Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '10

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
540
 

Tatil deyince

Tatil deyince
 

Benim bazen yolum tutar.. Aş ermek gibi bi şey bu.. Tatilim tutarda denebilir.. Telefonu kıracaksın.. Haber seyretmeyeceksin.. Nasılsa beni dinleyen yok diyeceksin..

-Güneşin ne zaman doğduğuna ve battığına karışmayacaksın.. Dön lan bildiğin gibi diyeceksin dünyaya.. Gecene de eyvallah, gündüzüne de eyvallah..
-Para düşünmeyeceksin.. Nasılsa hiç denkleşmedi bu güne kadar diyeceksin..
-Gittiğin her yerde bir ilk kadehte, birde son kadehte eski dostları selamlayacaksın..
Unutmam mümkün değil sizleri diyeceksin..
-Kim nasıl mutlu oluyor acaba diye düşünmeyeceksin.. Sen nasıl mutlu oluyorsun onu bileceksin.. Bütün tatil boyunca kavak altında uyumaksa tatil, bunu yapacaksın..
-Gezmek görmek tatil değildir bunu bileceksin.. Tatil var olandan kaçmaktır.. Buna kendinde dahil.. Bunu bileceksin.. Eğlenmeyi bilmeyen adamdan/kadından fersah fersah kaçacaksın.. Bu sevdiğin bile olsa..
-Eğlenmek bir sanattır, bunu hiç unutmayacaksın.. Hele insanın kendini eğlendirebilmesi ayrı bir sanattır.. Yahu asıl konuya devam; Eyy ıvır zıvırlar! Bensiz kalsanız ölür müsünüz? Benim tatil özlemim vallahi bir yeri özlemek değil.. O şimdilik lükse girer.. Can Dostum Bay Kemal’in dediği gibi ‘’deniz olmalı oğlum’’.. Ben söz dinlerim.. Ancak şu an kaçma tatili istiyorum ben.. Dağ başı olabilir.. Issız bir ada daha güzel olur tabi.. Sahilde dalgalarla konuştuğum, balıkların şarkılarını dinlediğim ıssız bir ada.. Yavan ekmeğe razıyım inanın orada.. Martılara bile silah çekebilmeliyim gerekirse.. Hatta üstüme kilitlediğim bir odaya bile razıyım ben.. Bir zamanlar Yedi tepe'li şehirde yaşardım..Yedi tepesinde de anılarım vardır..Mesleğim Yeditepe'yi tanımaktı o zamanlar.. Fakat her tepesine yıllarımı verdim demek lazım..Her meyhanesinde içtim..
Her gizli kovuğunda saklandım.. Her ağaç altında, her kıyıda anılarım vardır(?).. Her semtinde sarhoşken kalabileceğim dostlarım oldu.. Geçen sene kırk beş gün kaldım fakat dostlarımın yarısını gezemedim..Oysa anlatacağım asıl olay bu değil.. Yeditepe bazen merkez kaç kuvvetine uğramışa döndürür insanı.. Döngü dışarı atar.. Bir yere, bir şeye tutunman lazım.. Yada nefes alman lazım ara sıra.. Kaç(a)mak şart..

En sevdiğim yerlerin başında Kıyı köy vardı yirmi yıl önce.. Ev pansiyonlarda ya da çadırlarda kalırdık. Balık desen gani.. Esmer yurttaşlarla doyum olmaz, rakılı, çalgılı sohbetlerde.. Kulağına üflerler, takii bir şişe parası alıncaya kadar.. Kulağına sen üfletirsin doyuncaya kadar zurnayla, tabii zurnayı seversen.. Geçen yıl gittim, benim olmaktan çıkmış oralar artık..

Birde Bozcaada'm vardı benim.. Şarabı sudan ucuz, balık istediğinde ne istersiniz bile denilmeden balık servisi yapılan.. Balığı nasıl istersiniz diye bile sormazlardı.. Her balığın pişirilme usulünü en iyi onlar bildiğinden, karışılmasını züppelik olarak anlarlardı.. Doyumluk gelirdi her şey masaya.
İçkinin cinsine göre de meze.. Parayı da neredeyse ''gönlünden kopanı ver abi'' noktasına getirirlerdi. Bir koyları vardı bakir, sessiz, aklınız durur.. İki aile aynı koyda denize girmezdi, kalabalık olmasın diye.. Ve çıkartma gemisi ile gidilirdi oraya..Geçen yıldan bir önceki yıl gittim yine oraya: Orası da benim olmaktan çıkmış..

Epeyce de Erdek tarafına takıldım..Güzel yerler fakat ısınamadım bir türlü.. İlkel, yatırım yapmayan, soyguncu işletmeciler (!) bitirdi orayı.. Şimdilerde ara sıra Ölü deniz, Ayvalık, Konyaaltı, Foça yada Davutlar'a takılırım.. Fakat benim olmadı hiç oralar..

Bir yer buldum galiba geçen hafta ..Denizli'de Kefe yaylası..Rakım ve havası bin beş yüz.. Antalya'dan on beş derece daha soğuk.. Battaniyeye sarındık gece otururken. İki bin kişilik bir orman işletmesi. Kamp anlayacağınız. Çadır kent diyelim..Kuru fasulye yedik acılı.. Cacık da vardı yanında.. . Yahu rakının bu kadar mı güzel olurmuş tadı.. Belki de bir sürü dostumu orada gördüğüm için sevdim orayı.. Dur bakalım..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanırım ilk bozcaadaya bereber gitmiştik bizim bilmediğimiz birşey vardı gemiye içki almadan binilmezmiş bizde epey bira alarak binmiştik gemiye tabi ozamanlar bozcaadada zaman diye birşey yoktu hatırlarsan gemide epey geç kalktı, yanlış hatırlamıyorsam hava yapmıştı deniz de birkaç gün daha kalmıştık çıkartma gemisi kaptanı koyunları gördü demişlerdi koyun da dalgalar dı sonunda kaptanın sarhoş olduğu için kaldığımızı anlamıştık hava koyun bahane

kenan özüdogru 
 22.07.2010 15:20
Cevap :
Sağol Kenan.. Senle o kadar anımız varki, hangisi senin hangisi benim anım kuyumcu terazisi ayıramaz değil mi?  23.07.2010 23:30
 

Ne kadar da güzel anlatmışsınız, tatil heyecanınızı, tatilden beklentilerinizi ve tatilinizdeki her detaydan nasıl keyif aldığınızı. Sanırım bu yazınız özellikle 5 yıldızlı otellere kucak dolusu paralar ödeyen ve yine de mutlu olmayıp, beklenti içinde olanlara ders niteliğinde.. Sevgi ve selamlar.

A.Nilgün Aktaş 
 22.07.2010 9:21
Cevap :
Selam.. Nilgün Hanım övgü dolu yazınıza teşekkür ederim.. Zevkleri aynı olanların buluşması diyelim duygunuza kimseyi kızdırmamak adına..  22.07.2010 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 931
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster