Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
124
 

Tebaa'lıktan vatandaşlığa geçtik mi?

Tebaa'lıktan vatandaşlığa geçtik mi?
 

* Tebaa'lıktan vatandaşlığa geçiş gerçekleşti mi ?

Demokrasi özgürlüğü seven, özgür yaşama gücüne sahip bireylerin ortak yaşama şeklidir. 

Yüzyıllarca tebaa olarak yaşamış ve bu yaşam şekli gereği, kişiliğini kolektif yaşam içinde gizleme alışkanlığını ve kolaycılığını kazanmış bireyleri bir gece içinde vatandaşa dönüştürmek mümkün değildir.  Pek çok kişinin halen her şeyi devletten beklemesi, kendisini devletin bir parçası ve sahibi olarak görmemesi, devleti kendisinin dışında soyut bir varlık olarak kabul etmesi asırlarca süren tebaa yaşamının günümüze yansımasıdır.

Demokratik cumhuriyet insan onuruna en çok yakışan yönetim şeklidir.  Cumhuriyete ve demokrasiye geçiş Türk insanı için gurur duyulacak bir değişimdir.  Ancak, tebaanın vatandaşa dönüşmesi zaman alıcı bir süreçtir.  Doksan yıllık süre böyle bir değişim için uzun değildir.  Karamsarlığa gerek yoktur.  Maya tutmuştur.  Değişim başlamıştır ve doğal seyrinde devam etmektedir.  Dönemsel olarak geriye salınımlar olsa da, yön ileriye ve aydınlığa doğrudur.

Toplumsal gelişmeleri, ( hangi yöne doğru olursa olsun ) etkilemek için baskı ve zorlamalara başvurmak sık yapılan bir yanlıştır.  Fikirler onları savunanlardan daha çok onlara saldıranların gölgesinde gelişir.  Sosyal davranışlarında halka önderlik edilebilir, yol gösterilebilir, gösterilen yolu benimseyip benimsememek halkın bileceği iştir.  Zorlama ise  direnç yaratır.  Zorlamalar öylesine zararlıdır ki kendiliğinden olabilecek olumlu değişimlerin olmasını bile önleyebilir.

* Toplumların siyasal bilinci nasıl gelişir ?

Toplumların siyasal gelişim süreci insanın gelişim sürecine benzer.  Çocuk emeklemeden yürümez, yürümeden koşmaz.  Bu sürecin herhangi bir aşamasının zorlamayla atlanması mümkün değildir.  Aynı şey toplumun siyasal gelişim süreci için de geçerlidir. 

1923 yılında cumhuriyet ilan edip 1946 yılında çok partili sisteme geçerseniz, toplumun  siyasal gelişim süreci açısından aradaki yirmi üç yıl yaşanmamış demektir.  Takvim yılı 1946 olmasına rağmen toplumun siyasal bilinç yılı 1923'tür. 

Tebaalıktan  vatandaşlığa geçiş zaman alacaktır.  Ancak tebaa zihniyetinde bile olsalar, vatandaşın bir kısmının düşüncelerini değerli, bir kısmınınkini yanlış ve zararlı görmek demokrasinin özüne aykırıdır.  Demokrasilerde hiç kimse başkasının düşüncelerini yargılama hak ve yetkisine sahip değildir. 

Her düşünce  eşit derecede saygıya layıktır.  Bireyler arasındaki düşünce farklılıkları ortak noktalarda buluşup birlikte yaşamaya devam edemeyecek kadar farklılaşmışsa, millet olma özelliği kalmamış demektir.  Ben Türkiye'de yaşayan insanların birlikte yaşamaya devam edebilecek kadar ortak noktasının olduğuna inanıyorum. 

Temel sorunumuz yaşam tarzı ve anlayış farklılıklarımızı siyasetin baş konusu haline getirmemiz ve bu yolla devleti ele geçirerek, kendi yaşam tarzımızı herkese dikte ettirebileceğimiz yanılsamasıdır.  Böyle bir şey mümkün değildir. Yaşam tarzı siyasetin konusu değildir.

Ayrışmanın nedenlerini irdelemeyi sürdürelim.   Acaba din istismarının ayrışmaya etkisi olmuş mudur?

                                                                           

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1720
Kayıt tarihi
: 04.05.13
 
 

Emekli pilotum. 1950 yılında Polatlı Çekirdeksiz köyünde doğdum. İlkokulu köyde ve Polatlı'da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster