Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1077
 

Tarık Akan, Sarıkamış ve Ben

Tarık Akan, Sarıkamış ve Ben
 

Tarık Akan ve Filiz Akın Sarıkamış Gar'da Memleketim filminin çekimi sırasında


Sarıkamış’ta geçirdiğim beş yıl, çocukluk anılarımın en güzelidir. Ortaokuldan sonra gittiğim yatılı TCDD Meslek Lisesi ve sonrasında mecburi hizmetli olarak memuriyete başlamam nedeniyle hayatımın çocukluk dönemi de aslında çokta uzun sayılmaz.

Babamın işi nedeniyle Sarıkamış’ta demiryolu lojmanlarında kaldık. Sarıkamış, tarihte 93 Harbi olarak anılan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Kars, Ardahan ve Batum’un Ruslara verilmesi sonucu 40 yıl Çarlık Rusyası’nın egemenliğinde kalmış. Tiflis-Gümrü-Kars demiryolunun devamı olan Kars-Sarıkamış demiryolu geniş hat(1534 mm), Sarıkamış-Erzurum hattı ise dar hat(75 mm) olarak inşa edilmiş. Farklı genişlikteki demiryollarının buluştukları bir istasyon olması nedeniyle Sarıkamış’ta çalışanların oturması için çok sayıda lojman, demiryolu tesisi ve cer atölyeleri yapılmış. Lojman çok olduğundan demiryolu işçi ve memurları bu lojmanlarda oturuyorlardı. Boş kalan lojmanlar ise 3.şahıslara ücreti karşılığında kiraya verilirdi. 

İstasyon şehir merkezine uzaktı. İstasyon da bulunan 2 büfeden(Hamza ve Nadim amcalar) yolcular ve biz ihtiyaçlarımızı karşılardık. Sonradan birde demiryolundan emekli Ahmet amca(Ahmet Çavuş) bir bakkal açtı. Bu bakkal ve büfelerden sınırlı ihtiyaçlarımızı karşılamamız mümkündü, diğer ihtiyaçlar ise şehir merkezinden karşılanırdı.

Lojman ve İstasyon Mahallesinde çocuktan bol bir şey yoktu. Bu nedenle bazen kavga etsek te, hiç arkadaşsız kalmazdık. Arkadaşlık bağları kuvvetliydi.

Futbol sahasında sık futbol oynamanın dışındaki oyun alanlarımızda biriside istasyondu. Yolcu trenleri saatine yakın istasyona uğramayı ihmal etmezdik. Yaz tatillerinde de yolculara ve istasyonda devamlı vagonlara yük yükleyen veya boşaltan askerlere sakız, şımıska(Kars yöresinde ay çekirdeği) ve şişe su satardık. 

Sarıkamış’ta 90 bin askerin donarak şehit olmaları anısına yapılan şehitler anıtı ve Ruslardan kalan cer atölyeleri yakınında tuğla ocakları vardı. Bazen de buraya çalışmaya gelirdik. Çocuk emeğinin sömürülmesinin en somut örneklerinden birisi olarak hafızamda.

Arbak Kitapevinin raflarını süsleyen kitapları alma olanağımız sınırlı olduğu için okuduğumuz kitapları arkadaşlarımızla değiş tokuş yapardık. Şehir merkezinde bulunan ilçe halk kütüphanesi de sık uğradığım yerlerden biriydi. Yanımda mutlaka arkadaşlarımı da götürmeye çalışırdım. Orada hem ödevlerimizi yapar hem de kitap okurduk. O zamanlar ödünç kitap verme uygulaması olmadığı için kitapları ancak orada okuyabilirdik. Kütüphaneye sık gidişim kütüphane görevlisinin de dikkatini çekmiş ki bir gün bana nereden geldiğimi sordu. İstasyon Mahallesinden geldiğimi söylediğimde “aferin” dediğini ve bundan çok hoşnut kaldığını şimdi bile hatırlıyorum. 

Bazen de Belediye Sinemasına giderdik. Çarlık Rusya'sı döneminde kilise olarak kullanılan tarihi bina çok güzel bir sinemaya dönüştürülmüştü.( Sinema sonradan bir sabotaj sonucu yakılacaktı. Şimdi cami olarak hizmet vermektedir).

Lojmanlara yakın Halit Paşa İlkokul’unda İlkokulu okumuştuk. Ancak, ortaokul ve lise ise şehir merkezinde olduğundan lojmanlara çok uzaktı. Ortaokul ve lise o zamanlar birlikte eğitim verirdi. Kışın okula gitmek bayağı zor olurdu hele karın çok yağdığı, bir de tipinin bulunduğu günlerde çok zorlanırdık. Karın yağdığı yolun açılmadığı zamanlarda önde yürüyen ağabeylerimizin peşine takılır okula ulaşmaya çalışırdık. Bizden önce bir dönem Tümen Komutanın emri ile İstasyon Mahallesinin çocuklarının okula gitmesi için servis tahsis edildiği de olmuş. Sarıkamış'a kış bir geldi mi, bir türlü gitmek bilmezdi. Sarıkamış’ta askerlik yapanlar mutlaka Sarıkamış’ın “meşhur” soğuğundan, bazen nöbetlerin 15 dakikaya indirildiğinden bahsetmişlerdir. Ama bizim soğuktan, kardan şikâyet etmeye hakkımız yoktu, yaşadığımız coğrafyanın kaderini yaşıyorduk. Kar yağışı nedeniyle okullar tatil edilmezdi, “kar çok yağdı bugün okula gitmeyeyim” demezdik. Disiplinli müdürümüz Oktay Kaya’dan da korkardık. Okuyanlar şaşıracaklardır ama o zamanlar Sarıkamış Lisesi radyo yayını yapardı. Piyes, türkü ve şarkı istekleri, en önemlisi de o gün okula izinsiz gelmeyenler ve raporluların isimleri okunurdu. Yani eğer bir gün okula gitmezseniz o akşam bütün Sarıkamış bunu öğrenirdi. Eğitim çok iyiydi. Çevre ilçelerde öğretmen sıkıntısı çekilmesine karşın Sarıkamış'taki tümende görev yapan subay ve astsubayların öğretmen eşleri nedeniyle bu konuda hiç sıkıntı çekmedik. 

Yıl 1974, bir kış günü okuldan eve dönerken istasyon önünde biriken kalabalıkla karşılaştım. Kalabalığın istasyonda yapılacak film çekimini izlemek için toplandığını öğrenmem pek zaman almadı. Tesadüf o gün babam nöbette. Babam beni görünce Hareket Memurunun görev yaptığı odaya götürdü. İçeri girince kanepenin bir köşesine geçip oturdum. Sobanın başında bir arkadaşıyla ısınan ve sohbet eden Tarık Akan’ı ve bir kanepede oturarak makyajını tazelemeye çalışan Filiz Akın’ı gördüm. İzlediğim filmlerden tanıdığım T. Akan ve F. Akın’la küçük bir odada bulunmanın şaşkınlığı ve hayranlıkla bir T. Akan’a, bir F. Akın’a bakıp durdum. Film çekiminin yapılacağı trenin gelmekte olduğu haberi üzerine dışarı çıkıldı. Kars yönünden gelen Karma treni(Hem yük hem de yolcu vagonu bulunan tren) durdu. F. Akın trene bindi, pencereden dışarı baktı. Buharlı lokomotif düdüğünü çaldı. T. Akan ve F.Akın birbirlerine el salladılar. Film çekimi bitmişti lokomotif makas başında durduktan sonra tekrar geri geri gelerek yük vagonlarıyla buluştu. F. Akın trenden indi film ekibi malzemelerini toparlayıp kızaklarla şehir merkezine yol aldı. Tren bu defa tekrar geri gelmemek üzere hareket etti. Meraklı kalabalıkta dağılınca istasyonda kimse kalmadı. 

Sonraları birkaç defa izleme fırsatı bulduğum “Memleketim” isimli filmin Sarıkamış İstasyonundaki çekimleri bitmişti. Ancak, ne zaman T. Akan ve F. Akın’la ilgili bir şey okusam veya duysam hep Sarıkamış ve çocukluğumu hatırlarım.  T. Akan’ı maalesef kanser illeti nedeniyle kaybetmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Ümit Culduz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Memleketim adlı filmin bir sahnesi de Erzurum'da bir evde çekilmiş denildi.Ben o zaman orada okuyordum ve o ev yakınımızdaydı.

Kerim Korkut 
 21.09.2016 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 758
Kayıt tarihi
: 10.02.13
 
 

1963 Kars Selim doğumluyum, 1980 yılında TCDD Meslek Lisesinden mezuniyetle TCDD'de çalışmaya baş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster