Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
762
 

Taşı, ağacı ya da bilinci yontmak

Taşı, ağacı ya da bilinci yontmak
 

Son yazdığım blog yayına girdimi diye bakarken 399 rakamı gözüme ilişti 400 üncü blog yazısını sevgi üzerine yazacağım diye geçirirken aklımdan yazıp yolladığım, onay bekleyen yazıyı anımsadım; “yetmez ama evet” 401’i sevgi üzerine yazarım, daha sağlam olur..:))

Ne olacak bu romantiklerin hali.. Ölene kadar böyle gidecek, böyle herhalde..

Yazdığım mekana bakıyorum da yaşadığım ev, bilinen türdeki evlerden başka her şeye benziyor. Kitaplığım, filmlerim aşağı evde şuyum buyum bilmem nerde..

Burada her yönden deniz ve Midilli manzarası internet, rüzgar ve sessizlik, sensizliğin ferahlığı var.. Birazda yarın işe gideceğim baskısı..

Bu iş olmasa ne güzel olurdu, şimdi (şimdi saat 01:04 yarın olmuş)

Pissa ya gidip denize girip, gelip bir jacops kremalımı yapsam…; kokusuna bayılıyorum.. sona yine yaz oku….

Bütün işler kapatılsın…

Arkadaşlar giderken bana kamıştan rüzgar çanı aldılar dıgılık, dıgılık, dık dık edip müzik yapıyor.. Oldukça büyük ve ağır bu nedenle az müzik yapıyor.. Ama sakin müzik.. Salonda lambayı aşağı sarkıttım enteresan oldu, nerdeyse yere değecek ama ölgün ışık saçıyor... Avizesi kum rengi altlarında kahverengi piti kareleri var; hepbahar o büyük mağazadan almıştı bırakıp gitmiş..

Gece hiç bitmese gibi bi isteğim var, dikili festival yazısı yayınlanmış face book’ta paylaştım pek tepki yok sadece Sevgi paylaşmış, sevindim..

“Tibetin Gençlik Pınarı”ndaki 5 harekete yeniden başlayacağım ve akşamları 21:00 de yürüyüşe çıkacağım istikamet” Malena”; bizimkileri de örgütleyeceğim, yürüyüş kolunda birleşelim diye..

Havalar artık serin dilerim böyle gider.. Ankara’ya da bi daha gitmeyeceğim.

Belki 28 Ağustos’ta cumartesi saat 15:00’te Tünel’den Taksim’e ‘yetmez ama evet’ yürüyüşüne katılırım, yürüyüş yerelmiş bu yüzden katılmam ilk dur de eylemi de yerelmiş, Yıldıray niye zahmet ettiniz demişti: ne kibarlık... Biz eski askeriz...:))

Belki İstanbul’a da gitmem sadece Menemen e giderim.. Ordaki etkinliğe katılırım.. “Yetmez ama evet” etkinliğine… Katılmak gerekir sorumluluk almak gerekir.. Çünkü bu ülkede demokrasi için en büyük engel yargı oligarşisi...

Okuduğum kadarıyla referandum paketindeki hiçbir değişiklik şu an var olan maddelerden de daha kötü değil... Akp yaptı diye naz yapacak halim olamaz…

Neyse bu gündem bir an evvel değişse evetler baskın çıksa bizde yetmez noktasını işlemeye başlasak; yetti artık bunca yıl katlandıklarımız bi işkencecilerimizden hesap sorsak sona darbecilerimizden sonra hain listesi hazırlayıcılarımızdan onlara bi suç duyurusu yapsak.. beraberinde evrensel demokratik talepler...

İki hayat yaşıyoruz herhalde biri gün biri gece biri uyanıkken diğeri uyurken.. Uykudakini sevmiyorum zorunlu olarak uyuyorum. Rüya da görmüyorum..

Bu yazıda gevezelik oldu ısınıyorum yazıya...

..Ama insanın farkı yalanı hayatından kovmak olmalı öyle değil mi?

“Kalbimizi kıranları sevdiğimiz doğru değil; onları sevdiğimiz için kalbimizi kırabiliyorlar. Ötekilere içerliyoruz, öfkeleniyoruz veya hiç umursamıyoruz. Ama asla kalbimizi kırmayı başaramıyorlar.”

Cahit Koytak ritmi bozmamak demiş, ritmi bilmem kim belirlemiş ama rüzgarın kamışlara verdiği ritm güzel..

Taş Ustalığı

Düzgün ses çıkarabilmek nispeten kolay.

Kamıştan, taştan, ağaçtan yada insandan

Düzgün ses çıkarmak, sessiz ‘olmak’tan kolay!

Tanrının mucizevî doğaçlamalarını,

Doğaya kaydettiği sesleri, esleri, süslemeleri

Okur gibi bir nota kitabından,

Taşı okumak, ağacı okumak, insanı okumak;

Eline bir çekiç alıp,

Bir kalem ya da bıçak,

Taşı, ağacı ya da bilinci yontmak,

Yontmak, yontmak

Ve ortaya yeni bir biçim,

Bir şiir, bir kuram çıkarmak

Nispeten kolay!

Zor olan, ritmi tutturmak, a ruhum,

A kuzum, a beyaz farecik,

Zor olan, taşı, ağacı, insanı,

İnsanda kör bir damarı,

Sert bir katmanı

İnci dişlerinle yontuverirken

Ve yonttuğun şeye

Bütün içinde bir yer seçip de

Onu o yere yerleştirirken

Ritmi bozmamak, a ruhum,

Tanrının belirlediği ritmi bozmamak…

Cahit Koytak

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

nakil olmaz :) Emeklilikte inşallah.. Selamlar, teşekkürler.

A.Nilgün Aktaş 
 14.09.2010 8:42
Cevap :
:) selamlar .. kolay gelsin  14.09.2010 11:20
 

İlerde yaşamak istediğim kasabadan bahsetmişsiniz.. Datça da olur, Dikili'de, Foça'da olur, Kaş'da... Ankara da olmak inanılmaz mutsuz ediyor artık beni.. Fevkalade bir yaşam sizinki, keyfini çıkarın, büyük şehir hızla öldürüyor insanı. Güzel bir yazı olmuş, içim açıldı. Selamlar, sevgiler.

A.Nilgün Aktaş 
 13.09.2010 15:23
Cevap :
dikili ye gelin hiç vakit kaybetmeden bir grup arkadaş maliyeci nakil alıp geliyorlar:)) dikili değişik ..... selamlar  13.09.2010 18:07
 

ben de yaz hiç bitmesin istiyorum.. tatil moduna öyle alıştım ki..geç yatıp geç kalkmak..." kalbimizi kıranları sevdiğimiz doğru değil, onları sevdiğimiz için kırılıyoruz" sözüne katılıyorum. Yoksa sevmediğim biri beni asla kıramaz. ruh dökümü gibi bir yazı çıkmış ortaya:) selamlar.

sema öztürk 
 26.08.2010 12:36
Cevap :
:) merhaba teşekkür ederim. selamlar..  26.08.2010 12:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1270
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster