Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
661
 

Teğet ve krizin faydaları - 12(Sarı öküz hikayesi)

Teğet ve krizin faydaları - 12(Sarı öküz hikayesi)
 

Ülkemizin bu günkü halini gösteren öyle güzel bir hikaye var ki!

Size bu hikayeyi bir anlatayım. Hani şu Sarı Öküz hikayesini;

İşte hikâye:

Afrika savanlarında yaşayan kalabalık bir yaban öküzü sürüsü varmış. Tabii, etraflarında da aç aslanlar eksik olmazmış. Ancak sürü çok kalabalık olduğu için, bunlara saldıran aslanlar hırpalanır, geri çekilmek zorunda kalırlarmış. Bir gün, yaşlı topal bir aslan, sakin bir şekilde tek başına sürüye yaklaşmış. Sürünün lideri ile konuşmak istediğini söylemiş. İri yarı genç bir öküz öne çıkmış.

Aslan: Bakın öküz kardeş, biz sizinle bu savanda sulh içinde yaşamak istiyoruz, ama sizin içinizde şu sarı öküz var ya, o bizim sinirlerimizi çok bozuyor. Onu görünce çılgına dönüyoruz. Size saldırmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Onu bize verin, biz bir daha size saldırmayız. Barış içinde yaşarız der.

Öküz: Bunu bir düşünelim diyerek sürünün içine döner ve aslanın söylediklerini aktarır. Öküzler, bundan böyle rahat edeceklerini düşünerek, sarı öküzün aslanlara verilmesine karar verirler. Sadece sürünün en yaşlısı olan tecrübeli bir öküz buna karşı çıkar sarı öküzü vermek bizim sonumuz olur der. Diğerleri dinlemezler. Sarı öküz aslanlara verilir.

Bir süre sonra, yaşlı topal aslan tekrar görünür. Aynı hikâye tekrarlanır. Bu sefer kısa kuyruklu kara öküz onların sinirini bozmakta, çılgına döndürmektedir. Onu verirlerse barış sürecektir. Kısa kuyruklu siyah öküz de verilir.

Günler böylece geçer, aslanlar acıktıkça bir bahane ile sürüden bir öküz isterler, öküzler de, barış bozulmasın diye yeni bir kurbanı aslanlara teslim ederler. Böylece, aslanlar semirir çoğalırken, öküzlerin sayısı giderek azalmaya, aslanların gücü arttıkça, öküzleri tehdit etmeye başlarlar şu öküzü vermezseniz size saldırırız, bu öküzü vermezseniz size saldırırız boyutlarına ulaşır. Öküzlerin artık güçlenen aslan sürüsüne karşı koyacak gücü kalmamıştır. Toplanıp Biz nerede hata yaptık da bu savaşı kaybettik diye tartışmaya başlarlar. Sarı öküzün verilmesine karşı çıkan yaşlı öküz Biz bu savaşı sarı öküzü aslanlara verdiğimiz gün kaybetmiştik diye durumu özetler...

Evet, hikâyeyi okudunuz. İşte Türk toplumunun son zamanlarda, hiç bir şeye tavır almadığını, her gün bir yerlerin, bir değerin yok edildiğini görmemize rağmen tepki vermediğimiz için, her gün yeni bir yerler, kurumlar, değerler istenildi.

Toplumda sırf toplumsal barış bozulmasın, istikrar devam etsin diyerek, Cumhuriyet'in değerlerinden her gün birileri verildi. Bu değerlere sahip çıkmak isteyenler, Darbecilikle suçlandı. Bu değerleri alanlar her gün biraz daha güçlenidiler. Ve her gün yeni bir değere, kuruma gözlerini diktiler.Ülkemizin değerleri bir, bir yok olup giti...

Şimdi o istikrar ve toplumsal barış savunucuları başlarını daha yukarı kaldırarak, Cumhuriyeti ve onun değerlerini de (Laiklik gibi) sorgulamaya başladılar. Tıpkı insan oğlunun bitmek tükünmek bilmeyen istekleri gibi. Her gün yenilerini istiyorlar.

En son bir örnek verelim. Bolu Valisi. Önce malum Abant topluntılarında konuştu. Ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından alkış yağmuruna tutuldu! Sonra oradaki konuşma yetmemiş olacak ki; kendi adına düzenlediği Web sitesinden, bu günkü iktidarın çeşitli platformda dile getirdiği görüşleri ayan beyan dile getirdi. Hiç bir yazar, çizer, yorumcu, sen Devletin Valisi olarak böyle konuları nasıl söylersin diye eleştirmedi. İçişleri Bakanlığı göstermelik bir soruşturma açıldığını ilan etti!

Bu sadece bir örnek. İstikrar adına ülkenin değerleri yerle bir edilirken seslerini çıkarmayan ve bundan nemalanmaya çalışanlar, bırakın istikrarı, ülke dibe vurduğu halde hala seslerini çıkarmıyorlar.

Örnek mi istersiniz: Ekonomideki tarihi daralma, İşsizlikdeki tarihi artış, ihracattaki tarihi düşüş, bütçedeki tarihi açık, bütçe açığını kapatmak için dolaylı vergilere yapılan rekor zamlar, eğitim seviyesindeki düşüş (Her ne kadar eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ÖSY sınavındaki sonucu başarı gibi göstersede) Ele geçirilen ve iktidarın borazanı gibi çalışan kurumlar. En son örneği YÖK!

Ülke tam bir felakete sürüklenirken toplumumuzun tepkisizliği akıl alır gibi değil! Ekonomi ve ülkenin diğer kurumlarının durumu ortada iken, yaratılan sanal gündemlerle, saklanan gerçekler su yüzüne çıktığı halde, hiç kimsenin gıkı çıkmıyor. Takkeli Liboşlar, hala televizyonlara çıkıp veya gazete köşelerindeki sütunlarına Ekonominin iyiye doğru gittiğini anlatabiliyorlar. Oysa ikinci bir kriz dalgasından söz ediliyor. Buna rağmen uyarılması gerekenleri uyarmayıp, aslanların önüne Türk halkını atıyorlar.

Teröre, pahalılığa, laiklik karşıtı söylem ve eylemlere, gelir dağılımındaki adaletsizliğe vs… Hep birlikte karşı çıkalım desem, bu darbeci, Ergenekoncu derler. En iyisimi herkes bildiğini yapsın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2918
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster