Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '06

 
Kategori
Yöresel Yemekler
Okunma Sayısı
15617
 

Taş Fırın Ekmeği

Taş Fırın Ekmeği
 

Taş fırında ve odun ateşi ile pişirilen ekmeğin lezzeti, bu lezzet ile büyüyenler için ancak muhteşem diye tanımlanabilir.

Köy ekmeğinin damakta bıraktığı lezzetinin sırrı; buğdayın seçiminden hamurun yoğrulmasına, fırının hazırlanmasından ekmeğin fırına konulmasına kadar geçen süreçte harcanan emekte saklıdır.

Bu işin uzmanı değilim ancak iyi bir gözlemciyimdir. İşte gözlemlerimin dilinden size taş fırın ekmeğinin yapılışı.

Ekmeklik buğday özel olarak ekilir. Hasat mevsiminden sonra bu buğday ambarlarda saklanır. İhtiyaç oldukça değirmene götürülerek un yaptırılır. Değirmende yaptırılan bu ekmeklik buğdayın unu, tortusu var ise ayrılsın diye elekten geçirilerek kullanılır.

Hamur yoğurmak için “tekne” adı verilen tahtadan yapılmış büyük kaba elenen un, iki el de kullanılarak kıvamına gelene kadar su ile yoğrulur. Mayalandıktan sonra da dinlenmeye bırakılır.

Ekmeklerin kabuğunun kalın olmaması ve güzel kızarması için bir miktar un ve su karıştırılarak kısık ateşte, boza kıvamına gelene kadar pişirilir. İçine bir miktar da susam eklenerek ekmekler fırına verilirken üzerine sürülmeye hazır hale getirilir.

Bu arada taş fırında kuru ağaç dalları yakılmaya başlanır. Fırının içi ve zeminin ekmek pişirmeye hazır hale gelmesi için ateş sürekli olarak tazelenir.

Teknede beklemeye bırakılmış hamur, kıvamına gelince; içine temiz örtüler serilmiş derin kaplara parçalar halinde ve ekmek şekli verilerek bölüştürülür. Ardından birkaç tane de pidelik hamur açılır. Yeterli sıcaklığa ulaşan fırının zemini “sünge” adı verilen, ucunda ıslak bez bulunan uzunca bir sopa ile olabildiği kadar temizlenir. Ardından pidelik olarak açılan hamurlar fırına konulur. Damak zevkine göre pidelerin içine peynir, patates ve benzeri iç malzeme de koyulabilir.

Pideler pişince fırından alınır. Hemen ardından hiç vakit geçirmeden ekmekler susamlı sos üzerlerine sürülerek fırına konulur. Fırının ağzı kapatılarak ekmekler pişene kadar beklenir. Fırından alındıktan sonra da bir sonraki güne kadar dinlenmeye bırakılır.

Her seferinde yaklaşık 10 adet ekmek pişirilir. Ekmeklerin her birine “bükme” adı verilir. Bir bükme, 4 kişilik bir aileye bir gün rahatlıkla yeter. Taş fırında pişirilen bu ekmeğin en büyük özelliği ise ilk günkü gibi tazeliğini koruyabilmesidir.

Benim en sevdiğim tüketme şekline gelince: Ben bir dilim köy ekmeğini kışın kuzine üstünde kızartıp, üstüne de mis gibi köy salçası sürerek yemeye bayılıyorum. Nefis bir lezzet!

Diğer köy lezzetleri ile damak zevki yolculuğunda yeniden buluşmak üzere...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Halamlar orda tarla icarlar ve sebze dikerlerdi. Böylesi bir fırın onlarda da vardı. Ama tepsi ekmeği yapardı onlar, "kepekli" unları eleyerek. Ben de fırından yeni çıkmış sıcacacık tepsi ekmeğini dilimleyip, tereyağı sürüp, yanında peynirle yemeyi severdim. Bir de çay demlersem; sevgiyle. Bir de küçük cam bardak olursa...deymeyin keyfime:))) Sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 17.12.2007 16:26
Cevap :
Bu ekmeği dilimleyip de soba üzerinde kızartıp tereyağı ve salça ile yemek çok keyifli oluyor ama artık bunu pek yapamıyorum. Doktorum kollesterol nedeniyle tüm hayvansal yağları yasaklayınca mahrum kaldık:(( Sadece salça ile yemekle yetiniyorum ama bu bile fazlasıyla yeterli. Sevgiler.  17.12.2007 20:57
 

Mis gibi kokusunu duydum. Çok severim bende bu ekmekleri. Kızartıp tereyağı sürünce nefis oluyor. Çok güzel anlatmışsın ama biraz eksik olmuş. Hamurun mayalama kısmı çok önemli bence. Eskiden hamuru mayalamak için hazır maya kullanılmazdı. Bir önceki ekmek yapımı sırasında, teknenin dibinde kalan hamurun bir kısmı alınır ve un dolu bir kap içine konarak kurumaya bırakılırdı. Yeniden ekmek yapılmak istendiğinde bu kurumuş hamur ıslatılır ve bir miktar un ile hamur haline getirilirdi. Oda sıcaklığında birkaç saat dinlendirildikten sonra yoğurulacak olan hamura maya olarak katılırdı. İşte böyle yapılan ekmeklerin kokusu da tadı da bir harika. Tam köy ekmeği dediğimiz ekmek işte. Ama şimdi marketlerde satılan hazır mayalar kullanılıyor. Bu da ekmeğe ekşimtrak bir tad ve değişik bir koku veriyor ki ben bu kokudan hoşlanmıyorum. Kurutulmuş hamur ile mayalanan ekmekler çok daha güzel.

Gülsen Saka 
 12.10.2006 10:55
Cevap :
Usta, mesleğinin püf noktasını öğretmezmiş ki her daim usta olsun. Fakat ben mayalama kısmını bu düşünce ile değil, unuttuğum için yazmadım. )) Sanırım bu yazının tamam olması, bu yoruma bağlıymış. Çok teşekkür ediyorum. Selam ve saygılar!  12.10.2006 22:40
 

Yusuf abim bu yazıyı cok zamansız okudum ya karnımda öğle acıktıki. Horunun alafı fazla olunca ekmekler hemen yanar galiba dimi. Salçanın altına yağda(margarin) süper oluyo. Bayramda nasip olursa doya doya 7 -8 dilim yerim bir oturuşta yatarken süper oluyo bide çay yanına köy geceleri hasret kaldım buram buram tütüyo burnumda.Yusuf abim çok süper anlatmışsın tebrikler.

SÜLEYMAN BILGILI 
 06.10.2006 17:53
Cevap :
Haklısın Süleyman kardeş. En yakın zamanda "köyde kış akşamları"nı da taşıyalım bu sayfalara. Güzel olur değil mi?  07.10.2006 0:30
 

Sevgili Yusuf Bey, Öyle güzel anlatmışsınız ki şu an o ekmeklerin kokusunu duyabiliyorum. Ellerinize, yüreğinize sağlık. Sevgiler...

Fulya 
 05.10.2006 23:43
Cevap :
Teşekkürler Fulya Hanım, Sanırım ben köy ekmeğinin tadını çok fena özlemişim. Satırlara yansıyan güzellik ondan olsa gerek. Selam ve sevgiler,  06.10.2006 8:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 792
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5905
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster