Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '17

 
Kategori
Beslenme / Diyet
 

Tatlı tuzaklara düşmeyin!

Tatlı tuzaklara düşmeyin!
 

Tatlı tüketimi kaçamak olmaktan çıkarsa bağımlılık haline dönüşebilir.


   Hayatımız eskisinden daha konforlu, ama nedense daha bir mutsuzuz. Bu nedenle bizi kısa sürede mutlu edeceğine inandığımız alkole, sigaraya ve tatlı gibi şeylere düşkünlüğümüz hızla artmaya başladı. Bu bağımlılıklardan o an için keyif alırken sonra bir de vücutta yarattığı tahribatı tamir etmekle uğraşıyoruz.

   Eskiden tatlı çeşitleri bu kadar var mıydı emin değilim ama sosyal medyanın cebimizde olmasıyla her an her şeyden, yenilenden içilenden haberdar olmaya başladık.  Dünya mutfağından seçme birbirinden renkli ve lezzetli tatları, kışkırtıcı resimleriyle cep telefonumuzda görür görmez en yakın restoran veya cafe de bulabileceğimizden artık eminiz. Muhteşem sunumlarıyla önce göz zevkimize hitap eden, meyvesi, süslemesi adeta bir sanat haline gelmiş bu ağız sulandırcı lezzetlerin aslında hiç te masum olmadığını biliyoruz. Buna karşılık, bikinili mükemmel vücutlu güzel hanımların, baklava karınlı yakışıklı erkeklerin interneti açtığımızda karşımıza çıkması da ayrı bir psikolojik baskı…Peki hem bu güzel nefis tatlıları şekerlemeleri mideye indirip, hem de nasıl bu Yunan heykeli ya da Kleopatra gibi güzel insan sınıfına girebiliriz? Maalesef öyle bir formül yok, tek formül; Tabii ki şeker ve tatlıdan uzak durmak!!!

   Tatlı Kaçamaklar Şart ama…

   Hayata tat katmak gerekir bunu anlıyorum! Tabii ki kırk yılda bir kaçamak yapıp bir parça çikolatamızı, tatlımızı yiyeceğiz, ama olay yavaş yavaş porsiyoları büyütmeye doğru gidiyorsa kırmızı alarm çalmaya başladı demektir. Kilo vermek konusunda kırk yılda bir yaptığınız bu kaçamaklar sıklaşırsa bir süre sonra kilo vermemizde bariyer olmaya ve bizi şeker bağımlısı yapmaya başlayabilir.

   Şu aralar yazın yaklaşmasıyla yine herkes telaşta.  Amaç acil kilo vermek olmamalı. Çünkü verilen hızlı kilolar bir o kadar hızla da geri alınıyor. Önemli olan bir hayat boyu mümkün olduğunca az kilo alışverişleri yaşayarak istikrarı sağlamak.

   Her zaman Bahanemiz Var

   Biz kadınlar adet dönemlerinde gözlerimizin önünde tatlılar, çikolatalar uçuşarak dolaşırız. Bahanemiz hazır olduğu için de saldırırız tatlıya, çikolataya…Hele bir de enerji düşüklüğünden şikayetçiysek tatlıdan enerji alacağımızı düşünerek sık sık yemeklerin finalini tatlıyla yapar ve asıl tatmin duygusunu yaşarız. Ancak bu istek çok sık tekrarlanıyorsa o zaman bu konuya sadece “ben tatlıyı çok seviyorum” diyerek yaklaşmamız ve tatlı yemeye devam etmemiz doğru olmayacaktır.  Şeker ve tatlıdan bir türlü vazgeçemiyor ve hatta kendimizi hiçbir şekilde frenleyemiyorsak belki de kan şekerimizi ölçtürmenin zamanı gelmiştir. Tatlı bağımlılığınızın altında yatan herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını öğrenmek için şeker yükleme testlerini yaptırmalı ve test sonuçlarında sorun varsa hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ya da şeker hastalığı söz konusu ise mutlaka bir doktor veya diyetisyen ile izlenecek yolu belirlemelisiniz. Sonuçlar sağlıklıysa, tatlı krizlerinizin tamamen duygusal ve yanlış beslenme alışkanlığından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu durumda yapılması gereken sadece bu konuda bilinçlenmek ve gerekli beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerini yapmak olacaktır.

   Şeker ve tatlı bağımlılığından kurtulmak için spor yapmaya, bol su içmeye ve dikkatinizi başka şeylere vermeye odaklanın. Uzun süre açlıklar da kan şekerinizi düşüreceği için yemeğe ve tatlıya adeta saldırmanıza neden olabilir. Az ve sık beslenin, metabolizma yediğini kolaylıkla sindirebilsin…

   Bol sebze ve sınırlı meyvenin yanı sıra, tam tahıllar, kuru baklagiller gibi yüksek posalı besinlerle öğünlerinizi destekleyin. Su tüketimini artırın, özellikle sabahları uyanır uyanmaz aç karnına 2 bardak limonlu su için. Öğünlerinizden yarım saat önce su içmekte az yemenizi sağlayabilir.

    Açlık ve Susuzluk Aynı Merkezden Yönetiliyor

   Unutmayın, açlık ve susuzluk beynimizde aynı merkezden yönetilir. Aslında aç hissettiğinizi düşündüğünüzde bazen sadece susuz olabilirsiniz. Çoğu zaman açlık ve susuzluk duygusu karıştığı için bir şeyler yemeye ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu tip durumlarda önce bir bardak su için ve yaklaşık 20 dk bekleyin. Açlığınız geçtiyse vücut demek ki sadece su istemiş, eğer geçmediyse gerçekten besine ihtiyaç duyuyor demektir.

    Tatlı Yemek İstediğinizde Yapabilecekleriniz

    Sizi tatlı yemeye iten duyguları ve zaman dilimlerini değerlendirerek nedenlerini ortadan kaldırmaya çalışın. Yine de canınız tatlı istediğinde şeker, çikolata, pasta gibi kan şekerinizi hemen yükseltecek olan glisemik indeksi yüksek olan besinlerin yerine şeker oranı düşük meyvelerle çiğ ceviz, fındık, bademi kombine ederek kan şekerinizin yükselmesine engel olabilir ve tatlı ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Ayrıca şeker ilave etmemek kaydıyla tatlı meyvelerden komposto yapmak ta bir alternatif olabilir. Bunların yanı sıra sağlıklı ve şekersiz tatlılar yapmak isterseniz kana yavaş yavaş karışan, glisemik indeksi düşük, ısıya dayanıklı ve baldan 3 kat daha tatlı olduğu için az miktarda kullanmanızın yeterli olacağı Agave şurubunu da alternatifleriniz arasına alabilirsiniz.

    Şekersiz Hayatın Faydaları

     Şekerden uzak hayat kesinlikle yaşam kalitenizi artıracaktır. Kilo verip hafifler, bağışıklığı güçlü bir birey haline gelirsiniz. Tat alma duygusunun gelişmesiyle diğer besinlerin lezzetini daha fazla almaya başlarsınız. Özellikle kadınlarda görülen Osteoporoz (kemik erimesi) riski azalırken, saçlar ve cilt yenilenmeye ve güçlenmeye başlar. Kan şekeri düzelir ve diyabet riski ciddi anlamda azalır, uykular düzene girer. Ruh hali değişir ve mantar enfeksiyonları azalır.

   Unutmayın; Hayatın tadı baldan, çikolatadan daha tatlı!

SEVİLAY ÖZTÜRK

Verita Health Sağlıklı Yaşam ve Detoks Danışmanı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1196
Kayıt tarihi
: 21.12.16
 
 

Sevilay Öztürk, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü mezunud..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster