Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
604
 

Tebrikler! Oyunu başarı ile bitirdiniz!

Tebrikler! Oyunu başarı ile bitirdiniz!
 

Oyunun yeni versiyonu için lütfen pin kodunuzu giriniz!...

Yeniden başlamak isterseniz bilmem ne tuşuna basınız!

Evrenin sırrını çözmek!...

Herkes gibi beni de düşündürüyor…

Bir çok düşünür yaşıyor, görüyor olduğumuzu sandığımızın bir akisten ibaret olduğunu söylemiş, yani gerçek ile gördüğümüz, anladığımız farklı…

Algıladığımız kadarını biliriz, en güzel örnek yarasalardır!

Çıkardıkları volümü yüksek seslerin yansıması ile yönlerini bulurlar, ancak bizim işitme desibelimizin çok üzerinde olduklarından bu sesler, bizim kulaklarımız ve de elbette ki beynimiz tarafından algılanamazlar!

Kodlar böyledir!...

Bir yarasa bizim için ne zavallı yaratıktır, onlar ise bizim için işitme yetileri tamamlanamamış, yazık, diye düşünebilir mesela, biz ise bir yarasadan korkarız genelde, ıyyy ne çirkin mahlukattır o öyle, hemde kanımızı emer uğursuzlar!

Algılayamadığımız nice sesler, nice görüntüler var diye düşünürüm, hani korkuttukları cinler, perilerden ayrı, en basiti bir yarasanın çıkardığı sestir!

Duymuyor, algılayamıyor olmamız yok olduğu anlamına da gelmiyor yani…

Evrenin sırrı çözüldüğünde, olası bir dört sene, deneyler, sonuçlar, vesaire… Geldik mi Maya takvimine…

Maya takvimini de bırakalım bir kenara…

Bir sır çözüldüğünde onun orijinalliği sanır mıyız ki bırakılır kendi halinde?

Yeni dünyalar, yeni insanlar yaratmak ister insanoğlu, hırs bu ya, istediğince…

Çözülmeden sırlar insanlar kendilerine benzeyenler yaratmak için uğraşırlar, boşuna mıdır ailelerin çocukları üzerine kurduğu baskılar?

İlle de düşüncesini birilerine empoze etmek istemeler?

Evrenin sırrı çözüldüğünde, bir de böyle düşünelim, insanlar acizliklerini belki de görecekler!

Ya evrene uyum sağlayacak, ya da, aynen dünyada olduğunca, savaşmaya çalışacaklar…

Yel değirmenleriyle olacak, muhtemelen…

Savaşmak isteyenler, yeniden başla oyuna butonuna basacaklar, yeni bir versiyona geçmek için pin kodu girecekler, pin kodunun para, ya da mevki ile, ya da çığırtkanlıkla elde edilemeyeceğini öğrenecekler…

Pin kodu “İnsan” olmayı becerebilme, hırsların insani değil de, aslında oyunun bir yanılsaması olarak görülme, bir anlamda da “İnsan” üstündür diye düşünüyorsan, onun da üstü vardır, boşuna havalara girme!

Pin kodu her insana verilmeyecektir elbette, savaş ve barış diyoruz ya, barış istiyoruz derken savaşıyoruz ya, hah işte o kişiler barışı anlayana dek savaşmayı sürdürecekler!

Kim pin kodunu alır, empati, sempati yeterli midir, oruç tutmak ne kadar değerlidir, dedikodu kaç puana eşdeğerdir, kimden eksilir, kime gerçeği ortaya çıkardı diye kaç puan eklenir, bilmek mümkün değil…

Bir bildiğim yargılama vardır, onun da genelde hesabı yaşarken görülür, “Ayyy hiç yapmam!” , “Anlayamıyorum ay, nasıl yapar bunu bir insan?” diyenler, eğer gözden geçirirlerse yaşadıklarını, bire bir yaşarlar aynısını!...

Görmeyenler, anlamak istemeyenler varlıklarını algılayamamışlardır, o nedenle “Return” yani oyuna yeni baştan başla butonuna basacaklardır!

Evrenin sırrı çözüldüğünde bence yeni bir boyut hasıl olacaktır, o yeni boyuta geçmeye hazır olanlara otomatik pin kodları verilecektir, hazır olmayanlar ise savaşlarına devam edecektir, savaşın anlamsızlığını anlayana kadar… İnsan yetilerini kavrayıp, doğru kullanmayı akıl edene, her görülenin doğru olmadığı, her görünmeyenin de yok olmadığını öğrenene kadar…

Pin kodlarımız hazır, evrenin sırrı çözülmek üzere, çözülebilirse elbette, zaman az, evrende bir ufacık nokta olduğumuzu bilmekte ve de her mini minnacık noktanın bile bir enerjisi olduğunu algılamakta yarar var!...

Ahkam kesmemin pek de bir anlamı yok, yaşayacak ve öğreneceğiz eninde sonunda…

Hep birlikte!... Hangi gruba dahil olursak olalım, öğreneceğiz bir şekilde, az birkaç yıl sonra, nihayetinde…!

Sevgilerimle…


Gülgün Karaoğlu
Eylül, 14/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok ürkütücü geliyor.Bilinmezler hep korku verir.İnsanlığın yararına olur umudunu taşıyorum.

zirve özden özpınar 
 14.09.2008 12:16
Cevap :
Sevgili Özden'ciğim, ilk başlarda bana da ürkütücü gelmişti bu düşünce ancak olumsuzluklar denendikçe ve zararları görüldükçe bunlardan ders almış bir medeniyetin oluşturacağı bir yeni boyut fena da olmasa gerek:)) Sevgilerimle canım...  14.09.2008 19:00
 

Sevgili Gülgün ilk defa okurken zevk almadım güzel konu ama sizin tarzınıza uymamış daha güzel konularda yazbilirdiniz.saygılarla...

Mustafa ALBAYRAK 
 14.09.2008 7:07
Cevap :
Sevgili Mustafa Bey, haklı olabilirsiniz, eleştiriniz için teşekkürler... Sevgilerimle...  14.09.2008 19:03
 

Bu Big-Bang deneyi müthiş heyecenlandırıyor insanı. Bir de "Human Genom" tabi. Atom ile Güneş Sistemi arasında bir benzerlik var gibi geliyor bana Gülgün Hanım. Mesela atomun içinde protonlar var. Bunlar belli bir yörüngede dönüp duruyorlar. Aralarında çekim de var. E bi de yuvarlaklar. Dünya ile Ay'da böyle değil mi? Yani Ay Dünya'nın yörüngesinde dönüyor. O zaman bütün bu düzenek de mi koca bir molekül? Yani en minik parçacıkla, galaksideki gezegenlerin durumu aynı gibi. Aha buraya yazıyorum. Çözülsün gör, Vakayinüvis dediydi diyeceksiniz:) Sevgiyle...

vakayinüvis 
 14.09.2008 2:07
Cevap :
Vakayinüvis'ciğim, mantıklı vallaha dediğiniz... Ehh, biz de artık Vakayinüvis dediydi deriz...:) Evrenin sıır çözüldüğünde var olunan boyuttan farklı bir boyuta geçilebileceğini düşünüyorum ama bakalım... :) Sevgilerimle...  14.09.2008 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster