Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

04 Nisan '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
114
 

Tarkan Tevetoğlu'na Mektup

Yıllar önce, hatta tam da 2001 de bir rüya görmüştüm. Düzce'de Tarkan'ın konserine gitmişim (İstanbul dururken niye oraysa?), büyük demir bir kapının önünde kalabalıkla bekliyorum. Tüm seyirciler içeri alındı hala çok kalabalık ve ben dışarıda tam da demir parmaklıkların önünde kalakalmıştım. Nasıl üzülüyorum dışarıda kaldığım için. İçeriden korumalarıyla Tarkan geldi, kapıyı açtırdı ve beni içeri aldı, tanıyormuş gibi sarıldık ve beni en öndeki orta koltuğa oturttu. Ve rüya bu ya o sahne Harbiye Açıkhava Konser salonu oldu birden. Tarkan'ın konserini oradan izledim.

 

Nasıl mutlu uyandım anlatamam. Bu rüyanın mesajı ne diye düşündüğümü hatırlıyorum. Ben Tarkan'ı, cinsiyetlerden arınmış olarak çok sevdim her zaman. Ve dedim ki "Demek ki gün gelecek benim kelimelerimden oluşan bir şarkı yapıp onu dillendirecek."

 

Ismarlama sözler yazdım sonrasında, beğenmedim. Ismarlama duygu olmadığı gibi ısmarlama şarkı da olmuyor. İnsanın ta içinden gelmeyince hissettikleri, kimsenin de ta içine dokunmuyor o kelimeler. Sonra unuttum gittim. Gelecek dediğim günler geldi ve yaşandı gitti. Benim şarkı sözü hikayem bitmedi ama. Tek bir şarkının sözlerini ben yazarsam ve bunu Tarkan'ın sesi dillendirirse bu beni çok ama çok sevindirir. Ölmeden önce yapmak istediğim bir kaç hayalden biri bu. Karantina günlerinde hepsini dile getirip evrene postalayacağım.

 

İnstagram dan mesajlar yazdım, hiç birine cevap gelmedi. Meğer onu çok seven birinin sayfasıymış. Uzun zaman sonra ben o değilim diye cevap yazdı. Bunu yazmak için aylarca niye bekledi bilmiyorum.  Gerçeğinin yanında mavi nokta varmış. Buldum ve dileğimi yazdım yine cevap gelmedi. Son şansımı denemek için bu yazıyı yazıyorum. Herhalde medya takip kuruluşu anlaşması vardır diye düşünüyorum.

 

Ben bir şeyi isterken hiç bir zaman, ama-nerede-aa olmaz-yok ya-nereden olsun- diye ekler-şartlar koymam dileklerime. İsterim. Zamanı gecikir, oranı tam tutmaz ama illa olur. Onun için kimse gülerek çelme takmaya kalkmasın. Aşağıda yazılanlar; Tarkan Tevetoğlu'na yazılmıştır.

 

Aynı topraktan aynı ellerde yoğrulduk hepimiz. Ah ettim benim olacak o tek şarkının sözleri. Senin sesinde dillenecek ta yürekten hissettiklerim. Yıllardır beslediğim duygular, hayallerin gerçeğe dönüştüğü zamanlar... Dizlerimde kan kuruları, yüreğimdekilere eş. Bu benim tiyatromun son perdesi. Son düzlük, son küçük mutluluklar... Belkiler bitti, bahaneler çoktan tükendi. Çabalarımdan hiç vazgeçmedim. Altı da üstü de aynılaşıyor zamanla tüm yaşananlar, zamanı tamamladığında. Kimi zaman ipin ucundaki bir kukla kimi zaman seyirci kimi zaman da kimsenin fark etmediği bir damla yağmur oluyorsun... Ama biri fark ederse bak o zaman billurlaşıyor o damla.

 

Kare asın bir köşesinde kelimelerim, diğerinde senin sesin. Senin sesinde şekillensin sonsuza değin hislerim. Yeşillerin turuncularla kucaklaştığı, akşamın kızılına dönen renkleri görürken istedim bu dileği. Suların derinliğinden hala korkmalar... Bedenin gözü az görse de, ruh aynı küçük gözlerle bakar dünyaya. Biliyor musun ne istediysem verdi Yaratan. Ummadığım anlarda, haberim olmayanlarda kavrulurken şaşırsam da... Her şey ondan haberli bak bunu iyi belledim.

 

Kelimelerle evcilikler oynadım. Belki de bu yüzden hala ayaktayım. Delilik-akıllılık sınırlarında gel-gitler. Gökyüzü, yeraltı, dört cephe, sınırlar arası araflarda nefessiz kalmalar. Dillendirdim kimi zaman sevdiklerime, bana güldüler. Yine de umursamadım, bu kadar uzak olamazsın. Aynı gökyüzü altında aynı çamurdan yarattı seni de beni de Yaratan. İnancım gün ışığında da, gece alacasında da aynı şekilde parlıyor. Tek bir şarkıya adanmış bir dilek bu. Niye ben diye sorma, bilmiyorum ama istiyorum.

 

Zamanı gelmedi, gelseydi olurdu, geldiğinde olacak. Belki görürüm belki benden sonraya kalacak. Zamanında ilgilenirsen ve görürsem çok daha iyi olabilir. Topu sana atıyorum, bu yakan topta başka canım kalmadı ona göre. Bu mektup şişe içinde okyanusa atılmıyor, eline geçer de okursan bari bir cevap yaz, yaz ki bu umudun boşa olmadığını anlayayım. 

 

ETEM SEVİK, Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Naif bir mektup, aynı kuşak biri olarak mektubunuzu dnasını beğendim. Dimağınıza sağlık, bu arada Tarkan hemşehrim, ben de bir blog yazısı ile kendisinden ricada bulunmuştum. http://blog.milliyet.com.tr/megastarin-ziyareti-ve-bir-rica/Blog/?BlogNo=369466

Nizamettin BİBER 
 05.04.2020 13:47
Cevap :
Teşekkürler,mektup yazdınız da o cevap verdi mi? Merak ettim şimdi yazıyı hemen okuyacağım. Sağlıkla kalın  05.04.2020 19:28
 

Evet medya tâkip merkezleri vâsıtasıyla bir kanal kurma fikri ilk bakışta akıllıca gibi geliyor.Ancak ne yazık ki onlar "aleyhe" olan ya da "eleştiri sınırlarının üzerindeki olumsuz haberleri" ya da "hakaretâmiz" ifadeleri iletiyorlar sıklıkla.

Baver Ergun 
 05.04.2020 10:55
Cevap :
Onu da biliyorum ama problem değil, ben yazdım yolladım. Kısmet bu işler. Biliyor musun ağustosun ortasında kiraz istemiştim, ertesi gün Afyon yaylasından bir sebeple yolladı Allahım. Olmaz olmaz dememek lazım. Bir taş attım kuyuya, hayırlısı. Teşekkürler ediyorum ilgine, sağlıkla kal   05.04.2020 18:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 1576
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 863
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster