Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '10

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
728
 

Tarkaaaaaannn!!

Tarkaaaaaannn!!
 

http://chatdiyari.net/tarkan-sevdanin-son-vurusu.gif sitesinden alınmıştır.


Müzik piyasasına ilk adım attığında tüm çocuklar ve yeni yetme genç kızlar tarafından bağırlara basılıp, bazı ebeveynler tarafından "ayy bu ne ayol ne sinir çocuk" yorumlarına maruz kalan Tarkanla tanışmam, ilkokul 3.sınıfta olduğum döneme denk geliyor... O zamana kadar da sevdiğim şarkıcılar olmuştu ama onunla tanışmam bambaşkaydı. Onu televizyonda gördüğüm anda büyülenmiştim (daha o yaşta:)). Annemin eteklerine yapışıp "anne noooolur, nolur alalım anneeeee" diye diye anneme kasetini aldırtıp şimdi hatırlayamadığım kadar uzuuuuun bir süre boyunca şarkılarını mırıldanmıştım. 1992 yılının Aralık ayında çıkan "Yine Sensiz" albümündeki tüm şarkılar, 1 milyon kişiyle birlikte benim de dilime pelesenk olmuştu. Öyle ki artık "Zeyneeeeep!" diye seslenildiğinde "Aslaaaaağğğğ, aslaaa vazgeçemem senden aslağğğğ" diye yanıt verir olmuştum. Sonra 1994'te Dön Bebeğim, Kış Güneşi, Unutmamalı ve adını sayamadığım hepsi birbirinden güzel 13 hit şarkının olduğu "Aacayipsin" albümüyle Tarkan sevenlerine seven, hayranlarına hayran ekledi.

O dönem, hatırlıyorum da benim için Tarkan'ın albüm kapağını silmek dişimi fırçalamak, okula gitmek gibi hayatımın bir parçası olmuştu. Kasetini de bir an olsun yanımdan ayırmazdım. Biz çocukken öyle ipod'muş, görüntülü mp3 çalarmış, telefonmuş filan yoktu. Yanında mı istiyorsun kardeşim, ya albüm kapağını taşıyacaksın ya da resimini gazeteden kesip cüzdanına koyacaksın :) Bu arada gazete demişken, gazeteler o zamanlar dev boy poster verirdi (aman yarabbi teyze gibi hissediyorum kendimi sanki 1950'lerden bahsediyorum!) Ben de gazete ve dergilerden çıkan posterlerinden, en beğendiğim küçük posterini başucuma, kendi boyuyla birebir dev posterini de yatağımın ayakucuna asmıştım. Kaset kapağı gibi arada onları da silerdim :)

Türkiye'de 2, Avrupa'da ise 1 milyon satan "Şıkıdım" dinlenmeye devam ederken 1997 yılında "Ölürüm sana" geldi.. Herkes benim kadar beğenmiş olacak ki, albüm 4, 5 milyon sattı. Bu arada geçen süreç içerisinde müzikle alakası olmayan annemi bile hayran kitlesine kattığını söylemeden geçemeyeceğim. Yaşasaydı eminim anneannem hatta dedem bile hayran olurdu (hele de Müzeyyen Senar'la düet yaptığı Benzemez Kimse Sana eserinin de olduğu Türk Sanat Müziği parçalarından sonra :)) Babamı da "Unut Beni" adlı şarkısıyla yakasından kavrayıvemiştir..

4 senelik aradan sonra 2001 yılına geldiğimizde, artık kaset kapaklarını silmeyen, müzik tarzını da oldukça değiştirmiş, Tarkandan asla vazgeçmese de önce kendini metal ve rock, sonra da caz müziğe kaptırmış taze bir lise mezunu olan ben, "Karma" albümü ile birlikte yeniden CD playerımda Tarkan'la, kovboy çizmelerimi toprağa vurup tozuta tozuta "Kuzu Kuzu" dolanmaya başladım! O yaz, Tarkan'ın karavan camından sarkıp elma yediği "Kuzu Kuzu" klibini izlemek için arkadaşlarımı "yaa tamam yaaa geliorum iki dakka daha bekleyin yaee" diyerek defalarca ekmişliğim olabilir :) Bu albümünden de milli takıma marş olmuş şarkısı Taş, Sen başkasın, Nazan Öncel imzalı Hüp, Yandım gibi insanı mest eden hit şarkılar çıktı.

Veee Tarkan dur durak bilmiyordu sayın seyircileeeerrrr! 2003 yılında yaza damgasını vuran "Dudu" albümü, 1997 yılında kendi kurduğu prodüksiyon şirketi Hitt Production tarafından çıkarıldı. Dudu albümünü, 2006 yılı Nisan ayında çıkan İngilizce albüm "Come Closer" izledi. Veee çok geçmeden, 2007'nin Aralık ayında, Tarkan bambaşka bir imajla (kısacık saçları ve takım elbisesiyle) Metamorfoz albümüyle karşımızdaydı. Bana uzuuuun mu uzun gelen 3 sene aradan sonra ise Temmuz 2010'da "Sevdanın Son Vuruşu" adlı muhteşem albümü ile yine sadece yeni yetme genç kızları değil onların annelerini ve anneannelerini de kapsayan 3 kuşağı kendine hayran bıraktığını düşünüyorum. Çünkü onun müziğindeki kalite 3 seferde dinlenilip sıkılınılan şarkıların aksine en az 3 sefer dinledikten sonra değeri anlaşılan şarkılarında yatıyor.

Peki ben bunca şeyi neden mi yazdım? Çünkü Tarkan'ın bu yaz 2 gün olarak planlanıp hayran akını nedeniyle uzatılan açıkhava yaz konserlerinden birisine katıldım ve tek kelimeyle performansından BÜ-YÜ-LEN-DİM!! Tarkan sahnede hem insanın içine sokmak isteyeceği kadar canayakın, sanki ailenizden biri gibiydi hem de şarkı başladığında, müziğe kattığı görsellikle şarkıyı damarlarınızda hissetmenizi sağlayan hareketli dekorun önünde, devleşen gerçek bir megastardı. Gece boyunca aklı başında görünen (ben dahil) görünmeyen herkes çığlıklarla Tarkaaaan diye haykırdı.. Orada bulunduğumuz her dakikanın hakkını fazlasıyla verdi ve yine söylüyorum herkesi BÜ-YÜ-LE-Dİ!!

Bunca şeyi yazdım çünkü çok az sanatçının ilk albümümden bir parçayı 7'den 70'e herkes hatırlayıp hep bir ağızdan söyler. Şıkıdım şarkısı çıkalı 15 sene oluyor ama hala şıkır şıkır oynayıp hep bir ağızdan söylüyoruz, mest oluyoruz. Ayrıca çok az sanatçı, onu sevenlere karşı duyduğu teşekkür ve sevgiyi bu kadar yansıtıp, karşılığında çok daha fazla sevgi görür..

Not: Herkesin ölmeden önce yapılması gerekenler listesine, "en az bir kez Tarkan Konserine gitmek ve 15 yaşındaki aşık kızlar gibi TarkaAaAaAaAaAaNNNN!!!! diye bağırmak" maddesini ekliyorum!!!

Sevgiler... :)

Sen Aşkı çiçek böcek güneş bulut sanmışsınnnnn... :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk çıktığı günden itibaren ben de Tarkaaaaan diye bağırıyorum :)) Yaşça sizden biraz daha büyücek olmama rağmen. Selamlar.

tijence 
 07.09.2010 13:56
Cevap :
gerçekten güzel ve kalıcı işler yapanları gördükçe gurur duyuyorum.. daha uzun süre daha tarkaaaan demeye devam :)  17.09.2010 16:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1342
Kayıt tarihi
: 03.09.10
 
 

Kendi kendine şarkı söylemeyi, yazı yazmayı, hediye almayı (hatta yapmayı), fotoğraf çekmeyi, her..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster