Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
656
 

Tatminsiz Ego!

Tatminsiz Ego!
 

alıntıdır


Kimisini egosu öyle bir esir almış ki, rahat yaşamayı unutmuş adeta. Köle olmuş egosuna.

Birde öyle bir sorun ki, doymak bilmiyor meret.

Hızla üreyen bir hastalık gibi sarıyor insanın tüm benliğini.

Sürekli “ben” diyen modeller gibi.

Kendini karşısındaki kaç yaşında olursa olsun hala öğretmen zannedenler gibi.

Yok mu çevrenizde?

Mutlaka var.

Hatta birçoğunuz okurken aklından isim bile geçiriyor.

Psikolojide bu tip insanların temelde yatan sorunlardan kaynaklı, geçmişe dayalı bilinçaltı kayıtlarından ötürü böyle davrandığı söyleniyor.

Hani şu “gel çocukluğuna inelim” mevzusu.

Bizim kendi aramızda dalga geçtiğimiz ama aslında bugünü oluşturan temel nedenlerin kaynağı çocukluk!

Çok ezilen, kendini ifade edemeyen, konuşma hakkı elinden alınmış insanların kendini ispatlama çabası.

“Ben iyi bir statüye, iyi de bir paraya sahibim. Benimle konuşurken hazır ol a geç psikolojisi.”

Geçmişteki ezilmişliğin acısını çıkartma dürtüsü.

Ne yapmak lazım?

Görmezden geldikçe daha çok abarttıkları için cevaplarını vermek lazım.

Bu tatminsiz egolarına bir son vermek, en azından sizin üzerinizden prim yapmalarını engellemek lazım.

Alıştıkça huy halini alan, ego mücadeleleri bitmeyen insanlar sinirinizi her ne kadar zorlasa da, sabrınızın sınırını aştırsa da sakinliğinizi koruyarak verdiğiniz her cevap karşısında kendi öfkeleriyle savrulacaklardır.

Çevrenizdekileri seçme şansınız varsa ne mutlu ancak böyle bir şansınız da yoksa durum bir hayli zor.

Biliyorum, gözlemliyorum ve hatta yaşıyorum ne yazık ki.

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Merve hanım, insan onurunu hiçe sayan, özgürlükleri baskı altına alan bir anlayış içerisinde tavır koyan kimselere karşı, haddini bildirmek gerçekten yerinde olur. Ancak, kişilik zaafı içinde bulunan ve kompleksi itibariyle bu davranış biçimiyle etrafını rahatsız eden zavallılara acıyarak, bu hassasiyetleri, onlara, incitmeden daha ince bir üslupla ihsas ettirmek, onları kazanabilmemize imkan sağlayabilir mi acaba? Tabi fikrimin doğru olduğunu iddia etmiyorum, ama,bugün nedense içimde iyimser bir bakış ve yorum hasıl oldu. Keyfiyeti takdirinize, selam ve saygılarımla sunuyorum. Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 11.07.2013 0:56
Cevap :
Merhaba Refik Bey, çok haklısınız. İyimser yaklaşım her zaman kazandırır. Bazı insanlar yapı itibariyle iyiliğe alışkın olmadığı için olumlu niyetten de anlamıyor. Sanırım en doğrusu görüş alanımızdan çıkarmak. Hem sinir sistemimizi bozmamak hem de diyalogların çirkinleşmesini engellemek için. Selamlar...  16.07.2013 8:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3226
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1771
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster