Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
979
 

Tebrikler Bursa Belediyesi... İlk defa

Tebrikler Bursa Belediyesi... İlk defa
 

Dün, Yüksek İhtisas hastahanesi Doruk Tıp Merkezi istikametinde acil bir işim vardı.
Türkiye Elektrik Kurumu'na şahsen başvurmam gereken bir (EV TİPİ ELEKTRİK SAYACI ARIZASI) bildirimi için, düştüm yollara.

*************Tabiri caiz ise ise aynen kaybolmuş hallerdeyim.*************
Nerededir, hangi mevkidedir?
Ne iz var, ne de adres elimde.
Evden çıkarken aklımdaki tek bildiğim,

ESKİ FAKÜLTE hattında olması ihtimaliydi.
Yolumun üzerinde bulunan ve uğramam gereken YAYSAT bayisinden ürün kaşeletme işini tamamladıktan sonra, en belirgin yol haritasını almak için bayi çalışanına sordum.

BURSARAY- B etabı çalışmaları tamamlandı, ücretsiz deneme sürüşleri var Gökdere durağından bin peronda görevliye sorarsın, diye bilgilendirdi orada bir bayan, sağolsun.

Neyse büyük bir azim ve gayret içinde önce sol şeritten yol boyunca tren giriş alt geçidini taradım bulamayınca karşıya geçtim, sağ yönünden rayların hizasından rampa tırmandım.

Bu yol şeridi bana hep yabancı gelmiştir. Hatta salt evimin geliş istikameti bu cadde üzerinde olduğu için araba kullanamadığımı da itiraf ediyorum.
Minübüs güzergahıdır bir, maganda kamyon sürücülerinin canpazarına çevirdiği bir alandır ki, ayrıca Romen vatandaşların sıkça ikamet ettiği bölgelere yakındır...

Yolumdaki göz aşinalığı, sürekli Setbaşı, Heykel, Çekirge olduğu için kentin doğu yakası bana hep yabancı görünmüştür.

Genellikle MESKEN YILDIRIM semt pazarlarını hiç bilmem mesela.

Davutkadı Meskenler aksını da pek bilmem. Konforlu ve de medeni bulmuyorum bu mevkileri...

KONFOR DERKEN;

OLMASI GEREKENİN PARA YA DA MADDİYAT AYAĞI DEĞİLDİR ALTINI ÇİZDİĞİM.
İNATÇI BİR CEHALET VARDIR VE DE AÇIK BİR USÜLSÜZLÜK,

BEN merkezli bir egoizm bas bas bağırır sokaklarında...

EĞİTİMDİR BURADA KONFOR OLARAK YAŞAM KALİTESİ OLARAK ÜZERİNDE DURDUĞUM DETAY.
===================================================================

Satın aldıkları arsa üzerine plansız projesiz üst üste yapıştırdıkları biriket ve de tuğlalarla çıktıkları kâgir beş katlar.

Vergisiz usulsüz açılan küçük işletmeler, akla hayale gelmeyen bin fırıldak döner buralarda.
Hele hele ARABAYATAĞI.

Ankara asfaltı gibi şiddetli trafik akışının bulunduğu bu muhitte ÜST GEÇİT kullanmamak için ölüme giden yüzlerce yaya!
Otoban olarak algıladığım bu güzergahta başı boş salınan bisikletli çocuklara çarpan otomobiller...
Çarşaflı kadınların sağa sola savrula savrula karşıdan karşıya geçme inatları!

Bu muhitin yerleşim birimindeki istikrarsızlık, vurdum duymazlık, gecekondu tipi lakayıt göçmen binalarının,

bol mor, çimen yeşili, pembe karışımı badanalı evlerinin karşıma çıktığı
************minyatür bir Gürcistandır buraları.**************

Süs imalatı yaptığım dönemlerde PARLA TEL den aksesuar olarak bakır tel sipariş etmek için tek tük gitmişliğim vardı ama bu mevkiye oldum olası soğuk ve de yabancıyım.

Bir de 2006' da Yavuz Selim Spor Tesisleri'nde oğlumu yuzme kursuna götürdüğümü anımsadım yol boyunca.

Neyse; aynen bir mecnun gibi iz yok, adres yok, sadece elimde bir dilekçe bu-kart ve cep telefonumla düştüm yollara.
Kaybolma ihtimallerime karşı da hazırlıklıyım, hani yılların BURSALISINI alaya alma anlamında!

Trenin sağ şerit, alt geçidini büyük uğraşlar sonucunda bulmuş olmanın zaferi ve de muvaffakiyeti ile, Fatih Sultan Mehmet edaları ile

sert adımlar ile indim merdivenleri. :)

Kulaklarımda da aynen MEHTAR MARŞI!

Girişteki görevli elimdeki bu- karta gerek olmadığını nazikçe sordu.
ÜCRETSİZMİŞ!

ALLAH ALLAHHHHHHHHHHHHHHHH YA NE BU!

Bu tarz jestlere alışkın değiliz ya toplum olarak sürekli kazıklanmaya alışan beynimde flaşlar patladı, bir an için sendeledim, şaşırdım ve kendimi de için için de suçladım.

Hiçbirşeyi beğenmezsin işte bak adamlar çalışmış, başarmış, sana sunmuş üstelik de bedava!

Kısa bir süre için de olsa bedava!

BELEDİYECİLERE BURADAN BİR MESAJ=

Mahalle aralarındaki dev panolarınıza bunu resmedin, ama nasıl yapın biliyor musunuz?
ÜST-Resimde nakledeceğim çizelge ile.
Yazın ki benim gibi kimse kaybolmasın!

Trene bineceğim, bineceğim de hiç ama hiç kimse şu başımın süper ötesi belası TEK'e nasıl gideceğimi bilmiyor.
Görevlilerden biri:

-Hanımefendi Çarşamba istikametindedir TEK.
dedi.

Yok yok oradan geliyorum zaten diyerek yanıtladım.

Orası OSMANGAZİ!

Ben, (YILDIRIM Belediye Bölgeleri'nin) sınırlarına bakan TEK'i aramaktayım.

Görevlilerde tık yok...

Neyse kelleyi koltuğuma sıkıştırarak geçtim tren kısmına.

Huyumdur yürüyen merdivenleri es geçerim ve merdivenleri süratle çıkarım.

Yanda yürüyen merdivenlerde ağır ağır yol alan tembellere caka oluyor ve de çok keyif veriyor bu iş bana. :) Deneyin test edilmiştir tarafımdan...
Herkesten önce hedefi yakalamanın lüksü de cabası!

En son durağa giderek mahalle mahalle de olsa arayıp tarayarak soracak ve de bulacaktım.

Bindim trene.

Yanımda yaşı altmış beş civarlarında muhtemelen memur emeklisi saçları kırlaşmış,
trene sırf merak ya da bedava seyahat için bindiği izlenmi veren hali dikkatimi çeken, zayıf bir beyefendi duruyor.

Neden mi bu kanıya vardım?

Çünkü hiç telaşesi yok, rahat mı rahat!
Elinde Cumhuriyet gazetesi,
belli ki o beden gümbür gümbür (ihtilaller & darbeler & işsizlik sendromları & emekli maaşlarındaki kırpıntılar& bordrolardaki haksız kesintiler) yani sözün özü çok şeyi görmüş geçirmiş ve de tecrübeli olan o gözleri ile iri büyüteçli bir gözlük arkasından gazetesini o kadar büyük bir soğukkanlılıkla okuyordu ki,
bende şok etkisi uyandırdı.

Ben orada kıvranıyorum saat onbire gelmekte bu işi öğlene kadar çözmenin derdinden ölümlere gidip gelmekteyim.

Kızım Nilgün, bu iş, ya şimdi haledilecek ya da yine şimdi halledilecek.
ÖĞLEDEN SONRAYA KALMAK YOK YASAK!

Emir beynimden çaktıysa asla çıkışım yoktur mecburum yapmaya...

Karşımda son derece sakin bir halde pikniğe gider gibi, gazetesini manşet manşet okuyan biri duruyor.
Kah kaşlarını çatıyor, kah gülümsüyor, gazeteyi yüzüne bakarak da okursun yani o derece kaptırmış kendisini!

Mesela nedir kızdığı haber,
kredi kartlarından maaşlara icra konma hallerdir, faiz oranlarını % 80 lere tırmandığı FAHİŞ DOLANDIRICI BANKACILIK pardon tefecilik icraatlarıne kızmıştır, ya da biri bitmeden diğeri kazılan yolların kapatılmayan rogar kapaklarına düşüp boğulan bebe haberleridir kızma ihtimali yüksek oranla.
AB. uyumluluk sürecinde geri adım atmamıza neden olan sendromlardır.
Gülümseyebilecekleri neler olabilir.
CUMHURİYET GİBİ CİDDİ bir gazetede tam sayfa manken resmi ya da magazinel bir flash haber olamayacağına göre, mutlaka taraftarı olduğu bir takımın zaferine tebessüm edebilir.

Çok abarttım galiba bu gazeteyi ve de okurlarını! Ne dersiniz!
Neyse!

Bu neyse sözüme çok kızan bir arkadaşım var kulakların çınlasın EMİNECİĞİM...

Tam sırası kızım dedim.
Bilse bilse bu adam bilir. Bütün tren bilmese sadece bu adama sor yeter!
İmkansızdır bu insanın bilmemesi hatta. Çünkü bu tarz adamlar babam gibidirler.

Mutlaka yıllık fatura klasörleri de vardır.

Ödenen dekontu faturaya zımbalayıp, aylara böldükleri dosyalarda saklar bunlar.
Babam da nur olsun,
böyle bir adamdı.
Bu davranışı bana miras kaldı ben de aynı izdeyim...

Sayaç sapıtmış mı o ay,
hemen bir önceki ayın endeksine bakar sayacı inceler, inceler,
zannederdim ki o anda yeni bir sayaç icad edip oturtuverecek duvara!

ÖYLE BİR ÖZEN VE DE İHTİMAM!

Elimdeki Milliyet gazetesini uzattım, yolumuz da epey var ya o yüzden, gözümün ucu ile de inceliyorum sorsam mı sormasam mı diye...

En sonunda patladım.
-Afedersiniz ben Türkiye elektrik kurumu TEKi arıyorum ama adreste terddütlüyüm.

-Hay hay dedi anlatayım,

Şimdi bundan iki durak sonra inilecek, Yüksek İhtisas Hastahane Durağı.

Doruk Tıp merkezine kadar banketi izleyin, ilk aradan aşağı inin, orada iki katlı mavi badanalı bina.

O bunları anlatırken de Cumhuriyet haricinde başka gazeteye el sürmediği konusunda bana sert bir siyasal sinyal vererek gazetemi nazikçe reddetti.

Tamam dedim usulca. Çok ama çok teşekkür ederim.

Gerçekten bu sosyal demokrat adama şimdi ,
ALLAH SENDEN RAZI OLSUN diyecektim yutkundum.

Şimdi ihtimaller üzerinde,
sen sormasaydın ben de yanıtlamayacaktım.
Sen sorduğunda, bilmeseydim yanıt alamayacaktın bu realiteye göre olaya bakış açısına göre bunu kadercilikle değil de,
bilimsellikle ve de görsellikle ilgisi var kadercilikle değil gibi,
sert bir yanıt almamak için demedim.

Bunun yerine daha klişe bir cümle kurarak,
Çok teşekkürler,

dedim ikinci kez.

Dua çınarına gelmiştik. Bana Bursalı değilsiniz galiba diye sormak istedi ama zannediyorum o da vazgeçti.
Ben hemen atladım.
Bu kesime işim hiç düşmez onun için de yabancısıyım buraların.
Beyin okuma gücüme olabildiğince şaşırarak tebessüm etti.

İnmem gereken durakta indim, yol boyunca da bu şahsın tüm ölmüşlerine hayır duaları okudum.

ALLAH SENDEN RAZI OLSUN KARDEŞİM...

İster kız ister kızma bak diyorum işte...
UMARIM BU İYİLİĞİNİ YARADAN KARŞINA ÇIKARIR.

Neyse,

gözümde görkemli bir Tek binası canlandırırken, köhne bakımsız kirli bir bina ile karşılaştım. Faturamı eklediğim dilekçemi de ileterek geri döndüm.

Yine indiğim perondan dönüş istikametteki KÜÇÜK SANAYİ hattına binerek Gökdere durağında indim.

Eve geldiğimde kızım kapıyı açtı.
Çaylar demlenmiş, börekler pişirilmiş, ortalık burcu burcu dem kokuyordu.

Kızım benim cennet şurubu gibi geldi o bir fincan sıcak çay...

İkinci hayır duam da sana gelsin!

İşte bir ARABAYATAĞI & BURSA RAY SERÜVENİM.

Teşekkürler YILDIRIM-OSMANGAZİ BELEDİYESİ...3.TEŞEKKÜRÜM DE SİZLERE...

Yalnız unutmayın o semt levhalarında bu aksların krokilerini bir iki aylığına da olsa koyun ki B- ETABIN yeni güzergahını bilebilsin halk.

Ben , ben ki çok uyanık ve de zeki geçinirim,
ben kaybolmuşsam,

diğer hem cinslerimi oralarda düşünemiyorum bile!

Ayrıca herkes benim kadar şanslı da olmayabilir.
Kaç tanesinin karşısına böyle ciddi işine hakim sağduyulu bir rehber çıkabilir!

Değil mi ya!

HAYATIN HİÇ BİR YERİNDE VE DE ZAMAN DİLİMİNDE,

KAYBOLMAMAK DİLEKLERİMLE...

Umarım mizahi bir anlatımla kaleme aldığım bu yazımla birazcık olsun tebessümü başarabilmişimdir.

Güzel bir haftasonu dileklerimle,

Bursamdan tüm Milliyet Blog emekçilerine ve yazar çizerlerine selam ola!

NİLGÜN.

12.04.2008/12.01/CT.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzel bir yazıydı elinize sağlıkta Cumhuriyet okuru vatandaş sizin güzel dualarınıza neden kızsın onu anlamadım. Amcam Cumhuriyet okuru, cuma günleri kuran okur, ölmüşleri için dua eder. Bizde Cumhuriyet okuruyuz. Birisine yardım ettiğimizde allah razı olsun diyene sende de razı olsun deriz, niye kızalım anlamadım gerçekten. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 14.04.2008 9:10
Cevap :
Yok içeriği yanlış anlamışsın sevgili Narçiçeği, orada öyle sert ve keskin bir duruş vardı ki, belki ben çekindim. Kendi hüsn-ü kuruntumdu. Ben de öyle aman aman islamı 4/4 lük yaşayan biri değilim ayrıca. Salt kelimeler ve de temennilerde kalan bir yaşam tarzı, kendi içine dönük ve de sadece kendi iç muhasebesi ile meşgul bir realite içindeyim. Sadece kişisel bir çekinceydi.Geniş bir kesimi hedef almayı asla planlamamıştım. Buna farklı anlamlar yüklemek aklımın kıyısından bile geçmedi. Saygılar...  14.04.2008 17:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1448
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster