Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '08

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
734
 

Taşımayı sevenler. Biz

Benim annemi, eli boş görmenin mümkünatı yoktur. Muhakkak elinde en az bir poşet vardır. Bu gittiği yerin uzaklığına ve gitme sıklığına bağlı olarak değişir. Yaşlandıkça daha çabuk yorulur ve taşımaktan vazgeçer sandım yanıldım, durum ters orantılı olarak değişti.

Eskiden ablam Ortaköyde otururdu, benim daha küçük olduğum dönem. O zaman da taşırdık, ablam Beşiktaş’ a taşındı. Ne o, ne biz bir gün elimiz boş gidip gelemedik.

Taşıma uzaklığı uzadıkça alınan haz artıyor. Evin dibindeki market yerine uzaktakinden alıyor. Anne internetten söyleyelim getirsinler, arabayla biz getiririz desek benim elim yok mu, hem hareket oluyor diyor. Taşıması mümkün değilse marketten arabayı alıyor. Yazlıkta evin önünde koca jip duruyor , biz denizdeyiz. Taka taka bir ses geliyor; annem alışveriş yapmış, marketten de market arabasını almış geliyor. Anne neden alıyorsun, arabayla gitseydik ya rezil oluyoruz “ bak evin önünde araba koca kadına taşıtıyorlar , kendileri denizde diyecek millet “ diyorum. Ben dolaşa dolaşa geldim, yoldaki satıcılardan da birşeyler aldım, ne var diyor. Biraz tartıştıktan sonra bir daha yapmamaya söz veriyor. 15 dakika sonra arabanın sesine tekrar dönüyoruz. Taka taka, vişneyi unutmuşum, arabayı geri götüreyim, siz denizden çıkmayın diyor ve taka taka..

Arabayla bir yere gidiyorsak araba doluyor. Yani boş gitsek zarara gireceğiz sanki. Eğer kendi arabada olamıyorsa torbalarla yerini dolduruyor. Kendisi yazlıkta ve biz her hafta gidip geliyoruz ya. Yazlıktayken İstanbul’dan baharatlarını, bozulmasın diye baklagillerini, yazlıkta bulamadığı için istediği bir teneke özel zeytinyağını haftalara yayarak bize taşıtıyor.Sonra kalan baharatları nasıl olsa arabayla gidiyoruz diye geri taşıyoruz ve her dönüşte haklısınız ben de karar verdim bir daha asla taşımıycam diyor.Biz de hı hı diyoruz ve taşıyoruz..

Bu İstanbul’da olduğumuzda daha da ağırlaşıyor durum. Mesela annem Deniz şişe süt içsin diye ya bize süt taşımak istiyor ya da bizim akşam götürmemizi istiyor. Bilumum yemek, deterjan vs.ler gidip geliyor.Hiç birşey olmasa bizim evde çöp torbası yok diye torba taşıyor. Zaten 3 senedir çocuk nedeniyle 2 ev arasında mekik dokuyup, mecburen taşımışız. Bana fenalık geliyor. Bize yemek getirince hemen boş tencere, tas topluyor geri götürmeye kalkıyor. Anne bırak arabayla getiririz, yok. Burada kalabalık etmesin ben giderken yokuş aşağı taşırım ne olucak diyor. Yokuş yukarı olsa taşımaz ya.Mümkün olsa evi taşısak herşey herkes için daha kolay olucak.

Bu durum genetik olarak ablama ve kızlara de geçti zannediyorum. Eniştem durumdan bezmiş ve taşıyor. Kısacık tatillere koca bavullar gidip geliyor. Internet alışverişi yerine paketler taşınıyor ve ablamın boyun ağrıları artıyor. Birşey desem hergün birşey çıkıyor deniyor ama bizde herkes taşıyor ve bu gerekli oluyor.

Ben mi , ben taşıyamıyorum ve taşımaktan nefret ediyorum.. Psiklojik olarak taşıyamamamın yanısıra fiziksel olarak da taşıyamıyorum.

Allah bana en çok 48 kilo ile hamile kalan biri olarak 4.140 gr ağırlığında bir bebek taşıttı.Sanırım bu hayattaki en hafif ağırlıktı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4118
Kayıt tarihi
: 06.05.08
 
 

Burada sadece yazmak istediklerim ve yazdıklarımla varım. İstanbul İktisat mezunuyum ve profe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster