Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
438
 

Tavuk Döba ile Piliç Tuçal - 6

Tavuk Döba İle Piliç Tuçel’ in Kümeslerin Ekonomileri Üzerine Yaptıkları Tartışmalar - 1 

            İşte bu anlamda, Kümeslerimizde; eğitim, öğretim,  terbiye ve talime küçük yaşlardan başlanmalıdır. Bizim, sizin kümeslerde, eğitim sistemi, kümeslerimizde yaşayan her bir horozun, tavuğun ya da pilicin kişiliğinde, karakterinde ta civcivlik döneminde başlayarak olumlu değişim, dönüşüm yapacak olan bir eğitim sistemi olması gerekir. Bu eğitim sistemi alt yapısı ile birlikte, Kümeslerimizde yaşayanları geleceğin ve içinde yaşadıkları çağının bilgileri ile donatarak çağdaş horozlar, tavuklar ya da piliçler olarak yetiştirilmelerine fırsat veren bir eğitim sistem olması gerekir.  Kısaca akıl ve mantıkla ulaşılamayan mistik düşünceler olarak adlandırabileceğimiz herhangi bir kutsal varlıkla aralarında sezgilerle bağ kurmaya ya da cevaplar aramaya iten unsurların Kümeslerimizin eğitim sistemi içinde olmaması gerekir. Kümeslerimiz horozlarını, tavuklarını ya da piliçlerini çok yönlü alternatif düşüncelerden uzaklaştıran, aktif yaşantıdan soğutan, uyuşturan,  pasifize eden böylesi mistik düşüncelerden öteye Kümeslerimizin eğitim sistemi; bilimi, bilimsel akılı, akılcı düşünceyi öne çıkaran deneysel bütüncül bir eğitim sistemi olması gerekir.

            Yaptığım açıklamaları böyle bil, Ey Piliç Tuçel.

            __________________________________

            - Kırşehir İli, Mucur İlçesi, Asmakaradam Köyünde bulunan herhangi bir kümes, kendi kümes milletinden olan; horozların, tavukların, piliçlerin, civcivlerin refahını, dirliğini, zenginliğini ve mutluluğunu sağlamak istiyorsa öncelikle sahip olduğu kendi ekonomik kaynaklarını dinamik ve verimli bir şekilde kullanmak zorundadır. 

            - Eğer ki, bir kümes, kendi ekonomik yapısı içerisinde yer alan; üretim, mübadele, bölüşüm, tüketim olarak sınıflandırabileceğimiz temel ekonomik olayları; düzenli, dengeli, adil, adaletli bir şekilde yürütüyorsa böylesi bir kümesin ekonomisinin sağlıklı bir çizgi üzerinde hareket ettiğini söyleyebilmemiz her zaman mümkün olur.

            - Köyde bulunan herhangi bir kümesin sahip olduğu kendi ekonomik kaynaklarını verimli bir şekilde kullanması için de her şeyden önce o kümesin bir Yüksek Ekonomik Kurulunun olması gerekir. Kümes yöneticileri kendi kümeslerinin Yüksek Ekonomik Kurulunun ortak akıl ile karara bağladıkları akılcı ekonomik stratejileri uygulamaya alarak kendi kümeslerinin kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanabilirler.

            Yaptığım açıklamaları böyle bil, Ey Piliç Tuçel.

            -. Sözünü ettiğiniz Yüksek Ekonomik Kurul nedir, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba? Ya da nasıl bir “Yüksek Ekonomi Kurulu” oluşturması gerekiyor? Köyün her bir kümesi kendi ortak akıllarını nasıl harekete geçirecektir? Sonra ortak akıl ile ne tür ekonomik ve sosyal stratejik kararlar alabilirler? Her bir konuyu ayrı, ayrı açar, anlattırsanız çok sevinirim, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba.

            - Ey Piliç Tuçel! Köyün herhangi bir kümesi ekonomik kaynaklarını rastgele değil, ancak,  önceden belirlenmiş akılcı stratejilere bağlı olarak ekonomik kararlar alarak yönetmesi gerekir. Kümes kendi ortak akılı öne çıkararak stratejik ekonomik kararların saha uygulamasının yapılabilmesi ancak o kümeste bir üst ekonomik kurul olarak  “Yüksek Ekonomik Planlama Uzmanları Kurulunun ” oluşturulması ile mümkün olur. Bu kurulun, üye seçim kriterleri çok iyi belirlenmiş olmalıdır. Kümesin Ekonomik Planlama Üst Kurulu üyeleri de belirlenmiş bu kriterler doğrultusunda kümesin seçkin kariyerli üyelerden seçilerek teşekkül etmiş olan bir kurul olması gerekir. Ayrıca Ekonomik Planlama Üst Kurulu kümes yönetim teşkilatı içerisinde kümesin en tepesindeki üst yöneticisine bağlı ve o kümesin siyaset üstü, bağımsız bir üst kurulu şeklinde çalışması gerekir.

            Ekonomik Planlama Üst Kurulu üyelerinin tek bir fonksiyonel amaçları olmalıdır.  Üst Kurul üyelerini fonksiyonel amaçları nasıl olmalıdır? Onların fonksiyonel amaçları, kendi kümeslerinin yakın zaman, orta ve uzun vadeli ekonomik plan, program ve politikalarını hazırlayacak olmalarıdır. Üzerinde ortak akıl ile düşünerek,  tasarlayarak, hesaplayarak, ölçümlemeler yaparak birikmiş bir karara varmış olmalarıdır.. Varmış oldukları kümeli ekonomik kararları da daha ayrıntılı bir şekilde ekonominin konuları ile konulara ilişkin kararları olarak yazılı metin haline getirmeleri gerekir.

            Bir kümes, Ekonomik Planlama Üst Kurulu üyelerin kendi kümeslerinin kısa, orta ve uzun vadeli; yatırımına, üretimine, iç ve dış tüketimine, dış satımına ( ihracattına ) ve dış alımına (ithalattına)  ilişkin hazırladıkları ekonomik plan, program ve politikalarını işte o Kümesin en üst yöneticisi tarafından kendi kümes kamuoyunu haberdar etmek için kümes meclisi ekonomi komisyonuna sevk etmesi gerekir.

            Kümes Meclisi ekonomi komisyonu,  kümes siyası partilerinin kümes meclisinde bulundurdukları milletvekili sayılarına göre ekonomi alanında akademik kariyerlerde bulunmuş ya da kendi kümeslerinin ekonomik olaylarında önemli görevler almış olan seçkin horoz, tavuk ya da piliç üyelerinden müteşekkil bir komisyon olmalıdır. Komisyon üyeleri yapacakları tartışmalarda siyasi amaçlı laf kalabalığı yapmamalıdırlar. Komisyon üyeleri,  Yüksek Ekonomik Planlama Üst Kurulunun üzerinde çalıştığı ekonomik plan, program ve geliştirdikleri politikaları bilimsel bir şekilde tartışmalıdırlar. Bu tartışmalarda kümeslerinin kalkınmasına ve gelişmesine neden olacak olan ekonomik plan, program ve politikaların ileri ki yıllara dönük kümeslerine ekonomik ve sosyal alanda yapacağı etki;  getirisi, götürüsü yönünden de enine, boyuna yapılacak olan bir tartışma olmalıdır.

            Tartışılan, karara bağlanan son şekliyle de Üst Kurulunun plan, program ve politika kararları, Kümes Meclisi Genel Kurulunda oylamaya sunulmalıdır. Genel kurulda oylanan plan, program ve politikalar o kümesin tüm yöneticileri nezdinde bağlayıcılığı olan Kanun Hükmünde Kararneme olarak kümes resmi gazetesinde yayımlanmalıdır. Kümesin en üstten en tabana kadar tüm yöneticileri, kümes meclisinden, Kanun Hükmünde Kararname olarak geçirilen ekonomik plan, program ve politikalarının saha uygulamalarına da şaşmaz bir akıllılıkla uymaları ve bu doğrultuda hareket etmeleri gerekir.

             Diğer yandan da Kümesin Ekonomik Planlama Uzmanları Üst Kurulu tarafından geliştirilen, hazırlanan ve Kümes Meclisi Genel Kurulunda kabul edilerek yayımlanan kümesin orta ve uzun vadeli ekonomik plan, program ve politikalarından daha sonraki yıllarda değişen ya da gelişen şartlara göre revizyon anlamında düzeltme, yenileme yapılmak isteniyorsa da yine aynı prosedürlerin ya da algoritma yöntemlerinin izlenmesi gerekir.

            Yaptığım açıklamaları böyle bil, Ey Piliç Tuçel.

            - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba!  “….üzerinde ortak akıl ile düşünerek,  tasarlayarak, hesaplayarak, ölçümlemeler yaparak karara vardıkları ….” şekildeki bu sözlerinizden  ne anlamam gerekiyor? Lütfen sözlerinizin açılımını yaparak bana yardımcı olursanız  bundan şahsım olarak memnunluk duyarım.. Ya da Sizlerin bu üstü kapalı sözlerinizden Köyde bulunan herhangi bir kümesinin sahip olduğu ekonomik kaynakların etkin ve verimli kullanılmasından hareketle o kümeste olması gereken makro ekonomik politikalarla ilgili şunları mı anlamalıyım? Örneğin;

            Kendi kümeslerinde hangi mal ve hizmetler üretilmelidir?

            Üretilecek mal ve hizmetler hangi teknolojiler ile üretilmelidir?

            Üretilecek mal ve hizmet türleri ve bu türlerin yıllık tutarları ya da miktarları ne olmalıdır?

            Mal ve hizmet türlerinden dış satıma ve dış alıma konu olan mal ve hizmetlerin miktarları ya da tutarları ne olmalıdır?

            Böylesi Bir kümeste adaletli bir gelir bölüşümü nasıl gerçekleştirilmelidir? 

            Gibi öngörülür takvimsel yakın zaman, orta vadeli, uzun vadeli ekonomik plan, program projelerin oluşturulması bu plan, program ve projelerin kümes yöneticileri tarafından da saha uygulamalarının titizlikle yapılması, izlenmesi mi gerekir diyorsunuz?  Üstü kapalı sözlerinizden böylesi bir anlam mı çıkartmalıyım, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba?

            - Evet, aynen öyle…  Anladığınız, anlattığınız gibi bir anlam çıkarabilirsiniz. Size göre üstü kapalı olarak geçiştirdiğimi söylediğiniz sözlerimin açılımı aynen düşündüğünüz gibidir, Ey Piliç Tuçel,

            Ey Piliç Tuçel! İyi bilmelisiniz ki, bir kümesin sağlıklı bir çizgi içerisinde kalkınması sadece olumlu ekonomik büyüme ve gelişmelerle de sınırlı olamaz. Kalkınma birebir ekonomik büyüme ile de ilgili değildir. İçine başka unsurların da girmesi yani bir kümesin kalkınmasının çok boyutlu ve daha birçok niteliklerle ilişki içinde olan bir olgu olduğunun da bilinmesi gerekir.

            - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Bu sözleriniz yine çok açık değil.  Biliniz ki, ekonomi konularındaki tartışmalarda daha önce  birlikte yaptığımız tartışmalardaki gibi açık konuşmuyorsunuz. Hep uzun ve üstü kapalı cümleler kuruyorsunuz.  Yine sorma gereğini duyuyorum. Öyle ki açıklamalarınızda: “Kalkınma birebir ekonomik büyüme ile de ilgili değildir. İçine başka unsurların da girmesi yani bir kümesin kalkınmasının çok boyutlu ve daha birçok niteliklerle ilişki içinde olan bir olgu olduğunun da bilinmesi gerekir.” diyorsunuz.  Bu sözlerinizden ne anlamam gerekiyor? Ne anlatmak istiyorsunuz. Bu açıklamalarınızı anlayacağım bir şekilde biraz açar ve anlatırsanız çok sevinirim, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba!

            -  Ey Piliç Tuçel! Sizleri tanıdığım o günden bu güne kadar hep içinizde var olan o coşkulu öğrenme isteğinize ve zekanıza her zaman saygı duydum ve duyuyorum. Bilmenizi isterim ki, işte sizin bu durumunuz bende size karşı büyük bir sempati, sevgi uyandırıyor. Hiç şüphesiz hiçbir şeyi kaçırmak istemiyorsunuz.  Anlattıklarımın satır aralarını bile…  Sizleri bir kere daha takdir ve tebrik ediyorum.

            -  Ey Üstatların Üstadı Olan Siz Değerli Üstadım!  Sizlerden Kendim hakkında, ve Şahsımın zekası ile ilgili böylesi hoş, güzel sözler duymak, beni, ziyadesi ile memnun ediyor. Ayrıca içimde gelen  bir  sevginin coşkun seli ile şahsıma gösterdiğiniz teveccühünüze çok teşekkür ediyorum, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba.

            -Rica ederim, Değerli Piliç Tuçel.  Bu sözlerinizle de beni şımartıyorsunuz. Bana olduğumdan daha fazla değer veriyorsunuz.  Öyle değil mi, Ey Piliç Tuçel?

            -Ey Piliç Tuçel!  Geçelim bunları… Asıl konumuza dönelim. Kalkınma ve gelişme ile ilgili o açıklamalarımdan anlatmak istediğim diğer kalkınma ve gelişmeye bağlı konuları sizlere şöyle özetleyebilirim. Asmakaradam Köyünde bulunan herhangi bir kümesinin kalkınmasından ve gelişmesinden söz edebilmek için öncelikle:

            O kümesin Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki tarımsal üretim payının çok düşük olması ve tarım sektöründe gizli işsizliğin olmaması gerekir.

             Kümeste yaşayan her bir horoz, tavuk ya da piliç başına düşen sabit sermaye ve tasarruf tutarının düşük düzeyde olmaması gerekir. 

             Kümeste doğum ve ölüm oranlarının yüksek olmaması, dengeli bir horoz, tavuk, piliç, civciv nüfus artışının olması ayrıca kümes eğitim düzeyinin düşük olmaması gerekir.

             Kümes barınma koşullarının sağlıklı ve iyi olması, bunun yanında kümes milletinin yetersiz beslenme yani yemsizlik sorununun olmaması gerekir.

            Kümesin mevcut teknolojilerinin ilkel olmaması gerekir

             Kümeste haberleşme ve ulaşım alt yapı ve araçlarının yetersizliğinin olmaması gerekir.

             Kümeste tarım, sanayi ve hizmet ve diğer sektörlerinde sektörel kurulu kapasitenin tam veya  tama yakın olarak kullanılması ve verimlilik düşüklüğünün ile istihdam açıklığının bulunmaması gerekir.

              Kümesin ağırlıklı ihracatında tarıma ve doğal kaynaklara bağlı mal, hizmet ve ürünlerinden daha çok sanayi ürünleri ile birlikte bilgi, teknik, yapay akıl, yazılım hizmetleri gibi teknolojik mal ve hizmet ürünlerinden olması gerekir.

               Kümes dış alımın da (ithalatının) daha çok sanayi ürünlerinin imalatında kullanılacak olan ara malı ve ham madde ağırlıklı mal ve hizmetlerden olması gerekir.

              Kümeste yaşayan her bir horoz, tavuk, piliç, civciv başına düşen kümes ulusal gelirinin çok düşük düzeylerde olması gerekir.

              - Ey Piliç Tuçel! Daha anlatayım mı?

            - Teşekkür ederim, Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba. Anladım. Açıklamalarınız benim için değerli ve yeterlidir. Ancak bu açıklamalarınızdan zihnimde şöyle bir düşünce oluşuyor. Sizler diyorsunuz ki, Köyün her hangi bir kümesinin makro ekonomi olarak kalkınması demek o kümeste; üretim, yatırım, iç ticaret ve dış ticaret, gelir, istihdam, sermaye donanımı, dolaşımı servet ve doğal kaynakların,  akıllı kullanım düzeyinin yanında kümesin bütün sayısal değerlerinde de her yıl artışların olması gerekir, diyorsunuz. Açıklamalarınızı bu şekilde mi yorumlamalıyım,  Ey Bililer Bilgesi Tavuk Döba?

            -  Evet, aynen öyle…  Ey Piliç Tuçel! Ancak, Sizlerin: “…kümesin bütün sayısal değerlerinde de her yıl artışların olması gerekir” sözlerinize burada açıklık getirmem icap ediyor.  Ey Piliç Tuçel! Bu konuya ilişkin açıklamam şöyle olacaktır.

             Bilmenizi isterim ki, Kümeslerin büyüme modelleri, ekonomik büyümeyi sayısal değerler olarak ölçülebilir yönü ile ele alan modellerdir.  Bu sayısal değerler, Asmakaradam Köyünde bulunan herhangi bir kümesin ekonomisinin genel yapısına ilişkin sayısal değerler değildir. Köyde bulunan tüm kümeslere ait sayısal değerlerdir. Ey Piliç Tuçel! Köyün her bir kümesinin ölçülebilir sayısal değerleri arasında da her zaman ulusal gelir artışı ön plana çıkar. Çünkü bu ölçüt, Köyün tüm kümeslerinde en çok kullanılan ölçülebilir, karşılaştırılabilir olan bir değer ölçütüdür.

            - Ey Bililer Bilgesi Tavuk Döba! Anlattıklarınızı anladım. Peki, sorabilir miyim, Köyün tüm kümesleri arasında ölçülebilir değer olarak niçin diğer değerler dikkate alınmıyor da ulusal gelir artış değeri dikkate alınıyor?  Niçin kümesler arasında kıyaslanabilir değer olarak ulusal gelir artışı ön plana çıkıyor?

            -Ey Piliç Tuçel!   Evet, neden ulusal gelir artışı ön plana çıkıyor? Bu durumu şu şekilde açıklayabiliriz. Köyün her bir kümesinde kendi ulusal kültür anlayışlarından kaynaklı ekonomik ve sosyal yapı birbirinden çok farklı olabilmektedir. İşte ekonomik ve sosyal yapının farklı olmasından kaynaklanan, Köyün her bir kümesine ait büyüme modelinin saha uygulamasından da farklılıklar olacağı çok nettir. Sarsılmaz olan gerçek şu ki, Köyün her bir kümesinde ekonomik değerlerin hesaplama uygulaması tamı tamına da aynı değildir. İşte bu anlamda, ulusal gelir artış değeri büyüme modelinin dışındaki diğer büyüme modellerinin saha uygulamalarından arzu edilen sonuç ya hiç alınmayabilir ya da hep yanılma payı büyük olan sonuçlar alınabilir.

            - Anlatabildim mi, Ey Piliç Tuçel?

            - İşte yaptığım tüm bu açıklamalardan sizler tek bir sonuç çıkarabilirsiniz. O da şu: Kümeslerarası ekonomik karşılaştırmalarda ölçülebilir sayısal değerler arasında özellikle kullanabilme olanağı veren tek ölçüt, o kümesin ulusal gelir artışlarına ait ölçüttür. Bu güne kadar Köyün tüm kümeslerinde bu ölçüt, en çok kullanılan ölçü olarak kabul edilmiştir.

            Yaptığım açıklamaları böyle bil, Ey Piliç Tuçel.

            - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Bilmenizi isterim ki ekonomi ile ilgili anlatım diliniz çok ağırdır. Bilemiyorum, bana mı öyle geliyor?  Asmakaradam Köyünün kümeslerinde olması gereken gelişmişlik seviyesi kriterlerinin ve kümeslerin ekonomik durumlarının birbirleri ile  olan karşılaştırma ölçütlerini sanki bir üniversitenin ekonomi kürsüsünde öğrencilere ekonomi dersleri anlatır gibi anlatıyorsunuz. Ancak bilmenizi isteri ki, Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba, anlattıklarınızdan çok faydalandım. Öğrendiğim bu bilgileri unutmamak için zihnimin bir tarafına yerleştirdim. Benim aklıma gelen nedir, biliyor musunuz?

            - Nedir, Ey Piliç Tuçel?

            - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Ben diyorum ki, bir an için Köyün kümeslerine ait düşüncelerimizi kafamızın bir köşesine koyalım. Orada dura dursunlar. Benim asıl öğrenmek ve bilmek istediğim bir şey var. O da şu: Sizin içinde yaşadığınız Paşa’ nın kümesi ile benim içinde yaşadığım İbiş’ in kümesinde kalkınma nasıl olmalıdır?  Kümeslerimiz nasıl bir nitelikleri üzerlerinde barındırmış veya toplamış olsunlar ki, Kümeslerimiz, Asmakaradam Köyünün diğer kümesleri içinde kalkınmış, gelişmiş olan kümeslerdir, diyebilelim?

            - Ey Piliç Tuçel! İçinde yaşadığımız bizim kümeslerin kalkınıp Köyün diğer kümeslerinden daha da ileri seviyede olmasını kim istemez ki…  Kaldı ki,  Köyün diğer kümeslerinden gelen kümeslerimize yönelik dış tehditler olarak algıladığımız savaş söylemleri ve korkutmalarına karşı ekonomik  olarak daha da güçlü olmamızı kim istemez ki…   Kümeslerimizin askeri savunma gücünün güçlü, caydırıcı olmasını kim istemez ki…  Kümeslerimiz ordularının milli savaş araç ve gereçleri ile donatılmış yeterli, gerektiğinde de en son teknolojilerle üretilmiş araçlar, gereçleri en iyi ve en etkin bir şekilde kullanabilen, saldırı gücünün yüksek olduğu kümeslerimize ait ordularımızın olmasını ve Köyün diğer kümesleri tarafından bu durumun bilinmesini kim istemez ki…  

            - Ey Piliç Tuçel! Şu anlatacaklarımı unutmamak için aklının bir kenarına  iyiden iye yazmalısın. İleri ki zamanlarda unutmaman için anlatacaklarım orada iyi yer etsinler. Ey Piliç Tuçel!  Öncelikle düşünce olarak Kümeslerimizin kalınması ve gelişmesi olaylarını Kümeslerimizde yaşayan;  horozların, tavukların, piliçlerin ya da civcivlerin kendilerine güvenli bir gelecek kurabilmelerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi olarak anlamalıyız... Bir anlamda  Sizler bu anlatımlarımı Kümeslerimizin kalkınmasını ve gelişmesini  kümeslerimize ait horozların, tavukların ya da piliçlerin ekonomik ve sosyal alanlarda ne yapacaklarını, aldıkları sağlıklı kararlar ile kendilerinin belirledikleri özgür deneyimler olarak da düşünmenizi isterim.

            -  Ey Piliç Tuçel!  Yine iyi bilmenizi isterim ki, Kümeslerimizin kalkınması ve gelişmesinde kümeslerimizde yaşayan her bir horozun, tavuğun ya da pilicin özgür deneyimler yapabilmesi, yaşayabilmesi için kümeslerimizin yöneticileri tarafından öncelikle kümeslerimizde ekonomik yasal alt yapıların, kanunların, düzenlemelerin iyi oluşturulması ve kümes girişimcilerimizin önlerinin açılması gerekir. Ayrıca Kümeslerimizin kalkınması ve gelişmesine bağlı olarak kümeslerimizde yaşayan her bir horozun, tavuğun, pilicin ya da civcivin zenginliğinin artırılması için Kümeslerimizin karar alma ve uygulama mevkinde bulunan kümeslerimizin yöneticilerinin:

            Kümeslerimizde yaşayan horozların, tavukların ya da piliçlerin daha fazla gelir elde ederek, kendi yaşam düzeylerinin yükseltmeleri için, yöneticiler olarak onların kümeslerimizin ekonomik ve sosyal sistemine yeni modern üretim tekniklerini getirmeleri, sunmaları, ilave etmeleri yönünden büyük gayret göstermeleri, gündüz gece düşüp akıllı projeler geliştirmeleri gerekir.

            Kümeslerimizde yaşayan horozların, tavukların ya da piliçlerin içinde fanatizm şövenizm,  dışa kapalılık, bağnazlık,  gericilik, yobazlık,  uyuşukluluk, tembellik olarak adlandırabileceğimiz geleneksel toplum değerlerinin dışına çıkartılmaları yönünden uğraş vermeleri ve kendi kümeslerini bir sıkıntıya sokmadan ve zaman içinde, zamana yayarak topluca gelişmiş kümes ya da tavuk uluslarının sahip olduğu dinamik  hoş görülü toplumsal ve teknolojik yapıya dönüştürülmesi yönünde çok çalışmaları gerekir.

            Kümeslerimizde yaşayan horozların, tavukların, piliçlerin, civcivlerin refah ve mutluluğu için onların gereksinmeleri olan mal ve hizmetlerin gelişmiş bir ekonomik yapı içerisinde üretilmesi yönünde çok etkin bir şekilde gayret göstermeleri gerekir.

            Ey Piliç Tuçel! Kümeslerimizin kalkınma ve gelişmesinin bir alt ayağı daha bulunmaktadır.  O da şu: Bu alt ayak, hizmet yönü ağır basan kümeslerimizin sosyal kalkınmasıdır. Ey Piliç Tuçel! Önceki anlatımlarımızdan da sorduğunuz gibi aklınızdan sosyal kalkınmadan da ne anlamalıyız diye bir soru oluşabilir.  Sosyal kalkınma; kümeslerimizde yaşayanların sosyal yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kümeslerimize ait; sağlık, eğitim, yaşam alanlarının alt yapıları ile diğer tüm alt yapılarının çok iyi düşünülmüş, projelendirilmiş olması gerekir. Bunun için de kümesimizin yöneticileri tarafından şehirleşme ve çevre konuları ve sorunlarına ilişkin yüksek bilgileri ile çözüm üreten, alanında çok etkin olan uzmanlara görevler vermeleri, kümes yöneticilerimizin bu konularda da çok dikkatli ve duyarlı olmaları gerekir.

            - Ey Piliç Tuçel! Kümeslerimizin kalkınmasında önemli olan diğer konulara gelelim.

            - Gelelim, Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba.

            - Ey Piliç Tuçel, söylemek istediğim diğer konudan biri şudur: Kümeslerimizin yöneticileri tarafından bireysel ve toplumsal olarak tüm horozların, tavukların ya da piliçlerin sahip oldukları iş yapma potansiyellerini kalkınma için kullanmaları ve kümeslerimizin olumlu yönde gelişmesinde yapıcı rol oynamalarının sağlanması yönünden çok daha farklı projeler geliştirmeleridir. kümeslerimizin yöneticileri tarafından daha farklı projelerin geliştirilmesi içinde kümeslerimiz toplumu bireylerinin, her birinin  tek, tek eğitilmesine büyük önem vermeleri gerekir diye düşünüyorum.

             İşte bu anlamda, Kümeslerimizde; eğitim, öğretim,  terbiye ve talime küçük yaşlardan başlanmalıdır. Bizim, sizin kümeslerde, eğitim sistemi, kümeslerimizde yaşayan her bir horozun, tavuğun ya da pilicin kişiliğinde, karakterinde ta civcivlik döneminde başlayarak olumlu değişim, dönüşüm yapacak olan bir eğitim sistemi olması gerekir. Bu eğitim sistemi alt yapısı ile birlikte, Kümeslerimizde yaşayanları geleceğin ve içinde yaşadıkları çağının bilgileri ile donatarak çağdaş horozlar, tavuklar ya da piliçler olarak yetiştirilmelerine fırsat veren bir eğitim sistem olması gerekir.  Kısaca akıl ve mantıkla ulaşılamayan mistik düşünceler olarak adlandırabileceğimiz herhangi bir kutsal varlıkla aralarında sezgilerle bağ kurmaya ya da cevaplar aramaya iten unsurların Kümeslerimizin eğitim sistemi içinde olmaması gerekir. Kümeslerimiz horozlarını, tavuklarını ya da piliçlerini çok yönlü alternatif düşüncelerden uzaklaştıran, aktif yaşantıdan soğutan, uyuşturan,  pasifize eden böylesi mistik düşüncelerden öteye Kümeslerimizin eğitim sistemi; bilimi, bilimsel akılı, akılcı düşünceyi öne çıkaran deneysel bütüncül bir eğitim sistemi olması gerekir.  

            Yaptığım açıklamaları böyle bil, Ey Piliç Tuçel.

 

            ____________________________________________

 

            Mehmet TURAN

            Batıkent / ANKARA, 21.07.2020, Saat: 17,20

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2347
Kayıt tarihi
: 28.10.08
 
 

Mucur / Kırşehir doğumluyum. Uzun süre Maliye Bakanlığı'nda çalıştım. Kabul etmek gerekir ki, Mal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster