Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
31001
 

Tatlı dilin önemi

Tatlı dilin önemi
 

Tatlı dilin önemi her yerde vardır. İnsanların görgülü, saygılı, terbiyeli olduğu tatlı dilinden anlaşılır. İnsan ne kadar terbiyeli ve saygılı olursa o toplumda o kadar sevilir.

"Tatlı dil bütün kapıları açan sihirli bir anahtardır” sözü insanların tatlı dilini kullanarak her şeyin üstesinden gelebileceğini anlatır. Eğer insan, kaba, insanlara saygısız ve bağıran biri olursa asla o kişi, o kapıdan geçemez. İnsanlar tarafından sevilmez. Toplumdan dışlanır. Bu yüzden de kimse o kişiyle arkadaşlık etmez. Örneğin, Ali diye bir çocuk, Ahmet adındaki arkadaşına her zaman kendi dediğini yaptırıyor. Ahmet de artık dayanamayıp “Ali, artık herkese kendi dediğini yaptırma! Yoksa kimse seninle arkadaş olmaz. Ben de senle arkadaşlık yapmak istemiyorum.” diyor. Ali de Ahmet’le arkadaşlık yapmadığı için ve diğer insanlar da Ali’yle arkadaşlık yapmak istemediği için çok yanlız kalıyor. Ali de bunu görünce artık her dediğini insanlara yaptırmayacağına söz veriyor. İşte Ali gibi olursak bencil, her dediğini yaptıran, terbiyeli olmayan biri olursak, sihirli anahtarı asla bulamayız. Ama terbiyeli, saygılı, bencil olmayan bir insan olursak, o sihirli anahtarı bulup kapıyı açarız. Tatlı dilimizi kullanırsak, insanları mutlu ederiz ve biz de mutlu oluruz. İnsanlarla daha çabuk arkadaş oluruz ve daha kolay anlaşırız.

İnsanlara karşı iyi, saygılı, terbiyeli bir şekilde, tatlı dilimizi kullanarak daha sağlam arkadaşlıklar kurarız. Unutmayınız ki ne kadar güzel olursanız olun tatlı diliniz yoksa daha çok çirkinleşirsiniz.

ilhan gündoğdu, Hanife ÇITA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Tatlı dilin önemi" başlıklı yazına uzuuunn bir yorum yazmıştım. Gelmedi mi sana? Bazen böyle özene bezene yorumlar yazar, sonra da (gülme sakın) "kaydet" butonu yerine yukarıdaki çarpıya tıklarım, yorum uçup gider. Öyle mi yaptım acaba, yine? Her neyse.. Bu yazın mükemmeldi. Tatlı dile öyle hasret kaldı ki bu toplum... Kavgacı büyükleri, kavgacı "önemli adamlar"ı ciddiye almayın sakın, hep böyle tatlı dilli, güler yüzlü olun ki güleryüzlü bir topluma dönüşelim. Sevgilerimle..

zelinartug 
 17.10.2009 20:12
Cevap :
Önce çok teşekkür ederim Zelin Öğretmenim. Yorumların ikiside harikaydı. Bu günlerde hiç bloglarıma bakamıyorum. Dersler, ödevler... Geçtiğimiz hafta matematik yazılısı olduk. Çalıştığım için de bakamadım. Bu sene dersler biraz daha yoğun. Ama yorumunuz gerçekten çok güzeldi çok teşekkür ederim.=) Sevgiler, saygılar...  22.10.2009 22:14
 

Şimdi anladım işte senin neden böyle tatlı bir kız olduğunu. Güleryüzlü, narin ve hoş bir genç bayan olmaya başladığını görüyorum fotoğraflarından, ama işin aslı başkaymış!.. Demek Duygun'un tatlılığı asıl kullandığı dilden geliyormuş. Köy anıların da çok hoştu, okumaya doyamadım. Tabii bu senin tatlı dilinden, akıcı anlatımından kaynaklanıyor. O balkon da çok hoş göründü gözüme. Deniz ya da göl.. ve dağ bir arada. Hazırla masayı, geliyorum Duygun. Bir sallama çay yaparsın artık değil mi? Çok kolay.. Suyu kaynatıp, cam fincana boşaltıyorsun, fincanın içine de bir poşet çay daldırıyorsun, bitti. Şekere gerek yok. Senin tatlı dilin var ya..Okulunu.. arkadaşlarını anlatırsın bana. Ben de sana, günde 24 saat aralıksız çalışmaya isyan edip, tam yılbaşı gecesi, saat 24'e beş kala yılbaşı eğlencelerine katılmak üzere sokaklara çıkan duvar saatinin öyküsünü anlatırım. Saat olmayınca, yılbaşı nasıl olacak!? Bu öykünün devamını getirmeye ne dersin? İlginç öykü!.. Başarı dileklerimle, sevgiler..

zelinartug 
 14.10.2009 22:24
Cevap :
Duvar saati öyküsünü gerçekten çok ilginç buldum. Devamını yazmaya çalışacağım. Yorum için çok teşekkür ederim. Sevgiler, saygılar...  22.10.2009 22:17
 

Okulda yazdığın bu kompozisyonu akşam evde okuyunca çok beğenmiştim biliyorsun. Neredeyse hiç değişiklik yapmadan burada yayımladın. Yazını çok beğendim. Yazmaya daha fazla zaman ayırabilsen, hızla gelişeceksin ve daha da iyi yazacaksın. Elbette derslerinden artan boş zamanlarını nasıl değerlendireceğin senin seçimin olacak. Seni kocaman öptüm canım.

Hakan Şahin 
 02.10.2009 9:58
Cevap :
Evet baba yazımı okuldaki öğretmeniminde beğeneceğinden eminim. Gerçekten de böyle bir yazı yazdığım için mutluyum. Evet senin dediğin gibi çok zamanım olsa ben de bol bol yazı yazacağım. Ama dersler bu sene çok yoğun. Ama elimden geldiğince yazmaya devam edeceğim. Sevgiler baba bende seni o biricik yanaklarından kocaman öptüm =)  02.10.2009 14:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 12471
Kayıt tarihi
: 12.09.07
 
 

Benim adım Duygun Şahin. 15.09.1997 yılında Bursa'da doğdum. Milliyet Blog'ta yazan Hakan Şahin'in k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster