Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
10823
 

Tarihi ters çeviren yazılar/Bayrakları bayrak yapan üstündeki kan değildir

Tarihi ters çeviren yazılar/Bayrakları bayrak yapan üstündeki kan değildir
 

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır 

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” 

Rahmetli şairimiz Mithat Cemal Kuntay bu satırları hangi duygularla yazdı bilemeyiz. Türk’ün ateşle imtihanı dediğimiz o kara günlerde bu satırlarda gizlenen algı yanlışını düşünecek durumda da değildik zaten. Büyük şair Akif de “Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın” demiştir. Bu tür şiirler bir zaruretin, kurtuluş mücadelesinin, yok olmanın eşiğinden dönmenin sonucunda insanların yüreğinde biriken milli duygularla yazılmıştır. O kara günleri yaşayanlar duygularını, birikimlerini bizlere aktardılar. Ayrıca eğitim kurumlarımız bu “Ateşten Günler” i alabildiğine işledi. İçimiz dışımız vatan sevgisiyle doldu. Bu durumda bayrağımız da bir sembolden çok cenge giden akıncıların gaza sancağına döndü. 

Bir şeyi olması gerektiği halinden çıkarırsanız tepkiler haklılık kazanır. Bayrak ülkenin onuru, halkın gururudur. Halklar suçsuzdur. Halkın gururu olan bayrağa düşman olunmaz. Ama bugün Amerikan ve İsrail bayrakları yakılmaktadır. Peki, siz Finlandiya bayrağının yakıldığını duydunuz mu? Bu şu anlama geliyor: Amerikan ve İsrail bayrakları bu haliyle bayrak değildir. 

Kanlı bayrak zarurettir; kara günlerin eseridir. O zarureti yaratan nedenler cehaletin sonucudur. Bazı ülkelerin bilinçsiz, cahil, faşist ruhlu devletleri “Topraklarınızı bize vereceksiniz” demişlerdir. O gün o ülkelerin halkları bu cehalet tayfasını desteklemiş olabilirler. O günlerin üzerinden neredeyse bir asır geçti. Bugün savaşı haklı gören kimse yok gibidir. Artık savaşların bitmesi gerektiği söylenen çağımızda bayrakların kabul edilen algısının da normale dönmesi gerekir. 

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Kimin kanı? Düşmanın. Düşman kim? Siz dünyada herhangi bir ülkeyi ülkemize düşman olarak görüyorsanız bu sözü Çankaya’nın kalbine asalım. Yok, eğer görmüyorsanız rahmetli şairimize teşekkür edip unutalım. Çünkü dünyada barış rüzgârlarının esmesini istediğimiz bu çağa uygun değil. Ben bayrağımın İsrail ya da Amerikan bayrağı gibi algılanmasını istemiyorum. 

Belki cahilim, bilmiyorum. Sadece Mersin’de bayrağımız yerlerde sürüklendi. Ayrıca Ermenilerin de bayrağımıza saygısızlık yaptıklarını duyduk. İşte yok bunlar Türkiye’nin düşmanları falan, kim ne derse desin bayrağımıza bu saldırıların yapılması bayrağımızın Amerikan ve İsrail bayraklarına benzetilmesi nedeniyledir. Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet konusundaki hassasiyetimizi ayrı tutarak söylüyorum ki bayrağımız İsrail bayrağı gibidir. Amerikan bayrağı gibidir. Finlandiya bayrağı gibi değildir. Devletimize TC denmesi, bayrağımızın kendi ülkemizin insanları tarafından bile yeter derecede saygı görmemesi biraz da bundandır. 

Eskiden bayrak elinizdeki top tüfekle aynı anlamı taşıyordu. Yani savaş silahı gibiydi. Askerler bayrakların gölgesinde ölüyorlar ve şehitlerin üzerine bayrak örtülüyordu. Bu durumda bayrakların üzerinde kan olması, ya da rengini kandan aldığının söylenmesi doğaldır. Ama konuya milenyum çağı insanı olarak baktığınızda bayrağın üzerindeki ya da bayrağa rengini verdiği söylenen kan bizlere itici gelmektedir. Ben şahsen kanla oluşmuş bir bayrak istemem. Biz bayrağımızı öldürdüğümüz insanların kanına mı buluyoruz? Kimi öldürüyoruz ya da neden öldürüyoruz? 

Türkiye ateşin içindeyken böyle bir yazı yazılır mı? İşte Kerim Korkut’u diğerlerinden ayıran bu. Ülkenin kaderinden sorumlu diğerleri Mersin’de bayrağımızı yerlerde sürükleyenlerin cahilliğinde. Siz ağlıyorsunuz onlar da ağlıyorlar; gülüyorsunuz onlar da gülüyorlar. Çocuk bunlar çocuk. Oysa sizler gülerken onlar düşünmeli, ağlarken kahrından ölmeliler. Yarın öbür gün Türkiye’nin her bir yanında sizler terörü lanetlemek için sokaklara çıktığınızda bu yöneticililerden bazıları güya acınıza ortak olduklarını göstermek için aranıza katılacaklar. Sayın yönetici, senin görevin şehitlere ağlamak değil, şehit analarını ağlatmamaktır. Akıl, ateşin içinde gerekli. Korkut ülke kan ağlarken, milyonlar bayraklarla meydanları dolduracakken bayrağa karşı yazı yazıyor. Peki, senin ülkenin liderleri ne yapıyorlar? Bütün ülkeye intikam yemini ettiriyorlar. 

Şehit cenazelerine bir de bayraksız olarak katılın. Gözyaşlarınız sessizce aksın ama yumruklarınız sıkılı olmasın. İnanın bana bu şekilde yapacağınız şehit cenaze ve protestolarına Kürtler de katılacaktır. Ben şehit cenazelerine bir tane Kürt’ün katıldığını zannetmiyorum. İnsanları korkutuyorsunuz. Acınızı anlıyorum ve tepkinize hak veriyorum ama 26 yıldır bu protestolar ülkemize ne kazandırdı? 

Şehit cenazeleri bu haliyle sadece PKK’ya değil Kürt halkına karşı da yapılıyor gibi. Sizler ellerinizde bayraklar yumruklar sıkılı haykırırken Kürtler korkudan perdelerini kapatıp evlerine saklanıyorlar. Siz PKK’yı protesto ediyorsunuz ama protesto şekliniz sanki Kürtleri hedef alıyor. Bayraklarınızdan ve sıkılı yumruklarınızdan çocuklar korkuyor. Korkut’u dinleyin, bayraklarınızı almadan, yumruğunuzu sıkmadan sessizce gözyaşlarınızı akıtarak yürüyünüz. Şehitler bizim şehidimiz. Hepsine yüreğimiz yanıyor. Ama aklımız da başımızdan gitmemeli. Şunu bilin ki tepkilerinizde haklısınız ama şehit cenazeleri maalesef bazı çevrelerce intikam provası gibi algılanıyor ve ayrışmayı derinleştiriyor, barışa hizmet etmiyor. Yalaka yöneticileriniz bunları size asla söylemez, söyleyemezler. Ateş düştüğü yeri yakar. Adamın gencecik evladı toprağa düşmüş. Tepki gösterme diyebilir misiniz? Elbette ağlayacak, sızlayacak, saç baş yolacaktır. Ama böyle anlarda birilerinin de aklının başında olması lazım. 

Geçmiş geçmişte kaldı. Bugün artık her şey gibi bayrak da değişim yaşamalı. Bazılarının dediği gibi bayrak bağımsızlığın simgesi olacaksa bizim ülkemiz bana göre bağımsız değil ve bu nedenle de bayrağımızın anlamı yok. Hem bayrakların bağımsızlığı ifade etmesi modern çağa uygun değil. Bayrağın bu anlamı kılıç kalkan devletlerine özgü olup savaşı çağrıştırıyor. Ama bayrak bir halkı temsil edip bu halkın onuru gururu olabilir. Türk bayrağı sadece Türk halkını temsil etsin nolur ki? Zaten olması gereken bu değil mi? Ay yıldızlı bayrağı elimize alıyor ve “Hey Kürt kardeş bak bu bayrak seni de temsil ediyor” diyoruz. Onun da kendi bayrağı olsun. İnsanlara kendi halkıyla gurur duyma şansı verelim. Kimliğini açıyor Türk. Elindeki bayrak Türk. Adı Türk, soyadı Türk. Adam tabii ki kimlik arayışına çıkacak ve Kandil’in yolunu tutacak. 

Bayrağımız diyor rengini kandan almıştır. Alman da öyle diyor, İngiliz, Fransız da. Bu ne lan! Kasap mısınız siz? Kerim Korkut yalaka değildir; gerekirse halkın nefretini kazanma pahasına gerçekleri söylemeye devam edecektir. Mutlaka bu kan rastgele kan değildir. İnek kanı değil şehit kanıdır. Yine de kan savaşı çağrıştırıyor. Bugün bir İsrail ya da Amerikan bayrağını öpebilir misiniz? Öpemezsiniz çünkü kan bulaşmıştır. Bayrak bir yandan temsil ettiği halkın simgesi olurken diğer yandan milletlerin kutsal ideallerini ve mücadelelerini ifade etmelidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Kerim Korkut: Büyük Şair Mithat Cemal Kuntay bu gün hayatta olsaydı Beni Kerim Korkut'a götürün derdi, Ben Kerim korkutun yazdığı şekilde O mısraları içimdeki pınardan döktüm,Kerim Korkut anlamıştır, ancak bazıları anlamamıştır.2005 yılında Mersinde yerel bir gazete köşesinde İstiklal Marşımızın mimarı Mehmet Akif Ersoy için bir yazımın sonucuna"" ağlıyorum senli günlere yetişmedim diye yetişseydim Canımı canına yedek ederdim, Sen yaşamalıydın ben canı neylerim ""duygu yüküm ağırdır, yük etsem kimse kaldıramaz, Sevgimde,dostluğum, arkadaşlığım da zordur her can tahammül edemez,Yazınızın fazla yorum almaması bana tuhaf gelmedi, Çünkü böyle yazılarda (olumlu ve haklı ) insanların dili tutulur,beyni durur, yorum yapacak kelime bulamazlar,lakin bu kadar çok insanın okuması insanı şok ediyor,İnsanlarımız böyle yazılara arap çöllerindeki bedeviler gibi susamış hele konu Vatan, Bayrak,İstiklal marşımız olunca...!Müsaade ediniz Alnınızdan öpüyorum Saygı ve hürmetlerimi sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 01.06.2012 1:12
Cevap :
He ya bu yazıya yorum yapan olmadı...Yorum için ihaleye çıkardım yine de sizin dediğiniz gibi nanay...Siz ülke değerlerine saygılı önemli bir şahsiyetsiniz.Bu nedenle bazen çok önemli gördüğüm yazılarımı size öneriyorum.Umarım bana kızmazsınız.İşte önerdiğim yazı:"Kalsın benim davam mahşere kalsın"  12.06.2012 20:51
 

Bentderesi çapkınları başlıklı blogunu okudum. Evet yorum almamışsın ama o blogunu da yoruma kapatmışsın. Ben yorum yzacaktım ama gördüğün gibi yazamıyorum. Toplumsal sorunlara bakış açın gerçekten çok sağlıklı, bende zamanında genelevler devletleştirilmeli başlıklı bir blog yazmıştım. Genelev emekçileri bence çoğu insandan daha delikanlı ve daha namusludurlar. Kimseden bir şey çalmıyorlar, kandırmıyorlar, onların bir ihtiyacını karşılıyorlar. Bence fahişelik uydurarak, yalan yanlış varsayımlarda bulunarak yapılan falcılık mesleğinden çok daha onurlu bir meslektir. Falcı sahtecilik yapar ama fahişe gerçek hizmet verir. Sevgiler ve selamlar

Mustafa Atilla 
 21.01.2012 15:34
Cevap :
Allah Allah! Hep teknıolojinin gerisinde kalıyorum yahu.3000'e yakın kişi heç yorum yapmaz mı dee mi? Siz demeseniz...Nası becerdim ben bunu ya!  25.01.2012 16:47
 

Yazdıklarına aynen katılıyorum. Bu güzel ve akıl dolu blogun hiç yorum almamış olması ise çok düşündürücü bir durum, demek ki okurlar bu blogunda eleştirecek bir şey bulamamışlar ama yüreksizliklerinden dolayı da destek vermemişler. Yazını önerilerime aldım. Sevgiler ve selamlar

Mustafa Atilla 
 20.01.2012 12:42
Cevap :
Maalesef 100'ün üzerinde yazım kabul edilmedi.3000 kişi tarafından okunan "Bentderesi çapkınları" adlı yazımda da yorum yok. Benim çok okunan yazılarımda nedense yorum yok.  20.01.2012 20:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1390
Toplam yorum
: 4400
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 667
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster