Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Yeşim Varol İlişki ve Evlilik Danışmanı

http://blog.milliyet.com.tr/duruyasam

19 Mart '11

 
Kategori
İlişkiler
 

Tatlıses kadınları

Eskiden olsa başka benzetmeler yapardık. Ama şimdi, “Muhteşem Yüzyıl” dizisi hayatımıza girdiğinden beri, yaşananları dizinin bize anımsattığı kelimelerle betimliyoruz ister istemez.

Dizinin ilk bölümlerine tepki gösterenleri yeniden düşünmeye davet etmek lazım. İlk bölümdeki harem ilişkilerine tepki gösterenler, günümüzde izlediğimiz tabloya da tepki gösteriyor mu acaba? Gazetelerde boy boy yer alan “Tatlıses ve kadınları” başlıklı yazılar onlara ne düşündürüyor bilmem ama bana harem hiyerarşisini hatırlatıyor.

Belli ki günümüzde de Haseki olmak önemli. Erkek çocuğu annesi, kız çocuğu annesine ve o da çocuksuz gözdeye dil uzatabilir durumda. Derya Tuna ve Ayşegül Yıldız’ın hastane odasında yine kavga ettiler yorumları bana bunları düşündürüyor. Zannetmeyin ki İbrahim Tatlıses’i “padişah” mertebesine koyuyorum, ama o kendisine “İmparator” diyor, dedirtiyor.

Bir hastane ortamında, kimin kimi ne kadar göreceği konusunda birbirine giren bu iki kadın,İbrahim Tatlıses’i mi düşünüyor sizce. Biri 20 yıldır, eski mi daimi mi olduğunu bilmediğimiz sevgilisi Derya Tuna, biri 11 yıldır birlikte olduklarını okuyunca şaşırdığım Ayşegül Yıldız. Şaşırdım, nedense İbrahim Tatlıses’i 11 yıl boyunca tek kadınla düşünemiyorum. Ne için kavga ediyorlar, neden bu polemiğe giriyorlar anlamıyorum. Sonuçta, o gece İbrahim Tatlıses programından çıktığında uyumak için kimin yanına gidecekti ise o olmalı yanında diye düşünüyorum.

Benim bildiğim yoğun bakımda birinci derece yakınlar olur hastanın yanında. Bu vakada ne kadar çok birinci derece yakın varmış meğer. Bir adamın karısı, eski sevgilisi, daha da eski sevgilisi ve yeni sevgilisi….hepsi birinci derce yakın mı sayılıyor yani.

Bir de Adalet Hanım var. Resmi olarak herkesin üzerinde, çocuklarının yanında ama aldığı kültür, büyüdüğü coğrafya gereği sessizliğin de erdem olduğunu öğrenmiş bir kadın. Şöyle bir ayağa kalsa, dese ki “Siz kim oluyorsunuz da kendi derdinize düştünüz. Hangi sıfatla burada bulunuyorsunuz? Çekilin gidin erkeğimin başından, rahatsız etmeyin.” Kim ne diyebilir ki?

Bazı acılar insanları yakınlaştırır. Birbirlerine sarılmalarına, tek vücut olmalarına sebebiyet verir. Ama belli ki işin içinde menfaat çakışması varsa acı bile birleştiremiyor insanları. Menfaatlerin ön planda olduğu yerde sahtelikler, zorbalıklar sürüp gidiyor. Geriye izleyeni rahatsız eden tablolar kalıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıyı genelde beğendim,ancak harem kadınları ile Tatlı sesin eski karısı,eski sevgilisi,yeni sevgilisi,bilinmeyen kadınlarını kıyaslamayı pek de yerinde bulmuyorum.Bir tarafta gerçek padişaylar ki zamanın fatihleri,Tatlıses in imparatorluğu biraz da takma isim gibi,alanında çok başarılı olması,yıllardır zirvede olması,sevenlerinin çok olması bu duruma sebep olmuştur,yoksa durup dururken ben imparatorum diye ortaya çıkmamıitır.

Gılgamış Kavasoğlu 
 19.03.2011 21:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 170
Toplam yorum
: 164
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 2256
Kayıt tarihi
: 13.05.09
 
 

Davranış Bilimleri Uzmanı, İlişki ve Evlilik Danışmanı, Kurumsal Eğitmen ve Danışman Kitapları; U..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster