Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
542
 

Tatil deyince (2)

Tatil deyince (2)
 

Benim bazen ‘’yolum tutar’’.. Aş ermek gibi bi şey bu.. Tatilim tutarda denebilir.. Telefonu kıracaksın.. Haber seyretmeyeceksin.. Nasılsa beni dinleyen yok diyeceksin..

-Güneşin ne zaman doğduğuna ve battığına karışmayacaksın.. Dön lan bildiğin gibi diyeceksin dünyaya.. Gecene de eyvallah, gündüzüne de eyvallah..
-Para düşünmeyeceksin.. Nasılsa hiç denkleşmedi bu güne kadar diyeceksin..
-Gittiğin her yerde bir ilk kadehte, birde son kadehte eski dostları selamlayacaksın..
Unutmam mümkün değil sizleri diyeceksin..
-Kim nasıl mutlu oluyor acaba diye düşünmeyeceksin.. Sen nasıl mutlu oluyorsun onu bileceksin.. Bütün tatil boyunca kavak altında uyumaksa tatil, bunu yapacaksın..
-Gezmek görmek tatil değildir bunu bileceksin.. Tatil var olandan kaçmaktır.. Buna kendinde dahil.. Bunu bileceksin.. Eğlenmeyi bilmeyen adamdan/kadından fersah fersah kaçacaksın.. Bu sevdiğin bile olsa..

-Eğlenmek bir sanattır, bunu hiç unutmayacaksın.. Hele insanın kendini eğlendirebilmesi ayrı bir sanattır.. Yahu asıl konuya devam; Eyy ıvır zıvırlar! Bensiz kalsanız ölür müsünüz? Benim tatil özlemim vallahi bir yeri özlemek değil.. O şimdilik lükse girer.. Can Dostum Bay Kemal’in dediği gibi ‘’deniz olmalı oğlum’’.. Ben söz dinlerim.. Ancak şu an kaçma tatili istiyorum ben.. Dağ başı olabilir.. Issız bir ada daha güzel olur tabi.. Sahilde dalgalarla konuştuğum, balıkların şarkılarını dinlediğim ıssız bir ada.. Yavan ekmeğe razıyım inanın orada.. Martılara bile silah çekebilmeliyim gerekirse.. Hatta üstüme kilitlediğim bir odaya bile razıyım ben.. - Bir zamanlar Yedi tepe'li şehirde yaşardım..Yedi tepesinde de anılarım vardır..Mesleğim Yeditepe'yi tanımaktı o zamanlar.. Fakat her tepesine yıllarımı verdim demek lazım..Her meyhanesinde içtim..Her gizli kovuğunda saklandım.. Her ağaç altında, her kıyıda anılarım vardır(?).. Her semtinde sarhoşken kalabileceğim dostlarım oldu.. Geçen sene kırk beş gün kaldım fakat dostlarımın yarısını gezemedim..Oysa anlatacağım asıl olay bu değil.. Yeditepe bazen merkez kaç kuvvetine uğramışa döndürür insanı.. Döngü dışarı atar.. Bir yere, bir şeye tutunman lazım.. Ya da nefes alman lazım ara sıra.. Kaç(a)mak şart..

En sevdiğim yerlerin başında Kıyı köy vardı yirmi yıl önce.. Ev pansiyonlarda ya da çadırlarda kalırdık. Balık desen gani.. Esmer yurttaşlarla doyum olmaz, rakılı, çalgılı sohbetlerde.. Kulağına üflerler, takii bir şişe parası alıncaya kadar.. Kulağına sen üfletirsin doyuncaya kadar zurnayla, tabii zurnayı seversen.. Geçen yıl gittim, benim olmaktan çıkmış oralar artık..

Birde Bozcaada'm vardı benim.. Şarabı sudan ucuz, balık istediğinde ne istersiniz bile denilmeden balık servisi yapılan.. Balığı nasıl istersiniz diye bile sormazlardı.. Her balığın pişirilme usulünü en iyi onlar bildiğinden, karışılmasını züppelik olarak anlarlardı.. Doyumluk gelirdi her şey masaya.
İçkinin cinsine göre de meze.. Parayı da neredeyse ''gönlünden kopanı ver abi'' noktasına getirirlerdi. Bir koyları vardı bakir, sessiz, aklınız durur.. İki aile aynı koyda denize girmezdi, kalabalık olmasın diye.. Ve çıkartma gemisi ile gidilirdi oraya..Geçen yıldan bir önceki yıl gittim yine oraya: Orası da benim olmaktan çıkmış..

Epeyce de Erdek tarafına takıldım..Güzel yerler fakat ısınamadım bir türlü.. İlkel, yatırım yapmayan, soyguncu işletmeciler (!) bitirdi orayı.. Şimdilerde ara sıra Ölü deniz, Ayvalık, Konya altı, Foça yada Davutlar'a takılırım.. Fakat benim olmadı hiç oralar..

Bir yer buldum galiba geçen hafta ..Denizli'de Kefe yaylası..Rakım ve havası bin beş yüz.. Antalya'dan on beş derece daha soğuk.. Battaniyeye sarındık gece otururken. İki bin kişilik bir orman işletmesi. Kamp anlayacağınız. Çadır kent diyelim..Kuru fasulye yedik acılı.. Cacık da vardı yanında.. . Yahu rakının bu kadar mı güzel olurmuş tadı.. Belki de bir sürü dostumu orada gördüğüm için sevdim orayı.. Dur bakalım.. Bunları geçen sene yazmıştım. Değişen bir şey yok bu sene de… Aslında var… Ben her akşam iş çıkışı 9 nolu Konya altı halk plajına gidiyorum. Her gün tatil anlamına gelir mi bilmiyorum. Ben daha çok spor olsun diye yapıyorum bu işi. Ancak denizle aramda çok gizli sevdalar olduğunu da saklayacak değilim… Kışın kıyısında, yazın içinde oluyorum… Gidilebilecek sınırlara kadar gidip, bir ciii yapmanın ötesinde bana göre bu sevdam… Özgür oluyorum, ruhum dinleniyor… Tüm öfkemi alıyor benden bu mavilikler… Ve garip şey en iyi sırdaşım da deniz… Galiba tatil benim için deniz… 

Haaa bu sene aklımı azıcık Amasya çeldi… O zarif güzellik ve Borabay gölüne mutlaka gideceğim… Bunu aklıma koydum… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

17 Temmuz' da yani, Akseki' nin Çimi yaylasında, "Akseki' ye 17 kilometre" Arıcıların festivali var. 10-11 gibi başlayacak, 15, 16 gibi bitecek. Belki bir günlüğüne gitmek istersin. Haber vereyim haberin olsun dedim. Yöresel yemeklerden keşkek, az sulu et, salata, doğal bal tabii, peynir gibi ürünleri bulup, satın alabileeksin muhtemelen. O yaylada çocukluğumda 45 gün oğlak gütmüştüm, benim de gidesim var ama tam belli değil. Selamlar, sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 13.07.2011 22:48
Cevap :
Çok teşekkür ederim Aynur hanım... O gün Denizli'de yeğenimin düğününde olacağım. Umarım daha sonra bir gün hep beraber çıkarız o yaylaya... Çok seviyrum ben yazın yaylaları... Sevgiler...  14.07.2011 10:27
 

Çiğdem var, Nihat Hocam var, Ayşe var, Fatma var, e kambersiz düğün olmaz ben varım...yakışıklı oğulcanın ile şeker İdil var. Olmaz öyle tek başına kaçmak...hep beraber kaçarız:)) kurtuluşun yok...sen önce İtalyan Koyu'nun Kemer'den sonra kaç km olduğunu doğru bi öğren bakalım:))...kaçacakmış! :)) sevgiler...

ÇokEskidendi 
 06.07.2011 20:45
Cevap :
Sizsiz kaçarsam her sözü söylemeye hakkın var. Yahu ortamdan ve kendimden kaçmaktan söz ediyorum ben... Zaten bu saydığın isimlerle aynı duyguları yaşıyorum ben, tatil gibi oluyor sizle olmak... İtalyan koyuna gelince; Kemer'den sonra Çamyuva var... Yoldan gidersen Çamyuva'dan sonra hemen solda... Ancak oraya giriş yok, yol bölünmüş... İleriden dönüp geleceksiniz... Yani Kemer'den sonra 20 km yapmış olacaksınız... Haaa şunu da belirteyim; Çok çok sevdiğim bir yerdi orası... Ancak geçen hafta şöyle bir bakayım dedim ve pişman oldum gittiğime... İpini koparan orada... Mangal dumanından göz gözü görmüyor... Deniz desen tur teknelerinin işgaline uğramış... Yani çıfıt çarşısı olmuş orası... Olimpos ve Adrasan hala nezih...  06.07.2011 21:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 939
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster