Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
814
 

Tayvan seçimleri ve bölgeye etkileri

Tayvan seçimleri ve bölgeye etkileri
 

DPP(Demok.Kalk. Part.) Başkan adayı Frank ŞE ve KMT (Milliyetçi Çin Partisi)Başkan adayı Ma Yin Jio


2008 Tayvan Başkanlık Seçimleri Üzerine Bir Analiz

Özet

Tayvan’da ki başkanlık seçimleri sadece Tayvan için değil aynı zamanda dünya içinde büyük önem taşıyor. Özellikle dünya kamuoyunun dikkatini Çin Halk Cumhuriyeti ile olan sorunlarla bölgeye çeken Tayvan, ya da diğer bir değişle Milliyetçi Çin 22 Martta hem kendi hem de Pasifik geleceği için çok önemli bir seçime hazırlanıyor. Çin ve Tayvan arasında olan Tayvan’ın statüsü sorununu Amerika’da yakından takip ettiği için bölgede olacak her türlü gerginlik Amerika ve Çin arasındaki ilişkileri de doğrudan etkiliyor. 22 Marttaki seçimler sonucunda Tayvan gelecek 4 yıldaki politikalarına da yön verecek. 22 Mart seçimlerinde Tayvanlıların ülkenin geleceği için çok önemli bir karar vermeleri gerekiyor. Bir tarafta Demokratik Kalkınma Partisi (DPP) diğer tarafta Milliyetçi Çin Partisi (KMT). İki partinin seçimler önceki programlarına baktığımız zaman KMT tarafının Çin Halkı Cumhuriyeti ile yakın ilişkiler kurulması ve “Ortak Pazar” oluşturularak ekonominin kalkındırılması planları göze çarpıyor. DPP tarafında ise Çin Halkı Cumhuriyeti karşıtlığı ve bağımsızlık yolunda ilerlemek gibi Tayvan için son derece tehlikeli olan bölge ve dünya içinde bir silah tetiği gibi bekleyen konular yer alıyor. Tayvan’ın özellikle son 8 yılında yönetimde olan DPP partisinin yapmış olduğu politikaların Tayvan sorununa herhangi bir çözüm getirmediğini gören halk yeni seçimlerde bu kez KMT partisi ile ekonominin ağırlıkta olduğu ve Çin Halk Cumhuriyeti ile girilecek gereksiz gerginliklerden uzak bir Tayvan istiyor. 8 yıllık DPP yönetiminin ardından Tayvanlılar gelecek 4 yılın daha güzel olması için 22 Martı bekliyorlar. Bağımsızlık yanlısı Chen Shui-bian’in iki dönem başkanlık yaptığı Tayvan’da her iki parti taraftarları da A bian’in[1] bir an evvel görevi yeni başkana bırakmasını bekliyor. DPP 11 Ocakta temsilciler meclisi seçimlerinde almış olduğu ağır yenilgiye rağmen yarıştan son ana kadar kopmak istemiyor. Elindeki tüm kozları ortaya süren DPP, Çin karşıtı propagandaları ile seçmenleri son ana kadar kendi tarafına çekmek için uğraşıyor. KMT tarafı ise ilk seçimlerde kazandıkları başarıyı başkanlık seçiminde de sürdürerek Tayvan’ın gelecek 4 yılında 8 yıllık aradan sonra yeniden başkanlığı geri almak istiyor. Çin Halkı Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler ve ekonomik olarak büyük projeler ile Tayvan halkına gelecek 4 senede 8 yıllık DPP iktidarının götürdüğü ekonomik kayıpları geri kazandırmak vaatleri ile 22 Martta önde girmenin planlarını yapıyor. DPP 12 Ocaktaki ilk seçimlerde meclisteki sandalyelerin %24’ünü kazanmayı başarırken. KMT tarafı sandalyelerin %71’ine sahip oldu. Geri kalan sandalyelerin %3’ünü Non-Partizan Solidarity Union[2](Partizan Olmayan Dayanışma Birliği) kazanırken.%1’de bağımsız adaylar tarafından kazanıldı[3]. Bu sonuçlar sonrasında şunu açıkça görüyoruz ki geçen 8 yılın ardından Tayvanlıların DPP’ ye olan desteği oldukça azalmış durumda. Temsilciler Meclisine seçtikleri temsilcilerin çoğunun KMT partisinden olması DPP’ yi başkanlık seçimleri öncesinde kısa süreli bir şoka soksa da, ardından 22 Mart için tüm güçlerini ortaya koyarak en azından başkanlığı kaybetmemek için daha yoğun çalışmaya başladılar.

12 Ocak Millet Meclisi Seçim Sonuçları[4]

İlk seçimlerde değişim mesajını almış olsak dahi son ana kadar DPP’ nin başkanlık için KMT’ yi yalnız bırakmayacağını söyleyebiliriz. DPP başkanlığı kaybetmesi durumunda diğer seçimler için 4 sene beklemek durumunda kalacak. KMT tarafı ise kazandığı başkanlığı en iyi şekilde kullanıp Tayvanlıların beklediği ekonomik başarıyı yakalamak zorunda. KMT için 22 Mart seçimleri yeni bir başlangıç anlamını ifade ediyor. Tayvan’ın 90’lardaki başarısını yeniden kazanması için şimdiden birçok projesini hazırlamış olsa da DPP tarafı bu projelerin Tayvan’ı Çin Halk Cumhuriyetinin istilasından başka bir işe yaramayacağını savunuyor. 22 Mart’ta seçmenlerinin kendilerini desteklemelerini ve rekabetçi bir ekonomiyi Tayvan’ın kendi şartları ile gerçekleştireceğini vurguluyorlar. 22 Mart sonrasında yeni Tayvan Başkanı ve Meclis üyelerinin her zamankinden daha fazla çalışmaları gerekiyor. Özellikle seçmenlerin üzerinde durdukları Ekonomi, Çin-Tayvan İlişkileri, Ulusal Savunma Politikaları, Eğitim ve Refah konuları 22 Mart’tan sonra üzerinde önemle durulması gereken konular olarak ön plana çıkıyor. Tayvanlılar zaman kaybetmenin hiçbir yararı olmadığını bir an önce halk arasında huzursuzluk yaratan ekonomik durumun toparlanmasını ve Tayvan’ın daha güzel bir geleceğe sahip olmasını istiyorlar. Bu çalışmamızda Tayvan’ın 22 Marttaki Başkanlık seçimini ve Tayvan için gelecekteki önemine değineceğiz. İlk tespitimiz olarak Tayvanlıların artık Çin karşıtı bir politika yerine iki tarafın Çinlilerinin birlikte daha iyi ilişkiler kurulması yanlısı olduklarını söyleyebiliriz. Birçok Tayvanlının Çin’in sürekli gelişen ekonomisinin Tayvan’da ki Çinlilere yeni avantajlar getireceğini düşündüğünü bu hususta vurgulamak istiyoruz.

İki Partinin 22 Mart Öncesi Ekonomi ve Karşılıklı İki Kıyı (Cross-Strait) Politikaları

Başkanlık seçimleri öncesinde en göze çarpan ve halkın öncelikle ele alınmasını isteği konuların en başında Ekonomi geliyor. Tayvanlıların en çok istedikleri ise sürdürülebilir bir kalkınma ve daha güçlü bir ekonomi. Tayvanlılar ile konuştuğunuz zaman genellikle ekonomik durumdan memnun olmadıklarını görmeniz çok fazla zaman almıyor. Genelde çoğu kimse aldığı ücretten memnun olmadığını ve giderek kendilerinin fakirleştiğini söylüyor. Tayvan son senelerde ekonomik olarak büyüme göstermiş (2004 %6.15, 2005 %4.07, 2006 %4.68)[5] olsa dahi insanların kendilerine yansımayan bu görüntüden tatmin olduklarını söylemek ne yazık ki zor. Ekonomi konusunda en çok ön çıkan şikâyetler ise artan fiyatlar ve durağan ücretler. Ekonomik göstergeler olumlu sinyaller verseler bile özellikle Uzak Doğu Asya’da Tayvan’ın rekabet halinde bulunduğu Güney Kore’ye karşı üstünlüğünü kaybettiğini görüyoruz.[6]Özellikle aynı bölgede olmalarından dolayı sürekli rekabet halinde olan bu iki ülkenin son zamanlardaki performanslarında Güney Kore lehine birçok olumlu gelişme olurken Tayvan aynı oranda bir başarıyı yakalayamamış gözüküyor. Tayvanlılar sürekli rekabet halinde oldukları Güney Kore’nin ardında kalmanın göstergeler olumlu olsa dahi kendileri için olumsuz olduğunu söylüyorlar. Güney Kore’nin ekonomik göstergelerine baktığımız zaman özellikle son 3 yılda yaptıkları ekonomik atılım sayesinde Tayvan’ın önüne geçmeyi başardılar.[7]

Satın alma gücü paritesine gore Yurt İçi Milli Hasıla (Tayvan)[8]

Year
GDP - per capita (PPP)
Rank
Percent Change
Date of information

2003
$18, 000
48

2002 est.

2004
$23, 400
30
30.00 %
2003 est.

2005
$25, 300
33
8.12 %
2004 est.

2006
$27, 500
33
8.70 %
2005 est.

Satın alma gücü paritesine göre Tayvan ve diğerleri[9]


Rank
Country
GDP - per capita ($)

1
Bermuda
69, 900


2
Luxembourg
68, 800


3
Jersey Equatorial
57, 000


4
Equatorial Guinea
50, 200


5
United Arab Emirates
49, 700


6
Norway
47, 800


7
Cayman Islands
43, 800


8
Ireland
43, 600


9
United States
43, 500


10
British Virgin Islands
38, 500


11
Iceland
38, 100


12
Denmark
37, 000


13
Hong Kong
36, 500


14
Austria
35, 500




15
Canada
35, 200


16
Man, Isle of
35, 000


17
San Marino
34, 100


18
Switzerland
33, 600


19
Japan
33, 100


20
Australia
32, 900


21
Finland
32, 800


22
Belgium
31, 800


23
Netherlands
31, 700


24
Sweden
31, 600


25
United Kingdom
31, 400


26
Germany
31, 400


27
Faroe Islands
31, 000


28
Singapore
30, 900


29
France
30, 100


30
Monaco
30, 000


31
Italy
29, 700


32
Qatar
29, 400


33
Taiwan
29, 000

DPP yönetimi boyunca Tayvan’ın ekonomisi 2001 yılından geçtiğimiz yıla kadar ortalama %3, 7 oranında büyüdü. Geçen sene dış ticaret 2006 yılına göre %9, 2 oranında artış gösterdi. Bu artışla Tayvan’ın ihracatı 470 Milyar($)gibi yüksek bir rekor seviyeye ulaştı. İhracat ve İthalat arasındaki fazlada ihracat lehinde % 28’lik bir fazla ile 27, 38 Milyar ($) olarak gerçekleşti. Dünya Bankasının geçen sene yayınlamış olduğu bir rapora göre Tayvan dünyada bilgiye dayalı ekonomik rekabette Asya’da sadece Japonya’ya geçilmiş durumda ve 2.sırada yer alıyor. Bu rekabette Tayvan dünyada ise 19.sırada bulunuyor. Tüm bu olumlu havaya rağmen ücretlere baktığımız zaman Tayvan’daki maaşların durağan olduğunu görüyoruz. 90’lardan bu yana artan temel gıda ve yakıt fiyatları tüketiciler üzerinde bir baskı yaratıyor.[10] Ekonomik durumun bu şekilde olması 22 Mart seçimleri öncesinde partileri seçmenlerin oylarını almaları için ekonomi ağırlıklı etkili politikalar üretmeye zorluyor. Seçimler öncesinde iki partide gelecek 4 yılda ekonomik beklentileri karşılamak için birçok proje hazırlamış durumda. Ekonomi Tayvanlılar için Kıta Çin ile olan sorunlardan bile daha önemli bir role sahip. İş adamları satışlarını arttırmanın hesaplarını yaparlarken diğer taraftan çalışanlarda daha iyi ücret alabilecekleri ortamın yaratılmasını istiyor. 8 yıllık DPP yönetiminin ardından birçok seçmen genel durumdan memnun gözükmüyor. DPP’ nin seçimdeki başkan adayı Frank Xie (Frenk Şe) ve DPP tarafı 22 Mart seçimleri öncesine yaptıkları açıklamada yaptıkları “ Tayvan olarak tüm bölge ve dünyadaki işçilerin dağılımlarını ve yatırımlardaki gelişmeleri dikkatle göz önünde bulundurarak, kesinlikle sıkı politikalar üretmeliyiz. Ada’nın rolünü bölgedeki ileri teknoloji üretim merkezi olarak belirlemeliyiz. Uluslararası ticari organizasyonlara katılma konusunda çabalarımızı arttırarak sürdürmek durumundayız. Tayvan ekonomisinin uluslararası gelişimini hızlandırmak için bankacılık ve finansal hizmetleri liberalleştirerek bürokraside düzgün ve kesintisiz bir akış sağlamalıyız. Tayvan mutlaka çevreye dost endüstriyel kalkınmayı hedef almalı, DPP olarak biz Kyoto Anlaşmasının gereklerine sonuna kadar uymamız gerektiğinin bilincindeyiz. Hükümet yeni endüstrileri desteklemeli, mutlaka özel kuruluşlara enerji konularında ve çevre korunması hakkında destek sağlamalı. Zararlı gazların ortaya çıkarılmasına mümkün olduğu kadarıyla engel olmalıyız. Tayvan olarak sürdürülebilir kalkınmaya destek olmalıyız. Hem merkezi hem de yerel yönetimler ile sürekli irtibat halinde bulunmamız ve her konuda birlikte çalışmamız gerekiyor. Bölgesel kalkınma ve endüstriyel kalkınmayı birlikte gerçekleştirmeliyiz. Altyapının modernleştirilmesi, gelişimin sürekli hale getirilmesi, eğitimde kalitenin artırılması gibi sorumluluklarımızdan ödün vermemeliyiz[11] ” DPP tarafı Çin Halkı Cumhuriyeti ile olan ilişkilerde bağımsızlık politikası güttüğü için eğer başkan adayı DPP’ den Frank Xie olduğu takdirde gelecek 4 yıl boyunca iki taraf arasında olumlu sayılabilecek çok büyük bir gelişme olacağını bekleyemeyiz. Şu anda da DPP yönetiminin Çin Halk Cumhuriyeti’nden gelecek yatırımlara ve turistlere yönelik yaptırımları sürüyor. Bu yaptırımlardan birçok Tayvanlı ve Kıta Çin’dekiler de rahatsızlık duyuyor. Özellikle turistlerin Tayvan’a gelmesi belli bir sayı sınırında tutulduğu için Tayvan Kıta Çin’den istediği turizm gelirini elde edemiyor. Tavan’a gelecek turistler vazgeçip milyar dolar tutan harcamaları Hong Kong’da gerçekleştiriyor. DPP’ nin üzerinde ısrarla durduğu bir başka konu ise Birleşmiş Milletlere üyelik durumu. 1971 senesinde çıkarıldıkları Birleşmiş Milletlere “Tayvan” adı altında geri gelmek için DPP önderliğinde ülke çapında büyük çaplı kampanyalar düzenleniyor. Başvurularında 5 daimi üyeden biri olan Çin’den sürekli veto yiyip her sene yeniden başvurmasına rağmen bu ısrarından vazgeçmeden yoluna devam etmek istiyor. DPP ‘nin Kıta Çin ile olan ilişkilerinde öne çıkan kesimleri; ulusal tanınmada gerekli adımların atılması, Kıta Çin ile düzenli ilişkilerin kurulması, güçlü savunma politikalarının uygulanması ve sürdürülebilir kalkınmanın başarı ile devamının artarak sağlanması şeklinde açıklayabiliriz.[12]Bu açıklamaların ardından DPP başkan adayı Frank Xie’ nin kazanması durumunda. Tayvan boğazında tansiyonun ineceğini söyleyemeyiz. Her ne kadar Frank Xie Çin Halk Cumhuriyeti ile olan soğuk ilişkileri pek sıcağa dönüştürmek istemese de. Bir Chen Shui-bian (Çın Şui-bien) kadarda sert ve ortamı gereken açıklamalar yapmayacağını tahmin ediyoruz. Kıta Çin ile olacak ilişkilerde Frank Xie Chen Shui-bian’in hatalarından ders almış gibi gözüküyor. Bu durumda Tayvan körfezini gereksiz gerginliklerden koruyacak bir tutum izleyeceğini öngörüyoruz. DPP 8 yılın bir değerlendirmesini yaptığı zaman Chen Shui-bian’in açıklamalarının ve tutumunun bir yarar getirmediğini anlamış bulunuyor. Bu yüzdende Chen hakkında herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. DPP 22 Mart seçimleri öncesinde “Mutlu ekonomi, mutlu vatandaş” sloganı ile oy vereceklere mutlu bir ekonomi vaadinde bulunuyor. Frank Xie “ Bizim başlıca hedefimiz insanları mutlu etmek, aynı zamanda onları mutlu ederek Tayvan’ın endüstri ve teknolojik kalkınmasını başarıyla gerçekleştirmek. Ekonomiyi geliştirdiğimiz zaman iş gücü yaratacağız ve insanları bu sayede yeni işlerle buluşturup mutlu edeceğiz.”[13] DPP tarafı Kıta Çin ile görüşmelere açık olduklarını söyleseler de, bağımsızlık konusunu politikalarında madde olarak kalıplaştırmış DPP’ nin Çin Halk Cumhuriyetinden kolay kolay vize alması olanaklı gözükmüyor. DPP Kıta Çin ile ilişkiler konusunda yeni açılımlara gitmek durumunda. Ekonomik olarak Kıta Çin ile artarak yapılacak ticaretin Tayvan’a daha çok yarar getireceğini göz önüne aldığımız zaman gereksiz açıklamaların Tayvan körfezinde krizden başka bir şeye yaramayacağını belirtmek istiyoruz. Kıta Çin tarafından kesinlikle kabul edilemeyecek şartlar Tayvan sorununun daha yıllarca devam etmesine neden olabilir. Birçok kişi Kıta Çin ile yakınlaşmanın adanın sonunu getireceğini düşünmesine rağmen iki taraf arasındaki ticari göstergelere baktığımız zaman Tayvan’ın şu andaki en büyük ticaret ortağı Kıta Çin olmuş durumda. Tayvan’da ki birçok iş adamı Çinli Anakaraya sürekli gidip gelmekte ve ticaretlerini arttırarak devam ettirmekte. Bir diğer taraftan da düzenlenen turlarda Tayvanlı turistler Çin’in birçok bölgesine gidip tatillerini geçirmekteler. Tayvan’ın televizyon ve müzik yıldızları ise Çin’in her yerinde büyük hayran kitlelerine sahipler. Özellikle yabancı medyadan Tayvan sorununu takip ettiğiniz zaman buradaki ortamın düşmanca olduğunu zannetmenize rağmen ülkenin içerisinde gözlemler yaptıktan sonra durumun pekte öyle olmadığını görüyorsunuz. İnsanlar Kıta Çinlilerini sevmeyebilirler ama sürekli bir temas halinde olmadan da hayatlarını sürdüremiyorlar. Gelişen bir Çin ekonomisi karşısında sürekli olarak Tayvanlıların bu pastadan daha çok pay almak istediğini ve yatırımlarını arttırarak Kıta Çin’e ortak olduklarını söyleyebiliriz. Bazı kimselerin istedikleri gibi Kıta Çinsiz bir hayatın olmasının mümkünü şu anki şartlar ile pek olanaklı gözükmüyor. Buradan şu sonucu rahatlıkla çıkarabiliriz Kıta Çin yoksa ekonomik kalkınmada artık eskisi kadar kolay olmuyor. İşte böyle bir ortamda da KMT tarafı açılımlar ile seçmenleri kendi tarafına çekmeyi hedefliyor. Önümüzdeki 4 yıl için önünde duran fırsatı kaçırmamak için KMT ekonomiyi giderek canlandırmanın hesaplarını yapıyor. KMT Tayvan’ın kapılarını Kıta Çinli yatırımcılara daha çok açma stratejisini ortaya atarken DPP tarafı bunu “Tayvan’ı satmak” olarak yorumluyor. Başkan adayı Frank Xie açıklamasında “ Ma ülkeyi Çin’den gelecek yatırımcılara hediye etmek istiyor. Bu durumda emlak fiyatlarının artacağından sanırım kendisinin haberi yok. Emlak fiyatları arttığı zaman birçok gencimiz ev alamayacak duruma gelecek. KMT ’nin planları Tayvan’a işsizlik ve ücretlerde giderek daha kötüye varan bir hal kazandırır.[14]”diyor. KMT tüm bu açıklamalardan duyduğu memnuniyetsizliği hemen DPP ve kamuoyu ile paylaşarak ortak pazarın ülke ekonomisini canlandıracağını savunuyor. KMT partisinin başkan adayı Ma Ying-jiu (Ma Yin-jio) yaptığı açıklamada. “ İki kıyı arasında kurulacak ortak pazar “Tek Çin Pazarı” anlamına gelmemektedir. Bu pazarın oluşturulması Tayvan ekonomisinin canlanmasına ve Tayvan’ı Asya-Pasifik bölgesinde ekonominin çekim merkezi olmasına büyük katkılar yapacak.[15]” diyerek Tayvan’ın bu pazara kavuşması gerektiğinin önemini beliriyor. KMT partisinin üzerinde durduğu diğer büyük proje ise “ 12 İnşaat[16]” projesi. Bu projenin hayata geçirilmesi ile Tayvan ekonomisinin canlandırılması ve yaklaşık 120.000 kişiye yeni iş alanları yaratılması planlanıyor. Ayrıca bu projelerin ekonomiye katkısı 4 Trilyon (NT$[17]) olarak hesaplanıyor. Seçimlerin yapılmasına 1 haftadan kısa bir süre kalmasına rağmen her iki parti adayının birbirlerine kesin üstünlük sağladığını söylememiz zor fakat KMT adayı Ma’ nın DPP adayı Frank Xie’ nin önünde son haftaya azda olsa önde girdiğini tahmin ediyoruz. Anketlerde Ma önde gözükse da iki lider arasındaki fark son haftada değişebilecek derecede birbirine yakın. Özellikle son haftada kararsız seçmenler seçim sonuçlarına direkt etki yapabilirler. Gözlemlerimize göre birçok genç seçmen kararını son ana kadar vermeyecek gibi gözüküyor. Bu seçmenler son sözü söyleyebilecek kadar çoğunluktalar. Şu anda anahtarı bu seçmenlerin tuttuğunu tahmin ediyoruz. İki liderin karşı karşıya geldiği iki canlı televizyon tartışması arkasından da çok kesin bir sonuç çıkmış gözükmüyor. Son karşılaştıkları televizyon tartışmasının ardından çıkan sonuca baktığımız zaman o günkü izleyiciler KMT partisinin adayı Ma’ nın Xie’ ye oranla daha başarılı olduğunu düşünüyorlar. Bu tartışma programında adaylar tüm özelliklerini ve projelerini seçmenler ile paylaşarak son anda herhangi bir oy kaybı yaşamak istemiyor. Programda adaylara 20 tane politik soru sorularak 90 saniye içinde cevaplamaları isteniyor. Bu kısa sürede izleyicilerde adayların hangisinin seçimlere daha hazır bir görüntü verdiğini anlamaya çalışıyor. Televizyon kanalı tarafından yapılan anketin sonucuna baktığımız zaman her arayan on kişiden birinin KMT’ ye destek olduğunu görüyoruz. Program ardından eleştirmenlerden de gelen yorumlara bakılırsa Ma’ yı onlarda daha donanımlı buluyorlar. Bir eleştirmen “Ma daha genç ve dinamik gözüküyor, Ma daha ciddi, kendisinin Xie’ den daha güzel görünümlü olduğunu söylemeye zaten gerek yok.[18]” diyerek, Ma’ ya biraz esprili bir destek vermiş gözüküyor. Program sırasında 40.000’e yakın kullanılan oydan sadece 3.000 kadarı DPP partisi adayı Frank Xie’ yi desteklediği sonucu yanıltıcı olabilir. Bu sonuçları kesin olarak görmesek bile Ma’ nın Xie’ ye olan üstünlüğü 8 yıl aradan sonra KMT’ ye tekrar başkanlığı getirebilir. Çalışmamızın başında da dediğimiz gibi küçük olarak gözüken ama Pasifik’te olduğu kadar Amerika-Çin ilişkilerinde de birçok yeni gelişmeyi etkileyecek kadar önemli 22 Mart seçimleri. Belki de gelecekte olması muhtemel bir Çin-Tayvan birleşmesinin ilk adımları bu seçimler ile birlikte atılacak. Birleşmenin çok zaman alacağını söylesek dahi insanların artık Tayvan Boğazındaki geleceğe daha pozitif baktıklarını görüyoruz. 11 Ocaktaki ilk seçimler bu bağlamda DPP’ nin 8 yıllık politikalarına bir cevap olarak ilk tepki gibi gözüküyor. Şimdi Frank Xie ve ekibinin kendi geleceklerini değiştirmeleri için önlerinde birkaç günleri var. Tüm bu gelişmelerin ardından şunu söylemeliyiz ki şu anda Tayvan DPP’ nin son yıllardaki en büyük meydan okumasına tanıklık ediyor ve bu tanıklık belki de DPP’ tarihinin en büyük mücadelesi.

Sonuç

22 Mart Tayvan Başkanlık seçimleri belki de 2008 yılındaki uluslararası olaylar arasında en önemli on olaydan bir tanesi olacak. Doğu Asya’da ki barışın sağlanması ve bu barışın dünyanın geneline yayılması açısından bu seçimler çok büyük önem taşıyor. Daha seçim yapılmamış olsa dahi Amerika ve Çin tarafı seçim sonu oluşacak tabloyu merakla bekliyor. Amerika ve Çin’in yalnız beklediği seçimler değil, aynı zamanda seçimler ile birlikte yapılacak olan 2 referandumunda sonuçları bu iki ülkeyi yakından ilgilendiriyor. Bu referandumlarda Tayvanlılar gelecekleri hakkında bir yol haritası çizecekler. Özellikle DPP tarafının desteklediği referandum kabul edildiği takdirde Tayvan bağımsızlık için daha sert bir politika izleyebilir. KMT tarafının desteklediği referandum kabul edilse bile DPP bu sonucu istediği gibi anlamlandırabilir. İki referandumunda aradığı Tayvan’ın Birleşmiş Milletlere kabul edilmesi. Bu referandumları birbirinden ayıran özellik ise Tayvan’ın hangi isim altında Birleşmiş Milletlerde yer alacağı. Bu referandumlar sonucunda çıkacak sonuçları adada yaşayanlar Tayvan bağımsızlık aramalı şeklinde yorumlarlar ise işte o zaman Amerika ve Çin tarafı bunu sıcak karşılamayacak. Hatta böyle bir sonucun çıkması Çin-Tayvan gerginliğinde yeni bir sorun anlamına gelecek. Böyle bir sorunun ardından şu anki durum daha da tehlikeli bir hale dönüşebilir ve İki kıyı arasında yine silahların gölgesinde sert tartışmalar yaşanabilir[19]. Şu ana kadar çeşitli yönleri ile ele aldığımız analizimizi ki kategoriye ayırabiliriz. Birinci kategori KMT adayı Ma’ nın kazandığı bir başkanlık. Böyle bir durumda Tayvan-Çin arasındaki ilişkilerin gelişmesi için iki kıyı karşılıklı daha fazla çalışacak ve sorunların çözümü için daha çok alan sağlanacak. Bunun en önemli sebebi olarak Ma’ nın ılımlı Çin politikasını gösterebiliriz. Bu kategoriyi de dört bölüme ayırabiliriz. Birincisi, her iki referandumunda başarılı olması. İkincisi, her iki referandumunda başarısız olması. Üçüncü olarak, KMT’ nin referandumunun başarılı olması DPP ’nin başarısızlığa uğraması. Dördüncü olarak ise tam tersi, DPP’ nin başarılı olup KMT’ nin referandumda başarısızlığa uğraması. Bu dört farklı senaryoda birinci ve dördüncü sonuçlar diğer iki sonuçtan daha kritik bir durum ortaya çıkarıyor. Daha önceden de belirttiğimiz gibi Ma’ nın kazandığı bir başkanlık durumunda Tayvan’ın şimdiki durumu korunabilir. Birinci ve dördüncü senaryolar gerçekleşse bile Ma başkanlığında durum daha kontrol altına tutulacaktır. İkinci kategorimiz ise Frank Xie’ nin kazandığı bir başkanlık ve sonrasında gelişebilecek olaylar üzerine. DPP adayı Xie’ nin kazanması halinde durumun önceden belirtiklerimizden daha kritik bir şekle dönüşeceğini tahmin ediyoruz. Frank Xie’ nin kazandığı bir başkanlığı da yine dört bölümde incelemek durumundayız. Birincisi, her iki referandumunda başarılı olması. İkincisi, her iki referandumunda başarıya ulaşamaması. Üçüncü olarak KMT’ nin referandumda başarılı olması ve DPP’ nin referandumu kaybetmesi. Son olarak ise KMT’ nin referandumda başaramayıp DPP’ nin referandumda başarılı olması. Bu senaryolardan ikincisi haricinde diğerlerinden birinin gerçekleşmesi durumunda büyük bir gerginlik beklediğimizi belirtmeliyiz. Özellikle Xie’ nin oluşacak bu tabloyu “Tayvan bağımsızlık istiyor” diyerek yorumlaması seçeneklerimizin arasında bulunuyor. Böyle bir durumda Tayvan Körfezinde sular daha da fazla ısınabilir. Bizim burada belirtmek istediğimiz böyle bir durum karşısında Xie ve yerine geçtiği Chen Shui-bian’ in Tayvan’a derhal bir bağımsızlık statüsü kazandırmak istedikleri değil. Burada bizim üzerinde durduğumuz nokta DPP ve Xie’ nin Çin karşıtı politikalarının bölgede yaratacağı istenmeyen kritik durum. Xie’ nin kazanması ve DPP’ nin referandumunun başarılı olması halinde dahi eğer Xie isterse durum kontrol altında tutulabilir. Aksi takdirde çıkacak sorunlar yine bölgede silahları gündemin ilk maddesi haline getirebilir. Son olarak söylemek istediğimiz küçük ölçekli gözüken bu seçimlerin gözlemciler tarafından çok yakından izlenmekte olduğudur. Çıkacak sonuçların ardından birçok kişinin gözü yine Uzakdoğu Asya’ da bu sorunlu bölgede olacaktır.

Prof. Dr. Paul Zhao xiangQu Uğur Rıfat Karlova

· Prof. Dr. Paul Zhao-xiang Qu Ulusal Tayvan Normal Üniversitesi Siyaset Bilimi bölüm başkanıdır aynı bölümde Çin-Tayvan politikaları ve Anayasa dersleri vermektedir.

· Uğur Rıfat Karlova Ulusal Tayvan Normal Üniversitesinde Siyaset Bilimi Master öğrencisidir.


[1]A-bian; Chen Shui-bian’in takma adı.

[2] Bu parti hakkında daha çok bilgi için lütfen bakınız; http://en.wikipedia.org/wiki/Non-Partisan_Solidarity_Union

[3] 11 Ocak 2008 seçimleri hakkında daha fazla bilgi için lütfen bakınız; http://info.gio.gov.tw


[4] China Times Gazetesi, 13 Ocak 2008 A1, Sayfa 1.


[5] Daha fazla bilgi ve tablolar için lütfen bakınız; http://www.cepd.gov.tw/ Ekonomik Planlama ve Kalkınma Konseyi.


[6] http://www.mof.gov.tw/engWeb/sp.asp?xdurl=rtNewsView.asp&xid=200803090025

[7]Güney Kore ekonomisi hakkında daha fazla bilgi için lütfen bakınız; https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ks.html


[8] Tablo için bakınız; http://www.indexmundi.com/taiwan/gdp_per_capita_(ppp).html

[9] Tüm tablo için bakınız; http://www.indexmundi.com/g/r.aspx?c=tw&v=67


[10] Bu bölüm Taiwan Review Dergisinden alıntılanmıştır. Taiwan Review Magazine, Sayfa 7.

[11] DPP parti politikaları için bakınız; http://www.dpp.org.tw/


[12] DPP Kıta Çin politikaları için bakınız;http://www.dpp.org.tw/

[13] Taiwan Review Dergisi, Taiwan Review Magazine, Sayfa 14.


[14] http://www.taipeitimes.com/News/taiwan/archives/2008/03/10/2003404867/print


[15] http://www.mof.gov.tw/engWeb/sp.asp?xdurl=rtNewsView.asp&xid=200803090025


[16] Bu projeler hakkında daha fazla bilgi için bakınız; http://www.kmtnews.net/client/eng/


[17] 32 Tayvan Doları (NT)=1 Amerikan Doları.


[18] http://www.chinapost.com.tw/taiwan/national/presidential%20election/2008/02/25/144327/KMT%27s%2DMa.htm

[19] Referandumlar hakkında daha fazla bilgi için bakınız; http://www.chinapost.com.tw/taiwan/2008/03/09/146237/Debates-held.htm

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 4072
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Kariyerini Uzakdoğu sahne ve televizyonlarında geliştiren  sunucu, şovmen, yazar, oyuncu Uğur Rıf..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster