Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
772
 

Taşıma suyun değirmeni !..

Taşıma suyun değirmeni !..
 

Aklıma geldi, dışarıda dolaşırken. Sanırım Lise deki ilk yıllarımdaydı. Tiyatro faaliyetlerinden birinde, bir müsamerede koro halinde söylediğimiz uzunca bir şiirin bazı mısraları geldi aklıma :

Gökyüzünde kara kara bulutlar / Başımıza nerden geldiniz ?

Bizler konuk severiz ama / Düşmanları sevmeyiz..

Böyle uzayıp gidiyordu şiir. Ben havaya baktığımda birden mısraları değiştirdim.

Gökyüzünde kara kara bulutlar / Başımıza iyi ki geldiniz !

Bizler konuk severiz ama / Yağmursuz bulutları sevmeyiz..

Birkaç gündür İzmir’de, yukarılarda kara bulutlar dolaşıyordu. Yağmur yağacak galiba, bugün hava yağışlı galiba söylemleri arasında, pazartesi günü şöyle bir çiseleyip teğet geçti buraları. Fakat iki gündür maşallahı var, iyi yağıyor yağmur. Uzun süre önce beklediğimiz ama bir türlü gelemeyen o yağmurlar gelmişti galiba nihayetinde. Dün öğle sonrası saatlerinden bu yazıyı yazdığım saatlere kadar sürekli yağdı yağmur. Halen de yağmaya devam ediyor. Arasıra şimşek çakması, gök gürlemesi de ayrı bir heyecan. Zira bu gürültüleri bile özlemişiz. İyi oldu bu yağmurlar. Dedim ya yağmursuz bulutların bize faydası yok kendinden başka !..

Bu yağmurların barajlara ve yer altı sularına katkısı olur mu yada ne kadar katkısı olur bilmiyorum ama sanırım toprak için ve toprakta yetişenler için oldukça fazla katkısı olacak. Tam doygunluğa erişmese bile, bir haylice susuzluğunu giderecek. Temennimiz bunun birkaç gün daha sürmesi. Toprağın iyice doyması ve barajlara faydası olması. Eğer öyle olmazsa, tarihimizde görmediğimiz kuraklık kapıda bekliyor. Her an kapının zilini çalabilir. Geçen gün aldığım bir haberde, İstanbul barajlarında en fazla sekiz ay yetecek kadar su kalmış. Öyleyse gerçekten durum çok vahim.

Aslında bunun sinyalleri çok önceleri geldi. Bilim insanları sürekli tespit ve uyarılarda bulundular. Yer altı suları bitti, kuraklık baş gösterecek diye ama aynana, dinleyen kim ? Daha ne kadar beklenecek ? Neyi, kimi ve hangi zamanı bekliyoruz bir şeyler yapabilmek için ? Henüz geçenlerde Gebze sanayi bölgesinde, susuzluktan fabrikalar durma noktasına gelince, İstanbul’dan tankerlerle su taşınmadı mı ? İç Anadolu bölgesinde kuruma başlayan göllerimize kamyonlarla kar taşınmadı mı ? Hani karlar eriyince toprağa faydası olsun düşüncesiyle. Beyler bayanlar “taşınma suyla değirmen döndüğü” nerede görülmüş ? Eğer öyleyse, tankerlerle de su taşıyalım kuruyan göllere, nehirlere belki faydası olur ? Bu durumun, hocanın göle maya çalmasıyla “ya tutarsa “ mantığından ne farkı var ?

Zamanında DSİ yer altı sularının çekilmesine göz yummuş, nehirlerin suyu denizlere akmış, akıyor. Nehir yatakları değiştirilmiş. Yatakları değiştirilmeyen nehirler de fabrika atıklarıyla dolmuş, nehir suyunun yerine zehirli akıntılar akıyor. Nehir hayatı bitmiş, balıklar yüzeye vurmuş, bitki hayatı mahvolmuş. Göllere düzgün ve sürekli nehir akıntıları gelmediği için nehirler kurumuş, göl hayatı bitmiş, balık, malık hak getire. Siz, nehirleri bitirin, gölleri bitirin, sonra yağmur ve kar duasına çıktığınız yetmiyormuş gibi kamyonlarla kar, tankerlerle su taşıyın. Taşıyın ki bir ayıp örtünsün. Ya binlerce çevre ayıbı ? Bunlar nasıl örtünecek ? Bu kış kar yağsaydı en azından, ayıbın bir kısmı beyazla kaplanırdı ama o da yağmadı ?

Gelecekte çocuklarımız coğrafya derslerinde gölleri, nehirleri öğrenemeyecekler. Talan edilmiş, ağaçları kesilmiş, yağmalanmış ormanları göremeyecekler. Betonlaşmış bir ülkenin, topraksız ve bitkisiz geleceğinde top koşturacaklar. Ne yazık ki elmaları, incirleri, kestaneleri de tadamayacaklar. Çünkü o kestane ağaçları, inşaat araçları tarafından sökülüp yerlerine aç göz müteahhitler tarafından siteler yapılmış olacak. Belki suyu oturduklar sitelerindeki havuzlarında görecekler, o zamana kadar biraz su kalırsa tabiki ? Bizler gibi denizlerde de yüzemeyecekler, gittikçe ısınan denizler yüzme zevki vermeyecek insana ? Denizden balık avlayamayacaklar, çünkü avlanacak balık da kalmayacak.

Mevsimsel değil, zamansal olarak kış da olmayacak belki, karda yürüyüp izlerini belli edemeyecekler, kayak yapamayacaklar, kardan adamı resimlerde görecekler örneğin. Anneleri, eldiven, atkı, kazak da örmeyecek onlara. Onları giyebilecekleri soğukları da olmayacak örneğin.

Örneğin, yağmurda ıslanmanın keyfini çıkartamayacaklar, kana kana su içemeyecekler sarı sıcaklarda. Suyu belki de konservelerde görecekler.

Velhasıl konserve bir yaşam başlayacak artık. Hazır olun !..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2489
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster