Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
939
 

Tavuk Döba İle Piliç Tuçel - 7

 

Tavuk Döba İle Piliç Tuçel’ in Köyün Kümeslerinden Sömürücü Siyasi ve Ekonomik Kurumları Olan Kümesler İle Bu Kurumların Yöneticileri Üzerine Yaptıkları Tartışmalar…

               ------------------------------------

               - Ey Piliç Tuçel! Günümüzde gelişen bilgi teknolojileri ve yapılan iletişim devrimi Asmakaradam Köyünün kümesleri arasındaki ilişkilerde küreselleşmeyi de beraberinde getirmiştir.  Durum her ne kadar böyle olsa bile, benim gibi Aczine Üstadının Köyün kümeslerinde yaşayan horozların, tavukların ya da piliçlerin ta öğrencilik dönemlerinde bilim ve teknik bilgileri öğrenmelerinin yanında iyi karakter ve dürüstlük eğitimlerinden de geçmelerinin gerekli olduğu yönünde düşüncelerimi tüm içtenliğimle savunduğumu bilmenizi isterim. 

               İşte, bu bağlamda, bir kümesin eğitim ve öğretim sistemi o kümeste yaşayan her bir horoza, tavuğa ya da pilice öğrencilik dönemlerinde iyi karakter, dürüstlük eğitimlerine ilave olarak; kendi kümesine şerefli hizmet etme,  disiplinli çalışma,  kendini yaptığı hizmete adama,  yaptığı işlerinde görev bilinci ile hareket etme ve adaletli olma,  çalışkan olma ve kendini sürekli yenileme ve geliştirme,  ilişki içinde bulunduğu karşısındaki kümes fertlerine saygılı, hatırlı, hasiyetli davranma,  çevresinde yaşayanların büyüğüne hürmet gösterme, küçüğünü sevme, başkalarının aykırı, olumsuz düşünce ve duygu çıkışlarına hoşgörü gösterme,  içinde çıkılmaz olaylar karşısında dayanma gücü gösterme, cesaretli olma ve akıllı çözümler üretebilme, tasarruflu yaşama ve milliyetçi olma gibi sivil toplumsal meziyetlerinin ta öğrencilik dönemlerinde kendilerine verilmesinin çok doğru ve gerekli olduğuna inanıyorum.

               ____________________________________________

              - Ey Piliç Tuçel! İyi bilin ki bir kümesteki hoşnutsuzluğun, mutsuzluğun kökeninde hep yoksulluk bulunur. Sizler de biliyorsunuz Kırşehir İli, Mucur İlçesi Asmakaradam Köyünün kimi kümesleri öteden beri yoksul olan kümeslerdir.  Yoksul kümeslerde yaşayan tavuk nüfusun yarısından fazlasını kümes taban katmanındaki; yoksul horozlar, yoksul tavuklar, yoksul piliçler ve yoksul civcivler oluşturur. Onlar, her gün kursaklarını doyurmak için doğru, dürüst yem bulamazlar.  Sürekli olarak kümeslerinin kırlarında, bayırlarında yem bulmak, kursaklarını doyurmak için dolaşır, dururlar. 

               Köyün yoksul kümeslerinin alt tabakasında yaşayanlar sersefil, açlık, düşkünlük içinde yaşayarak fedakârlık yaptıkları halde, başta kendi kümes yöneticileri olmak üzere yoksul kümeslerin azınlığını oluşturan hali, vakti yerinde kümes elitleri ve seçkin kümes zenginleri olan horozlar, tavuklar ya da piliçler hiçbir şekilde kendi kümeslerinin yoksulluğu, fakirliği ile yüzleşmek istemezler. Yüzleşmek istemeleri bir tarafa onlar, daha da çok zenginleşmek, refahlarını artırmak için yoksul kümeste yaşayanların sırtında ve kümesin kurumları üzerinde yaptıkları haksız kazançlarını, olmadık yolsuzluklarını da kendilerine helal görürler. 

               Onlar, kendilerini içinde yaşadıkları kümesin makbul, mümtaz horozları, tavukları, piliçleri olarak görürler. Kümeste yaşayan yoksullardan kopuk, nitelikli azınlık sınıf olarak yaşamaya devam ederler.

              Ey Piliç Tuçel! Asmakaradam Köyünün kucaklayıcı siyasi ve ekonomik kurumları olmayan yoksul kümeslerin böylesi yönetim düzenine ben, o kümeslerin, ötekileştirici, dışlayıcı, sömürücü siyasi ve ekonomik yönetim rejimi diyorum.  Bilmiyorum, benim bu düşünceme katılır mısınız?

              - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Anlattığınız anlamda siyasi ve ekonomik yönetim rejimi olan yoksul kümeslerin alt katmanında yaşayan ve kümeste yaşayanların çoğunluğu oluşturan; yoksul horozları, yoksul tavukları, yoksul piliçleri ve yoksul civcivleri kendi kümes yöneticilerinin acımasız yönetim politikaları yüzünden ekonomik olarak sürekli bir oraya, bir buraya savrulmalarla karşı karşıya kalmazlar mı?

              - Kalmaz olurlar mı? Yoksul olan onlar, hiç şüphesiz bir uçtan bir uca ekonomik olarak sürekli savrulur, dururlar. Ey Piliç Tuçel! Köyün böylesi yoksul kümeslerinde; siyasi, sosyal, ekonomik olarak yaşanılan ve kümes genelini ilgilendiren her bir olay, her bir şey kısır döngülü sarmal bir süreç içine girer ve o sarmal süreç içinde kendini bir türlü kurtaramaz, bu şekilde devam eder. 

              - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! “Köyün böylesi yoksul kümeslerinde; siyasi, sosyal, ekonomik olarak yaşanılan ve kümes genelini ilgilendiren her bir olay, her bir şey kısır döngülü sarmal bir süreç içine girer ve o sarmal süreç içinde kendini bir türlü kurtaramaz, bu şekilde devam eder. ” dediğiniz şey nedir? Bu görüşlerinizi biraz açarak anlatırsanız çok memnun olurum.

              - Ey Piliç Tuçel! Kısır döngülü sarmal süreç dediğim şeyler, yoksul kümeste zaman içinde iyileştirilmeyen ve sürekli olarak aynı kalan, aynı döngü içinde devam eden ve edecek olan siyasi, sosyal ve ekonomik olaylardır. Bu bağlamda, Köyün yoksul kümeslerinde hep olagelen, kısır döngülü sarmal süreçleri şöyle açıklamam mümkün olur. Her şeyden önce;

               Köyün yoksul kümesleri için çok önemli olması gereken eğitim ve öğretim düzeninin tümü arzu edilen gelişmiş kümeslerin eğitim, öğretim düzeni kalitesinin çok uzağında, amaçsız ve kötü bir şekilde yürütülür.  Kaldı ki,  mevcut eğitim ve öğretimde de, kümesin her bir ferdine aynı oranda fırsat eşitliği de sağlanmaz.

               Köyün yoksul kümelerinde adalet,  yargı adil olarak çalışmaz ya da çalıştırılmaz.  Hukukun üstünlüğü, evrensel değerler dikkate alınmaz. Her türlü özgürlükler yok edilir ya da yok sayılır. 

               Köyün yoksul kümeslerinde her alanda yürütülmekte olan, her türlü kamu hizmetleri de yetersiz olur. Kümes kamu yönetimi yolsuzluk, rüşvet içine yuvarlanır, durur. Kümeste yaşayanlar üzerindeki siyasi ve ekonomik baskılar artar. Kümeste yaşayanlar sürekli kıskaç altında tutulur.  Kümes kanunları dikkate alınmaz. Hak, hukuk, adalet yok sayılır.. 

               Yoksul kümeslerin kucaklayıcı olmayan ötekileştirici, dışlayıcı, sömürücü siyasi ve ekonomik kurumlarından ve yönetim anlayışından kaynaklı olarak çoğu zaman yoksul kümeslerin taban ahalisinden olan her bir horoz, tavuk ya da piliç patlamaya hazır volkana dönüşür. Ancak onlardan her biri uğrayacağı ağır işkence, ölüm korkusu yüzünden isyanını dışa vuramaz. Onların isyanı kendi içlerinde kaynar durur.

              Yaptığım açıklamaları böyle bilin, Ey Piliç Tuçel.

              - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Köyün böylesi yoksul kümeslerinde kümes siyasi yönetimi ile çıkar, menfaat ilişkisi içinde olan kümesin zengin azınlık elitlerinin birlikte hareket ettiklerini düşündüğümüzde o yoksul kümeslerde oluşan siyasi baskılar ve ekonomik yolsuzluklar ile sizin açıkladığınız ağır işkence, ölüm korkuları yüzünden yoksul kümeslerin ekonomik olarak gelişmeleri bir yana ekonomilerini durgunluğa sokmaz mı?  Hatta çok daha kötü olanını söylemeliyim.  Yoksul kümes ekonominin daha da gerilere doğru sürüklenmesine, kümeslerinin daha çok fakirleşmesine sebep olmaz mı?  

              - Olmaz olur mu, Ey Piliç Tuçel?  Yoksul kümeslerde oluşturulan siyasi baskıları ve ekonomik yolsuzluklar, kümes ekonomisinin daha da gerilere doğru gitmesine ve fakirleşmesine sebep olur. Çünkü kümesin sömürücü siyasi ve ekonomik kurumlarının üst ve orta düzey yöneticileri olarak onlardan her biri yetenek, beceri ve hırslarından akıllı olamazlar. Kümesleri için akıllı kararlar alıp, doğruluk içinde çalışmazlar. Yoksul kümeslerin rüşvet ve diğer menfaatler içinde yuvarlanan yozlaşmış, çürümüş siyasi yöneticileri adil ve adaletli olamazlar. Ancak onlar çıkar ilişkisi içinde bulunduğu kümesin zengin azınlığına hizmet ederler. Kümes sahasında, kümes yaşayanlarının geneline faydası olacak olan; akıllı, yapıcı, iyileştirici kararlar alıp, uygulamaya sokamazlar.

               Yoksul kümeslerin mevcut siyası yönetim anlayışı, bir şekilde iyi eğitim almış ve etik değerleri yüksek olan horoz, tavuk ya da piliç unsurlarının kamu yönetiminde değerlendirilmesini yapmaz. Yapmak istemez. Bu yetenekleri, değerleri  tamamen kümes yönetiminden uzak tutar.

                Asmakaradam Köyünün yoksul kümeslerinde kümes kurumlarının üst ve orta kademelerinde yönetici olanlar, mesleki bilgi ve davranışlarından çok da etik olmayanları,  genelde düşük eğitimli ya da eğitimsiz olan horozları, tavukları ya da piliçleri ya tam yetkili yönetici ya da kendilerine yardımcı yönetici olarak atarlar.  Bir bakıma onlar, sadece kendilerine sadık uşaklık yapacak olan avene horozları, tavukları ya da piliçleri kümes yönetiminin belirli yerlerinde tutmak isterler.

               Neticede,  sosyal ve ekonomik olarak gelişmemiş ya da az gelişmiş yoksul kümeslerde, belirli kıstaslar ya da ölçüler dikkate alınmadan doğrudan horoz, tavuk ya da piliç atamaları yapılır. Atanan eğitimsiz,  eğitimi yetersiz yeteneksizler, beceriksizler birilerinin referansı ile kendi kümeslerinde kendilerini hak etmedikleri mevki ve makamda bulurlar.

               Böylesi referansla atanan bilgisizler, yeteneksizler, beceriksizler bulundukları yerlerde ve yaptıkları iş ve işlemlerde kendi kümesleri için akıllı kararlar alarak kendi kümes toplumunun geneline de hizmet edemedikleri gibi kümes ekonomik kaynaklarını etkin ve verimli kullanamazlar. Onlar, ancak, kendilerinin kamuda işe alınmasına referansı olan birilerinin emirine,  buyruğuna bağlı kalarak yoksul kümesin mevcut kaynaklarını da haksız olarak birilerine aktarma görevlerini yerine getirirler.

               Yoksul kümeslerin yetkili makamlarını kariyer bilgileri ile işgal etmeyen az eğitimli ya da eğitimsizler,  kafalarının içi boş yeteneksizler, beceriksizler kümesin geneline hizmet etmekten öteye ancak kamuda birilerine, yandaşlarına ayrıcalıklar yaparak, yalnız onlara çıkar ilişkilerinde hizmet etmek için o makamlarda bulunurlar.

               Köyün tüm yoksul kümeslerinde var olan ve böylesi sömürücü siyası ve ekonomik bir yönetim anlayışı içinde yönetilen kümeslerin yöneticileri yüzünden kümeslerin ekonomilerinin gelişmesi bir yana, zaman içinde, yoksul kümes ekonomilerinin durgunluğa girmesine, mevcut durumundan daha da gerilere doğru gitmesine sebep olurlar. Bu durumdan yoksul kümeslerin kendi menfaatlerinden başka hiçbir şey düşünmeyen kariyersiz, bilgisiz,  zorbacı yöneticileri ile kamuyu soyan hırsız, zengin azınlık elitleri dışında kümes taban katmanında, orta katmanında yaşayan tüm kümes toplumu zarar görür. Yakalarına yapışan; fakirlikten, yokluktan, yoksulluktan bir türlü kendilerini kurtaramazlar.

               - Ey Piliç Tuçel!  İyi bilin ki açıkladığım bu tür olaylar ve gelişmeler, Asmakaradam Köyünün yoksul, gelişmemiş olan kümeslerinin siyasi ve ekonomik yapılarından ve bu yapıların yönetim anlayışlarından kaynaklanan sosyal ve ekonomik olaylardır. Sonuç olarak yoksul kümeslerin yönetimde bulunan siyasi örgüt ve bu siyasi örgütün yönetim kadroları adil ve adaletli olmazlarsa o kümeslerin siyasi ve ekonomik kurumları da kucaklayıcı, yapıcı olamazlar.  Adil ve adaletli olamazlar. Zaman içinde her şey, işte böylesi kümeslerde bozulmaya, çürümeye başlar.  

               Köyün kalkınmış, gelişmiş, ileriye gitmiş kümesleri siyasi, sosyal ve ekonomik olarak iyi ölçüt ve kıstasları kendilerine rehber edinerek gelişmelerini sürekli olarak sürdürürlerken, Köyün fakir kümesleri de siyası ve ekonomik olarak ileriye gitmek şöyle dursun, sürekli usulsüzlük, yolsuzluk, yoksulluk anafor burgacı içindeki kısır döngülü sarmal olarak kendi etraflarında döner, dururlar.

               Yaptığım açıklamaları böyle bilin, Ey Piliç Tuçel.

               - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Ben Köyün yoksul kümeslerinin siyasi ve ekonomik olarak gelişememesinin, geri kalmasının,  yoksul olmasının nedenlerini biraz daha açmak daha uç olanları da düşünmek istiyorum.  Bu bağlamda kesin olarak bildiğim tek şey şu:   Bir kümeste serbest piyasa ve ekonomik rekabet olmazsa o kümeste kalkınma, gelişme, ilerleme olmaz. Bilmiyorum benim bu görüşlerime katılır mısınız?

               - Katılmaz olur muyum? Evet katılıyorum.

               - Bu düşüncelerimizden hareketle birlikte yola çıktığımızda, Asmakaradam Köyünün anlattığınız türden siyasi ve ekonomik yönetim anlayışı içinde olan yoksul kümeslerinde her türlü mal ve hizmet üretimi ile dağıtımından da rekabetin olamayacağını, aksine tekelleşmelerin olacağını düşünebiliriz.  Yoksul kümeslerin zengin azınlığına ait olan bu tekellerin fahiş karlarla kümes piyasasına mal ve hizmet arz ettiklerini ya da edebileceklerini düşünebiliriz. Düşüncelerimde haklı mıyım, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba? 

               - Evet düşüncelerinizde haklısınız.

               - Haklılığımı kabul edip, doğrulayıp onayladığınıza göre sözlerime devan edebilir miyim?

               - Hiç şüphesiz devam edebilirsiniz.

               - Köyün yoksul kümeslerin kamu yönetimlerinde de piyasada haksız kazanç sağlayan tekelleri denetleyecek, görevlerini tam olarak yapacak olan kümeslerin düzenleyici ve denetleyici kamu kurumları ile adil ve adaletli yargı yapacak mahkemelerin ve yargıçlarının olamayacağını da düşündüğümde, tekellerin kendi kümeslerinde yaptıkları vurgun kazançlarına da hiçbir zaman dur, yapma sömürücü davranma da denilemeyecektir. Bunun sonucu olarak Köyün yoksul ya da az gelişmiş kümeslerinde, o kümeslerin siyasi ve ekonomik yapısından kaynaklı adil ve adaletli, gelir bölüşümü olmayacak demektir.

               - Bu tespitim doğru mu?

               - Evet, doğru.

                - Böylesi bir siyası ve ekonomik yönetim anlayışı içinde olan kümeslerde ekonomik faaliyetler sonucunda çok sınırlı olarak elde edilen kümesin toplam gelirlerinden asıl büyük, aslan payının kümeste yaşayan zengin küçük bir azınlık elitin eline geçmesi çok küçük bir payının da kümes tabanında yaşayan ve öteden beri yoksulluk içinde kıvranan çoğunluk katmanına gitmesi demektir. Yoksul kesime, yoksul çoğunluğa  giden gelir, dolu bir kabın dibinde kalan birkaç damla su gibidir. Öyle değil mi, Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba?

               - Ey Piliç Tuçel! Yaptığınız açıklamalar ve verdiğiniz örnek çok doğru ve yerinde olan tespitlerdir.

               - Ey Piliç Tuçel! İyi bilin ki yoksul kümeslerin zengin elit azınlığı, anlattığınız anlamda, kendi kümes toplumunu tekelci piyasası yoluyla soymakla da kalmazlar. Onlar,  kümes toplumunun tümünün üzerinde hakkı bulunan Kamu kaynaklarını da ihale yüklenicileri olarak, bu yolla da soyarlar. Kamunun yaptığı mal ve hizmet ihaleleri de alınan, verilen hatırlı komisyonlar karşılığı ahlaksız kamu ihale makamı yöneticileri tarafından olması gereken maliyetinin çok üstünde,  yüksek tutarlı maliyetlerle yine kümeslerin bu zengin, tekelci azınlık zümresine verilir.

               - Ey Piliç Tuçel!  Anlatmak istediğim şu ki: Yoksul kümeslerin kamu yönetimlerine ait her bir mal ve hizmet alım ihalelerinde ihale makamı yöneticileri ile ihaleyi alan kümeslerin zengin tekelci azınlığı arasındaki karşılıklı olarak alınan, verilen komisyon ya da rüşvet pazarlığı, arsızlığı, hırsızlığı, ahlaksızlığı diz boyu olur, gider.  Köyün böylesi yoksul kümeslerinde kümesin ahlaksız, rüşvetçi yöneticileri ile azınlık hırsız sınıfına da açıkladığım şekilde kamudan önemli tutarda ekonomik kaynak da bu yolla, yani  bu şekilde bir sömürü yöntemi ile aktarılmış olunur.

               - Ey Piliç Tuçel! Bir kümeste, kümes yaşayanların tümü için adil ve adaletli davranan kucaklayıcı, yapıcı, düzenleyici, kontrol edici olan siyasi, ekonomik kurumlar ile doğruluk dairesi içinde kalarak düzgün iş yapan siyasetçileri olmazsa,  kümes kurumları ötekileştirici, dışlayıcı, sömürücü siyasi ve ekonomik yönetim anlayışı içinde olursa, arsız, hırsız siyasetçileri yolsuzluk içinde olursa işte, Köyün o kümesinin tabanında yaşayanlar hatta orta tabakasında yaşayanlar derin olan bir yoksulluk çukuruna düşerler. Boynu kalın siyasetçiler, aracı vurguncular ile yoksul kümeslerin zengin, hırsız azınlığı olan horozlar, tavuklar ya da piliçler dışında kümeste yaşayan büyük çoğunluk bu fakirlik, yoksulluk çukurunun içinde çıkamazlar. Yoksul horozlar, tavuklar ya da civcivler içine düştükleri yoksulluk, fakirlik çukurundan çıkmak için kıvranır dururlar.  

               Yaptığım açıklamaları böyle bilin, Ey Piliç Tuçel.

               -  Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Asmakaradam Köyünün böylesi yoksul kümeslerinin ihale makamlarının ihale yüklenicilerine çok daha yüksek tutarlı ihaleler vererek kamu sektörünü soyma ve soydurma, sömürme, sömürtme tarafını bununla ilgili düşüncelerimizi şimdilik zihnimizin yan tarafına bir koyalım.  Orada duradursunlar.  Bu açıklamalarınızla bağlantılı kafamın içinde başka düşüncelerde gelip, geçmiyor değil.  Ben istiyorum kafa takılan, zihnimde gelip geçen düşünceler üzerinden de tartışma yapalım.

               - Ey Piliç Tuçel! Kafana takılan, zihninden gelip geçen  o kötü bulanık düşünceler nedir? Anlat da bileyim.

                 - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Düşüncem şu:  Sömürücü siyasi ve ekonomik kurumları ve yöneticileri olan Köyün yoksul, fakir kümeslerinin kamu yönetimleri tarafından verilen ihalenin inşasına, yapımına, hizmet üretimine ilişkin doğru dürüst takip ve denetim de olmayacağına göre tekelci zengin azınlığın kamu ihale makamlarına teslim ettiği mal ve hizmetler de kaliteli olmaktan çok kalitesiz olmaz mı?

                - Hiç şüphesiz çok kalitesiz olur.

               - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba! Kümeste yaşayanların tümü için adil ve adaletli davranan kucaklayıcı, yapıcı, düzenleyici, kontrol edici siyasi, ekonomik kurumları ve yöneticileri olmayan, böylesi yoksul kümeslerin bu anlamda okul ve diğer kamu binaları,  yol, su, elektrik ve diğer alt yapılarının inşasında, yapımında kullanılan mal ve hizmetler düşük kalitede olurlar diye düşünüyorum.  Düşük kalitede yapılan yapılar, yoksul kümeslerinin elli yılını, yüz yılını kucaklayan alt yapılar olmaktan öteye yoksul kümeslerin on, yirmi yılı içinde çöken, çürüyen alt yapıları olarak ortaya çıkmazlar mı?

               - Çıkmaz olur mu?  Doğru dürüst ya da hHiç kontrolün olmadığı bu yerlerde yüklenici azınlıklar maliyeti düşürüp daha yüksek tutarlı karlar elde etmek için yapılan inşa işinde düşük kaliteli malzeme kullanırlar. Bu nedenle de kıza zaman içinde çöken, çürüyen alt yapılar olarak ortaya çıkar. 

               - Kümesin rüşvetçi kamu yönetimi teslim aldığı bu alt yapıların çöküşlerini, çürüyüşlerini birkaç sene sonraya öteleyip ve zaman kazanmak için de hatırlı bir tutarda tamir ve bakım masrafları ödemezler mi? Bu konularda Siz Değerli Üstadımın görüş ve düşünceleri nedir, öğrenebilir miyim?  

                Ey Piliç Tuçel! Bu anlattıklarınız ve bunun benzerleri Asmakaradam Köyü nün yoksul kümeslerinin hiç  şüphesiz diğer bir kısır döngülü sarmalıdır. Bunu böyle bilin. İşte Köyün yoksul kümesleri işte bu tür siyasi ve ekonomik kısır döngülü sarmallar nedenleriyle gelişmiş kümeslerinin çok gerisinde kalıyorlar. Kendi iç kısır döngüleri nedeniyle kalkınamıyorlar, gelişemiyorlar, ilerleyemiyorlar. Köyün yoksul, fakir kümesleri olarak kalkınma, gelişme, ilerleme adına bir metre yol alamıyorlar. Sabit bir şekilde kendi etraflarında dönüp duruyorlar. 

               İşte bu nedenlerle sürekli kısır döngülü sarmalları yaşayan Köyün yoksul, geri kalmış kümeslerinde bir ayağı yağda, bir ayağı balda olan rüşvetçi kamu yöneticileri bulunurken yoksul kümeste yaşayanların sırtından, kümes kurumları üzerinden haksızlıklarla, hırsızlıklarla, arsızlıklarla beslenen ve zenginleşen sayıları çok olmayan seçkin zengin azınlık bir sınıf da bulunur.

                İşte bu kısır döngülü sarmallar nedeniyledir ki, Köyün geri kalmış kümeslerinde kalkınma ve gelişme olmaz. Yoksul kümeslerin ötekileştirici, dışlayıcı, sömürücü siyasi ve ekonomik kurumları ile bu kurumların başında olan basiretsiz, ahlaksız yöneticileri ve ahlaksız siyasetçileri,  kümeslerin azınlık, arsız, ahlaksız,  zenginleri nedeniyledir ki, Köyün yoksul kümeslerinde kümes toplumunun yarısından daha fazlasını oluşturan horozlar, tavuklar ya piliçler yem bulup kursaklarını doyurmak için küçücük civcivleri ile birlikte kıvranıp, dururlar. 

               - Ey Piliç Tuçel! Şimdi sizler bana akıl ve basiretinizle söyleyiniz. Tüm bu anlattıklarımdan, yapığım analizlerden sonra aklının, idrakının, mantığının dışında olan, aklına yatmayan herhangi bir şey var mıdır? 

               - Hayır, Anlattıklarınızın tümünde akıl, idrak, mantık dışı olan hiçbir şey yoktur. Hiçbir yanlışlığınız yoktur. Yaptığımız tüm tespitler ve analizlerinizin çok doğru ve yerinde olan tespitler, yerinde olan analizler olduğunu düşünmeden edemiyorum. Doğru, doğrudur ve tektir.  Anlattıklarınızın tümünün de eksiksiz doğrular olduğunu düşünüyorum. Ancak anlattıklarımıza izinizle bir düşüncemi ilave etmek isterim.

               - Elbette ilave edebilirsiniz.

               - Ey Bilgeler Bilgesi Tavuk Döba! Düşüncem şu:  Köyün yoksul kümeslerinin siyasi ve ekonomik geri kalmışlığında o kümeslerde geçmişten günümüze gelen kültürel yapılar ile ahlak anlayışlarının da çok önemli olduğunu da düşünmeden edemiyorum.

              Öyle ki bir kümes ahalisinin zenginleşmesinde, dirlik ve rahata kavuşmasında o kümesin yönetim yapısı ile birlikte iş ahlakı anlayışının da önemli olduğu kanaatini taşıyorum.  Eğer ki, bir kümes toplumunda kültür denilen;  bilgi, ilim ve irfan yoksa, yönetim ve iş ahlakında doğruluk yoksa, o kümesin tüm siyasi, ekonomik ve hukuk kurumları da evrensel değerlerden uzak bir yapı içinde hareket ediyorsa, o kümeslerde kalkınma, gelişme, ilerleme olmaz diye düşünüyorum.

               İşte, ben, Asmakaradam Köyünün yoksul geri kalmış kümesleri hakkında sizin anlattıklarınız dışında böylesi bir düşünceye de kapılıyorum.  Değerli Üstadım, bu düşüneme katılır mısınız?  Bilmiyorum,  Sizin anlattıklarınıza, analizlerinize, çok yerinde olan düşüncelerinize böylesi bir görüş ilave etmekte haklı mıyım?

               - Görüşlerinizin her cümlesine katılıyorum.  Düşünceleriniz çok yerinde ve haklısınız.

                - Ey Piliç Tuçel!   Âcizane Üstadın olarak Ben, daha çok Asmakaradam Köyünün kalkınmış, gelişmiş, ileriye gitmiş, kümeslerin içyapılarına, yönetim anlayışlarına bakarak da bir fikir geliştirelim istiyorum. Onların, gelişip kalkınmasına yer alan, en önemli siyasi ve ekonomik kültürel ve ahlaki etkenler neler olabilir? Bu yönden de düşünceler geliştirelim istiyorum. Bu düşüncelerim sizce nasıl, uygun mu?

               - Değerli Üstadım! Geliştirelim, bence de uygundur, Böylesi düşünce ve fikirlerinizden içinde yaşadığınız Paşa’ nın kümesinin faydalandığı kadar İbiş’in kümesinde yaşayan, ben, Piliç Tuçel olarak Çok Değerli Bilgiler Bilgesi olan,  Üstatlar Üstadı olan Sizlerin engin bilgilerinden faydalanmak benim için de bir şereftir. Kendimi sizlerin karşısında çok özel birisiymişim gibi hissediyorum. Beni böyle bilin ve anlayın, Ey Benim Değerli Üstadım, Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba.

               - Ey Piliç Tuçel! Beni şımarttığınızın, olduğumdan daha fazlası biriymişim gibi gösterdiğinizin farkında mısınız? 

               - Değerli Üstadım lütfen öyle düşünmeyin. İçimden geldiği gibi konuşuyorum.

               - Yine de bu düşünce inceliğinize, nazikliğinize ve anlayışınıza çok teşekkür ediyorum.

               - Ey Piliç Tuçel! Öteden beri bilinen bir gerçek şu ki,  bir kümesin kalkınıp gelişmesinde, ilerlemesinde o kümeste kümes toplumuna verilen; öğretim, eğitim, talim ve terbiyenin çok önemli bir unsur olduğunu düşünmeden edemiyorum. Bu düşüncem, bu konularda ilgili benim, birinci öncelikli düşüncemdir.

               İyi bilmenizi isterim ki, bir kümeste toplumsal çürümenin olmaması için öncelikle,  o kümesin siyasi ve ekonomik kurumları ile yöneticilerinin, siyasetçilerinin sömürücü değil de adil, adaletli, kucaklayıcı, yapıcı düzenleyici, kontrol edici olmasına ve bunlara bağlı olarak da ulusal bütünlüğünün güçlü olması gerekliliğine inananlardanım. Bu bağlamda, ta başta kümes okullarında okuyan her bir horoza, tavuğa ya da pilice öğrencilik dönemlerinde verilecek olan;  öğretim, eğitim, talim ve terbiyenin her birinin üzerinde yapacağı biçimlendirme,  her birinin karakterinde, yaşam anlayışında yapacağı olumlu yönde değişim ve dönüşümün işinin de çok önemli olduğu kanaatini öteden beri taşıyanlardanım.

               Yaptığım açıklamaları böyle bilin, Ey Piliç Tuçel.

               - Ey Piliç Tuçel! Günümüzde gelişen bilgi teknolojileri ve yapılan iletişim devrimi Asmakaradam Köyünün kümesleri arasındaki ilişkilerde küreselleşmeyi de beraberinde getirmiştir.  Durum her ne kadar böyle olsa bile, benim gibi Aczine Üstadının Köyün kümeslerinde yaşayan horozların, tavukların ya da piliçlerin ta öğrencilik dönemlerinde bilim ve teknik bilgileri öğrenmelerinin yanında iyi karakter ve dürüstlük eğitimlerinden de geçmelerinin gerekli olduğu yönünde düşüncelerimi tüm içtenliğimle öteden beri savunduğumu bilmenizi isterim. 

                  İşte, bu bağlamda, bir kümesin eğitim ve öğretim sistemi o kümeste yaşayan her bir horoza, tavuğa ya da pilice öğrencilik dönemlerinde iyi karakter, dürüstlük eğitimlerine ilave olarak; kendi kümesine şerefli hizmet etme,  disiplinli çalışma,  kendini yaptığı hizmete adama,  yaptığı işlerinde görev bilinci ile hareket etme ve adaletli olma,  çalışkan olma ve kendini sürekli yenileme ve geliştirme,  ilişki içinde bulunduğu karşısındaki kümes fertlerine saygılı, hatırlı, hasiyetli davranma,  çevresinde yaşayanların büyüğüne hürmet gösterme, küçüğünü sevme, başkalarının aykırı, olumsuz  düşünce ve duygu çıkışlarına hoşgörü gösterme,  içinde çıkılmaz olaylar karşısında dayanma gücü gösterme, cesaretli olma ve akıllı çözümler üretebilme, tasarruflu yaşama ve milliyetçi olma gibi sivil toplumsal meziyetlerinin ta öğrencilik dönemlerinde kendilerine verilmesinin çok doğru ve gerekli olduğuna inanıyorum.

                - Ey Piliç Tuçel! İyi bilin ki Köyün kümeslerinin kalkınıp, gelişmesinde gerek kümes kamu sektörünün siyasi ve ekonomik yapısında, yönetiminde görev alanlar gerekse de özel sektör kurumlarında görev alanlar ya da kendi işinde çalışanlar açıklanan böylesi bir eğitim öğretim yollarından geçmiş olmaları gerekir. Kümes okullarında verilen eğitim kümes gençlerine ahlaksızlığı, arsızlığı, hırsızlığı özendirecek bir eğitim olmamalıdır. Buna kümes toplumunu yönlendiren o kümeslerin yazılı ve görsel, medya kuruşları da dahildir.

                İşte, o zaman, iş, ehlinin elinde olur. Bir kümesin kümes siyasi ve ekonomik yapısı içinde görev alanlardan, yönetiminde bulunanlardan kümesin her bir ferdi kişilikli horozlar, tavuklar ya da piliçler olarak çok iyi eğitimli, liyakatli ve ahlaki etik değerleri yüksek üstün nitelikli yetenek ve beceriye de sahip olurlar. Köyün geri kalmış yoksul kümeslerinin hızlı bir şekilde kalkınmasına, gelişmesine ilerlemesine katkı verecek olan birinci öncelikli düşüncemin bu şekilde olduğunu bilin.  Ey Piliç Tuçel.  

              - Ey Piliç Tuçel! İkinci öncelikli düşüncem de şudur: Bir kümesin siyasi ve ekonomik kurumları ve bu kurumların yöneticileri kendi kümesini kalkındırıp, geliştirmek için geniş anlamda kendi kümes coğrafyasını, kendi öz kaynaklarını çok iyi bir şekilde analiz etmelidirler ve bu kaynakları  etkin ve akıllı bir şekilde kullanmak zorunda olduklarını bilmelidirler.

               Diğer yandan da yoksul kümeslerin kalkınıp, gelişmesinde, ilerlemesinde kümeslerin siyasi ve ekonomik tüm süreçlerine katılanlar, iş yapanlar tam bir rekabetçi serbest piyasa ortamında çalışmalıdırlar. Yani kümeste yaşayan her bir horoz, tavuk ya da piliç birilerinin referansı ile unvan, saygınlık, iş, aş sahibi olmamalıdır.  Tamamen kendi alınteri,  kendi çabası, kendi çalışma gayreti oranında iş yapmalı, iş güç sahibi olmalı ve ayrımcılık, kayırmacılık yapılmadan eşit bir şekilde kendi kümesinin gerek kamu gerekse de özel kesimi kaynaklarından faydalanmalıdır.  

               Kümesin her bir horozu, tavuğu ya da pilici bu şekilde kendi kümesleri ile birlikte kendilerini de zenginleşmelidirler. Dirlik, düzenlik kurarak refaha, huzura kavuşmalıdırlar. Kümesin hiç bir horozuna, tavuğuna ya da pilicine siyasi yandaş olarak ya da eş dost aracılığı ile ayrımcılık, kayırmacılık yapılarak terlemeden, karşılıksız çıkar ve menfaat sağlanmalıdırlar.

              - Ey Piliç Tuçel!  Yoksul kümeslerin kalkınması, gelişmesi ilerlemesi o kümeste yaşayanlara ötekileştirici, dışlayıcı davranan sömürücü siyasi ve ekonomik kurumları ve bu kurumların yöneticileri ve kümes zengin azınlığın tekelci piyasası ile olmaz.

               Yoksul bir kümesin kalkınması, gelişmesi, ilerlemesi ancak ve ancak kümeste yaşayan her bir horoza, tavuğa ya da pilice siyası ve sosyal kimliğine statüsüne kimliğine, statüsüne bakılmaksızın kümeste yaşayanların tümü için eşit, adil ve adaletli davranan kucaklayıcı, yapıcı, düzenleyici, kontrol edici siyasi, ekonomik kurumları ile yöneticileri ve kümesin ekonomisinin tüm sektörlerinde iyi çalışan rekabetçi , serbest bir piyasasının olması ile mümkün olur.

             - Ey Piliç Tuçel, bir konuya daha gelmek istiyorum. O da şudur: Yoksul kümeslerin merkezi ve yerel üst ve orta düzey yöneticileri yanlış politikalar geliştirip yanlış adımlar atmamaları için, ben yaptım oldu, bitti dememeleri ve kümes kanunlarının kendilerine verdiği önemli görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri için yapacakları iş ve işlemlerin öncesinden mevcut kaynaklar da göz önünde bulundurularak çok iyi düşünülmüş akıllı plan ve projeler geliştirmeleri gerekir.

               Bu bağlamda Yoksul kümeslerin merkezi ve yerel üst ve orta düzey yöneticileri plan ve projelerinden istenilen faydayı sağlamaları için yanlarına siyasi görüşlerine bakılmaksızın kendi alanlarında otoriter, bilgili olan doğru danışmanlar alarak birlikte çalışmalıdırlar. Yöneticiler kümesleri ile ilgili yapacakları iş ve işlemlerle ilgili yakın zaman, orta zaman ve geleceğe yönelik plan, proje kararları oluştururlarken bir yanlışlığa düşmemek için sık, sık bu danışmanlardan görüş ve tavsiyeler almalıdırlar ya da bizzat bu danışmanları işin içine sokmalıdırlar.

               - Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba!  Sizleri dinleme kalarak iyi bir şekilde bilgilendiğimi ifade etmek isterim. Ancak bir kümesin kalkınmasında, gelişmesinde, ilerlemesinde çok önemli ve etkin bir unsur olan; adil ve adaletli davranan, kucaklayıcı, yapıcı, düzenleyici, kontrol edici siyasi ve ekonomik kurumları ile yoksul kümeslerin ötekileştirici, dışlayıcı davranan sömürücü siyasi ve ekonomik kurumları ve bu kurumların yöneticileri hakkında sizlerden daha ayrıntılı bilgiler rica edebilir miyim?

               - Ey Piliç Tuçel! Kümeslerin kucaklayıcı ve sömürücü kurumları ve bu kurumların yöneticileri hakkında benden daha ayrıntılı bilgi talep ediyorsunuz. Bilin ki ben talep ettiğiniz bilgileri ayrıntılı olarak anlatmaktan da hiç sıkılmam.  Tekelci ve serbest rekabetçi piyasaları anlatırken yeri geldikçe de kalkınmış, gelişmiş kümes kurumları ile bu kurumların yöneticilerini de anlatacağım. Önemli olan anlatacağım bilgilerin saha uygulamalarını zihninizde akıllıca muhakeme etmeniz, olur ve olmazlarını bana sorular şeklinde yönetmenizdir.   Doğru her yerde doğrudur ve tektir. Bize düşen tek olan doğruyu bulmak için konuları tekrar, tekrar tartışmış olmamızdır diye düşünüyorum.

               -Tamam, anlaşıldı. Tek olan doğruyu bulmak için konuları belirtiğiniz şekilde ve daha ayrıntılı olarak tartışalım, Ey Bilgiler Bilgesi Tavuk Döba.

               ……………………………

               _______________________________________

               Mehmet TURAN

               Batıkent – ANKARA, 24.10.2020, Saat:15,19        

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2316
Kayıt tarihi
: 28.10.08
 
 

Mucur / Kırşehir doğumluyum. Uzun süre Maliye Bakanlığı'nda çalıştım. Kabul etmek gerekir ki, Mal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster