Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
116
 

Tarlada başlayan Madende Biten Ömürler

Tarlada başlayan Madende Biten Ömürler
 

2014 Uluslararası Aile tarımı Yılını kutladığımız şu günlerde ülke gündeminde başlangıçta tek tük yer bulan maden kazaları ve son olarakta Soma’da yaşanan maden faciası sadece Türkiye’de değil dünyada yankı buldu. Maden kazası günlerce ülke ve dünya medyasında haberlerde yer aldı. Dünya medyası gerçekleri çeşitli yönleri ile gündemlerine taşımasına rağmen, ülkemizde medyanın büyük bölümü kazayı gerektiği kadar işlemedi. Nedenler konusunda bizleri gerektiği kadar aydınlatamadı. Tepkileri azaltma yanında sorumluların hangi hataları yaptıkları, neden tüm uyarılara rağmen zamanında tedbir almadıkları konusunda bizleri tatmin edemediler. Tarladan madene uzanan yolda köleleştirilen taşeron eğitimsiz işçilerin yaşadıklarını yeteri kadar dile getirmediler. Tarladaki ve madendeki yangını, sokaklardaki öfke onları fazla ilgilendirmiyor gibiydi.

Maden sahipleri neredeyse kazayı çalışanların üstüne olayları yıkmanın telaşı içinde idiler. Sayıları 302 olarak açıklanan, fakat hiç inandırıcı bulunmayan ölümler herkesi hüzne boğdu. Akan gözyaşları sel oldu. Tabii tablo sadece böyle değildi. Tüm madenlerde böylesi acı olaylar yaşanıyordu. Bu arada Şırnak’ta maden kazasında olan insanlarımızın adeta es geçildi. Güneydoğuda adı demokrasi görünen, bölünmenin hesabını yapan, hak ve demokrasiyi kendi gözlükleri ile gören siyasi ve bölücüler bu resmi görmek bir tarafa başka hesaplar yapıyorlardı.

Ölen madenciler tarlada doymayan, madende ekmek arayan insanlarımızdı. Yüzleri ve bedenleri kömür karası görünse de sonuçta tertemiz, çalmadan, kolay menfaat peşinde koşmadan Soma’dan Şırnak’a tarladan gelip madene giren bizim insanlarımızdı. Batıdan doğuya bu ülkedeki tüm insanlarımız üzerine oynanan büyük oyunun bedelini ödüyorlardı.

Tarımdaki başarı sayılan dönüşüm özelleşen, taşeronlaşan sanayi ve ticaret sektöründe adeta çaresiz köleler yaratmıştı. Bölünme ve iç çatışmaya doğru giden bir ülkede akil olmayı hüner zanneden çiftçinin ve işçinin temsilcisi olduğunu iddia edenler bu gidişe sadece seyirci kalmışlardı. Tarladan gelip maden işçiliğinde son bulan gencecik hayatların önünde adeta timsah gözyaşları döküyorlardı. Göstermelik, siyasi menfaat taşıyan birkaç demeç ile bir an önce olayları geçiştirmenin hesabı yapılıyordu.

Hatalı özelleşme politikaları tarımda yaralar açmıştı. Yanlışlar başarı diye halka sunulmuştu. Dünya 2014 Uluslar arası Aile Tarımı Yılında açıklık ve yoksulluk karşısında büyük bir kısmı aile tarımı yapan çiftçiliği savunmaya başlamışken, bizler bırakın aile tarımını korumayı hızla boşalan köyleri ve beldeleri, boş kalan tarlaları ve hayvancılık işletmelerini seyreder duruma düştük. Bazı yörelerimizde onlara madene gitmekten başka bir çıkış yolu bırakmadık.

1980 sonrası özelleşen ekonomi içinde iş yaratmasını beklediğimiz iş çevreleri bırakın yeni iş yaratmayı özelleşen kuruluşların tamamına yakınını kapatmış elden çıkarmıştı. Özelleşmeyi ve taşeronlaşmayı marifet sayan iktidarlar meydanı para kazanma hırsı içinde olan iş çevrelerine bırakmıştı. Yok olan sendikal mücadele, kendini sivil toplum örgütü sayan bazı mesleki kuruluşların tepkileri göstermelik kalmıştı. Tarladan biten umudu madende arayan yüzlerce insan ölüyordu. İnsanlar feryatlar için tepki gösteriyordu. Ama sorun devam ediyordu. Acı tablo hep tekrar ediliyordu. Sonuç ortadaydı. Tarladan çıkan ve tarımın geleceği olan gencecik bedenler Soma’da Şırnak’ta ve daha birçok bir maden ocağında kalmıştı ve aileleri ile birlikte kurdukları hayaller o madende yanmıştı.

Evet madende güvenlik ve bakım için onca ikaza rağmen göz göre göre insanlarımız ateşe atılmıştı. O taşeronlar, maden sahipleri ve ülke para kazanmıştı. Sendikalar ve meslek kuruluşlarındaki madencilerin haklarını savunması gerekenler yine koltuklarında kalmıştı. Siyasiler nutuklar atmıştı. Tepki gösterenler şiddet ve baskı ile susturulmuş ve hatta kimileri güvenliği sağlaması gerekenlerin desteği ile dövülmüştü. Basındaki manşetler inmiş, madenciler adeta sinmiş gibi gösterilmişti.

Şimdi adalet ve insanlık arıyoruz Hesap soruyoruz vicdanlara. Soma’dan Şırnağa. Geçim derdi için tarladan çıkan maden ocağında biten ömürlerin umut yolunda kaybolan canları için.

Söyleyin vicdanlarımız rahat mı!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 411
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 750
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster