, kapının sol tarafındaki duvarda, 'Muallim Yahya Efendi İlkokulu' tabelasını görecekler.

1914-1915 öğrenim yılında 'Fatih Numune Mektebi' adı ile kurulan bu eğitim yuvasının ismi sırasıyla,

1917-1918 öğrenim yılında Akşemseddin Numune Mektebi,

1922-1923'te On birinci Mektep,

1948-1949'da Yahya Efendi İlkokulu,

1949-1950'de Muallim Yahya Efendi,

1957'de de İstanbul Belediyesi'nin aldığı kararla Tarık Us İlkokulu

olur.

Eski fotoğrafları deşifre etmeye çalışanlar için, ne de büyük bir kolaylık değil mi? Tabelaya bak, bir de okulun zaman içinde aldığı isimlere, sonra da tak diye söyle fotoğrafın hangi yılda çekilmiş olabileceğini.

Yani, arkasında ''2. Sınıf Hatırası - 1954'' yazmasaydı da, yukarıdaki kronolojiye bakarak tabeladan, fotoğrafın çekildiği yıl kolayca tahmin edilebilirdi.

Okul aslında Fatih'te kurulur ancak zaman içinde önce binalar, sonra sokaklar derken, nihayet bulunduğu semt de değişir.

Son taşınma ile de Fatih'ten, şimdiki yeri olan Haliç kıyısındaki, Balat ile Fener arasında bir yerlere gelir.

*****

Okulların isimlerini değiştirirler, sokakların, meydanların, caddelerin, ilçelerin, hatta yapabilseler illerin.

Ülkenin kurtarıcılarını düşman, vatan hainlerini de kahraman gösterirler.

Tarihi aynaya tutarak anlatırlar ve sonra da ''Atalarımızın mezar taşlarını okuyamıyoruz'' derler.


Peki ya kendilerine çok öykündüğümüz Arap dostlarımız ne yapsınlar?

Maalesef bu insanlar, anadilleri 'gibi' Arapça bilmelerine karşın, okuyacak tek bir mezar taşları dahi yoktur.

Yani belki mezar taşları vardır ama o taşların üstünde, mezarın kime ait olduğunu belli edecek bırakın cümleyi, sözcüğü, tek bir harf bile bulamazsınız.

*****

Okullara, sokaklara, caddelere, meydanlara, parklara isim vermek de, zamanında verilmiş o isimleri iktidarı ele geçirince değiştirmek de çok kolaydır.

Ne var ki mühim olan ve asıl önemlisi, isimleri değil ülkenin kaderini değiştirip değiştiremediğindir.

''Ülkeyi olumluya doğru yönlendirebiliyor musun?''

İşte tarih sana bu soruyu sorar ve iktidar ortaklarınla beraber seni bu soruya verilecek yanıta göre yargılar.

Yoksa bu gün senin eskiden yapılmış olanları yıkıp bozduktan sonra yerine yapmaya çalıştıklarını da, gün gelir başkaları kolayca tahrip edebilirler.

Hani ''Nasıl başlarsan öyle gider'' der ya atalarımız, yazı da biraz öyle oldu sanki. Karamsar başlayınca, haliyle umut dolu bitirmek de çok kolay olmuyor.

Yoksa aslında fotoğrafı elime aldığım ilk anda amacım sadece, insanları o güzelim ilkokul günlerine götürebilecek bir kaç güzel cümle yazabilmekti o kadar... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 344
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 22.07.09
 
 

Okur yazarım. Okur yazarlıktan kastım, okuduklarımı yazmamdır ki, bu yazılarımı genellikle 'kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster