Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
148
 

Tartışmaya en başından başlayalım isterseniz!

Tartışmaya en başından başlayalım isterseniz!
 

"İslam ve terör"  başlıklı tartışmaya aslında en başından başlamak lazım. Bu tartışmanın başı neresidir derseniz tam da bizim MB'nin Blog Yazarları Tartışıyor kategorisine eklediği başlıktır.

Bakınız, son Paris saldırısından hareketle editöryamızın tartışmamızı istediği başlığı sunuş şekline:

Fransa’daki katliam ve ardından bazı çevrelerce öne sürülen mazeretler, “gerçek İslam bu değil” söylemleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Müslüman ülkeler bu tür saldırılara yeterince tepki gösteriyor mu?

Bu sunum, Batı hayranı Türkiye "aydın"ının ön kabulleriyle bezenmiş... Neden mi?

Birincisi, Fransa'daki "katliam" ifadesi... Evet, bunu sadece MB kullanmıyor, nerdeyse Batı ve Batı fikriyatına teslim tüm kesimlerin kabuludür bu...

Fransa'da öldürülen 12 kişi için "katliam" ifadesi kullanmak yanlıştır demek istemiyorum... Katliam sözcüğü, Arapça asıllı "katl" sözünün çoğuludur ve birden çok kişi öldürülmüşse buna "katliam" denebilir.

Ne var ki, ABD eliyle Irak'a, Esad eliyle Suriye'de, İsrail eliyle Filsitin'de değil on iki, hatta on iki bin, milyonlar öldürüldü ama kimse bu kadar rahat "katliam" başlığı atmadı, atmıyor.

Şimdi, kendini Batıya yakın hisseden bir çok "Doğulu" vatandaş hemen atılıp "Böyle terör olaylarında mazeret üretmemeli" diyecektir tıpkı tartışma başlığımızda olduğu gibi... Bazı çevreler bu işe mazeret üretiyor ve "gerçek İslam bu değil" diyorlarmış...

Evet, diyorlar... Bazı çevreler dediğiniz, Pariste tüm dinlere ve bizim dinimize de hakaret etmeyi kendine görev addetmiş yazar-çizerlerin öldürülmesini kınarken, bu cinayetlerin arka planını, sosyolojik altyapısını ve dünya siyasetindeki manevra özelliğini de görelim diyen dindar Müslüman çevreler... Ben de buna dahilim...

Bunları söylemek, Paris cinayetlerine mazeret üretmek mi oluyor?.. Peki, ne yapmamızı isterdiniz?

Ne idüğü belirsiz, nasıl yapıldığı kuşkulu ve her yönüyle oyun kokan bu hadisede  teröristler "Müslüman" oldukları ve güya bizim Peygamberimize hakaretin intikamını aldıkları için, biz kendimizi suçlayalım ve Fransanın ayaklarına kapanıp "bizi affedin, ne yazık biz Müslüman olmuşuz, Müslüman olunca da böyle cinayetler işliyoruz, keşke sizin gibi "masum" Hristiyanlar olsaydık!!!" falan mı demeliyiz?

Dahası, isterseniz, öldürülen karikatüristler için Türkiye tazminat ödesin... Yetmedi, onların intikamını almak için, Türkiyeden ya da Cezairden bir kaç "dindarı" infaz edelim??

Evet, biraz abarttım ama kusura bakmazsanız siz de abarttınız... Günümüz İslam dünyası, terörün kattlettiği kanlar içinde boğulurken ve bu terörün arkasında Batı siyaseti ve Batı silahları varken, muhtemelen yine bir Batılı oyunun Paris sahnesinde oynatılmasından sonra ne yapmalıyız?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gerekli ihtimamı gösterip Fransa nezdinde başsağlığı diliyor, yetkililer bu tür terörden çok çekmiş bir ülke olarak üzüntülerini bildiriyor ama bunlar bizim içerdeki "Fransızlara" yetmiyor.

Ta Madımak'tan başlayıp Paristen çıkan bu zihniyet, terörün bir siyaset aracı olduğunu ve bunu da yine Emperyalist Batı ülkelerinin kurguladığını görmüyor, görmek istemiyor. Aynı kafa, bugün PKK terörünü bitirmek isteyen Hükumete karşı veryansın ederken, Madımak terörünü Parise bağlıyor...Ama, her zaman ki gibi Başbağlar cinayetlerini görmezlikten geliyor.

Evet efendiler, "gerçek İslam" bu Cezair asıllı Fransız vatandaşı olduğu söylenen, ama asla yüzlerini göremediğimiz sözümona Müslüman "kahraman" ların anladığı din değildir. Gerçek İslam, dünyada barışı temin ve tesis için vardır... Bunun için de "zalim"lere haddini bildirmekten geri durmaz... Ama bunu terör yoluyla yapmaz.

Terör'ü siyaset aracı olarak kullananlar Batılılardır... Siz, öylesine asimile edilmişsiniz ki, Batı ülkeleri için bunu bir "hak" olarak görüyorsunuz ama özürü bizim dilememizi bekliyorsunuz.

Türkiyenin geçmişindeki "siyasi cinayetler", Alevi-Sünni çatışmaları, Kürt-Türk savaşı çıkarma çabaları hep bu sizin "Kutsal Batı"nızın eseridir. Siz öyle hayran olmuş, öyle gönül kaptırmışsınız ki, bu "aşüfte"nin her hareketi, her zulmü sizi hoş geliyor, mest ediyor!!!

Ve nihayet, Müslüman ülkeler bu tip saldırılara yeterince tepki gösteriyor mu, sorusu... Sorunun içindeki cevap belli; göstermiyor!...

Peki, Müslüman ülkeler dediğiniz hangi ülkeler bu cinayetlere yeterince tepki göstermiyor?... Terör belası ortada Türkiye dışında ciddi bir Müslüman ülke bırakmadığına göre, herhalde kastınız Türkiye oluyor?

Demek ki, Türkiye'nin diplomatik anlamda tepkileri yeterli gelmiyor size ki, daha fazlasını bekliyorsunuz.... Yukarda da değindiğim gibi, bu işin faturasını Türkiye ödesin istiyorsunuz... Galiba, bu işleri tezgahlayanlar da bunu istiyor!

Kim idüğü belirsiz iki zırzop Pariste cinayetler işleyecek ve bunun bedelini Türkiye ödeyecek... Hatta, ben derim ki, utanmayın, sıkılmayın bir adım daha atın ve "Hepimiz Charlie'yiz, hepimiz Fransızız; Hükumet istifa" diye yollara düşün...

Bilmiyorum belki de düşenler olmuştur bile... Bu arada, Gazze'de öldürülen bebekler, Irakta söndürülen ocaklar, Afganistanda bitirilen hayatlar, Suriye'den yükselen feryatlar sizi ilgilendirmiyor. Siz hiç bir zaman, "Biz de Filistinliyiz, biz de Iraklıyız, biz de Afganız, biz de Arakanlıyız" diye yollara düşmezsiniz...

İşin en trajik yanı da ne biliyor musunuz?... Bu "Irkçı Batılı" zihniyet için, laik olmuşsunuz, az Müslüman olmuşsunuz, Atatürkçü olmuşsunuz, çok dindar olmuşsun hiç farketmez... Hepiniz, hepimiz onların nazarında biriz... Sömürürken hepimizi sömürdükleri gibi,  öldürmek isterlerse de hepimizi öldürürler hiç merak etmeyin!

Allahtan ki, bu iç karartıcı manzara içinde, Fransa Devlet Başkanı Holande olmak üzere, insaf sahibi kimi Avrupalı gerçek aydın ve devlet adamlarının açıklamaları iç rahatlatıyor. Adamlar, bu saldırıların tüm İslama ve Müslümanlara mal edilemeyeceğini söyleyerek "ırkçı Avrupa"nın ekmeğine yağ sürmek istemiyorlar.

Ama Türkiyedeki İngiliz, Alman, Amerikan ya da Fransız "muhibbi"leri, daha terör olayının başladığı ilk saatlerde ,kendi dinleri (!?) de olan İslamı mahkum ettiler. Aynı mahkumiyeti, sizi de içine alacak şekilde ünlü medya patronu Murdoch da yapıyor, bu katlamdan tüm Müslümanları sorumlu tutuyor!! Demek ki proje çok büyük...

Esasen, bu insanların haline de acımak lazım... Dünyadaki tüm dertlerin İslam nedeniyle olduğunu zokasını yuttuktan sonra, hala İslam dünyasında ve bir "Müslüman" adıyla yaşamanın azabını çekiyorlar... En zor takiyecilik bu olsa gerek!

Son sözüm şu olsun: Paris'teki Charlie Hebdo cinayetlerini kınıyorum.... AMA tüm İslam dünyasını kasıp kavuran Batı tezgahı terörü daha çok kınıyorum....

En çok da, Müslümanım diyen, Müslüman memleketinde yaşayan insanların herkesten önce "kendi dinlerini" mahkum etmesini kınıyorum!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Katılıyorum size. Avrupada doğma büyüme biri olarak şunu net olarak söyleyebilirim: Batı dünyasının bu anlamda yaklaşımı ben güclüyüm yani haklıyımdır. Istediğim her kutsala hakaret ederim, Islam coğrafyasını kan gölüne cevirebilirim bütün dünya bana diz cökecek. Bu haksız düzene karşı gelirsen vay haline!

Necmettin Kadi 
 13.01.2015 12:15
Cevap :
Teşekkür ederim Sayın Kadı...Avrupa ortamını bizzat yaşamış biri olarak katkınız değerlidir. Batı, İslam dünyasını topyekün teslim almak istiyor. Kendi eserleri olan terörü kullanarak Müslümanları söz söyleyemez hale getirmek istiyorlar. Nitekim Türkiyedeki "Müslüman"ların bir kısmı Batı etkisiyle kendi dinlerini mahkum ettiler bile...Ama güçlü olan her zaman galip olmaz...Hak bir gün yerini bulur..Selamlarımla.  13.01.2015 12:57
 

Einstein'in, dünyadaki insanların sadece iki kategoriye ayrıldığına dair görüşü doğru bir tespit Ali Bey: İyiler ve kötüler. Sizin de ifade ettiğiniz üzere, Fransa Cumhurbaşkanı " Bu saldırının tüm Müslümanların onayladığı bir davranış olduğu söylenemez" dediğine göre bence bu zat-ı muhterem "iyiler" safında:)Bir tespitinizde de haklısınız.Tüm bu ve buna benzer saldırılar, dünyanın iplerini elinde bulunduran o bildiğimiz ve de bilmediğimiz güçlerin oyunu. Uygulayıcılar ise uyuşturucunun etkisi ve çaresizlik sonucu birilerinin ağına düşmüş beyinleri safsatalarla doldurulmuş zavallılar.Bugün; on yaşında bir çocuğun canlı bomba olarak kullanıldığına dair bir haber dinledim meselâ... Editöryanın tartışma konusunun bir bölümü olan,Müslümanların bu tür olaylara sessiz kaldıkları konusu için benim fikrim:Evet Müslüman milletler sessiz kalıyorlar . Batı; aralarındaki çıkar savaşlarını bırakıp Müslümanlarla ilgili bir durum olunca tek vücut olabiliyor, keşke örnek alınsa. Saygılar.

Nur Eşmeli 
 12.01.2015 17:45
Cevap :
Nur hanım, öncelikle değerli katkınız için teşekkür ederim. Gerçekten de emperyalist Batının İslam dünyasına karşı topyekun bir saldırı başlattığına inanıyorum. Bu saldırının nihai hedefi, tam teslim almadır. Siyonizm'in motive ettiği Avrupa, varlığını ve birliğini İslam (geçmişte Osmanlı) karşıtlığından alıyor. Onlar bunun farkında. Bu yüzden sizin de ifade ettiğiniz gibi, Müslüman dünyaya karşı anında birlik oluyorlar, geçmişte de böyle oldu. Her ki dünya savaşında birbirini yiyen Avrupalılar, Osmanlıyı paylaşmaya gelince birlik oluverdiler...Durum aynı inanın buna...Burada asıl sorun, İslam dünyasının -dindar olup olmamanın hiç bir önemi yok burada- bu gerçeği görüp birlik içinde hareket edebilmesidir. Her şeye rağmen, bu birliğin Türkiye öncülüğünde gerçekleşebileceğini düşünüyorum...İnşallah öyle olur..Yoksa, geçen yüzyılın başında yaşadıklarımızı bu yüzyılın başında da yaşayabiliriz...Selamlarımla  12.01.2015 18:41
 

Ali Bey BU OLAY ANCAK BU KADAR DOĞRU OLARAK ELE ALINIR; İRDELENİR. ELLERİNİZE SAĞLIK

SÜLEYMAN SIRRI 
 12.01.2015 16:19
Cevap :
Teşekkür ederim Sayın Doğrularım...Sizin de ellerinize sağlık...Selamlarımla  13.01.2015 11:24
 

Merhaba Ali Bey...Aklıma şu geliyor, "basın özgürlüğü" ya da "kalem özgürlüğü" ile herkes, Fransa'daki katliamı kınadı. Bu durum, "basın ve kalem özgürlüğü"nden yana olanları biraz korkutmadı mı ya da bu konudaki özgürlüklerini kısıtlamadı mı acaba? Şimdi, dünyada ya da Türkiye'de benzer bir olayın tekrarı mümkün olur mu?...Diğer taraftan da, bu olay, bu özgürlüklerden yana olanlara, " biraz hizaya gelin" anlamı da taşımıyor mu? Ne dersiniz? Selamlar

cdenizkent 
 12.01.2015 13:14
Cevap :
Sayın denizkent, Batı siyasetini belirleyenler, Müslüman toplumların topyekün teslimiyetini istiyor. Teslim olun, kurtulun mantığı yürütülüyor. İslamiyeti mahkum ederek, dinini tam olarak bilmeyen, tarih bilinci yeterli olmayan insanları "dinsizleştirme" çabası güdülüyor. Terör esas olarak İslamı vururken, buradan da ters köşe yapıp yine İslama saldırılıyor.İsrail politikaları yürütülüyor...Bu ahval ve şerait içinde Müslümanların işi hiç kolay değil...Ne var ki, muzafferiyet genellikle ahval ve şeraite bakmaz...Ta Bedir'den başlayarak bizim İstiklal Savaşımıza kadar tarihimiz bunun örnekleriyle doludur...Selamlarımla.  12.01.2015 15:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1640
Toplam yorum
: 4242
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster