Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
465
 

Tarık Buğra Anısına -2

Tarık Buğra Anısına -2
 

Yazımızın bu ikinci bölümünde, yazarımızın değerli tespitlerini sunmaya devam ediyorum. Ama bu defa önümüze çıkan konu, bizleri şaşırtan bir hususu içeriyor. Beklenmedik bir vurgulamayla Tarık Buğra diyor ki…

“Romancı..hikayeci..şair..tiyatro yazarı..edebiyatçının-tek demek isterdim- en büyük düşmanı kendisidir..bir yazarı, çünkü, ancak kendisi engelleyebilir, baltalayabilir, yozlaştırabilir.”

Sonra, bu çarpıcı iddiasının gerekçelerini bizlerin dikkatine daha net cümlelerle sunuyor.

“Nedir bir yazarı yazmaya başlamaktan alıkoyan şeyler? Hiç şüphesiz kendisi..kendi ümitsizliği, hasetleri ve ana hedeften saptıran hırsları!”

“Bir an önce tanınmak, kabul edilmek, hele hele, övülmek hırsının mahvettiği bir yığın yazar, hem de cidden kabiliyetli yazar tanıyorum. Bunların arasında, esas yeteneklerini, kafa yapılarını, dünya görüşlerini ve inançlarını dergi ve yayınevi sahiplerinin, politikacıların isteklerine satanlar çoğunluğu tutar.”

Yazarımız, değerli görüşlerinin bir başka boyutuna geçtiğinde; yazar olmak isteyenlere uyarı mahiyeti taşıyan şu görüşü bizleri karşılıyor.

“Nankör meslektir yazarlık. Ve her şeyden önce de Eyüp Peygamber sabrı ister. Yazmak için sabır? Elbette. Ama sabrın asıl gereklisi meydana getirilen eser içindir”

Bu uyarısının ardından Tarık Buğra, kuvvetli bir özgüvenle şu inancını bizlerle paylaşmayı ihmal etmiyor.

Ve haklı olarak, diyor ki;

“Bir roman, bir piyes, bir hikaye yazdım mı, bilirim ki, onu benden kimse alamaz.”

“Toparlayalım bu pazarı: Edebiyat ün getirir…hatta para da getirir; ama edebiyat bir para ve ün mesleği değildir…hele sabırsızlar için hiç değildir. Edebiyatçı olmak isteyen bir ömür, öz ömrünü peşin peşin gözden çıkarmalıdır. Yapılmaz mı? Pöhhöö…bal gibi.”

Değerli yazarımız Tarık Buğra’nın, 1975 li yıllardan günümüze armağan ettiği edebi tavsiyelerinin bu bölümünde yer alan, şu değerlendirmelerini aktarmak istiyorum.

“Yazdıklarını üst üste koysan boyunu aşar, derler. Gerçekten de yazdıklarının ardında kaybolup gitmiş, bir kuru isimden ibaret kalmış yazarlar vardır. Bunların bahtsızlığı –veya yanlışı- akıllarına her eseni yazmış olmaları değil, bütün yazdıklarını yayınlama imkanına sahip oluşlarıdır. Bir güzel imkanın bahtsızlığa çevrilişi acıdır.”

Buğra, yazarı bekleyen bu sinsi tehlikenin örneğini de, -cenaze törenine katılmış olduğu- Abdülhak Hamid ile ilgilendirerek bizlere sunuyor.

“Bizim nesil ‘Şair-i Azam’ ve ‘dahi’ Abdülhak Hamid’i dili yüzünden değil, yağmur gibi yağdırdığı eserleri arasında kaybetmiştir.”

“Bu dram sadece Abdülhak Hamid’in değildir. Başınızı şöyle bir piyasaya çevirirseniz bu gün dahi aynı dramın –yaşarken- son perdesine gelmiş şair ve yazar görebilirsiniz. Bunlar da her akıllarına eseni yazmakla kalmıyor, bütün yazdıklarını yayınlayabilme imkanlarını derhal kullanıp bahtsızlıkları haline getiriyorlar.”

Değerli dostlar. Yıllar öncesiyle bu günümüz arasında köprü vazifesi görmekle kendimi şanslı saydığım Tarık Buğra ve onun güzel ve değerli bu hatırasını, yine kendisinin şu özetlemesiyle bitireyim.

“Tekrarlayayım: Bunlar benim kendi yanlış ve yanılışlarımdan çıkardığım ilkelerdir. Onların bana hayli yararları dokundu. Bunun için de istedim ki, genç yazarlar aynı yararlanma imkanlarını benim uğradığım kayıplara düşmeden bulsunlar”

Unutulmaz yazarımızı bu vesileyle, bir kez daha rahmet ve özlemle anıyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir de Türkiye'de kıymetleri bilinmiyor. Abdulhamit'in nişantaşında vefat ettiği odayı görmüştüm, orada ünlü bir italyan mağazası vardı. Oradaki Abdülhamit ile ilgili levhayı bile kaldırmıştı. Sonra tekrar koydular.

stilwater 
 15.11.2008 13:34
Cevap :
Düşüncenize katılıyorum. Gerçekten de yazarların büyük bir çoğunluğunun değerleri bilinememiş, zor hayat şartlarında yaşamlarını sürdürmeye çalışmışlardır.  15.11.2008 19:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 599
Kayıt tarihi
: 28.07.08
 
 

1952 yılı Şanlıurfa doğumluyum. Edebiyat ve Türk Sanat Müziği yapabildiğimce- uğraştığım sanat dalla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster