Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '21

 
Kategori
Alışveriş - Moda
 

Tarımda Dahilde İşlem Rejimi

Gelişmiş ülkelerin tarımsal ürün ticareti yapan şirketleri, ürünü alıp gereğinde ülkelerine sokmadan dahi ihraç edebilmektedir. Reeksport veya antrepo ticareti de denilen bu sistemde üründe herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. İthal edilen üründe yapılan işlemlerle katma değer yaratılarak yapılacak ihracatın özel bir mevzuatı oluşmuştur. Dahilde İşlem Rejimi diye bilinen bu sistemin en çarpıcı tarafı işlenmek için ithal edilen üründen gümrük vergisinin alınmamasıdır.

Gelişmiş ülkelerin uluslararası ticaret yapan firmalarının ara ve hammadde ticaretinde adeta tekel oluşturdukları bir gerçek. Kahve, tütün, fındık gibi bazı ürünlerde hiçbir üretimi olmayan bazı AB ülke firmaları, yalnız ülke ihracatına değil aynı zamanda ülke işçi sorunlarının çözümüne de katkılar sağlamaktadırlar.

Dahilde İşleme Rejimi, firmaların ihraç ürünleri sağlamak için yurt dışından getirilen ve vergilendirilmesi beklenen, aslında ithali gümrük vergisine tabi ürünlere-mallara gümrük muafiyeti sağlayan, bir ihracatı teşvik sistemidir. Tabii ki vergi dışında KDV, ÖTV ve diğer vergi ve fonlardan da muafiyet ve hatta resim-harç istisnaları sistemin ihracatçılara sunduğu avantajlardır. 

Sistemi sanayicinin yanında, tarım sektöründen birçok kesim uzun süredir kullanmaktadır. Başta un ve yağ sanayi olmak üzere yumurta, et, balık üretip ihraç eden firmalar yıllardır bu teşvikten yararlanmaktadır.

Sistemin ana yürütücüsü Ticaret Bakanlığıİhracat Genel Müdürlüğü olup Dahilde İşleme İzni için ilk başvuru Gümrük ve Tekel Bakanlığına yapılır.

Tarımsal ürünlerle ilgili olarak 2016 yılında “Tarım Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesi” yayınlanmıştır. Bu genelgede canlı hayvanlardan etlere, balıklara; kuru meyvelerden yaş meyve sebzelere, zeytin, zeytin yağı ve salçaya, konserveye, meyve suyuna, alkollü içkilere, şekerlemelere, kabuklu baklagillere, bağırsak ve çiçek fidesine kadar detaylar ele alınmıştır. Bu kategorilerin her birinde özel düzenlemelere gidilmiştir. Örneğin buğday kategorisinde ithal edilen buğdaydan yalnız un elde edilmekle yetinilmez.  Buğday irmiği, makarna, bulgur, aşurelik buğday gibi birçok ürünün de ihracatı yapılır. O nedenle Dahilde İşlem İzin Belgesinde aşırı detaya gereksinim vardır. Bu detaylar o kadar titizlik gerektirmektedir ki zaman zaman yeminli mali müşavir raporuna bile başvurulmaktadır.

 

Dahilde işlem rejimi çerçevesinde ithal edilen ürünlerin, işlenerek ihracatı için genelde 6 aylık bir süre tanınmışsa da yavru balık ithal edilerek yetiştirilen balıklarla yapılacak dondurma, kurutma, tütsüleme, tuzlama, fleto ve salamura işlemlerinde süre 24 aya kadar çıkabilmektedir.

Dahilde işlem sistemi için buğday ithalatı çarpıcı bir örnektir. Zaman zaman ürettiğimizden fazla tüketiyorsak da Türkiye buğdayı genelde işleyip ihraç etmek için ithal eder. Nitekim 2020 yılında 9 milyon ton civarında kaliteli buğday ithal edip ve işleyerek, yüzde 60’lık bir katma değer artışıyla 165 ülkeye un, makarna, bulgur, irmik ve bisküvi olarak ihraç etmiştir. Ülkemiz bugün Avrupa’da ikinci, dünyada dördüncü en büyük makarna ihracatçısı konumundadır.

Bu konu aslında reeksportun bir alt uygulamasıdır. Birçok batı ülke ekonomisinin, Hong Kong’un, Singapur’un yıllık ihracatlarının reeksport bazlı olduğu bir gerçek. Türkiye coğrafi konumu, tarihi ve kültürel bağları nedeniyle reeksport potansiyeli çok yüksek bir ülkedir. Bu aşamada birçok tarımsal ürün işlenerek ihraç edilebilir. Türk girişimcilerinin bu yönde cesaretlendirilmeleri, bilgilendirilmeleri ülke ekonomisi açısından çok önemlidir. Mevcut ihracatçılarımız dışındaki potansiyel girişimcilerimizin, uluslararası ticaret konusunda farkındalık yaratma çerçevesinde ilgili bakanlık ve sivil toplum kuruluşlarının ellerini taşın altına koymaları gerekmektedir.

Hollanda’nın ithal ettiği narenciye miktarı tükettiğinin kat kat fazlasıdır. Çiçek üretiminin çoğu Afrika ülkelerinde gerçekleşmektedir. Uluslararası birçok tohumculuk firması ıslah materyalini ülkemizde üretmektedir. Hasat zamanın oldukça kurak olması nedeniyle bazı firmalar melez mısır tohumluğunun ilk generasyonununu (F1) ülkemizde üretip, tohumu dünyaya pazarlamaktadırlar.  Bu olanaktan yararlanarak kuzey ülkelerinin yeni yerel tohumculuk firmalarının tohum çoğaltma, generasyon atlama gibi işlemlerinin Türkiye’de gerçekleştirilmesi daha da yaygınlaştırılabilir.

Nazimi Açıkgöz

 
Toplam blog
: 145
: 432
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

1964 yılında Ankara Üniversitesini bitiren Nazimi Açıkgöz, doktorasını 1972 yılında Münih Teknik ..