Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
432
 

Taşınamayan Suskunluklar

Taşınamayan Suskunluklar
 

Hayat cok garip ve sasirticiydi. 40 yasına merdiven dayamis olmasina rağmen kendisi bile sasiriyordu hayatin önüne cikardiklari karsisinda.Kendisinin de genc adami sasirttigini biliyordu. Tam olarak sasirtmak da denemez herhalde. Korkutmak denebilir. Oturup ozellikle kadini dusunmuyorsundu elbet genc adam ama,kadin zirt pirt karsina ciktigi zamanlarda, Kim bu? Nerden cikti? Ne yapmak istiyor? Basima is mi aldim?Gibi sorular sorabiliyordu kendine genc adam büyük bir olasılıkla.Kadin adamın yerinde olsaydı kesinlikle sorardı.

Farkinda degilim!" diyemezdi genc adam. Son günlerde kadın, alenen adama asiliyor,adam da çok iyi manevralarla bunu puskurtmeyi basariyor gibi gorünse de ,kadının en kutsal saydığı şeyler üzerine yemin edecek kadar emin olduğu bir husus vardı. Kadının bir amaci veya, bir hedefi yoktu, yapmak istedigi herhangibir sey de yoktu. Adamı tavlamak gibi mesela. "Olmasa da iyi olur." diye düşünüyordu kadın." Ben boyle cookkk rahatim." Hayatimda biri yokken."

Issiz kaldı ya su siralar yine kadın, ugrasacak bir mesgale olmamasindan adama sardi diyecek oldu kendi kendine , öyle bir sey de yoktu ortada. Arkadasları , kafasındakiler, is arama cabalari, giden, geleeennn, yazilar , projeler bayagi oyaliyordu aslinda kadını.

Yaz dı ,Temmuz ayı, arkadaşı karsiladı vapurda kadını ve yanındaki iki kişi ile tanıştırdı. O iki kişi haricinde yanlarında oturan bir grubu işaret ederek “bunlar da “ dedi, o grup zaten kendi havasındaydı ve galiba arkadaşı da pek bilmiyordu isimlerini duraladı.Kadın da sanki o grubun adları imiş gibi “Onlar” deyiverdi .Arkadaşı da başı ile tasdik edip ""Evet “Onlar” " dedi. Kadin,arkadaşı ve diğer iki kişi gülüştüler.Onlar gülüşünce diğer grubun içinde muhabbet eden genc adam da dönüp bakti. Ve hatta soguk bakti. Ukala bakti.

Biliyordu kadın neden, o anda hatırlattigi biri yuzunden olsa gerek,kadının gözleri adamı zoom etti, fotografini cekti ve beynine yerlestirdi.

Sonrasında o grupla kaynastı kadın, arkadas oldu ve bir ramazan aksamı hep beraber iftara gittiler, genc adam kadının yanina oturdu ve kadınla sohbet etmeye basladi. Havadan sudan konuşuyordu genç adam, ama, güzel havadan sudan konulardı konuştuğu; dinlenebilir,katlanılabilr, çekilebilir, bir sohbeti vardı.
Kadın mumkun oldugunca muhatap olmamaya calisti adamla. Iki sebebi vardi.

1- Cok heyecanlanmisti.

2- Konusursa adama o ilk gördüğü günden beri olan ilgisini belli etmekten cekinmisti.

Kontrollü bir insandı aslinda.Kadının da kendine gore tabulari vardı ustelik. Hem de hatları cok keskin tabular. Can yakabilecek tabular. Allahtan ertesi gün Amerika yolcusu idi adam.Bu durum kadını çok rahatlattı.

Arkadaştılar artık, bir grupları vardı yol arkadaşı idiler.Kadın için her sey tam istedigi ve olmasi gerektigi gibi gidiyordu. Kadın da mutluydu o siralar. Genç adamı beğeniyordu ya da oyle saniyordu. Eh sanki tabii emin değildi ama sanki adamda da bir seyler vardi .

Bir akşam diğer arkadaşlara pas edilmek üzere resimler inmeye başladı bilgisayrına kadının.Yanında cok sevdigi kankası , cocukluk arkadasi vardi ve o resimlerden birinde genc adamı görünce“waaaawww ne yakisikli cocuk kim bu?” deyiverdi. İste ne olduysa o zaman oldu.O güne kadar hiç yasamadığı bir biçimde kadının icinde öyle bir kiskançlik ve bu kiskançlığin verdigi öyle bir ofke firtinası kabardi ki “kizim kendine gel saçmalama ne oluyor sana?” oldu kadın. Ve o gun bu gundur kendine gelemedi kadın.

İsin komik yani genç adam o kadar disindaydı ki halbuki herseyin. Kadın genç adam hakkinda hic bir sey bilmiyordu, evlimiydi, bekar mi? Bekar olduğu belliydi gerci. Yalnız mi yasiyordu ailesiyle mi? Kiz arkadasi var miydi? Hakkinda hiçbir sey bilmedigi bir adami, 40 yillik kankası cok masumane bir sekilde (evliydi cünkü ve muhtemelen kadını kastederek yani bak kaçırma bunu gibilerden) begendi diye, kızı bogmak isteyecek kadar ne olmustu kadına? Bu soruyu kendine sormaya basladigi andan beri hasta gibi oldu kadın.Gerçek bir hasta.yemeyen,içmeyen,yataktan çıkmayan, mutsuz,enerjisiz içine kapanık melankolik bir havaya bürünüverdi.

Böyle olmamalıydı. Su an yasadigi sey çok rahatsiz ediyordu kadını. Dolayısı ile de elinde olmayarak yemin ederdi ki elinde olmayarak, kadın da aşırı ilgisi ile genc adamı rahatsız eder oldu. Duygu kontrolünü elinde tutamayan bir kadindi demek ki. Kesinlikle zararsizdı ama. Bu yüzden korkmaması gerekiyordu genç adamın.Adamın korktugunun farkindaydı kadın.

Bu esnada genç adama biri iş teklif etmişti. O projeyi de bir an önce hayata gecirmek istiyordu. Ve tüm ictenligim
ile ilk genç adama teklif etmişti işi. Ancak son günlerde kafasındaki insan boyut degistirmeye basladigindan beri bu işi onunla hayata gecirmenin ne derce saglikli olacagi konusunda tereddutler oluşmaya başladı kadının kafsında.

Nereden geldigini bilmedigi bir sekilde, fakat neden kaynaklandigini bildigi bir şekilde, genç adamın suretinde biraz fazla duygu yüklenmişti kadının hayati.Ve kadın bu duygu yogunlugunu tek basına karsilayamama moduna girmişti.

Yok muydu? Paylasan vardı elbet. Zavalli kuzeni sabahlara kadar msn başında kadınla yazisip “Abla aklini basina al!” demekten helak oluyordu gecelerdir.

O efsulu ve üç harften oluşan kelimeyi kullanmak istemiyordu. Ama korktuğu o çok korktuğu duyguyu bir kez daha yaşadığını bangır bangır bağırıyordu ruh hali. Kalbi ise korkudan küt küt atıyordu.

Cok sacma, cok abuk sabuk ve cok anlamsiz bir durumdu bu. Ama öyleydi iste. Nedenini de biliyordu. Genç adamın hatirlattigi biri yuzunden. Şu sıralar kadının tek korkusu genç adamın kadın hakkida yanlis bir izlenime kapilması. Ortalikta dolastigini ve araniyor oldugunu dusundüreceği kozlar veriyordu kadın, duygularının esiri olduğundan ve genç adamda kolay kadın imajı oluşturmak istemiyordu.Hiç öyle bir niyeti yoktu keza. Erdem susabilmekti ve bazı seyler susmayi gerektirirdi.Kadın susamadı. Susabilseydi tasiyamayacakti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1848
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster