Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
702
 

Tecavüz, Hak ve İmaj

Tecavüz, Hak ve İmaj
 

Temsili Resim


 

Yine bir hayvana tecavüz olayı!

Kimbilir belki de her gün, hangi kuytu köşede, hangi gözlerden uzak mekanda tekrarlanıp duran, onlarca, yüzlercesinden biri.

Tatsız bir konu, görenlerin görmek istemiyeceği, okumak istemiyeceği, günlük yaşamına dahil etmektense, yok saymak isteyeceği berbat bir konu!

Tekniğin alabildiğine geliştiği, insanların dünyanın bir ucundan diğer ucuna yüz yüze konuşabildiği, kısacık saatler içinde akıl almaz mesafelerin aşılabildiği, parası çok ya da az herkesin cebinde ya da çantasında çeşitli boylarda cep telefonlarının, dizüstülerin  mutlaka bulunduğu günümüzde; ilkelliğin, cehaletin, hastalık boyutlarındaki yaşam saygısızlığının yeni bir örneği daha.

“Tecavüz” kelimesinin sözlük anlamı, “namusuna saldırma”  “başkasının hakkına el uzatma” şeklinde veriliyor.

Yani kelimenin anlamı içinde “saldırı” ve “başkasının hakkını almak” anlamlarını barındırıyor.

“Namus” insan toplumunun bir kavramı olduğundan, bir hayvanın namusundan söz etmek yerinde olmayacağından, geriye “saldırı” ve “hak” anlamları kalıyor ki, bir hayvana karşı yapılan tecavüz olayının “saldırı” ve “hak ihlali” olduğu, açık bir gerçektir.

Bir insanın, zeka kapasitesi, kurnazlığı, alet kullanmaktaki ustalığı gibi çeşitli imtiyazları ile, bir hayvanın doğanın verdiği silahlarını kolaylıkla alt edebileceği ortada. Hayvan, insanın karşısında zayıfi müdafaasız, çaresiz. Böyle olunca da, ona saldırmak, haklarını gaspetmek , onun yaşamını hiçe saymak kolay bir iş insan için. Hayvanın müdafaasız konumunu kavrayıp, haklarını korumak,  ancak başka yaşamlara saygı duyan, vicdan sahibi insanların yapabileceği bir şey. Çevremize baktığımızda, böyle insanların ne yazık ki çoğunlukta olmadığını gözlemliyoruz.

İşte bunun için kuvvetli yasalar, kurallar gerekli hayvanların yaşam hakkını koruyabilmek için.

Hayvanlarla seks ilişkileri, asırlar boyunca toplumlar tarafından kabul görmemiş bir olgudur. Günümüzde de birçok ülkeler, hayvanlara tecavüz edenleri hapisle cezalandırıyorlar. Bunun bütün dünyaya yayılması, hayvanların hakları konusunda duyarlılığın artması ile mümkün olur ancak. Hoş görmemek,  görmezden gelmemek, “bana ne” dememek, böyle olayları olağan saymamak, üstünü örtmemek, yapılanın yanlışlığını görmek ve göstermek, toplumdaki algının değişmesine çalışmak gerekir.

Yazının başında sözünü ettiğimiz olayda da, bunu yapmaya çalıştı bir hayvansever Bafra’da. Tesadüfen şahit olduğu olayı görmezden gelmedi, polise şikayette bulundu, olayın mahalli gazetede haber olarak çıkmasını sağladı.

İşin en şaşırtıcı yanı ise, haberi okuyan bazı kişilerin, olaya değil de, olayın haber yapılmasına tepki göstermeleri oldu.

Neden böyle birşey haber yapılıyormuş, Bafra’nın imajı zarar görecekmiş! Herkes Bafra’da böyle insanlar yaşıyor zannedecekmiş.

Önemli olan yanlış ve kötü işler değil, önemli olan imaj!

Görüntü güzel olsun da, örtünün altında cerahat toplanmış olmasının ziyanı yok.

Kaldı ki, iyi insanlar da, kötü insanlar da, doğru davrananlar da, yanlış davrananlar da her yerde, her şehirde, her ülkede var. Sadece Bafra’da değil.

Ve aslında bir şehrin, bir yerleşim yerinin imajı, orada yaşayanların yanlışlıklarla mücadele ettikleri oranda düzelir, güzelleşir.

Hayvan hakları diyenlerin, hayvanların doğru muamele görmesi için çalışanların işi zor vesselam.

Sadece hayvanlara kötülük edenlerle değil, eğriyle doğruyu birbirine karıştıranlarla da mücadele etmeleri gerekiyor.

Sadece hayvan yaşamını hiçe sayanlara değil, kötülükleri yok saymakla yok olacağını zannedenlere de dert anlatmak zorundalar.

Bulundukları yerlerde, hayvan hakları için didinip duran bu yorgun savaşçıları kutlamak, çabalarını alkışlamak ve onları yüreklendirmek gerek.

Umarız sayıları artar ve bir çığ gibi büyür faaliyetleri.

Hayvanlara karşı yapılan haksızlıkların, işkencelerin, tecavüzlerin, vicdansızlıkların altında kalıp yokolduğu kocaman bir çığ.

 

Olayın gazete linki:

http://www.bafrahaber.com/haberdetay/33007/Hayvanseverden-Kopege-Tecavuz-iddiasi.html

 

Tulay Akin bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

(3) hiç tanımadıkları bu kadın birşeyler diyor ama niye diyor acaba? Kendi bilmezliklerinin zerre farkında olmayıp, beni bir şey bilmezlikle, kendimi, haddimi bilmezlikle niteliyebiliyorlar.. Kendileri bizzat bana, benimle yakında uzaktan alakası olmayan yakışıksız sıfatlar yakıştırabiliyorlar… Bir grup insan resmen mobbing uygularken, onlar beni rencide ederken, türlü bin türlü hakaret alay vs. ye koskoca güya eğitimli insanlar duyarsız, tepkisiz kalıp, hatta iftira atılırken, insanların hakkımda yanlış zanlar, kuşkular edinmesine yol açıcı numaralar çekilerken iyi, ben bu gerçekleri ve olanı yazdığımda, ben onları rencide etmiş oluyorum, bak sen… Allah allah… O yüzden… Akıl ve “doğru” fikirler diliyorum insanlara, ahlak, edep, bilinç ve utanma duygusu diliyorum... Ve selam olsun... özellikle son yorumcunuza da...

Filiz Alev 
 16.03.2012 19:25
Cevap :
Merhaba Filiz hanım, öncelikle yorumunuzu geç cevapladığım için özür dilerim. Elimde olmayan sebeplerden geciktim. Evet, söylediğiniz gibi insanoğlunun ne yazık ki pek çok kötü özelliği var ve ortam uygun olduğunda içindeki bütün kötülükleri ortalığa salıvermeye de pek yatkındır. Müdafaasız varlıklar karşısında özellikle ortaya çıkar bu özellikleri. Korumasız ve toplumun zincirinin zayıf halkaları muhatap olur bu muameleye. Örneğin tabii ki en başta sahipsiz, kendini koruyamayacak durumdaki hayvanlar. Ayni şekilde insanlar arası ilişkilerde de insanoğlunun bu olumsuz yönleri ne yazık ki ortaya çıkıverirler. Menfaatler çatıştığında örneğin. İnsanoğlu toplum içinde korseli ve maskeli davranır da, çıkarları tehlikede olduğunda, korse ve maske kullanmadığında görünür gerçek duyguları. Ama işin bir de öbür yanı var. İnsanoğlu yalnızca kötü değildir, ayni göğüste iyiliğe duyarlı bir yanı daha vardır insanın. Davranışları kötü olarak bilinen birinin, yeri geldiğinde hiç umulmadık...(dvm)   18.03.2012 0:01
 

(2) hemen gerçekler doğrular örtülmeye çalışılıyor. Örtbas ediliyor, İnsanların bilmesine, öğrenmesine engel olunuluyor. Aynen Bafradaki durum gibi işte. Hatta daha ötesi, saldırılan değil saldırganlar korunmuş oluyor bu durumda da. Onlardan yana olunmuş olunuluyor. Ama aynı kişiler, sorsanız şiddete çok karşılar, öfkeyle nefretle kıvranıyorlar çaresizlikle lanetliyorlar şiddeti güya. Hani nerede? Böyle yazılar yorumlar yazıyorlar hatta şakır şakır.. Sahtekarlığa, aymazlığa bakar mısınız? Ve bazıları da işte resmen kandırılıyorlar, uyutuluyorlar dünyadan haberi yok. Bir de öylelerini alkışlıyorlar makbul değerli insan sanıyorlar. E akıl nerde o zaman insanda, ruh nerde, duygu nerde, vicdan nerde, muhakeme nerde? Evet salak diyorum bu insanlara, zerre değerleri, bilinçleri, akılları yoktur benim gözümde.. Ondan sonra sinirleniyor bazıları… Beni kötü sanıyor, beni laf ola beri gele konuşuyorum sanıyor… İlinçtir işte yani.. Hiç bilmeden etmeden, sormuyor ki insanlar hiç kendine, (dvm)

Filiz Alev 
 16.03.2012 19:19
Cevap :
...iyilikler yaptığı da görülmüş ve böyle şeyler romanlara, filmlere de konu olmuşlardır. Yani bizler insan olarak içimizde hem iyiyi hem de kötüyü taşırız. Görecelidir tabii ki bu. Herkesin iyiliği de kötülüğü de birbirine eşit değildir. Zaten kötülüğün yanında iyilik de olmasaydı, bu dünya bugün yerinde duruyor olmazdı herhalde. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri de yakın tarihimizdeki Nazi Almanyası olmuştur. Dünyayı ateşe veren o dönemde, Naziler içinde ve Alman ordusunda, normalinde herkes gibi birer aile babası olan nice Alman görev yapmış ve nice insanlık suçuna karışmışlardır. Tabii derece derece. Demek istediğim o ki, biz insanların seviyesinde salt iyi veya salt kötü yoktur. O yüzden de insanlardan umudumuzu kesmek doğru olmaz. Belki hep birlikte herşeyin iyiye gitmesine katkıda bulunabiliriz. Kişisel deneyimlerime göre de, katkımızı en etkili şekilde tekdir ve suçlama ile değil örnek olarak yapmak mümkündür. Tabii bu da herkesin kendi takdirine kalmış. Sözünü ettiğiniz(dvm)  18.03.2012 0:11
 

İç acıtıcı tabii ki.. Ama "insan" insana dahi böyle şeyler yapabilen bir varlıkken hayvana duyarlı olması nasıl beklenebilir ki zaten? İnsan vahşidir, insan cahildir, bilgisizdir evet. İlkeldir, ruhları hastadır böylelerinin, saygısızıdırlar, ahlaksız, kötüdür, çirkindirler. Ne kadar güzel söylemişsiniz. Ama aynı şeyleri ben söyleyince insanı aşağılıyor oluyorum, ben kötü oluyorum ne hikmetse. Bakınız Zühal hanım tecavüz diyorsunuz, yani hak ihlali, saldırı, namusa, şerefe, haysiyete, saygınlığa saldırma, başkasının hakkına el uzatma, haksızlık etme.. riya sahtekarlık yalan iftira, karalama, kötüleme, insanların zihninde biri hakkında istifhamlar uyandırma.. insanları onun aleyhine yönlendirmeye çalışma..yani bunun ille de fiziksel olması gerekmiyor bu dil ile yazı ile de yapılabiliyor. Psikolojik şiddet! Ve bana işte şu ortamda aylardır yapılan şeydir bu. Aylardır bunun mücadelesini veriyorum ben burada.Susmuyorum, tüm yapılanları kanıtlarından birkaç örnekle de yazıyorum ortama,(dvm)

Filiz Alev 
 16.03.2012 19:17
Cevap :
..blogdaki durumlara gelince, işin açıkcası olayların detayını bilmiyorum. Beş yıldır bu ortamda blog yazarım ama bir yerlerde işlerin kişiselleştiğini gördüğüm anda prensip olarak oralardan uzaklaşırım. Kişisel çatışmalara karışmamak, şiarımdır. Bu da herhalde deneylerimin getirdiği bir sonuç. İnsanlara kafalarına vurarak birşey öğretilmediğini de öğrenmişimdir. Doğru bildiğim birşeyi yazarım, beğenen alır kullanır, istemeyene zaten istemediği birşeyi kabul ettiremezsiniz, o yüzden bence üstelemek doğru değildir. Bana sizi rahatsız eden şeyleri aktardığınız, samimiyetle içinizi döktüğünüz için size teşekkür ederim.Çok üzücü tabii. Ama inanın size ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Yerinizde olsam ne yapardım diye düşündüm. Herhalde ilgimi tamamen bloğun dışına yöneltir, yazılarımın konularını dışarıdan seçer, kişiselliğin tamamen dışına çıkardım. Yanlış anlamayın sakın, size bir tavsiye değil bu, eminim siz, size en uygun olan yolu, yine kendiniz bulacaksınız. Selam ve sevgilerimle.  18.03.2012 0:42
 

Bu kanunda niçin hayvana tecavüz de yer almıyor. Umarım sizin de değindiğiniz gibi tecavüz de şiddet olarak kabul edilip ceza uygulanır. Konuyu ele alıp bu masum yaratıkların haklarını savunduğunuz için size yürekten teşekkürlerim ve sevgimle...

Sema Sener 
 12.03.2012 8:00
Cevap :
....görmek isteyenler de mevcut. Bence anlaşılmaz bir durum, çünkü hayvana isteyip istemediğini sormanın ve cevabını almanın olanağı yok ve birini zorlayarak yapılan, onun müdafaasızlığını kullanan, ona acı veren, onu bedenen ve ruhen yaralayan her eylem şiddettir, hak ihlalidir, suç sayılmalıdır. Bu noktadan dünyaca henüz çok uzakta olduğumuz da aşikar. Hayvan haklarının gerçekten korunduğu birkaç ülke dışında tüm dünya hayvanları vahşice kullanmakta, öldürmekte, nesillerini yoketmekte. Bu konuyu dert edinen, kendine görev edinen insanlar lazım. Hem de çok sayıda. İlginize ve yorumunuza çok teşekkürlerim, selam ve sevgilerimle.  12.03.2012 10:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 554
Toplam mesaj
: 96
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor. İsviçre'de Adalet Bakanlığı'ndaki mesleği yanında tiyatro ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster